Ana Sayfa Blog

Tilki Kuyruğu Bitkisi (Ceratophyllum Demersum) Rehberi

0
Tilki kuyruğu bitkisi
Tilki kuyruğu bitkisi

Botanik adı Asparagus densiflorus olan tilki kuyruğu bitkisi, oldukça çekici bir bitkidir. Bu bitkinin ana vatanı Mozambik ve Güney Afrika Cumhuriyeti başta olmak üzere Güney Afrika kıtasıdır.

Yeşil parlak renkleriyle dikkat çeken tilki kuyruğu bitkisi, ofislerde ve evlerde ruh halinizi canlandırmak için birebirdir. Bakımı son derece kolay olan bu bitki (kuşgonmazgiller) ailesindendir. 

Yıl boyunca yeşil kalan bu bitkinin yaprakları iğneye benzer. İlkbahar aylarında ise beyaz çiçekleri, kırmızı küçük meyvelere dönüşmektedir. Her ne kadar narin bir görünüme sahip olsa da, oldukça istilacıdır. İç mekânda herhangi bir sorun yaşamamasına karşın, bahçeye dikmek istiyorsanız düzenli budama gerektirir. Düzenli budama bitkinin kontrol altında tutulması açısından önemlidir.

Tilki Kuyruğu Bitkisi Hakkında

Tilki kuyruğu bitkisinin güçlü yumru kökleri vardır. Bu bitkiyi nemli ortamları severler. Güney Afrika’nın ormanlarında yaygın olarak bulunmaktadır. Doğal ortamında bu bitkiler 90 santim uzunluğa kadar ulaşabilmektedir. Uygun bir gelişim sağlamak için saksıyı zaman zaman çevirmeniz faydalı olacaktır. Bu bitkinin 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda kalmaması gerekir. Sıcak havaları seven tikli kuyruğu bitkisi beyaz çiçekler ve kırmızı meyveler üretir. Olgun bitkiler, kuraklığa çok dayanıklıdır.

Tilki Kuyruğu Bitkisi Bakımı

Tilki kuyruğu bitkisini yetiştirmek oldukça kolaydır. Bu nedenle özellikle bitki bakımına yeni başlayacak olanlar için ideal alternatiflerden biridir. Doğru bir konumlandırma ve sıcaklık sayesinde neredeyse kendi kendine gelişecektir.

Saksıda tilki kuyruğu bitkisi
Saksıda tilki kuyruğu bitkisi
Tilki kuyruğu bitkisi meyveleri
Tilki kuyruğu bitkisi meyveleri

Sıcaklık

Tilki kuyruğu bitkisi için ideal sıcaklık aralığı 16 ila 24 derece arasındadır. Bu bitkinin 10 derecenin altında tutulmaması gerekir. Bu tropikal bitki, doğrudan güneş ışığından çok fazla hoşlanmaz ancak sürekli olarak aydınlık ister. Yaz aylarında dolaylı güneş ışığı alacağı bir yerde konumlandırmanız yeterli olacaktır. Kış aylarında ise özellikle sabah ve akşam saatlerinde doğrudan güneş ışığı almasında herhangi bir sakınca yoktur.

Gübreleme

Bu bitki çok hızlı bir şekilde büyür. Büyüme mevsimi olan ilkbahar ve yaz aylarında ayda bir kez genel amaçlı bitki gübresi kullanabilirsiniz. Kış aylarında ise gübrelemeden kaçınılması gerekir.

Bu bitkinin yaprakları soluk sarı renge dönmeye başlayabilir. Eğer böylesi bir durumla karşılaşırsanız, gübreleme sıklığını artırabilirsiniz.

Budama

Tilki kuyruğu bitkisi çok hızlı ve agresif bir şekilde büyür. Yukarıya doğru büyümesini engellemek adına düzenli bir şekilde budanması gerekir. Bunun yanı sıra budama gür görünümün korunması açısından da önemlidir. Aynı zamanda her yıl ilkbahar aylarında daha büyük bir saksıya taşımanız da gerekir.

Sulama

Tilki kuyruğu bitkisi, nemi seven ve sıcak tropikal iklimden gelen bir bitkidir. Bu sebeple toprağın kurumamasına dikkat etmek gerekir. Yetersiz nem oranları bitkinin daha yavaş gelişmesine neden olacaktır. Sulamalar arasında toprağın kurumasını beklemeniz gerekir. Ancak yalnızca üstten kuru olduğunu görmeniz, sulama vaktinin geldiğini anlatacaktır. Bu bitkiyi çok fazla kuru ortamda bırakmamanız gerekir.

Bu bitkinin aşırı sulanması kök çürümesine neden olacaktır. Bu sebeple sulama düzeninize dikkat etmelisiniz. Kökler çürümeye başladığında bu süreci geri çevirmek çok zordur.

Sulama için asla çok sıcak ve çok soğuk sular kullanmamalısınız. Oda sıcaklığında bir su yeterli olacaktır.

Nem

Kış aylarında toprağın tamamen kurumasına izin verilmemelidir. Bununla birlikte daha uz sulama yapmalısınız. Toprak çok kuru kaldığında yapraklar dökülmeye başlayacaktır. Bu orman bitkisi için nem çok önemlidir.

Tilki kuyruğu bitkisinin iyi derece gelişmesi için nem oranının yüzde 40 ila 50 arasında olması gerekir. Eğer kuru bir iklimde yaşıyorsanız, çakıl tepsisi yöntemini kullanabilirsiniz. Bu yöntemde saksının altına çakıl taşlarıyla dolu bir tepsi yerleştirmeli ve tepsiye su dökmelisiniz. Suyun saksıya değmemesi çok önemlidir.

Aynı zamanda bitkinin yapraklarını düzenli olarak buğulamak da yeterli nem oranının sağlanması açısından önemlidir. Bitkiyi klima ya da radyatör gibi ısı kaynaklarından uzak tutmanız gerekir.

Tilki Kuyruğu Bitkisi Nasıl Çoğaltılır?

Tilki kuyruğu bitkisi çoğaltılması çok kolay olarak bitkilerden biridir. Düzenli budama ihtiyacı olan bu bitki çok hızlı bir şekilde gelişir. Gür bir görünüm istiyorsanız, sapları düzenli olarak kesmelisiniz.

