Tesbih Çiçeği Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

0

Botanik adı Senecio Rowleysanus olan tesbih çiçeği, şerit üzerinde küçük yapraklara sahip olan ve saksıdan sarkan popüler iç mekân bitkilerinden biridir. Bakımı son derece kolay olan tesbih çiçeği, inci tanesi ve timsah gözü olarak da bilinmektedir. Oldukça dekoratif bir görünüme sahip olan tesbih çiçeği, yuvarlak ve kalın yapraklarında nemi depolayabilmektedir. Kuraklığa karşı dayanıklı olan bu bitkinin bakımı ise son derece kolaydır.

Tesbih Çiçeğinin Özellikleri

İnci tanesi bitkisi, 30 ila 100 santime kadar büyüyebilir ve yapraklarının rengi donuk yeşildir. Bu bitki sıra dışı görünümüyle ön plana çıkmaktadır. Anavatanı Güney Batı Afrika olan inci tanesi, doğal ortamında çalıların kenarlarında ve kayaların gölgesinde büyür. Yaprak dökmeyen bu çiçek yalnızca birkaç milimetre kalınlığındadır. Buna karşın bir metre uzunluğa kadar erişebilmektedir. İnci tanesinin kök sistemleri çok zayıftır. Bu sebeple bakım için geniş saksılar tercih edilmelidir.

Tesbih Çiçeği Bakımında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Tesbih çiçeğinin bakımı oldukça kolay olmakla birlikte dikkat etmeniz gereken bazı unsurlar vardır. Bu unsurların başında tesbih çiçeğine hassas davranmanız gelmektedir. Bu çiçek narin sayılabilecek bir yapıya sahiptir. Bunun yanı sıra aydınlık ortamları sevmesinden dolayı, ışık alan yerlerde tutulmalıdır.

Çiçeğin doğrudan güneş altında bekletilmemesi önemlidir. Aynı zamanda büyütüldüğü ortamı da temiz olması gerekir. Bu unsurlara dikkat ettiğinizde sağlıklı ve hızlı büyüyen bir tesbih çiçeğine sahip olabilirsiniz.

Tesbih Çiçeği Bakımı

İnci tanesinin bakımı oldukça kolay ve zahmetsizdir. Bunun temel nedeni, çok az miktarlarda suya ihtiyacı olmasının yanı sıra gübreye neredeyse hiç ihtiyacının bulunmamasıdır.

Tesbih çiçeğinin en sevmediği durum ise aşırı sulamadır. Bu sebeple bu bitkileri ekerken, kaktüs toprağı gibi geçirgen karışımlar kullanmanız gerekir. İnci taneleri aydınlık yerleri severler ve doğrudan güneşe karşı tolerans gösterebilirler.

Tesbih Çiçeği Güneş İhtiyacı

İnci tanesi bitkisi, aydınlık ortamları ve ılık hava koşullarını sever. Bu bitki güneye bakan bir pencere kenarında çok mutlu olacaktır. Kısmen gölgeli alanlarda da mutlu olan tesbih çiçeği, buna karşın bu alanlarda kısıtlı olarak büyür. Sıcak yaz aylarında, bu bitkiyi öğlen güneşinden uzak tutmak gerekir. Bu aylarda kısmen gölgeli, korunaklı ve açık alanlarda verimli olarak büyüyecektir.

İnci tanesi, ani sıcaklık değişimlerinden de korunmalıdır. Kış mevsiminde 12 dereceye kadar dayanabilen bitki, 8 derecenin altındaki sıcaklarda zarar görecektir. Bunun yanı sıra diğer iç mekân bitkilerine kıyasla düşük nemli ortamlarda sorunsuzca gelişebilir.

Tesbih Çiçeği Toprak Seçimi

İnci tanesi, suyu geçiren yani iyi derene edilmiş kaktüs topraklarını sever. Kaktüs toprağının yanı sıra turbasız karışımları da bu bitki için kullanabilirsiniz. 

İnci tanesi için perlit ve toprak içeren karşımlarsa ideal seçim olacaktır. Bu karışımla hazırlanan bir toprak sayesinde bitkiniz hastalıklara ve zararlılara karşı son derece dirençli bir hale gelecektir. Bununla birlikte gerekli ışık, su ve sıcaklık gereksinimlerini de vermeniz gerektiğini unutmamalısınız.

Tesbih Çiçeği Su İhtiyacı

Tesbih çiçeği, etli yapraklara sahip bir bitkidir. Bu sebeple az miktarda suyla rahatça büyüyebilirler. Sulama yapmadan önce, parmağınızı bitkinin toprağına iki santim kadar batırmalısınız. Eğer parmağınızda nem hissediyorsanız, sulama yapmanıza gerek yoktur. Her sulama öncesinde bu yöntemi kullanmanız, ideal sulama koşullarını sağlayacaktır.

Sulama sırasında, suyun kök topunun tamamına nüfuz etmesini sağlamalısınız. Bunun yanı sıra saksının içinde ya da altında fazla su kalmamalıdır. Aşırı sulama, bitkinin kökünün çürümesine yol açacaktır.

Tesbih çiçeğini yağmur suyu ya da musluk suyuyla sulayabilirsiniz. Buna karşın kireç oranı düşük ve soğuk olmayan sular tercih edilmelidir. Kış aylarında hava sıcaklıkları düştüğünde, sulama periyodunuzu azaltmanız gerekir. Sulamalar arasındaki kısa kuruma dönemleri, sulu meyvelerin büyüme alışkanlığını ve güçlü yaprak rengini destekleyecektir. Bununla birlikte yüzey tamamen kurumamalıdır.

Tesbih Çiçeği Gübreleme

İnci tanesini satın aldıysanız ya da çoğaltma yöntemiyle yetiştirmeye başladıysanız ilk iki yıl boyunca besleme yapmanıza gerek yoktur. İki yılın ardından ise birkaç ayda bir kez düşük dozlarla kaktüs gübresi verebilirsiniz. Gübreleme için en uygun zaman ise Nisan sonundan Ekim ayına kadar olan süredir.

Tesbih Çiçeği Saksı Değişimi

Tesbih çiçeği saksının altındaki drenaj deliklerinden kökler çıkmaya başladığında, saksı değişim zamanının geldiğini anlayabilirsiniz. Bahar dönemleri, saksı değişimi yapmak için en uygun zamanlardır. 

Tesbih çiçeğinin özleri, insan cildinde tahrişe neden olabilir. Bu sebeple saksı değişimi yaptığınız sırada eldiven kullanımı önemli bir detaydır.

Tesbih Çiçeği Çoğaltma

Tesbih çiçeğinin bakımı olduğu gibi çoğaltması da oldukça kolaydır. En az iki ila üç yaprak bulunan bir sürgünü makas yardımıyla keserek, iki gün boyunca kurumaya bırakmalısınız.

Bu sürenin ardından bol kumlu bir kaktüs toprağına, kestiğiniz sürgünü yetiştirebilirsiniz. Yeni ekilen bitkinizin daha hızlı köklenmesi için 20 derecelik bir sıcaklığa ihtiyaç vardır. Uygun koşullar sağlandığı sürece kökler iki hafta içinde ortaya çıkacaktır.

Tesbih Çiçeği Çiçeklenme Dönemi

Papatyagiller ailesinden olan tesbih çiçeği, ilkbaharın sonlarında ve yaz aylarında papatyayı anımsatan küçük çiçekler çıkarır. Tarçın gibi kokan bu çiçekler; beyaz, pembe, yeşil ve sarı olabilir. 

Tesbih Çiçeği Zararlıları ve Hastalıkları

Tesbih çiçeği birçok koşula adapte olabilen dayanıklı bir bitkidir. Bu çiçeğe yaygın olarak bulaşan zararlılar et böcekleridir. Yapraklarda bu böcekleri görürseniz, böceklenen bölümü olduğu gibi kesebilirsiniz. Böceklenmeye engel olamadıysanız böcek ilacı kullanarak, et böceklerini uzaklaştırabilirsiniz.

Bunun yanı sıra tesbih çiçeğinin en büyük hastalığı ise genellikle aşırı sulamaya bağlı olarak gelişir. Yapraklarda renk değişimi genellikle bunun habercisidir.

Süt Ağacı Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

0

Saplarında bulunan sütlü özsu nedeniyle süt ağacı adını almış olan Euphorbia Trigona, anavatanı Afrika olan ve bakımı kolay iç mekân bitkilerinden biridir. Bu bitki yaygın olarak Afrika süt bitkisi olarak da bilinmektedir. 

Doğal ortamlarında dikenli ve sık çalılarda yetişen süt ağacı, iç mekânlara da oldukça iyi düzeyde adapte olmuştur. Her ne kadar kaktüse büyük benzerlik gösterse dahi aslında bir sukulent yani etli bitkidir. Sukulent ve kaktüs bitki aileleri sıklıkla birbirleriyle karıştırılmaktadır. Bu sebeple birçok insan süt ağacının kaktüs olduğu yanılgısına kapılabilmektedir.

Süt Ağacı Bakımı

Şamdana benzeyen görünümleriyle süt ağaçları doğal ortamlarında neredeyse 3 metreye kadar büyüyebilmektedir. Dik gövdelerinin kenarları boyunca büyüyen yapraklara sahiptirler. Bu da onları ayırt edici bir görünüme kavuşturur. Dikenleri ise ikişerli gruplar halinde büyürler ve merkezlerinden yapraklar çıkar.