Budama esnasında kestiğiniz bu sapları, yeni bitkiler oluşturmak için kullanabilirsiniz. Bu işlem için en uygun zaman ilkbahar aylarıdır. İlkbahar aylarında saksı değişimi yaptığınız zaman budama işlemini de gerçekleştirebilir ve yeni bitkiler edinebilirsiniz. Saksı değişimi sırasında bitkinin sağlıklı bir kök topunu alarak, taze toprağa yerleştirmeniz yeterli olacaktır.

Tilki kuyruğu bitkisi zararlılara ve hastalıklara karşı da oldukça dayanıklıdır. Bununla birlikte nem eksikliği örümcek akarlarına neden olabilir.

Agave Americana Bakım Rehberi

0
Meksida'da devasa bir agave
Meksida'da devasa bir agave

Agave Americana, agave bitkisi, sabır otu ya da sabır çiçeği olarak bilinen Agave spp. esasen bir sukulent çeşididir. Birçok alt türü bulunan agave bitkisi geniş sivri yapraklarıyla dikkat çeker. (kuşkonmazgiller) familyasından olan agave bitkisinin ana vatanı ise Güney Amerika ve Kuzey Meksika’dır. Bununla birlikte Akdeniz, Afrika, Çin, Hindistan, Tayland ve Avusturya’da da doğal olarak yetişmektedir.

Oldukça yavaş büyüyen agaveler, çan şeklinde çiçekler verirler. Bu çiçekler beyaz, sarı, yeşil renktedir ve uzun ömürlüdür. Sert yapılı agavelerde yapraklar mavi ve yeşil tonlarındayken, sıcak iklimlerde yetişen türler daha çok gri ve yeşil renk tonlarına sahiptir.

Agave bitkisi hem insanlar hem de evcil hayvanlar için zehirlidir. Bu sebeple bahçenizde ya da evinizde bir agave varsa çocuklarınızı ve evcil dostlarınızı uzak tutmalısınız.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Grup:Angiosperms – Kapalı Tohumlular
Sınıf:Magnoliopsida
Takım:
Familya:Asparagaceae
Alt Familya:Agavoideae
Cins:Agave
Tür:A. Americana

Agave Americana Hakkında

Agave Americana mavimsi ve gri tonlarda yapraklarıyla ayırt edici özelliklere sahiptir. Renkleri dışında bu bitki türlerini birbirinden ayırt etmek oldukça zordur. Yaprakları genel olarak kavislidir ve kenarlarında testere dişlere benzer bir yapıya sahiptir. Yapraklarının ucu ise oldukça sivri ve serttir. Bu sivri dişler nedeniyle bitkiler oldukça tehlikelidir. Eğer agave Americana gibi bir bitki yetiştirmek istiyorsanız oldukça dikkatli olmanız gerekir.

Eski yaprakları toprağa doğru yatan bitkinin ana gövdesi yoktur. Yıllar içinde giderek daha büyük bir hal alır. Doğru şartlarda bazı agave türleri 10 metreye kadar büyüyebilmektedir.

Agave Americana Bakımı

Agave bakımı oldukça kolay olan bitkilerden biridir. Bu bitkiler çiçeklerinden çok yaprakları için yetiştirilir. Eğer bir bahçeniz varsa, peyzaj noktasında bu bitkiyi ekmeyi düşünebilirsiniz. Etrafında yeteri kadar büyüyeceği alan varsa, neredeyse kendi kendine yetişecek bir bitkidir. Bunun yanı sıra küçük agave türleri, iç mekânlarda saksı bitkisi olarak yaygın olarak yetiştirilmektedir.

İhmal edilmeye aldırış etmeyen bu bitkilerin, bolca güneş ışığı ve drene bir toprak dışında pek bir beklentisi yoktur. Uygun bir konumda olduğu sürece, ekstra hiçbir bakım yapmasanız da kendi kendine büyüyecektir.

Toprak Seçimi

Agave Americana, toprak seçmeyen bitkilerden biridir. İyi drene edilmiş herhangi bir toprakta rahatlıkla büyüyebilirler. Bununla birlikte taşlı ve kumlu bir toprağı daha çok sever. Nem tutan topraklarda bu bitkinin kökleri çürüyebilir. Bu sebeple nasıl bir karışım kullanırsanız kullanın, iyi drene olması yeterli olacaktır. Eğer karışım hazırlamak istemiyorsanız, sukulent toprağı kullanabilirsiniz.

Saksı Seçimi

Diğer sukulentlerde olduğu gibi agavelerin kökleri de sığdır. Bu sebeple sığ bir saksı seçmeniz yeterli olacaktır. Bu bitkiler çok fazla toprak istemezler. Bununla birlikte yaprakların zamanla çok büyüyeceğini unutmamalısınız. Sağlam ve drenaj delikleri bulunan bir saksı seçmelisiniz.

Agave büyüdükçe, saksıyı birkaç yılda bir değiştirebilirsiniz. Değişim için en iyi zaman ilkbahar ve yaz aylarıdır. Saksı değişimiyle birlikte toprak değiştirmeniz de faydalı olacaktır. Eğer agave Americana çok geliştiyse, saksı değiştirmeye gerek yoktur. Ancak yine de birkaç yılda bir toprağını tazelemeniz fayda sağlar.

Sulama

Agave Americana kuraklığa karşı oldukça dirençli bir bitkidir. Bahçenizde baktığınız agaveleri sulamanız için, uzun süre boyunca hiç yağmur yağmamış olması gerekir. Evlerde baktığınız avage bitkileri sulamak için ise toprağın tamamen kurumasını beklemeniz gerekir.

İlk kez saksıya ektiğiniz agave americana bitkisini ilk ay boyunca dört ila beş günde bir sulamanız gerekir. Bunun ardından sıcak mevsimlerde haftada bir kez sulamanız yeterli olacaktır. Sulama işleminizi havanı durumuna göre belirleyebilirsiniz. Kış aylarında ayda bir kez sulamak dahi yeterli olacaktır.

Işık

Agave americana tam güneş ışığı alan yerleri sever. Bu bitkilerin günde en az altı saat boyunca güneş ışığı alması gerekir. Yarı gölge yerlerde de yetişebilen agavelerin büyüme hızı düşecektir. İklimin çok sıcak olduğu bölgelerde gölgelerde de iyi bir gelişim gösterebilirler.

Dona karşı dayanıklı olmamakla birlikte, agave bitkisi düşük nem oranını severler. Yüksek nemler, bitkinin taç kısmında çürümeye neden olabilir.

Gübreleme

Agave bitkisini gübrelemeye genel olarak ihtiyaç yoktur. Bununla birlikte çiçek açmalarını sağlamak için gübre kullanabilirsiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken önemli konulardan biri, çoğu agavenin çiçek açtıktan sonra öldüğüdür. Bu sebeple çiçek açması genel olarak istenmeyen bir durumdur.

Agave americana dikenleri
Agave americana dikenleri
Agave yaprakları
Agave yaprakları

Agave Nasıl Çoğaltılır?

Agave americana bitkisini iki farklı yolla çoğaltmanız mümkündür. Bunlardan biri olgun bitkilerin tomurcuklarından çoğaltmak iken diğeri ise tohumdan çoğaltmaktır. Her iki yöntem de oldukça kolay ve başarılıdır.

Tomurcuktan Çoğaltma

Olgun bir agave americana bitkisinin etrafından küçük yeni tomurcuklar çıkacaktır. Bu tomurcuklar sayesinde kısa zamanda birçok agave bitkisine sahip olabilirsiniz. Bu durum aynı zamanda olgun agave bitkinizin kontrolsüzce büyümesine de engel olacaktır.

Tomurcuktan çoğaltma herhangi bir zamanda yapılabilse de, tomurcukların birkaç santim olmasını beklemek ve sıcak aylarda bu yöntemi kullanmak başarı şansınızı artıracaktır. Sağlıklı ve iyi bir tomurcuk tespit ettiğinizde steril aletlerle toprağı hafifçe kazıp, tomurcuğu çıkarabilirsiniz. Tomurcuğun köklerine mümkün mertebe zarar vermemeye çalışın.

Aldığınız tomurcuğu gölge bir alanda birkaç gün açıkta bırakın. Bunun ardından uygun bir saksıya dikerek, toprağını hafifçe nemlendirin. Aydınlık ve sıcak bir alanda, düzenli olarak nemli tuttuğunuz tomurcuk, birkaç hafta içinde büyüyecektir.

Tohumdan Çoğaltma

Agave bitkilerini tohumdan yetiştirmek de hayli kolaydır. Sığ ve drenaj deliği bulunan bir saksıya, tohumları serpmeniz yeterli olacaktır. Agave türüne bağlı olarak aydınlık ya da gölge bir ortamda bırakmanız gerekebilir. Tohumlarınızı düzenli ancak hafif şekilde nemli tutmanız gerekir.

Saksının üzerini streç filme sarmanız, uygun ortamın yaratılması açısından önemlidir. Aynı zamanda saksının 20 derecenin üzerinde sıcaklığa sahip bir ortamda olması gerekir. Birkaç hafta içinde fideleriniz görünmeye başladığında streç filmi çıkarabilirsiniz.

Agave Americana Zararlıları ve Hastalıkları

Agave bitkileri genel olarak zararlı ve hastalıklara karşı oldukça dirençli bitkilerdir. Bu tip bir sorunla nadir olarak karşılaşırsınız. Bununla birlikte bit gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Eğer bitkinizin üzerinde bitler görmeye başladıysanız hemen önlem almanız gerekir.

Agave bitkisinde sık görülen sorunlardan biri yapraklarının eğilmesidir. Bu sorunun sebebi genellikle yanlış sulama uygulamalarıdır. İki sulama arasında toprağın tamamen kurumasını beklemeniz, bu sorunu düzeltecektir. Bunun yanı sıra gene sık görülen sorunlardan biri olan yapraklarda sararma da aşırı sulamanın ya da yetersiz güneş ışığının habercisidir. Bitkinizi daha fazla güneş ışığı alabileceği bir yere götürerek, sulama zamanınızı düzenlemeniz bu sorunu çözecektir.

Venüs Saçı Bakımı

0
Venüs saçı bitkisi
Venüs saçı bitkisi

(Baldırıkaragiller) familyasına ait olan Venüs saçı bitkisi, birçok iklimde kendi kendine yetişen oldukça hoş yapraklara sahip bir bitkidir. Eğrelti otlarından olan bu bitkinin botanik adı ise Adiantum capillus-veneris olarak bilinmektedir.

Yüksek nemli ve geçirgen toprakları seven Venüs saçı; ABD’nin güneyinde, Meksika’da, Orta Amerika’da, Afrika’da ve Batı Asya’da yaygın olarak yetişmektedir. Türkiye’de de bu bitkiyi özellikle nem oranı yüksek olan yerlerde kendiliğinden yetişmiş bir şekilde görebilirsiniz. Bu kadar yaygın olmasına karşın, pahalı bir süs bitkisidir.

Bu güzel eğrelti otları, yağmur ormanlarında, iğne yapraklıların yoğun olduğu ormanlarda, mineral bakımından zengin olan kaynaklarda, çalılıklarda hatta bahçelerinizde bile kendiliğinden ortaya çıkmış olabilir. Gri ve yeşil yaprakları, peyzajlarda pitoresk bir hava yaratılmasına yardımcı olur.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Sınıf:Polypodiopsida
Takım:
Familya:
Cins:Adiantum
Tür:Adiantum Capillus-Veneris

Venüs Saçı Hakkında

Venüs saçı bitkisi genel olarak nemi ve kireçtaşı oluşumlarında büyür. Güney yarımkürede bu bitki genellikle güneye bakarken, kuzey yarımkürede ise kuzeye bakar şekilde büyümesiyle bilinir. Bu bitki romatizma, öksürük, sarılık ve adet ağrılarının tedavisinde kullanılır.

Yaklaşık olarak 250’den fazla Adiantum türü vardır. Capillus-veneris bu türler arasında en bilinenleridir. Bunun yanı sıra A. Peruvianum, A. Pedatum, A. Hispidulum da bu ailenin bilinen üyeleri arasındadır.

Beş parmaklı eğrelti otu olarak da bilinen Venüs saçı, çok yavaş büyümektedir. Tam olarak olgunluğa ulaşmaları 3 yılı bulabilmektedir. Bu bitkiler dokunulmaktan hoşlanmazlar. Boyları ise 15 ila 30 santim arasında değişiklik göstermektedir.

Ormanda Venüs saçı bitkisi
Ormanda Venüs saçı bitkisi

Venüs Saçı Bakımı

Bu eğrelti otunun canlı tutulması bakımında birçok yanlış anlama bulunmaktadır. Bazı temel faktörleri uyguladığınızda, bitkinin bakımı da oldukça kolaydır. Ancak temel bazı şartları sağlamadığınızda sağlıklı bir bitkiye sahip olma şansınız çok düşük olduğu gibi, bitkiyi hayatta tutmanız da neredeyse mümkün değildir.