Süt ağacı, açık havada büyüdüğü zaman sarı ve beyaz çiçekler açmaktadır. Euphorbiaceae ailesinin bir parçası olan bu bitki, kesildiğinde ya da kırıldığında beyaz bir öz yaymaktadır. Cilt için genellikle toksik ve tahriş edici olan bu özsü, yapışkan bir lateks formundadır. Bu özsüyla temas etmeniz halinde göz tahrişine de neden olabilir. Bunun yanı sıra süt ağaçlarının özsularını içmek ciddi mide rahatsızlıklarını ortaya çıkabilir. Bu sebeple evinizde çocuklarınız ve evcil dostlarınız varsa, bu bitkinin erişilemeyecek bir yerde olduğundan emin olmalısınız.

Rubra çeşitleri, koyu yeşil gövdelerinin yanı sıra kırmızı yapraklarıyla bilinir. Bu süt ağacı çeşidinin görüntüsü oldukça güzeldir. Bu bitkiler, ev ortamında iki metreye kadar büyüyebilir. Oldukça yavaş büyüyen süt ağaçları için sık sık saksı değiştirmenize gerek yoktur.

Çiçeklenme zamanı ilkbahar ve yaz ayları olan bu bitki, çiçeklenme konusunda da oldukça çekingendir. Bu sebeple ciddi bir sabır göstermeniz gerekir. Aynı zamanda bu bitkiler 60 yaşına kadar yaşayabilmektedir. İç mekânlarda çiçek açma ihtimalinin çok düşük olduğunu da bilmelisiniz.

Süt Ağacı Güneş İhtiyacı

Bu sukulent, dolaylı ancak parlak güneş ışığını sever. Güneye bakan bir pencere ya da kısmen güneş alan bir balkon onun için oldukça idealdir. Yaz aylarında öğlen kavurucu güneşten koruduğunuz sürece balkında bakabilirsiniz. Sıcak havalarda ekstra sulama gerektiğini de unutmamalısınız. Süt ağacı için ideal sıcaklık 15 ila 27 derece arasındadır.

Kuraklığa karşı oldukça dayanıklı olan bu bitki, yüksek sıcaklıkları tolere edebilmektedir. Bununla birlikte soğuk havalara ise dayanamazlar. Sıcaklıklar 10 derecenin altına düştüğünde süt ağaçları gelişemezler. Ekstra neme ihtiyaç duymayan bu bitkinin fazla sulanması mantar ve haşere sorunlarına yol açacaktır.

Süt ağacının kış aylarını iç mekanlarda geçirmesi gerekir. Hava sıcaklıkları 5 derecenin altına indiğinde, bu bitkiler açısından ölümcül risk oluşturur. Soğuk kış aylarında, bitkinin nadiren sulanması gerekir. Fazla sulama bitkinin uykuya geçmesine engel olarak solmasına da neden olabilir.

Süt Ağacı Sulaması

Anavatanı Afrika olan bu bitki, yoğun sıcaklıklara ve kısmi olarak doğrudan güneş ışığına tahammül edebilir. Bu bitki bir kaktüs değildir. Bu sebeple ciddi kuraklıklara tolerans gösteremeyebilir. Bununla birlikte ıslak topraktan da hiç hoşlanmazlar.

İlkbahar ve yaz aylarında toprağın hafif nemli tutulması süt ağacı bitkisi için yeterli olacaktır. Toprağa parmağınızı birkaç santim batırdığınızda tamamen kuru ise, sulama gerekir. Bununla birlikte kökleri çürütebileceği için bitkinin ıslak toprakta kalmadığından emin olmalısınız.

Süt Ağacı Toprak Seçimi

Afrika süt ağacına saksı seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta iyi bir drenaj sağlamasıdır. Bu sebeple saksı satın alırken drenaj deliği olup olmadığını mutlaka kontrol etmelisiniz.

Bu bitki için toprak seçimi yaparken ise kum ve bahçe toprağı karışımını tercih edebilirsiniz. Bu karışım drenaj noktasında oldukça başarılıdır. Bunun yanı sıra yapı marketlerden kaktüs toprağı karışımı da satın alabilirsiniz.

Süt Ağacı Saksı Değişimi

Eğer bitkiniz çok hızlı büyüyorsa ve saksısının artık yetmediğini düşünüyorsanız, değişim için en uygun zaman ilkbahar aylarıdır. Bu bitkinin saksı değişiminin genellikle iki yılda bir kez yapılması gerekir.

Süt ağacı büyüdükçe saksının değiştirilmesi de zorlaşacaktır. Bu sebeple saksının değiştirilmesi yerine her sene ilkbahar aylarında toprağın en üst kısmındaki birkaç santimi yenisiyle değiştirebilirsiniz.

Süt Ağacı Budaması

Süt ağaçlarında büyümeyi teşvik etmek adına yaz aylarında bir doz sıvı gübre uygulayabilirsiniz. Bununla birlikte bu bitkilerin budanmasına hiçbir gerek yoktur. Budama çoğu zaman kişisel bir tercih olarak ortaya çıkmaktadır. Buna karşın eğer bitkinin dalları hasar görmüşse budama gerekebilir.

Budama için kesin bir bıçak kullanabilirsiniz. Hasarlı olan dalları, etkilenen alanların 35 santim altından kesmelisiniz. Budama yaparken öz suyun ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini unutmamalısınız. Bu sebeple eldiven giymeniz faydalı olacaktır. Budadığınız dallar birkaç gün içinde iyileşecek ve buradan yeni bir dal büyüyecektir.

Süt Ağacının Çoğaltılması

Süt ağacı, çelikleme yöntemiyle kolayca çoğaltılabilmektedir. Bu yöntemle başarı şansınızda hayli yüksektir.

Süt ağacını çoğaltmak için sağlıklı bir sürgünü gövdeden steril edilmiş makas ya da bıçak yardımıyla kesmelisiniz. Kestiğin sürgünün öz suyunun sızmasını ve iyileşmesinin tamamlanmasını beklemeniz gerekir. Daha sonra bu kesimleri doğrudan kum, turba ya da perlit karışımına ekebilirsiniz. Yeni bitkiniz çok hızlı biçimde köklenecektir. Yeni bitkinizde taze yaprakların çıkması, bitkinin gelişimine dair en önemli işarettir.

Süt Ağacı Hastalıkları ve Zararlıları

Süt ağaçlarına doğru bir bakım uyguladığınız müddetçe hastalıklara ve zararlılara karşı oldukça dayanıklı olacaklardır. Bu bitkiler için yapılacak en büyük hata fazla sulamadır. Bunun yanı sıra hava sirkülasyonu ve iyi derece güneş ışığı da gelişmesi açısından önemlidir.

Zayıflayan süt ağaçları, etli böceklere karşı hassas olabilir. Bitkinin üzerinde pamuk benzeri iplikler görürseniz, bunları alkollü bir kâğıt havluyla silerek uzaklaştırabilirsiniz. Buna karşın zararlılar bitkinizi tamamen istila etmişse, böcek ilacı kullanmak en iyi çözüm olacaktır.

Sarı Kantaron Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

0

Clusiaceae ailesine ait olan sarı kantaronun botanik ismi ise Hypericum Perforatum L. olarak geçmektedir. Sarı kantaron doğada kendi kendine büyüyen ve faydaları nedeniyle insanlar tarafından yaygın olarak toplanan bitkilerin başında gelmektedir. Oldukça dayanıklı bir bitki olan sarı kantaron, birçok farklı koşulda kolaylıkla büyüyebilmektedir. 

Son yıllarda bu bitki doğal ortamının yanı sıra evlerde saksılarda da yetiştirilmeye başlanmıştır. Kolay bir bakımı olması nedeniyle birçok insan bu sarı yapraklı ve güzel görünümlü bitkiyi yetiştirmeyi tercih etmeye başlamıştır.

Sarı Kantaron Çiçeğinin Özellikleri

Sarı kantaronların tabanına gittikçe daralan oval şeklinde yaprakları bulunur. Bu şekil kantaron türüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Tüysüz olan bu bitkinin boyu 20 ila 80 santim arasında değişiklik gösterir. Yaprakları ise 8 ila 30 mm uzunluğunda, karışık dizilmiş şekildedir. Bitkinin taç yaprakları simetrik değildir.

Bu bitkinin anavatanı Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya gibi geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Dünya çapında ılıman bölgelerde çok daha rahat bir şekilde yetişmektedir.

Sarı Kantaron Çiçeği Bakımı

Kantaron çiçeği doğal ortamlarda rahatlıkla yetişebilen bir bitkidir. Bu sebeple özel bir bakıma ihtiyaç duymamaktadır. Bu otsu bitki türü, dünyanın hemen hemen her yerinde yetişebilir..

Kantaron bitkisi iklim şartlarından etkilenmeyen, soğuğa kolaylıkla adapte olabilen ve susuzluğa dayanıklı bir bitkidir. Bu bitki doğal şartlarda her dönem tekrar yetişebilir.

Sarı Kantaron Çiçeği Saksı Seçimi

Özel bir bakım ihtiyacı olmadığı için yalnızca birkaç malzeme edinerek sarı kantaron bitkisini evinizde yetiştirmeye başlayabilirsiniz. Bu bitki için standart bir saksı tercih etmeniz yeterli olacaktır. Bununla birlikte saksı tercihinizi yaparken drenaj deliklerinin olduğundan mutlaka emin olmanız gerekir. 