Saksı Seçimi

Bu bitkileri iç mekanda yetiştirmek istiyorsanız, küçük saksılar tercih etmelisiniz. Büyük saksılarda nemin daha fazla tutulacağını doğru olmakla birlikte, bu durum bitkiniz açısından esasen olumsuzdur. Saksı seçerken drenaj deliklerinin mutlaka yeteri kadar olduğundan emin olmalısınız.

Toprağı hızla kuruttuğu için kil saksıları bu bitki için tercih etmemelisiniz. Bunun yanı sıra Venüs saçı saksı değişiminden hoşlanmamaktadır. Bu sebeple değişimin yalnızca ilkbahar aylarında yapılması gerekir.

Toprak Seçimi

Venüs saçı bitkisi, humus ve organik madde açısından zengin, nem tutan ancak iyi drene toprakları tercih eder.

Bu bitkinin sağlıklı ve hızlı bir şekilde gelişmesini istiyorsanız özel bir toprak karışımı hazırlamalısınız. Standart bahçe toprağı olan torfa, orkide çam kabuğu, ponza taşı ve küçük çakıl taşları ekleyebilirsiniz. Her bir malzemeyi bir ölçü olacak şekilde hazırlamanız yeterlidir. Çakıl taşlarını karıştırmadan önce yıkamayı unutmamalısınız.

Eğer orkide çam kabuğu bulamazsanız, kurumuş herhangi bir ağacın kabuk parçalarını da kullanabilirsiniz.

Nem

Bu eğrelti otunun sağlıklı bir şekilde büyümesini istiyorsanız, en önemli faktörlerden biri nemdir. Hayatta kalması ve daha sağlıklı gelişmesi için çok fazla nem ihtiyacı olduğunu unutmamalısınız.

Eğer bahçede ekecekseniz, bu bitki için bol nemli bir yer seçmeye çalışmalısınız. İç mekânda yetiştirirken ise, bitkiyi özellikle yaz aylarında günde birkaç kez sulamanız gerekebilir. Eğer çok kuru bir iç mekânda ise çakıl tepsisi hazırlayabilirsiniz. Bu sayede bitki gereken nemi alacaktır.

Venüs saçı sıklıkla banyo gibi alanlarda konumlandırılabilmektedir. Eğer yeterince ışık alan bir penceresi varsa, bitkiyi banyoya yerleştirebilirsiniz. Banyoda sürekli neme maruz kalacağı için oldukça iyi bir şekilde gelişecektir. Eğer bitkinizin yaprakları kıvrılıyor ve uçları kuruyorsa bu genellikle havanın kuru olmasından kaynaklanır. Bu durumlarda daha fazla nem sağlamanız gerekir.

Sıcaklık

Bu eğreltiotu, ılıman iklimlerde çok daha iyi şekilde gelişir. Bununla birlikte soğuğa karşı direnci çok yüksek değildir. Bu sebeple sıcağın 16 derecenin altında olduğu bir noktada konumlandırmamaya dikkat etmelisiniz.

Bu bitki doğal ortamında kısmen gölge ve kısmen de güneş ışığı altında büyür. Bu koşulları iç mekânlarda taklit etmek oldukça kolaydır. Sabah ve akşam doğrudan birkaç saat güneş ışığı alan, aydınlık bir yerde konumlandırmanız yeterli olacaktır. Sürekli olarak doğrudan güneş ışığı alan bir yerde, yaprakların yanmasına neden olacaktır. Bununla birlikte saksıyı sürekli olarak aydınlık bir alana koymayı unutmamalısınız.

Sulama

Venüs saçı bol miktarda su isteyen bitki türlerinden biridir. Toprağının daima nemli kaldığından emin olmalısınız. Normal şartlarda özellikle yaz aylarında her gün ya da gün aşırı olarak sulanması gerekir. Bununla birlikte aşırı sulama gibi bir sorunun oluşmamasına da dikkat etmelisiniz.

Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için toprağı kontrol edebilirsiniz. Eğer toprağın üst kısmı hafifçe kuruduysa, sulama vakti gelmiştir. Aşırı sulama mantar hastalıklarının yanı sıra kök çürümelerine neden olabilir. Eğer sararmış ve solmuş yapraklar görürseniz, bu muhtemelen aşırı sulama yaptığınızın işareti olacaktır.

Gübreleme

Venüs saçı için gübreleme yapmak olmazsa olmaz değildir. Bununla birlikte birçok insan bitkilerinin daha güzel görünmesini sağlamak için gübreleme tercih edebilmektedir. Eğer gübreleme yapacaksanız, ayda bir kez yarı dozda sıvı gübre kullanabilirsiniz.

Kuruyan yaprakları düzenli olarak budamak da daha yoğun yaprak yapısına sahip olmanızı sağlayacaktır. Eğer yaprakların tamamı ölürse, dipten keserek bitkiyi yaşatmaya devam edebilirsiniz. Nemli bir ortamda bu bitki kökten yeni yapraklar çıkarmaya başlayacaktır.

Venüs saçı yaprakları
Venüs saçı yaprakları

Venüs Saçı Nasıl Çoğaltılır?

Venüs saçı, çiçeksiz bitkilerden biridir. Bu sebeple tohum vermezler. Bu bitkiyi çoğaltmak için iki farklı yöntem vardır. Bunlardan biri spor yoluyla diğeri ise kökten ayırma yoluyla çoğaltmadır. Bununla birlikte spor yoluyla bitkinin çoğaltılmasının hemen hemen mümkün değildir. Burada her ne kadar bu yöntemden bahsedecek olsak da, kökten ayırma yöntemini kullanmalısınız.

Kökten Ayırma Yoluyla

Kökten ayırma yöntemiyle çoğaltma yapmak için, bitkinizi saksıdan nazikçe çıkarmalısınız. Saksıdan çıkan bitkinin kök toplarını hafifçe ayırmalısınız. Bu noktada temiz bir bıçak kullanabilirsiniz. Ancak çok nazik olmayı unutmamalısınız. Kökleri ayırdıktan sonra, birkaç yaprağın ölmesini beklemelisiniz. Bunun ardından bitkileri saksılarına yerleştirebilir ve yukarıda anlattığımız düzende bakıma devam edebilirsiniz.

Yeni kökler için saksı seçimine de dikkat etmelisiniz. Saksılar çok büyük olmamalıdır. Kök topunun iki katı bir saksı gelişim için yeterli olacaktır.

Spor Yoluyla

Spor yoluyla çoğaltmak genellikle başarısız olan bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkinin spor üretmeye hazır olması gerekir. Yaprak uçlarının altında küçük kahverengi noktalar görürseniz, bu yaprakları kesmeli ve iki kâğıdın arasına yerleştirmelisiniz. Yaklaşık bir haftanın ardından sporlar kâğıda düşmeye başlayacaktır.

Bu kağıtları küçük bir kapta, toprağın üzerine yaymalı ve üzerini streç filmle örtmelisiniz. Bu sayede sera etkisi yaratabilirsiniz. Ancak kabınızı doğrudan güneş ışığına maruz bırakmamalısınız. Toprağı düzenli olarak nemli tutmak oldukça önemlidir. Birkaç haftanın sonunda gametofitler ortaya çıkmaya başlayacaktır.

Venüs Saçı Zararlıları ve Hastalıkları

Venüs saçıyla ilgili olarak genel sorun bakımsızlıktır. Birçok bitkisever, bu bitkiye gerekli şartları sağlayamadığı için, öldüğünü görebilirsiniz. Bunun yanı sıra yeterince nem sağlanmadığı için kuruması da yaygın görülen sorunlardan biridir.

Eğer bahçenizde bir Venüs saçı yetiştiriyorsanız, sümüklü böcek ve salyangoz gibi hayvanlara karşı dikkatli olmalısınız. Bunları elle uzaklaştırmanız genel olarak yeterli olacaktır. Aynı zamanda yaprak bitleri de bu bitkiye zarar verebilir. Bitkileri yıkamanız, bu bitleri uzak tutacaktır.

Nem eksikliği nedeniyle strese giren bitkiler örümcek akarı ve unlu bitler gibi zararlıların saldırısına da uğrayabilir. Bu zararlıları tespit etmesi genellikle kolaydır. Eğer böylesi zararlılar tespit ederseniz, bitkiye yeterince nemli bir ortam sunduğunuzdan emin olmalısınız. Zararlıların etkilediği yaprakları keserek, bitkiden uzaklaştırabilirsiniz. Eğer tamamen istila etmişse kimyasal ilaçlara da başvurabilirsiniz.

0
Porsuk ağacı
Porsuk ağacı

ya da Türkçesiyle Porsukgiller, takımına ait olan bir bitki familyasıdır. Bu familyada altı farklı cins bulunmaktadır. İki cinsin soyu ise tükenmiştir.

Familyada bulunan altı cinsin içerisinde 30 bitki türü bulunmaktadır. Bu familyadaki türler iğne yapraklıdır.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophytes – Damarlı bitkiler
Grup:Gymnosperms – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:Pinales
Familya:

Hakkında

Bu familyanın üyeleri bir ya da iki evciklidir. Bu familyanın üyeleri yaz-kış her dem yeşil olan ağaçlar ve çalılardır. Yaprakları iğnemsi bir yapıda olabileceği gibi sprial ya da çaprazvari olarak dizilidir. Alt yüzeyinde ise tek sotama bandı vardır.

Bu çok dallı ağaçlar ve çalılar, ilkbahar aylarının başında polen dökerler.

Porsuk ağacı meyvesi
Porsuk ağacı meyvesi
Porsuk ağacı yaprakları
Porsuk ağacı yaprakları

Kozalak

Erkek çiçekler, yapraklarda tekli, brahtenin koltuğunda ya da apikal sürgünlerin ucunda kümelenmiş olarak bulunabilir. Tohum taslağı tekdir ve çiçek ekseninin ucunda taşınmaktadır. Kotiledon ya da bilinen diğer bir ismiyle çenek sayısı ikidir. Epigeik olarak çimlenirler.

Dişi kozalaklar oldukça küçüktür. Tohumlar, sulu ve tatlı meyvenin kuşlar tarafından tüketilmesiyle birlikte dağıtılır. Kuşlar tarafından yenen sert tohumlar zarar görmeden dışkı yoluyla dağılmaktadır. Bu tohumlar, insanlar için oldukça zehirlidir.

Dağılım

familyasının türlerinin büyük bir bölümü tropikal bölgelerde yaşamaktadır. Kuşlar yoluyla dağıtılması bu familyanın dağılımda büyük bir avantaj sağlamıştır. Porsukgiller familyasının üyeleri kuşlar vasıtasıyla farklı bölgelere taşınabilmiş ve yaygınlaşmıştır.

Taksonomi

familyası geçmiş yıllarda Taxales takımı içerisinde yer alıyordu. Buna karşın yapılan DNA analizleri, bu ailenin Pinales takımıyla daha yakın bir genetik bağının bulunduğunu kanıtlamıştır. Yapılan çalışmaların sonucunda Taxaceae Pinales takımına dâhil edilmiştir.

Taxaceae familyasına ait altı farklı tür yaşamını devam ettirmektedir. Bu türler ise şu şekildedir; amantotaxus, austrotaxus, cephalotaxus, pseudotaxus, taxus, torreya.

0
Sciadopityaceae
Sciadopityaceae

takımına bağlı bir familya olan , yaşayan tek üyeye sahiptir. Japonya’ya özgün olan bu kozalaklı ağaç ailesinin hayatta olan tek üyesi Sciadopitys verticillata yani Japon şemsiye çamıdır.

Botanikçiler tarafından yapılan araştırmalara göre, fosil kayıtlarında birkaç farklı cinsi ortaya çıkarılmıştır. Bu cinslerin fosillerinin orta jura dönemine kadar uzandığı bilinmektedir.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophytes – Damarlı Bitkiler
Grup:Gymnosperm – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:Pinales
Familya:

Hakkında

Bu ailenin üyesi olan Sciadopitys verticillata, ana vatanı olan Japonya’da 30 metreye kadar büyüyebilmektedir. Avrupa ise bu cins nadir olarak 15 metreden daha fazla büyümektedir. Bu cinsin üyelerinin silueti genel olarak piramidal ve düzenlidir. Genç ağaçlar çok yoğun bir yapıya sahipken, olgunlaştıkça dalların araları açılmaktadır.

familyasının tek üyesi olan Japon şemsiye çamının büyümesi çok yavaştır. 10 yaşından küçükken bu ağaçlar 3 ila 10 metre arasındadır. İğne yapraklı olan bu türün yaprakları 6 ila 13 santim arasındır. Yassı olan bu iğne yapraklar 3 ila 4 yıl boyunca ağaçta kalmaktadır.