20 santim boyutlarında bir saksı seçimi tek bir sarı kantaron bitkisi için idealdir. 30 santimlik bir saksıda üç bitkiyi birden yetiştirebilirsiniz.

Sarı Kantaron Çiçeği Toprak Seçimi

Sarı kantaron çiçeği sert iklim şartlarında kolaylıkla büyüyebilir. Bu sebeple bu bitkilerin özel bakıma ihtiyaçları yoktur. Vitamin ve mineral bakımından zayıf topraklara dahi oldukça toleranslı bitkilerdir. Bu sebeple toprak seçimi açısından sıradan bir torf kullanmanız dahi yeterli olacaktır. 

Aynı zamanda bu bitkinin gübreleme ihtiyacı yoktur. Sarı kantaron bitkinizi hiçbir besleme yapmadan yıllarca büyütebilirsiniz.

Sarı Kantaron Çiçeği Sulaması

Bu otsu bitki türü, susuzluğa karşı oldukça dayanıklıdır. Bununla birlikte aşırı sulama ihtimaline karşı hassas davranmanız gerekir. Aşırı sulama kökleri çürüteceği için dikkatli olmalısınız. Sarı kantaron bitkileri genellikle aşırı sulama nedeniyle solmaktadır.

Bu bitkileri yaz aylarında haftada 2, kış aylarında ise haftada en fazla 1 kere sulamanız yeterli olacaktır. Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için kuruluk testi yapabilirsiniz. Parmağınızı toprağın birkaç santim içine sokarak, nem olup olmadığını anlayabilirsiniz. Eğer hala nem varsa sulama yapmanıza gerek yoktur. Eğer toprak tamamen kuruysa sulama vaktinin geldiğini anlayabilirsiniz.

Sarı Kantaron Çiçeğinin Güneş İhtiyacı

Sarı kantaron bitkileri, doğada açık alanlarda yetişirler. Bu sebeple her gün 8 saat tam güneş ışığına ihtiyaçları vardır. Bu bitkiler kısmı gölge ortamlarda da büyüyebilirler. Buna karşın bu tip ortamlarda büyümeleri daha yavaş olacaktır. İç mekânlarda bu bitkiye bakmak için parlak ve bol güneş ışığı alan bir konum seçmeniz gerekir. Güneye bakan pencere kenarları bu açıdan bitkinizin ihtiyacını karşılayacaktır.

Sarı kantaronlar ideal biçimde 18 ila 20 derece arasındaki sıcaklıklarda büyürler. Bu sıcaklıklar her evin ortalama sıcaklığına yakındır. Her ne kadar soğuk havalara toleranslı olsalar da, sarı kantaronları kış aylarında içeriye almak iyi bir fikirdir.

Aynı zamanda bu bitkileri sürekli hava akımlarından da korumanız gerekir. Rüzgâr ya da düzensiz sıcaklıklar bitkide strese neden olarak büyümesini etkileyecektir.

Sarı Kantaron Çiçeği Çoğaltma

Sarı kantaron çiçeği, oldukça dayanıklı ve başarılı bir bitki olduğu için farklı yöntemlerle çoğaltılması da oldukça kolaydır. Bu bitkiyi kök çeliklerden ya da tohumlardan büyütebilirsiniz. Her iki yöntem de oldukça basittir.

Kök çelikleri tohumlara göre başarı şansının daha fazla olduğu bir yöntemdir. Bununla birlikte tohumların başarısı da diğer bitkilere kıyasla daha fazladır.

Tohumdan Sarı Kantaron Çiçeği Çoğaltma

Sarı kantaron bitkinizi tohum halinde satın alarak, büyütebilirsiniz. Bunun için tohumları bir gün boyunca ılık suda bekletmelisiniz. Sonra saksınızı toprakla neredeyse tamamen dolacak şekilde doldurun ve tohumları saksının üzerine yerleştirin. Tohumları parmağınızla bastırarak toprağın hafif altında kalacak şekilde itmelisiniz. Bu işlemin ardından tohumlara bir miktar dinlenmiş su vermelisiniz.

Tohumları yeni ektiğiniz saksıyı 20 derecelik bir ortamda bekletmeniz, çimlenme ihtimalini artıracaktır. Toprağı devamlı olarak nemli tutmanız gerektiğini de unutmamalısınız. Bu sebeple toprak kurudukça sık sık su püskürtebilirsiniz. Buna karşın aşırı sulamanın da tohumları yerinden çıkaracağını, çürüme ve küf oluşumunu teşvik edeceğini de unutmamalısınız.

Fideleriniz ortalama 5 santim boyutuna ulaştığında, saksıdaki en sağlıklı fideleri tutarak, diğerlerini sökebilirsiniz.

Kök Kesimlerden Sarı Kantaron Çiçeği Çoğaltma

Kök ayrımı ya da kök kesimi, birçok bitkide kullanılan ve başarı oranı görece olarak fazla yöntemlerden biridir. Bu yöntemde bitkinin köklerinden çıkan sürgünler ayrılarak başka saksılara yerleştirilir. 

Köklerden kesim yaparken, keskin ve sterilize edilmiş bir makas kullanmanız gerekir. Olgun bitkiden yaklaşık olarak 10 santimlik bir parça kesmelisiniz. Bitkinin yapraklarını sapın alt yarısından temizleyerek, ucunu köklendirme hormonuna batırın. Köklendirme hormonu kullanmasanız dahi bitkinizin yaşama şansı hayli yüksektir. Buna karşın köklendirme hormonu bu şansı çok daha fazla artıracaktır. Kesimi yeni bir saksıya aldıktan sonra sulama yapmayı unutmamalısınız.

Sarı Kantaron Çiçeği Bakımında İpuçları

  • Eğer bitkiyi yeni ektiyseniz, kök sistemleri oluşana kadar bitkileri düzenli olarak sulamanız gerekir. Kök sistemi oluştuktan sonra bitkiyi yalnızca toprağı nemli tutacak kadar sulamanız yeterli olacaktır. Olgunlaşan sarı kantaronlar kuraklığa çok daha dayanıklı olacaktır.
  • Saksılarda su birikmesine hiçbir zaman izin vermemelisiniz. Sarı kantaronlar birçok koşula dayanıklı olmasına rağmen aşırı ıslak toprağı sevmezler.
  • Eğer bitkiler için besleme yapacaksanız, azotlu gübre kullanımını çok kısıtlı tutun.
  • Yeni gövdelerin çıkmasını teşvik etmek adına ilkbahar aylarında budama yapabilirsiniz. 
  • Bitkinin daha taze görünmesini istiyorsanız, kuruyan yaprakları steril bir makas ya da bıçak yardımıyla koparmalısınız.
  • Eğer bitkide hastalık ya da böcek görürseniz, budama yaparak zararlıları uzak tutun.
  • Bitkide böcek ya da mantar gibi sorunlar varsa ve her tarafa yayılmışsa ilaç kullanmaktan çekinmeyin.

Muz Ağacı Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Muz ağacı, geniş, büyük ve yelpaze şeklinde yaprakları olan ve meyveleri olgunlaşmadan hasadı yapılan ağaç çeşitlerinden biridir. Muz ağacı Türkiye’de de yaygın olarak bakımı yapılan bitkilerden biridir. Latince ismi Musa Sapientum olarak bilinen muz ağacının doğada birçok farklı türü vardır.

Meyve veren bu tropik bitkilerin ağaç olduğu kabul edilse dahi teknik olarak otsu bitkilerdir. Bu bitkilerin ağaçsı gövdeleri yoktur. Bunun yerine; üzerinden büyük, parlak yeşil yapraklar çıkan etli ve dik gövdeleri vardır. İlkbahar aylarıyla birlikte bu bitkiler etli, uzun, yeşil ve sarı renkli meyveler üretirler. 

Uygun koşulları sağlamanız halinde bahçenizde ya da evinizdeki saksıda muz ağacı yetiştirmeniz mümkündür. Bununla birlikte, ev ortamında bu ağaçların meyve vermediğini belirtmek gerekir. Muz ağaçları genellikle çok hızlı büyürler. Bu bitkiler yeterince ışık aldıklarında harika bir salon bitkisi olabilirler.

İç Mekânlarda Yetiştirilen Muz Çeşitleri

İç mekânlarda özellikle cüce muz ağacı çeşitleri yetiştirilebilmektedir. Bu ağaçlar saksılarda yetiştirilmeye son derece uygundur.

Ev ortamında yetiştirilmeye uygun olan muz ağacı çeşitleri şu şekildedir;

  • Dwarf ‘Lady Finger’
  • Dwarf Red
  • Dwarf Brazilian
  • Dwarf Cavendish
  • Dwarf Jamaican
  • Gran Nain
  • Williams Hybrid
  • Rajapuri

Bunların yanı sıra eğer süs muz ağacı yetiştirmeyi düşünüyorsanız, şu çeşitleri tercih edebilirsiniz;

  • Musa ornata
  • Ensete ventricosum
  • Musa sikkimensis ‘Red Tiger’

Muz Ağacı Bakımı

Muz ağacı türlerinin büyük bir kısmı sıcak iklimleri tercih eder. Buna rağmen soğuğa dayanıklı olan bazı türleri de vardır. Eğer bahçeye ekim yapacaksanız, dikimden önce doğru yeri seçmeniz son derece önemlidir. Muz ağacının rüzgârlardan korunması gerekir. Bu sebeple rüzgardan korunaklı bir yer seçilmelidir. Rüzgâr ağacın yapraklarına ciddi zararlar vermektedir. Yer seçiminde bitkinin geliştiğinde ulaşacağı boyutu da hesaba katmalısınız.

İlkbahar aylarından sonbahara kadar muz ağacının büyüme dönemidir. Bu dönemde bitki bolca su ister. Özellikle sıcak havalarda topraktaki nemi muhafaza etmek önemlidir. Bu sebeple günlük olarak sulama yapmanız gerekir. Bunun yanı sıra büyüme döneminde ağacınıza düzenli olarak gübre vermelisiniz. Bu ağaçlar, yaz aylarının sonuna doğru salkım şeklinde meyve vermektedir. Meyve yeşil bir renge kavuşup dolgun hale geldiğinde gövdesinden kopararak serin ve kuru bir yerde olgunlaşması için depolanabilir.

Işık İhtiyacı

Muz ağacı türlerinin büyük bir bölümü tam güneş almayı ister. Bu ağaçların çoğu zaman en az saat doğrudan güneş ışığı alması gerekir. Bununla birlikte, bazı çeşitlerin hızla kuruduğunu ve kısmen gölgede kalması gerektiğini de bilmeniz gerekir.

Toprak Seçimi

Muz ağaçları, iyi şekilde drene edilmiş, organik açıdan verimli ve kısmen asidik pH değerlerine sahip derin toprakları severler. Toprak seçiminde dikkat etmeniz gereken konulardan biri toprağın tuzlu olmamasıdır. Tuzlu toprakta bu ağaçlar iyi şekilde gelişememektedir.

Saksı Seçimi ve Değişimi

Muz ağaçlarını iç mekânlarda saksılarda yetiştirmek mümkündür. Buna karşın verimli bir gelişim istiyorsanız en azından 55 litrelik bir saksı seçmeniz gerekir. Bunun yanı sıra saksıda drenaj deliklerinin olduğundan da emin olunmalıdır.

Bu bitkiler, organik olarak verimli ve gevşek bir toprak karışımında çok daha iyi yetişirler. Muz ağacını saksıya dikmenin en önemli avantajı, soğuktan, rüzgârdan ve elverişsiz hava koşullarından korumanın basitleşmesidir. Bununla birlikte saksıya ekerek iç mekânda baktığınız muz ağaçlarının çok daha fazla su ve besin ihtiyacı olacaktır. 

Sonuç olarak, bahçede toprağa dileceğiniz muz ağaçlarına kıyasla saksıya ekilenler çok daha fazla besin ihtiyacı duyarlar. Bunun yanı sıra bu ağaçların azami boyutlarına ulaşama ve meyve vermeme ihtimalleri çok yüksektir. Bu sebeple evde bu bitkiye bakanların büyük bölümü, yalnızca görünüşü için bakım yaparlar.

Muz ağacı bakımı yaparken, üç yılda bir mevcut fışkınları ana bitkiden ayırmalı ve saksı değişimi yapmalısınız.

Su İhtiyacı

Evinizde muz ağacı bakımı yapmak istiyorsanız, bilmeniz gereken en önemli konulardan biri bu ağaçların yağmur ormanlarında yetişen tropikal bitkiler olduğudur. Bu bitkiler, bol miktarda su ve neme ihtiyaç duyar. Aynı zamanda doğada gruplar halinde yetişirler. Eğer bahçenize bu ağaçlardan çok sayıda dikecekseniz, yakın olacak şekilde ekmelisiniz. Bu durum yapraklardaki nemin muhafaza edilmesine fayda sağlar.

Muz ağaçlarının devamlı olarak nemli olması için düzenli bir sulama faaliyeti gerekir. Sulamanın dengeli bir şekilde yapılması önemlidir. Aşırı sulama sebebiyle kök çürümemelerinin yaşanması olasıdır.

Isı İhtiyacı

Muz ağaçları tropik bir bitki olması ve sıcaktan hoşlanmasına karşın, aşırı ısıdan uzak tutmak gerekir. Bununla birlikte soğuğa dayanıklı türlerin dahi 24 ila 35 derece arasında bir sıcaklığa ihtiyacı vardır. Kuraklık ya da soğuk havalar bu bitkilerin kısa sürede kurumasına neden olur. Eğer saksıda muz ağacı ektiyseniz, nem seviyesini yüksek tutmak için yapraklarına günde bir defa su püskürtebilirsiniz.

Gübreleme

Muz ağaçları hakkında bilinmesi gereken önemli bilgilerden biri de oldukça obur bitkiler olduğudur. Bu sebeple özellikle büyüme dönemi boyunca bu ağaçların düzenli olarak gübrelenmesi gerekir. Bitkinin toprağına organik gübreler vermek bu açıdan yeterli olacaktır. 

Budama

Muz ağaçlarını, meyve verme döneminden önce budamak gerekir. Ağacınız 6 ila 8 ay büyüdükten sonra üzerindeki küçük dal ve sürgünlere dokunmadan budamak gerekir.

Bu sürgünler bir sonraki büyüme döneminde ana gövdenin yerini alır. Eğer bahçede muz yetiştiriyorsanız ve meyve alıyorsanız, meyveleri kopardıktan sonra ana gövdeyi yaklaşık 80 santim kalacak şekilde budayabilirsiniz. Gövdenin kalan kısımlar ise birkaç hafta içinde kesilmelidir.

Muz Ağacı Çoğaltma

Muz ağaçlarını birden fazla yöntemle çoğaltmak mümkündür. Bunlar arasında en iyi yöntem ise bölmedir. Muz ağaçlarını bölmek için sürgünleri keskin bir bıçak ile rizomdan ayırmak gerekir. Rizom, bitkinin toprağın altında kalan yatay gövde bölümüdür. Bunu yapmadan önce sürgünlerin yaklaşık bir metre uzunluğa ulaşmasını ve kendi köklerinin oluşmasını beklemek gerekir.

Bir sürgünü bitkiden ayırdığınızda rizom bölümünde yüzeyi bir ya da iki gün kurutmaya bırakmalısınız. Bu sürenin ardından yeni bitkinizi uygun bir noktaya dikebilirsiniz.

Muz Ağacının Hastalıkları ve Zararlıları

Muz ağacı, hastalıklara ve zararlılara karşı oldukça açık bitkilerden biridir. Bu tip sorunlar yaşamamak için tedbirli olmakta avantaj vardır. Bitkinizde yaşanan değişimleri düzenli olarak takip etmeli ve duruma göre çözümler üretmelisiniz.

Muz ağaçlarında en çok görülen zararlılardan biri yaprak bitleridir. Bu bitler bitkinin yapraklarının kıvrılarak çekilmesine sebep olurlar. Bunun yanı sıra bitkinize bahçede bakıyorsanız, meyvelerinizi de olumsuz olarak etkilerler.

Nematodlar, muz ağaçlarında yaygın olarak görülen diğer zararlılardır. Bu zararlılar ağacı ve meyveleri çürütürler.

Pirinç bitleri, bitkinizde jöle benzeri bir özsuyun sızması şeklinde kendini belli eder. Bu istilacı zararlıları haşere ilacı kullanarak uzaklaştırmak mümkündür. Pamuk bitleri ve kırmızı örümcek akarları da muz ağaçlarına sıklıkla musallat olan zararlılardır. Yine kın kanatlılar ve kirpik kanatlı böcekler de bitkinize zarar verebilecek diğer zararlılar arasındadır. Meyve salkımına ve kabuklarına dadanan bu zararlıları haşere ilaçları kullanarak uzaklaştırabilirsiniz.

Bu zararlıların dışında muz ağaçlarında birçok hastalık görülebilir. Bu hastalıklar genel olarak mantar ve benzeri ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Bununla birlikte iç mekanlarda yetiştirilen muz ağaçlarında kök çürümesi, solma, küllenme ve yaprak lekesi gibi hastalıklar sıklıkla görülebilmektedir.

Kalanchoe Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Türkçe adıyla ‘kalanşo’ olarak bilinen kalanchoe çiçeği, sukulent familyasının üyesidir. Asya ve Afrika kökenli bu tropik bitkinin en fazla türü Madagaskar’da yer almaktadır. Crassulaceae familyasından gelen kalanşonun bilinen 125 farklı türü vardır. 

Parlak ve tombul yapraklarıyla gösterişli bir ev bitkisi olan kalanşonun çiçekleri demetler halinde açmaktadır. Doğada birçok farklı rengi olan bu bitki; sarı, kırmızı, turuncu, pembe ya da beyaz çiçeklere sahip olabilir.

kalonşe saksı değişimi
kalanşo saksı değişimi

Kalanşo Çeşitleri

Kalanşonun farklı çiçek ve yaprak yapısına sahip onlarca türü vardır. Bu türler arasında en bilinenleri ise aşağıdaki gibidir.

  • Kalanchoe Blossfediana: Bu tür, en yaygın kalanşo çeşididir. Farklı renklerde çiçekleri olan bu tür, uygun koşullar altında yıl boyunca çiçek verir. Doğal ortamında ise ilkbahar ayları çiçek açma dönemidir.
  • Kalanchoe Beharensis: Bu türün yapraklarının kenarları dikenlidir. Üst kısımları ise kadifemsi bir yapıdadır ve soluk yeşil bir renge sahiptir.
  • Kalanchoe Porphyrocalyx: Mor renkli gövdesi olan bu kalanşo türü, düzensiz yaprak yapısına sahiptir. Bu tür erken ilkbahar aylarında çiçek açar ve bitkinin boyu 20 santime dek büyüyebilir.
  • Kalanchoe Manginii: Bu türün çanı andıran sarkan çiçekleri vardır. Gösterişli bir yapısı olan Manginii, çiçeklerini uzun süre koruyabilir.