Bu cinsin dişi kozalakları 2 yıl sonra ancak olgunlaşmaktadır. Ağacın kabukları ise kalın ve kahverengidir. Bahçelerde süs ağacı olarak yetiştirilen cüce türleri de bulunmaktadır.

Botanik

Kozalaklı bir bitki olan bu familyanın tek üyesi Nisan ayında çiçeklenmektedir. Her dem yeşil olmasıyla dikkat çeken bir görünüme sahiptir. Eksi 20 dereceye kadar dayanıklı olması nedeniyle soğuk yerlere de rahatlıkla adapte olabilirler.

Japonya ormanlarında Japon şemsiye çamı ağaçlarını sık sık görmek mümkündür. Genel olarak doğal ortamında bulunmakla birlikte, istisnai olarak bahçelerde süs ağacı olarak da görülebilmektedir. Süs olarak kullanılan bu bitkiler pichola adı verilen türlerdir.

0
Podocarpus
Podocarpus

takımına ait olan , Güney Yarımkürenin sıcak bölgelerinde yetişen bitki türlerini içermektedir. Bu familyanın bir üyesi olan ve 105 tane türü olan Podocarpus cinsinin bazı üyeleri Türkiye’nin kıyı şehirlerindeki parklarda yetişebilmektedir.

Moleküler kalıntılar bu familyanın ile kardeş olduğunu göstermiştir. Geç permiyen döneminde ve ayrılarak ayrı familyalar oluşturmuştur.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Grup:Gymnosperm – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:Pinales
Familya:

Hakkında

Bu familyanın üyesi olan türler her dem yeşildir. Hem yaz hem kış aylarında yapraklarını dökmeyen bu ağaç ve ağaççıklar, benzersiz yapıdaki kozalaklarıyla ayırt edilebilir özelliktedir. Bu familyanın üyelerinin yaprakları genel olarak pul ya da iğne şeklindedir. Bazı türlerde ise oval ve rozet biçimli yapraklarla karşılaşabilirsiniz.

Familyanın üyesi olan bitkilerdeki erkek çiçekler, sürgünlerin uçlarında bulunmaktadır. Çiçeği erkek üreme organında iki polen kesesi bulunmaktadır. Dişi çiçeklerin ise bir, iki ya da üç tanesi bir arada bulunmaktadır. Dişi organın içerisinde bulunan her karpel tek bir tohum taslağı yani ovül barındırır.

Bu ailenin üyeleri olan türlerin tohumları bir ya da iki çeneklidir. Kotiledon olarak da bilinen bu çenek, tohumun embriyosunda bulunan tohum yaprağıdır. Bu familyada bulunan türler monoik ya da dioik olabilmektedir.

Taksonomi

, büyük çeşitlilik gösteren familyalardan biridir. Hem morfolojik hem de ekolojik olarak ciddi bir çeşitliliği bulunan bu familya çoğunlukla Güney Yarımküre’de bulunmaktadır. Genetik açıdan bu familyanın çeşitliğinin büyük bir bölümü Yeni Zelanda, Tazmanya ve Yeni Kaledonya’da bulunmaktadır.

Podocarpaceae familyasının en geniş türe sahip cinsi Podocarpus’tur. Podocarpus’un bilinen 105 farklı türü vardır. Bu sayının tartışmalı olduğunu ve 82 ila 105 arasında farklı verilerin bulunduğunu da belirtmek gerekir. Podocarpus esas olarak Endonezya’nın adalarında ve Güney Amerika’da bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkemizin kıyı şeridindeki şehirlerin parklarında da süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Podocarpaceae familyasının hiçbir üyesi Türkiye’de doğal olarak yetişmemektedir.

Süperkıta olan Gondwana’nın parçalanmasıyla birlikte bu familyanın türleştiği düşünülmektedir.

Cins Listesi

Podocarpaceae familyasına ait olan cinslerin en çok bilinenleri ve yaygın bir dağılıma sahip olanları şu şekildedir;

  • Acmoyle
  • Afrokarpus
  • Dakrikarpus
  • Dakridyum
  • Falcatifolium
  • Halokarp
  • Lagarostrobolar
  • Lepidothamnus
  • Manogo
  • Nageia
  • Parazitaksus
  • Pherosphaera
  • Podocarpus
  • Prumpnopiler
  • Retrophyllum
  • Saxegothaea
  • Sundacarpus

0
Cupressaceae ailesinden Thuja ağaçları
Cupressaceae ailesinden Thuja ağaçları

yani servigiller ailesi, takımından dünya çapında dağılımı olan kozalaklı ağaç türlerini içeren bitki familyasıdır. Bu familyada yaklaşık olarak 130 ila140 arasında tür olduğu bilinmektedir. Bu ailedeki olgun ağaçların kabukları genel olarak kırmızı-kahverengi ya da kırmızı bir renk tonuna sahiptir. Dikey şeritler halinde pul pul dökülen ve soyulan gövdeleri vardır. Buna karşın ailenin bazı türlerinde pürüzsüz bir yapıyla da karşılaşabilirsiniz.

Âlem:Plantea
Bölüm:Tracheophtya – Damarlı Bitkiler
Grup:Gymnosperm – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:Pinales
Familya:

Hakkında

Bu ailenin üyelerinde tozlaşma kış sonlarında ve ilkbahar başlarında meydana gelmektedir. Buna karşın ailenin üyesi olan ardıç cinsinin bazı türlerinde sonbahar aylarında tozlaşma yaşanabilmektedir. Tohumlarının olgunlaşması ise yaz sonu ve sonbahar aylarının başını bulmaktadır.

Servigiller ailesinde birçok tür orman yangınlarına karşı adapte olmuştur. Bu türlerin tohumları kozalaklar içerisinde yıllar boyunca kapalı kalırlar. Yeterli sıcaklığa maruz kaldıktan sonra açılan kozalaklar, yanmış ormanlarda servi ailesi üyelerinin hızla çoğalmasını sağlar. Bu sebeple yangın ihtimalinin yüksek olduğu ormanlarda bu ailenin birçok üyesini görebilirsiniz.

Bu familyada yer alan cinslerin çoğu monotipiktir özelliklere sahiptir. Türlerin bir kısmı ise ayrık ya da reliktal dağılımlar göstermektedir. Her ne kadar dünya çapında yaygın bir dağılıma sahip olsalar da bu dağılım biçimi bütünlüklü değildir.