Kalanchoe Pinnata: Bu kalanşo türü dört mevsim boyunca yaprak dökmemektedir. Çoğunlukla tropik bölgelerde yetişen bu tür, pürüzsüz ve etli bir yapıya sahiptir.

Kalanşo Bakımı

Kalanşo bitkisinin bakımı son derece basittir. Temel bazı bakımlar sayesinde uzun yıllar boyunca yaşayan bir bitkiye kavuşabilirsiniz. Uygun bir ortamda yeteri kadar sulanan kalanşolar, ekstra bir bakım ihtiyacı duymazlar. Bununla birlikte gerekli bakımları yapar ve bitkinin konforuna özen gösterirseniz, verimli bir çiçeklenme dönemi geçirebilir.

Kalanşo bakımında önemli noktalardan biri aşırıya kaçmamaktadır. Bu bitki ne fazla suyu ne de fazla güneşi sever. Kışın güneş gören, yazınsa gölge bir alanda rahatlıkla yetişecektir. Çok soğuk ve sıcak havalar bitkinin yapraklarına ve köklerine zarar verir. Bunun yanı sıra hava akımlarından kolay etkilendiği için rüzgardan korunması gerekir. Boyu fazla uzamayan bu bitkiyi yılda bir defa gübrelemeniz yeterli olacaktır.

Kalanchoe bitkisi ışığı aldığı yöne doğru eğilir. Bu sebeple ara sıra yönünü çevirmek faydalı olacaktır.

Kalanşo Su İhtiyacı

Kalanşo çiçeği genel olarak su seven bitkilerden biridir. Bununla birlikte aşırı sulama köklerini çürütebilir. Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için toprağın tamamen kurumasını bekleyebilirsiniz. Toprak tamamen kuruduğunda sulamayı aynı ölçekte yapmanız faydalı olacaktır. Yaz aylarında haftada 2 gün sulamanız yeterliyken, kış aylarında bu rutini haftada 1 kez olacak şekilde değiştirmelisiniz. 

Sulamada kullanılacak suyu bir ya da iki gün dinlendirilmiş olmasına dikkat etmelisiniz. Bunun yanı sıra sakının alt tabağında biriken suları da dökebilirsiniz.

Kalanşo Saksı ve Toprak Seçimi

Kalanşo bitkisini yetiştirmek için humuslu toprak seçmelisiniz. Toprağın vitamin ve mineral açısından zengin olması daha iyi sonuçlar verecektir. Bu tip topraklarda kalanşo çok daha rahat biçimde yetişir. Yılda bir kez Nisan ayında toprak değişimi yapmanız ideal olacaktır.

Kalaonşo saksı değişimi, bitkinin büyüklüğüne göre yapılmalıdır. Saksı değiştirirken hali hazırdaki saksının bir numara büyüğünü tercih etmeniz yeterli olacaktır.

Kalanşo Güneş İhtiyacı

Kalonşo çiçeği güneş aldığı bölgeye doğru eğim gösterir. Bu sebeple düzenli aralıklarla saksıyı çevirmek gerekir. Doğrudan uzun süre güneş ışığı alması, bitkinin yapraklarını yakacaktır. Her ne kadar sıcağı sevse de, özellikle yaz aylarında doğrudan güneş ışığının altında kalmamalıdır.

Aydınlık ortamları seven kalanşo, yetersiz ışıkta gelişememektedir. Bitki çiçeklenme döneminde 10 ila 12 saat aralığında karanlıkta kalmalıdır. Sıcağı seven bu bitki fazla soğuklarda hasar görecektir. Bu sebeple kış aylarında kalanşonun 10 derecenin altında kalmaması gerekir. Bunun yanı sıra kış aylarında sulama için kullanacağınız suyun oda sıcaklığında olması da önemli bir detaydır.

Kalanşo Çiçeklenme Mevsimi

Kalanşo, aşırılıklardan hoşlanmayan, bakımı son derece basit bir bitkidir. Bu bitkiye gerekli özeni gösterdiğinizde sonbahar aylarından başlayarak yaz aylarına kadar çiçeklenebilir. İlkbahar aylarının başında ise hızlı biçimde büyümeye başlar. Sıcaklarda büyümesi yavaşlayan kalanşo, yaz bitimine doğru tomurcuk üretmeye başlar.

Kalanşo Budaması

Kalanchoe bitkinizin budanmasının doğru zamanda yapılması son derece önemlidir. Budama işleminin çiçek zamanı geçtikten sonra yapılması gerekir. Bu anlamda en uygun zaman ilkbahar ortasından yaz başına kadar olan süredir. Budamanın ardından kestiğiniz parçaları, köklendirebilir ve çoğaltabilirsiniz. 

Kalanchoe çiçekleri solduğunda makas ya da bıçak yardımıyla kesilerek alınmalıdır. Bu şekilde hem daha sağlıklı bir bitkiye kavuşmuş olursunuz hem de daha taze bir görünüm sağlarsınız.

Kalanşo Çoğaltma

Kalanşo çiçeğinin bakımı gibi çoğaltması da oldukça kolaydır. Bu dayanıklı bitki, birçok ortama rahatlıkla adapte olabilir. Bu sebeple çoğaltma adımlarını doğru uyguladığınızda, yeni bir bitkiye kavuşma oranınız çok yüksek olacaktır. Kalanşo bitkisini çoğaltmak için yaygın olarak kullanılan yöntemler çelikleme ve yapraktan çoğaltmadır.

Çelikleme ile Kalanşo Çoğaltma

Çelikleme ile çoğaltma yönteminde en az 34 santim uzunluğa sahip bir dalı bitkiden kesmelisiniz. Bu dal köklenene kadar suyun içinde bekletilmelidir. Dalların köklenmesi ortalama olarak 1 hafta sürer. Su da köklendirme yerine direkt toprağa da ekebilirsiniz. Suda beklettiğiniz dallar köklendikten sonra uygun bir saksıya dikilmelidir.

Çelikleme yönteminde dikkat etmeniz gereken konu, köklendirme yaptığınız suyun oda sıcaklığında olması gerektiğidir.

Yapraktan Kalanşo Çoğaltma

Kalanşo bitkinizi yapraktan çoğaltmakta oldukça basit ve başarılı bir yöntemdir. Orta boy, sağlıklı ve etli bir kalanşo yaprağını kökünden makas yardımıyla kesebilirsiniz. Kullandığınız makasın temiz olmasına özen göstermeniz, bitkinin hastalık kapmaması açısından önemlidir. Yaprak, hava alan bir yerde birkaç gün bekletilir. Arından yaprak suyun içine alınarak bekletilir. Yaprağınız köklenmeye başladığında uygun bir saksıya dikebilirsiniz.

Yapraktan çoğaltma yönteminde, yaprağın yalnızca alt kısmının suda bekletilmesi önemlidir. Orta kısımları suda bekletildiğinde sonuç sizin için başarısız olacaktır. Bunun yanı sıra yaprağı kopardıktan sonra direk toprağa dikerek, sulamanız da olumlu sonuç almanızı sağlayabilir.

Kalanşo Çiçeği Hastalıkları

Kalanchoe bitkisinin bakımı son derece kolaydır. Asgari bir bakımla dahi, bitkinizin yaşamaya devam edecektir. Buna karşın bazı hatalı uygulamalar, bitkinizin hastalanmasına yol açabilir. Kalanchoe çiçeğinde yaygın olarak görülen hastalıklardan bazıları şu şekildedir;

  • Küllenme: Küllenme yetersiz güneş ve yoğun nem gibi faktörlere bağlı olarak gelişen bir mantar hastalığıdır. Kalanşo küllenme hastalığına yakalanırsa büyümesi de duracaktır. Hastalığın yayılmasını engellemek için, hastalıklı yerler kesilebilir ve mantar ilacı kullanılabilir.
  • Yaprak yumuşaması ve lekelenmesi: Kalanşo yapraklar, soğuk hava şartlarında yumuşarlar. Bunun yanı sıra fazla sulama da yaprakların yumuşamasının bir diğer nedenidir. Bu sebeplere bağlı olarak kimi zaman yaprak lekelenmesi görmeniz de mümkündür. Çiçeğin bulunduğu ortamın ısısı 10 derecenin altındaysa, bitkiyi iç mekâna taşıyabilirsiniz. Eğer ısı yeterliyse, sulama rutininizi değiştirmeyi düşünmelisiniz.
  • Solma: Kalanşo bitkisi 25 derecenin üzerindeki ısılarda solacaktır. Bu sebeple özellikle yaz aylarında gölge yerlerde bırakmanız daha faydalı olacaktır.
  • Yaprak yanması: Kalanşolar yaz aylarında doğrudan güneş ışığı aldığında yaprakları yanacaktır. Aydınlık ve dolaylı güneş ışığı aldığı bir yere yerleştirmek bu sorunu çözecektir.
  • Sapların yumuşaması: Toprak iyi derene değilse ve aşırı sulama yapıyorsanız kökler çürüyecek ve sağlar yumuşayacaktır. Bu durumlarda sulama miktarınızı önemli ölçüde azaltmanız gerekir.