Ardıç (Juniperus) türü yalnızca ardıç kuşlarıyla dağıldığı için Kuzey Yarımküre içerisinde tür bakımından oldukça zengin bir dağılıma sahiptir. Oldukça tekdüze olmaları, genç fidelerin cinsini belirlemeyi zorlaştırmaktadır. Bu familyanın hiçbir üyesi kuzey ormanlarında hakimiyet sağlayamamıştır. Buna karşın yerel ve bölgesel olarak oldukça ciddi bir dağılıma sahiptir.

Incredible Ancient Redwood Forest
Sahil sekoyası
Phoenician Juniper
Ardıç kozalakları

Dağılım

familyasındaki bitkiler Antarktika hariç tüm kıtalara yayılmıştır. Gymnosperm yani açık tohumlu bitkiler arasında en yaygın olanı bu ailenin mensuplarıdır. Buna karşın ardıç dışındaki cinsler oldukça yerel ve bölgesel bir dağılım sahiptir. Birçok türün nesli tükenme tehlikesi altındadır. Reliktüel dağılım gösteren bu türün istisnası ise ardıç (Juniperus) cinsidir.

Bu ailede çeşitliliğin büyük bir kısmı Güney Yarımkürede yer almaktadır. Buna karşın en büyük cins olan ardıç, Kuzey Yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişmektedir.

Alt Aileler

familyası genetik ve morfolojik özelliklerine bakılarak toplamda yedi farklı alt familyaya ayrılmıştır. Bu alt aileler şu şekildedir;

  • Cunninghamioideae
  • Taiwanioideae
  • Athrotaxidoideae
  • Sequoioideae
  • Taxodioideae
  • Callitroideae
  • Cupressoideae
Bald cypress tree foliage in autumn
Servi ağaçları

Morfoloji

Bu ailenin üyeleri bir evcikli ya da iki evciklidir. Ağaç ya da çalı formunda olabilirler. Küçük kozalakların uçlarında ya da yanal sürgünlerinde erkek oranı verimli olan çiçekleri vardır. Pullar genel olarak az sayıda ve yarı kalkan görünümündedir. Bu pullar 2 polen kesesini taşır.

Olgun ve dişi kozalaklar genel olarak kalkansıdır ve kalıcıdır. Düşmeyen bu kozalaklarda pullar karşılıklı olarak dizilmiştir. Bazı türlerde kozalaklarda güçlükle ayırt edilmektedir. Dişi kozalaklar genel olarak 1 ila 12 pullu, etli ya da odunsudur.

Kullanımı

Cupressaceae familyasına ait türlerin bir çoğu mantar çürümelerine ve termit gibi zararlılara karşı son derece dirençlidir. Bu sebeple toprağa temas etmesi gereken durumlarda yaygın olarak kullanılırlar. Çit yapımında ve ahşap ev yapımında bu ailenin üyelerine sıklıkla başvurulmaktadır.

Su sediri türü yaygın olarak kurşun kalem yapılmak için kullanılmaktadır. Aynı zamanda mobilya yapımında da bu ailenin üyelerine yaygın olarak başvurulmaktadır. Mazı (Thuja) türleri ise ev dış kaplaması ve çatı kiremitlerinde yaygın olarak kullanılan türdür.

Cupressaceae familyasından bazı türler, geleneksel olarak saygı görmektedir. Japon çamı (Cryptomeria japonica) Japonya’nın ulusal ağacıdır.

Sahil sekoyası gibi türler ise boyutları ve ihtişamları görünümleri dolayısıyla insanlar arasında saygın bir yere sahiptir.

Bu aileye mensup türlerin bahçıvanlıkta da önemli bir yeri vardır. Servi ve ardıç gibi yaprak dökmeyen ağaçlar, bahçelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Mavi, gri ya da sarı yaprakları olan onlarca tür yetiştirilerek, bahçelerde kullanılmaktadır. Yine sekoya dev sekoya gibi türleri popüler süs bitkileri arasında yer almaktadır.

Servi

0
Servi ağacı
Servi ağacı

Servi ya da selvi, familyasından yaprak dökmeyen kozalaklı cupressus cinslerinin genel adıdır. Polifiletik olarak kabul edilen bu cinse ait ağaçlar 30 ila 35 metreye kadar uzayabilmektedir.

Koyu yeşil yapraklarıyla dikkat çeken servi ağaçları, dikkat çekici küçük kozalakları bulunmaktadır. Pul yapraklarının birbirini örtecek düzeyde gelişmesiyle diğer iğne yapraklı cinslerden belirgin farklara sahiptir.

Sürgünleri yuvarlakça ve dört köşeli şeklindedir. Ender bazı durumlarda yassı sürgünlerde görülebilmektedir. Pul yaprakların stoma bandı ve lekeleri bulunmaz fakat arka yüzlerinde yağ bezesi vardır. Tek evcilikli olan servilerin kozalakları kalkan biçiminde pullardan oluşmaktadır. Bu pullar olgunlaştıkça dağılmamaktadır.

Servi türlerinin büyük kısmında ana ağaçlar yağında ölene kadar tohumlar, kozalaklarda kapalı olarak tutulur. Bu süre çok uzun yılları alabilmektedir. Bu sayede serviler orman yangınlarına adapte olmuştur. Tohumlar yanmış ağaçların zengin besinlerinden faydalanarak, rekabet olmayan bir ortamda rahatça gelişebilmektedir. Bazı türlerinde ise kozalaklar olgunlaştıklarında tohumlarını serbest bırakmak için açılmaktadır.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophytes – Damarlı Bitkiler
Grup:Gymnosperms – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:
Familya:Cupressaceae
Alt familya:Cupressoideae
Cins:Cupressus

Taksonomi

Selvi ağaçlarının Yeni Dünya üyeleri hakkında ciddi bir belirsizlik ve tartışma bulunmaktadır. Yapılan son araştırmalar Yeni Dünya üyelerinin Eski Dünya üyelerinden farklı bir soy oluşturduğunu ortaya koymaktadır. 2021 yılında yapılan bir araştırmaya göre selvi cinsi ağaçlar, ardıç cinsiyle kardeş olarak tanımlanmıştır.