Aronia Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Türkçede aronya olarak adlandırılan aronia, gülgiller familyasına ait bir çalı bitkisidir. Anavatanı Kuzey Amerika olan bu bitki, meyvesi sebebiyle giderek popülerleşmektedir. Kışın yapraklarını döken aronia, baharla birlikte yeşil yapraklar vermeye başlar. Nisan aynın ortasından itibaren ise beyaz renkli çiçekler verir.

Aronia bitkisinin kök sistemi çok güçlüdür. Bu bitki hemen hemen tüm toprak koşullarına uyum sağlayabilir. Birçok meyve ağacının yaşayamadığı arazi koşullarında aronia rahatlıkla adapte olabilmektedir. Bu bitki yapısı nedeniyle daha çok bahçelere ekilmektedir. Buna karşın arania bitkisini saksıda büyütmek de mümkündür.

Aronia Bakımı

Aronia bitkisinin bakımı son derece kolaydır. Bu dirençli ve dayanıklı bitki, birçok farklı iklimde rahatlıkla yetişmektedir. Özel bakım ihtiyaçlarının son derece az olması nedeniyle giderek daha fazla ekimi yapılmaktadır. Özellikle bahçelere dikilen aronya bitkisi, uygun şartlarda bol miktarda meyve verir.

Aronia Fidanı Nasıl Dikilir?

Aronya fidanlarını bahçenize ekecekseniz bilmeniz gereken ilk konulardan biri iklim gereksinimidir. Aronyaların özel bir iklim gereksinimleri yoktur. Buna karşın bitkinin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için en uygun alanlar, tam güneş alan ya da hafif gölgeli yerlerdir. Güneye bakan ve güneye hafif meyilli alanları tercih etmeniz çok daha verimli sonuç almanızı sağlar.

Aranyo fidanlarının adaptasyon kapasitesi çok yüksektir. Bu sebeple birçok farklı toprak tipinde büyüyebilirler. Aynı zamanda farklı pH aralığına sahip topraklarda da rahatlıkla büyüyebilirler. Buna karşın drenajı iyi olan, organik malzemelerce zengin, 6 ila 6,5 pH değerindeki topraklarda çok daha iyi verim alabilirsiniz. 

Bahçeye fidan dikimi öncesinde, arazideki çalı ve taşlar temizlenmeli, arazi 50 santim derinlikte işlenmelidir.

Aronia Fidanı Güneş İhtiyacı

Aronya bitkisi, sert iklim koşullarına adapte olabilen, dayanıklı bir bitkidir. Bu sebeple Türkiye’nin hemen hemen her yerinde rahatlıkla yetiştirilebilir. Kış mevsiminin ağır geçtiği bölgelerde eksi 25 dereceye kadar hayatta kalabilirler. Bununla birlikte bol güneş alan ve yarı gölge arazilerde çok daha iyi sonuçlar almanız mümkündür.

Aronia Su İhtiyacı

Aronya, yüzlek köklü bir bitkidir. Bu sebeple toprak işlemenin yüzeysel yapılması gerekir. İlkbahar aylarında toprak işleme, toprağın havalandırılması açısından son derece önemlidir. Bunun yanı sıra yabancı ot kontrolünü de bu sayede gerçekleştirebilirsiniz. Aronya fidanı bahçeye ekildiği zaman, yıllık olarak 500 ila 600 mm aralığında bir yağış yeterli olacaktır. Bununla birlikte yağışın büyüme döneminde yağması son derece önemlidir. Eğer bitkiniz yağmur yoluyla yeterince su alamıyorsa, damlama ve yağmurlama yöntemiyle sulama yapılabilir. 

Bulunduğu iklim, konum ve toprağın yapısına bağlı olarak aronya bitkisinin toprağının 20 santim derinliğe kadar daima nemli olması gerekir. Kış aylarında ise bahçede yetişen aronya bitkisine sulama yapmanıza gerek yoktur. Ancak kış aylarında kuraklık yaşanması durumunda da sulama yapabilirsiniz.

Aronia Gübreleme

Bahçede ekilen aronya fidanları için kış aylarında tabandan azot ağırlıklı besleme yapılmalıdır. Çiçekler açmadan 20 ila 30 gün önce ise potasyum ve fosfor ağırlıklı olarak kompoze gübreyle besleme yapılması faydalı olacaktır.

İlkbahar aylarında çiçeklenme döneminde çinko içerikli meyve tutucu gübreleme de, fidanların meyve vermesini destekleyecektir.

Saksıda Aronia Yetiştirmek

Aronia geniş yapısı nedeniyle bahçede yetiştirilmeye daha uygun bir bitkidir. Buna karşın saksı içerisinde de bu bitkiyi yetiştirebilirsiniz.

Ağaç tacının yeni dal oluşumu başladığı yerin saksı hizasından sonra minimum 15 santim olması gerekir. Tac oluşumu ne kadar ağıdan verilirse, sonuç o kadar olumlu olacaktır. Burada önemli olan ağacın yan dal oluşumunun aşağıdan verilip, bitkinin yüksekliği ayarlanarak meyve almaktır.

Aronia fidanını saksı içerisinde de yetiştirebilirsiniz. Buna karşın kış aylarında saksı içindeki bitkinin meyve verebilmesi için gereken soğuklama süresinin karşılanması gerekir. Bu sebeple çağla oluşumu gerçekleşene kadar saksıyı dışarıda bırakmanız gerekir. Kullanacağınız saksının ise en az 10 litre olması gerekir. Toprak konusunda seçici olmayan aronya için çiçek toprağı kullanabilirsiniz.

Aronia Hastalıkları ve Zararlıları

Aronya fidanlarını ilkbahar aylarında hafif bir şekilde budamak gerekir. Bu budama aronia fidanındaki hastalıklı ve zarar görmüş dalların, bitkiden uzaklaştırılması amacıyla yapılmalıdır. Bununla birlikte budama sırasında sıkışık olan sürgünlere de aralama yapabilirsiniz. Bu sayede bitkinin havalanması artacak ve hastalık riski azalacaktır.

Aronyalar oldukça dayanıklı ve yüksek adaptasyona sahip bitkiler olduğu için hastalık riski de oldukça düşüktür. Aronyalarda görülen zararlıların başında ise yaprak biti gelmektedir. Bahar aylarıyla birlikte yaprak bitlerinin yanı sıra kırmızı örümcek de yaygın bir problemdir. 

Aronyaların zararlılarıyla mücadele etmek için 1 kaşık Arap sabunu, 1 kaşık rendelenmiş sarımsak ve 1 kaşık sıvı yağı karıştırarak, 1 litre su içerisinde karıştırabilirsiniz. Hazırladığınız bu karışımı bitkinin yapraklarının hem altına hem de üstüne gelecek şekilde fısfıs yardımıyla sıkabilirsiniz. Bu karışım zararlıları bitkiden uzak tutacaktır.

Antoryum Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Antoryum ya da bilinen bir diğer adıyla flamingo çiçeğinin anavatanı Amerika kıtasıdır. Kuzey Meksika, Kuzey Arjantin ve Karayipler’in bazı bölgelerinde yetişen bu çiçeğin boyu 40 santim ila 80 santim arasında değişiklik göstermektedir.

Antoryum bitkisinin yetiştirilmesi oldukça kolaydır. Uzun ömürlü olan bu çiçek görüntüsüyle iç mekanların vazgeçilmez bitkileri arasına girmiştir. Türkiye’de en çok yetiştirilen türü ise Anthurium Andraeanum’dur. Bu bitkinin kırmızı renkli olanları yaygın olarak tercih edilmesine karşın, pembe, beyaz ve yeşil tonlarda türleri de vardır.

Antoryum Çiçeğinin Özellikleri

Antoryum çiçeğinin bilinen 800’e yakın çeşidi vardır. Bu tropik bitki gerekli şartlar sağlandığında iç mekanlarda kolaylıkla yetiştirilebilmektedir. Tüm yıl boyunca çiçek verebilen antoryum, oldukça dekoratif ve hoş bir görünüme sahiptir.

  • Antoryum nemi çok seven bitkilerden biridir. Bu sebeple bitkinin nem oranı sürekli olarak yüksek tutulmalıdır.
  • Sağlıklı bir bitkiye sahip olmak istiyorsanız, sıcaklık aralığının 20 ila 28 arasında olması gerekir. Sıfır derecenin altında bu bitkiler yaşamını yitirmektedir.
  • Güneş ışığını doğrudan sevmezler.
  • Işık alıkları yöne doğru eğildikleri için, saksıyı belirli aralıkla çevirmek gerekir.
  • Hava akımlarından kolay etkilenen bir bitki olduğu için rüzgardan korunması gerekir.
  • Saksı değişimi ilkbahar aylarında, özellikle de Mayıs ayında yapılmalıdır.
  • Antoryum çiçeği kalabalığı sevmemektedir. Bu sebeple yanında başka bir cisim ya da bitki olmamalıdır.
  • Bitkinin yetiştiği toprağın mineral ve vitaminler açısından zengin olması önemlidir.

Antoryum Bakımı

Antoryum çiçeğinin bakımı son derece basittir. Bununla birlikte düzenli ve dikkatli bir bakım yapılması, büyümesi açısından önemlidir.

Antoryum Güneş İhtiyacı

Antoryum çiçeği doğrudan güneş altında bırakılmamalıdır. Yarı gölge alanlarda antoryumun büyümesi çok daha iyi olacaktır. Güneş ışığı aynı zamanda çiçekte yönelim ve şekil bozukluklarına da yol açacaktır. Bu sebeple bitkinin saksısı düzenli olarak çevrilmelidir. 

Antoryum bitkisi rüzgârdan hoşlanmaz. Bu sebeple balkon ya da açık alanlar yerine iç mekânlarda bakım yapılmalıdır. Kış aylarında evinizi iyi derece ısıtırsanız, gelişimi durmayacaktır. Flamingo bitkisi 20 ila 28 derece ısı arasında verimli biçimde büyümektedir. Isı düştükçe, büyüme hızı da yavaşlayacaktır. Bunun yanı sıra hava sıcaklığının 32 derecenin üstünde olduğu iklimlerde, nem de artmışsa gelişime devam eder. Sıcaklığa rağmen nem sabit kalırsa yapraklarda deformasyonlar oluşacaktır.

Antoryum bitkisine yakından bakış
Antoryum bitkisine yakından bakış

Antoryum Çiçeğini Dinlendirme

Bu bitkiyi senede bir kez dinlendirmeniz faydalı olacaktır. Dinlendirme uygulaması için, ortalama olarak 8 ila 10 derece ısıda, güneş almayan fakat karanlık da olmayan bir odada bekletilmelidir. Bu dinlenme sürecinde bitkiye su verilmemesi gerekir. Toprağın suyu yarı yarıya indiği zaman sulama yapılması gerekir. Dinlendirme süresi ise Kasım ayının ortasından Ocak ayının ortasına kadar devam etmelidir.

Antoryum Toprak Seçimi

Antoryum bitkisinin iyi bir gelişim göstermesi için humuslu ve zengin bir toprak kullanmanız gerekir. Bunun yanı sıra bu bitki organik atıkları da sevmektedir. Çürümüş yapraklar ve dallar ekleyerek, toprağı zenginleştirebilirsiniz.

Kalitesiz ve vitamin değeri düşük olan topraklar, bitkiye zarar verecektir. Bununla birlikte bahçe toprağı, ponza taşı, yaprak çürüntüsü ve kestane toprağından oluşan bir karışım flamingo çiçeği için idealdir. Bu karışımda bahçe toprağı ve ponza taşını 2 ölçü, yaprak çürüntüsü ve kestane toprağını ise 1 ölçü kullanmalısınız.

Antoryum Çiçeği Saksı Değişimi

Antoryum çiçeğinin saksı değişimini yılda bir kez yapmanız yeterli olacaktır. Bitkinizi her yıl düzenli olarak iki parmak daha geniş bir bitkiye almanız yeterli olacaktır. Saksı değişimi için en uygun zaman ilkbahar aylarıdır. 

Antoryum Çiçeği Su İhtiyacı

Antoryum çiçeğinin yaz aylarında haftada üç kez sulanması yeterlidir. Kış aylarında ise üç günlük aralıklarla haftada 2 gün sulanması yeterli olacaktır. Sulama periyodu yaşadığınız iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterecektir. 

Sulama sırasında bitki tabağında uzun süreler boyunca su bekletilmemesi gerekir. Bitkinin özellikle kış aylarında aşırı sulamadan ve soğuktan korunması gerekir. Sulama işlemi sırasında, suyun toprağın her tarafında nüfus ettiğinden emin olmanız gerekir. Aynı zamanda her defasında aynı ölçeği kullanmanızda da fayda vardır. Bu sayede çiçeğe her seferinde eşit miktarda su verebilirsiniz.

Antoryum Çiçeği Budaması

Antoryum çiçeğinin kuruyan ve zarar gören yapraklarının budanması gerekir. Bu amaçla bir budama makası ya da normal bir makas kullanabilirsiniz. Yapraklar temiz bir makasla bağlantı yerlerine yakın bir noktadan budanmalıdır. Bu sayede bitkinin daha rahat büyümesini sağlayabilirsiniz. Kesilen bölgelerden çiçeğe hava akımı ulaşmaması için, kesilen bölgelerin belirli bir süre boyunca korunması gerekir.

Antoryum Bitkisi Nasıl Çoğaltılır?

Antoryum bitkisi kökten ayırma yöntemiyle başarılı bir şekilde çoğaltılabilir. Eğer bitkiniz köklerinden yavrular veriyorsa, bunları Haziran ayının ortasından sonra başka bir saksıya dikerek, bitkinizi çoğaltabilirsiniz. Yeni bitkiniz kısa bir zaman içinde kök salacak ve çiçek verecektir.

Eğer kökten yavru vermiyorsa, havalar ısınmaya başladığı yaz aylarında, uzamış olan gövdenin saksıya yakın bir noktasından sürgün kesebilirsiniz. Bu sürgünler yakın zamanda kendini toparlayacak ve yeni bir bitki olacaktır. Antoryum tohumuyla bitkiyi yetiştirmek oldukça zordur. Bu sebeple tohumdan yetiştirmek yerine kökten ayırma ya da çelik yöntemiyle çoğaltma yapabilirsiniz.

Antoryum Ne Zaman Çiçek Açar?

Antoryum bitkisi genel olarak yaz aylarında çiçek açar. Kış aylarında soğuk havalarda ise mevcut çiçeklerini döker ve uyku moduna geçer. Bu dönemde kuruyan yapraklar kendiliğinden dökülmediyse, temiz bir makas yardımıyla yaprakları kesebilirsiniz.

Antoryum Çiçeği Hastalıkları

Antoryum çiçeğinde mantar hastalıkları yaygın yaşanan durumlardan biridir. Pencerelerin daima kapalı olduğu alanlarda, bitkide mantar sorunları ortaya çıkabilir. Bunun yanı sıra yapraklara sıklıkla su fısfıslamak da aynı probleme sebep olabilir. 

Antoryum bitkisinde sık yaşanan bir diğer rahatsızlık yaprak çürümesi ve çiçek açmamasıdır. Günde 3-4 saat kadar güneş alan antoryumlarda bu tip sorunlar yaşanmamaktadır.

Bunun yanı sıra fazla miktarda sulama da yaprakların sararmasına yol açmaktadır. Eğer bitkinizin yaprakları sararıyorsa sulama düzeninizi değiştirmeyi düşünmelisiniz.

Amarant Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Bu rehberimizde, Türkiye’de çok fazla rağbet görmeyen bir bitki üzerinde duracağız. Bu bitkinin adı Amarant. Güney Amerika’ya özgü olduğuna inanılan bu görkemli bitki, görkemli ve uzun tohumlu çiçeklere sahip. Özellikle botanikçiler ve peyzaj mimarları tarafından süslemelerde kullanılıyor. Yine atlamadan söylemekte fayda var; Amarant çiçeklerindeki tohumlardan glutensiz içerik elde etmek mümkün. Bu az bilinen faydalı bilgiyi de sizlerle paylaşmış olmak heyecan verici. Yaklaşık 50 çeşide sahip bu türü, ilk olarak Aztekler tarafından kullanılmış ve şifalı olduğuna inanılmış. Özellikle Aztekler tarafından yetiştirilen türüne verilen Latince isim: Amaranthus spinosus

Eğer buraya kadar Amarant ilginizi çektiyse, lütfen bakımı hakkında ipuçları verdiğimiz yazının devamını okumaya devam edin.

Indian red amaranth plant growing in summer garden. Leaf vegetable, cereal and ornamental plant
Amarant o kadar görkemli ve uzun tohum çiçeklere sahiptir ki bahçenizi süslemekte kolaylıkla kullanabilirsiniz.

Amarant Nerede Yetiştiriliyor?

Amarant; Meksika, Guatemala, ve Latin Amerika’nın büyük bir bölümünde yetiştirilebilen bir tür. Özellikle Peru, Çin ve Afrika’ya da yayılmayı başarabilen bu çiçek türü tahıl ürünü olarak kullanılıyor. Yaprakları da tohumları da yenilebilen bu eşsiz tür; yavaş yavaş market raflarında kendisine yer bulmayı başarıyor. Özellikle sağlıklı ve glutensiz gıda marketlerinde Amarant popüler olmaya başladı.

Amaranth Nasıl Yetiştirilir?

Amarant yetiştirmeye başlamadan önce, tohum veren çiçekleri için mi yoksa yaprakları için mi değerlendireceğinize karar vermeniz gerekir. Eğer her ikisi için de değerlendirmek istiyorsanız bir sıra tohumluk, bir sıra yapraklık ekim yapmanızı öneririz. Böylece yaprakları topladıkça tohum çiçeğinin azalmasını önemsemeden hasat edebilirsiniz.

  1. Güneşli Bir Yer Seçin: Günde en az 5-6 saat güneş alabilecekleri bir bölgeyi kazarak, tohumlarınızı bu alanlara serpin. Güneş ışığını 5 saat kadar alıyor olmasına dikkat edin.
  2. İyi Drene Olan Toprak Seçin: Kök çürümesine yatkın bir tür olduğundan, Amarant ektiğiniz toprağın suyu çok fazla tutmayan iyi drene olabilen yapıda olduğundan emin olun.
  3. Tohumları Aralıklarla Sulayın: Amarant bitkisinde tohum ekimini seyrek yapmayı ve sulamayı da eşit miktarda yağmur sistemiyle yaptığınızdan emin olun.
  4. Tohumları Aralıklı Ekin: Bu bitkiler yayılmayı ve genişlemeyi sever. Bu sebeple amarant dikerken aralarında otuz santim kadar boşluk bıraktığınızdan emin olun. Böylece daha iyi gelişeceklerdir.
  5. Salata İçin Yaprak Hasadı: Bahsettiğimiz gibi bu bitkinin yaprakları yeniyor. Bu sebeple yapraklarını hasta etmek için tüm bitkinin yerden en az 30 santim büyüdüğünden emin olun.