Servi yaprakları ve kozalakları
Servi yaprakları ve kozalakları

Dağılımı

Selvi cinsi ağaçlar günümüzde Kuzey ve Güney Amerika’nın yanı sıra, Orta Doğu, Kuzey Vietnam, Güney Çin, Kuzey Afrika ve Himalayalar gibi çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Esas olarak Kuzey Yarımküre’nin daha ılıman bölgelerinde bulunan bu kozalaklı ağaçlar, dünyanın birçok noktasında da özel olarak yetiştirilmektedir. Birçok ülkede park ve bahçelerde selvi ağacı türlerine yer verilmektedir.

Yetiştirme

Birçok selvi ağacı türü parklarda ve bahçelerde süs ağacı olarak yetiştirilmektedir. Bu ağaç türlerinin yaygın olarak kullanıldığı alanlardan biri de Asya’da bulunan tapınakların çevresidir. Kimi bölgelerde yoğun olarak ekildiği için yerel dağılımı ayırt etmek oldukça güçtür. Bazı servi türleri son derece dayanıklı olan keresteleri için de yetiştirilebilmektedir.  

Bahçelerde yaygın olarak melez servi de denen leylandi ekilmektedir. Bu hibrit türün ekilmesinin temel nedeni ise çok hızlı biçimde büyümesidir.

Kültürel Açıdan

Servi ağaçları Helenistik kültürde önemli bir yer taşımaktadır. Bu ağaçların Tanrılar için kutsal olduğuna inanılmaktaydı. Servi cinsi ağaçlar günümüzde de kederin simgesi olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Bu cins adını Cyparissus’tan almaktadır. Bir av gezisi sırasında çocukluk arkadaşı olan ve çok sevdiği geyiğini ok ile vuran Cyparissus, Tanrılara canını alması için dua eder. Tanrı Apollon, Cyparissus’sun sesini duyarak, acısını hafifletmek ve her zaman var olmasını sağlamak için onu bir servi ağacına çevirir.

Keder ile servi türlerinin ilişkisi Roma döneminden, günümüze kadar devam etmiştir. Köklerinin mezarlara zarar vermeyecek şekilde gelişmesi ve her dem yeşil olmasıyla bu bitki mezarlıklarda yaygın olarak ekilmektedir.

Servi ağaçları
Servi ağaçları

Türler

Servi cinsinin bilinen 16 ila 25 arasında türü vardır. Çoğu popülasyonun yalıtılmış ve çok ender bulunması, tür sayısının belirlenmesini oldukça güçleştirmektedir. Botanikçiler arasındaki mevcut eğilim genel olarak türlerin sayısını azaltmak yönündedir. Bazı çeşitlerin ayrı bir tür olduğu da yaygın biçimde savunulmaktadır.

Servi cinsi bitkiler Eski Dünya ve Yeni Dünya türleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Eski Dünya servilerinin daha fazla pula sahip kozalakları vardır. Bunun yanı sıra her bir pul kısa geniş bir çıkıntıya sahiptir.

Yeni Dünya servileri ise daha az pullu kozalaklara sahiptir. Genetik kalıntılar üzerinde yapılan araştırmalara göre Eski Dünya servileriyle düşünülenden çok daha yakın akrabadırlar. Bununla birlikte bu tartışmaların devam ettiğini de ifade etmek gerekir. Yeni dünya türleri çöl gibi uç habitatlarda yaşam alanı bulabilmektedir. Bu sebeple allopatrik türleşme meydana gelmiştir. Bu dağılım çoğu türde orantısız derece yerel bolluğa neden olmuştur.

Sekoya

0
Sekoya
Sekoya

Sekoya, (servigiller) familyalasına ait olan iğne yaprakları ağaç cinsidir. Ana vatanı Amerika Birleşik Devleti olan bu cinsin günümüze ulaşan tek türü sahil sekoyasıdır.

Sekoya, servigiller familyasının Sequoioideae alt ailesinin üyesidir. Bu alt familyada bulunan Sequoiadendron ve su ladini, sekoya ile yakından akrabadır. Sekoyaların en temel özelliklerinden biri dünyanın en uzun ve ağır ağaçları olmasıdır.

Sekoya türüne ait olan birçok türün soyu tükenmiştir. Mevcut türler yaz kış yeşil yapraklıdır ve oldukça kalın bir kabuğa sahiptir. Doğal alanlarında sahil sekoyaları 140 metreye kadar ulaşabilmektedir.

Âlem:Plantae
Bölüm:Tracheophytes – Damarlı bitkiler
Grup:Gymnosperms – Açık Tohumlular
Sınıf:Pinopsida
Takım:Pinales
Aile:
Alt aile:Sequoioideae
Cins:Sequoia

Etimoloji

Sekoya ismi olarak Avusturyalı botanikçi Stephan Endlicher tarafından anılmıştır. 1847 yılında sekoyayı bir cins adı olarak yayınlayan Endlicher, bu adın seçimi konusunda herhangi bir neden bildirmemiştir. Bu sebeple sekoya adının tam olarak nereden geldiği ve Endlicher’in neden bu ismi tercih ettiğine dair kesin bir bilgi yoktur.

Sekoya isminin ortaya çıkmasıyla ilgili olarak en yaygın inanış, Endlicher’in Cherokee yazı sisteminin mucidi olan Sequoyah’tan esinlenmesidir. Buna karşın birçok bu ismin seçilmesi konusunda birçok farklı teoride mevcuttur.

Paleontoloji

Alt kratese döneminde varlığını sürdürmüş olan Sequoia jeholensis bu cinsin bilinen en eski üyesidir. Geç kratese döneminde yani 100 ila 66 milyon yıl öncesinde sekoya cinsine ait ata türlerin Avrupa’da, Çin’de ve Amerika’da bulunduğu bilinmektedir. Fosiller üzerinde yapılan araştırmalar, günümüzde hala varlığını sürdüren kıyı sekoyası ile aynı alt familyada bulunan dev sekoya arasında karakteristik özellikler bu dönemde gelişmiştir. Bu dönemde tracheid adı verilen odunsu hücrelerin gelişmesiyle, bu ağaçlar devasa boyutlara ulaşmıştır.

Aşırı soğuklara karşı dayanıksız olan sekoyaların, Avrupa’da bu sebeple soyunun tükendiği bilinmektedir. Amerika’da ise California bölgesinin ılıman kuşağında kendisine gelişim alanı bulmuş ve burada soyunu devam ettirme şansına sahip olmuştur.

Geç Eosen ve Oligosen’de soğuma eğilimi sekoyaların dünyanın geri kalınındaki soyunun sonu olmuştur.