Amarant hasatınızı muhtemelen ilkbaharın ortasında yapmaya başlayabilirsiniz. İlk hasat sonrası sık sık özellikle yaprakların hasatını yapabileceksiniz. Bu bitkinin yaprakları salatalarınıza harika bir lezzet katacak.

Tohum hasat edecekler için de önemli bir nokta var. Çiçekler oluşmaya başladığı anda hasta etmeniz gerekecek çünkü çiçek tohuma kaçmaya başladığında tüm bitki tohuma kaçabilir. Bu sebeple dikkatle izlemeli ve hasatları buna göre yapmalısınız.

Amaranth Tohumları Nasıl Hasat Edilir

  1. Tohumlar, çıkarmanız gereken bir dış kabukla kaplı olacaktır.
  2. Tohumların bitki üzerinde kabuklarıyla beraber kurumalarına izin vermelisiniz. Eğer hasta zamanı yağmur çok zorlarsa, çiçekleri toplayarak iç mekanda kurutmayı deneyebilirsiniz.
  3. Tohum topladığınızda kabuğunu elinizle soyun. En sonunda kremsi yapıda kahverengi bir tohuma erişmeniz gerekecek.
  4. Tohumları tamamen topladıktan sonra hava geçirmeyen saklama kaplarında tutabilirsiniz. Ardından dilediğiniz gibi değirmende öğütebilirsiniz.
Amaranth groats in spoon on board
Amarant Tohumları Glutensiz Bir Tahıl Alternatifidir

Beslenme: Bu Yapraklarda ve Tohumlarda Neler Var?

Amarant tohumları ve yaprakları oldukça faydalı vitamin ve mineral içerir. Amarant içerisinde A, C, K vitaminlerinin yanında kalsiyum, magnezyum, bakır, demir , manganez, Omega 3 yağ asitleri, fosfor, potasyum, çinko ve riboflavin barındırır. Amarant tohumları, buğday yiyemeyen bireyler için harika bir alternatif olarak da öne çıkıyor. Gluten barındırmayan bu tohumlar lizin içerdiği için de kalsiyumun vücut tarafından kolayca sindirilmesini sağlar. Yine bunların yanında amarant tohumlarından elde edilen yağın kolestrol düşürmeye yardımcı olduğu da yapılan çalışmalarca ortaya konmuştur.

Tüylü Telgraf Çiçeği Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Anavatanı Meksika olan tüylü telgraf çiçeği, telgrafçiçeğigiller (commelinaceae) familyasına aittir ve botanik adı tradescantia sillamontana olan oldukça dayanıklı bir bitkidir. Bu bitki, susuzluğa, aşırı sıcaklara ve güneşe karşı çok uyumlu bir bitkidir.

Tüylü telgraf çiçeğinin yaprakları ve dalları ince grimsi tüylerle kaplıdır. Adını da buradan almaktadır. Kurak ve saatlerce güneş gördüğü yerlerde yapraklarının rengi gri iken, daha gölge alanlarda ise grimsi bir yeşildir. 

Kışın tüylü telgraf çiçeğinin dalları kururken, ilkbaharın başında yeniden canlanır. Yavaş bir gelişime sahip olan bitki yeniden uyku dönemi gelene kadar 30-40 santim kadar uzayabilmektedir. Büyümeye başladığında kendini dik tutamaz ve dalları yere yatar. Yere değen dallar ise toprağa kök salmaya başlar. Kış aylarında dalları kururken kökleri canlı kalmaktadır. İlkbahar aylarında ise bu köklerin tamamı yeni dallar uzatırlar. Bu sayede sürekli olarak yayılarak çok yıllık olarak büyümeye devam ederler.

Tüylü telgraf çiçeği, eylül ayından itibaren tomurcuklanır ve ekim, kasım aylarında çiçek açarlar. Çiçekleri genellikle pembemsi renklere sahiptir.

Tüylü Telgraf Çiçeği Bakımı

Tüylü telgraf çiçeğinin bakımı oldukça kolaydır. Yıllık olarak çok fazla uzamıyor olsa da hızlı bir şekilde büyür. Eğer bu bitkiye bahçenizde bakmak istiyorsanız her yıl 30 ila 40 santim arasında bir büyüme gösterecektir.

Saksıda ise uzadıkça aşağıya doğru sarkacaktır. Burada dikkat etmeniz noktalardan biri, bu bitkinin dallarının kırılmaya çok müsait olmasıdır. Oldukça ince dalları en ufak müdahalede dahi kırılabilir. Yaprakları gözyaşı damlası şeklinde olan bitki, aydınlık ortamları sevmektedir. Bunun yanı sıra açık hava seven bu güzel bitki, kış aylarında eksi 10-12 dereceye kadar dayanıklıdır.

Tüylü Telgraf Çiçeği Işık ve Sıcaklık İhtiyacı

Bu bitkinin anavatanı Meksika’nın kuru ve güneş bölgeleri olsa dahi, çok sıcak iklimlerde güneş altında bırakmamak daha iyi sonuçlar verecektir. Her ne kadar güneşi tolere edebilecek bir yapıya sahip olsa da, fazla güneş ışığı yapraklarının yanmasına neden olabilir.

Bitkinin mutlaka aydınlık bir ortamda olduğundan emin olmanız gerekir. Bununla birlikte kış aylarında, don olaylarının yaşandığı ve hava sıcaklığının çok fazla düştüğü bir bölgede yaşıyorsanız, bitkiyi içeri almak isteyebilirsiniz. 

Kış aylarında dalların kuruduğunu görürseniz paniğe kapılmanıza gerek yok. Bahar aylarında yeniden canlı dallar çıkmaya başlayacaktır.

Tüylü Telgraf Çiçeği Su İhtiyacı

Eğer saksıda tüylü telgraf çiçeği bakmaya karar verdiyseniz, sulama zamanının geldiğini anlamak için toprağın tamamen kurumasını beklemeniz gerekir. Saksıdaki toprağa parmağınızı 2-3 santim kadar batırın ve eğer tamamen kuruysa sulama yapma zamanı gelmiştir. 

Yaz aylarında sulama sıklığını artırmanız gerekecektir. Eğer mümkünse bitkiye alttan su vermeyi tercih etmelisiniz. Sulama yaparken, yapraklarına su değdirmemeye özen göstermelisiniz. Kış aylarında ise su sıklığını çok azaltmanız gerekir. Özellikle bir malç tabakası yaptıysanız, sulama sıklığını ayda 1 ya da 2 kez dahi yapabilirsiniz.

Tüylü Telgraf Çiçeği Toprak Seçimi

Tradescantia sillamontana çeşitli toprak koşullarında kolaylıkla yetişebilen bir bitkidir. Buna karşın iyi drene olan ve asitli topraklarda büyümesi çok daha iyi olacaktır. Bitkiyi ilk kez ekiyorsanız, köklenmelerine yardımcı olmak adına ilk büyüme mevsiminde bolca su vermeyi unutmamalısınız.

Tüylü Telgraf Çiçeği Budama ve Gübreleme

Tüylü telgraf bitkileri, üç yaprakları eflatunumsu pembe renkli çiçekler çıkarmaktadır. Çiçeklenme süreleri yaklaşık olarak bir aydır. Çiçeklerinin yoğun bir kokusu yoktur. Düzenli olarak budama yaparsanız, daha sağlıklı büyümeyi teşvik edebilirsiniz. Tüylü telgraf çiçekleri başıboş bırakıldığında oldukça istilacı bitkilerdir. Çiçeklenme döneminin ardından kapsamlı bir budama yapmak faydalı olacaktır. Sonbahar aylarının sonunda istemediğiniz dalları kesebilir ve kış boyunca kökleri beslemek adına organik kompostla malçlama yapabilirsiniz. Erken ilkbahar aylarında ise yavaş salınan bir gübre ya da sulandırılmış sıvı gübreyle bitkiyi besleyebilirsiniz.

Tüylü Telgraf Çiçeğini Çoğaltma

Bu bitki istilacı olarak kabul edilebilecek özelliklere sahiptir. Bu sebeple çoğaltması da oldukça kolay olan bitkilerden biridir. İlkbahar ve yaz aylarında dallarını keserek, toprağa ekebilirsiniz. Dalların 3 boğumlu olması daha garanti olacaktır.

Kuru toprakta dahi köklenebilir özelliğe sahip bu bitkinin yaprak boğum yerlerinin toprak altında kalmasına dikkat etmeniz yeterli olacaktır. Bu boğum yerleri köklenerek, bitki gelişmeye başlayacaktır. Ektiğiniz yeni dalları 5 gün boyunca hiç sulamamaya dikkat etmelisiniz.

Tüylü Telgraf Çiçeği Zararlıları ve Hastalıkları

Tüylü telgraf çiçekleri oldukça dayanıklı ve dirençli bitkilerdir. Bu sebeple zararlıların buluşma ihtimali oldukça düşüktür. Bunun yanı sıra kuraklık, yüksek nem, soğuk gibi bir dizi çevresel zorluğu da tolere edebilirler.

Buna karşın aşırı sulamanın kök çürüklerine yol açtığı bilinmelidir. Bu sorun yaprak bitleri ve örümcek akarlarına da sebep olabilmektedir. Bunların yanı sıra tüylü telgraf çiçeklerinin evcil hayvanlarınız için toksik bir bitki olduğunu da bilmelisiniz.