Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Dracaena Fragrans Rehberi: Nasıl Yetiştirilir ve Bakılır?

Salonlarınızı süsleyen süs bitkilerinin arasında en dikkat çekici türlerden biri de, adeta minyatür bir ağaç görünümünde olan ve yaşam alanınıza birçok faydası bulunan “Dracaena Fragrans” adlı bitkidir. Peki, bu bitkinin faydaları ve bu bitki yetiştirilirken gözetilmesi gereken şartlar nelerdir? Mitolojik hikayelere dayanan tarihiyle Dracaena Fragrans hakkında ihtiyaç duyabileceğiniz tüm bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

İçindekiler

Dracaena Fragrans Nedir?

Dracaena Fragrans, “Asparagaceae” yani kuşkonmazgiller ailesine mensup bir çalı türüdür. Oldukça geniş bir aile olan ve içeriğinde çeşitli ağaç ve çalılar barındıran bu ailenin en bilinen mensuplarından biri bu bitkidir. Dracaena Fragrans ofis ve ev dekorasyonunda sıklıkla tercih edilen süs bitkileri arasındadır. Birçok çeşidi bulunan bu bitki yoğun bakım gerektirmediğinden dolayı kolaylıkla yetiştirilebilir.

Dracaena Fragransın Diğer Adları Nelerdir?

Dracaena Fragrans halk arasında birçok farklı adla bilinir. Bu isimler arasında “dresena çiçeği” ve “mısır bitkisi” en sık kullanılanlarıdır.

Dracaena Fragransın Çeşitleri Nelerdir?

Dracaena Fragrans bitkisinin bazı çeşitleri bulunmaktadır. Bu çeşitlerden ilki “massangeana” adıyla bilinenidir. Massangeana, geniş ve uzun yapraklarının ortasında yer alan farklı kalınlık ve uzunluktaki fıstık yeşili renkli çizgilerle öne çıkar.

Diğer bir Dracaena Fragrans çeşidi olan Janet Craig’in yaprakları ise dar ve narindir. Bu özelliğiyle bir diğer Dracaena Fragrans çeşidi olan Compacta ile benzerlik gösterir. Compacta’nın yaprakları çok daha küçük ve sıktır. Bu özellikleri sebebiyle dar alanları dekore etmek amacıyla kullanılmaya uygundurlar. Warneckii çeşidi yapraklarının beyaz kenarları ile ayırt edilir. Lemon Lime çeşidinde ise yaprakların orta kısmı koyu yeşilken kenarları fıstık yeşili tonlarındadır. Dracaena Fragrans’ın bir başka çeşidi olan Limelight’ın yaprakları ise bitki yaşlandıkça koyulaşan sarımsı yeşil bir renktedir.

Dracaena Fragransın Mitolojik Kökeni Nedir?

Dracaena Fragrans Kuzey Tanzanya ve Kilimanjaro Dağı civarında kutsal sayılan bölgeleri işaretleyen bir işaretçi olarak kullanılmıştır. M.Ö. 1000 yılına kadar uzanan bu geleneğe dayanarak Dracaena Fragrans’ın çeşitli topluluklarda kutsal bir değeri olduğu söylenebilir.

Dracaena Fragrans Neyi Sembolize Eder?

Dracaena Fragrans iyi talihi, bereketi ve zekayı sembolize eder.

Dracaena Fragransın Kökeni Nedir?

Dracaena Fragrans, tropikal Afrika kökenli bir bitkidir. Özellikle Mozambik ve Fildişi Sahilleri civarında yetişir.

Dracaena Fragrans Türkiye’de Nerede Yetiştirilir?

Dracaena Fragrans sert kış şartlarına dayanıklı bir bitki değildir. Bu sebeple ılıman iklim bölgelerinde daha rahat yetiştirilebilir.

Dracaena Fragrans Nerede Yetiştirilebilir Ve Çoğaltılabilir?

Dracaena Fragrans’ın nerede yetiştirilebileceğini ve çoğaltılabileceğini merak edenlerdenseniz bu sorunun cevabı Dracaena Fragrans’ın bir saksı bitkisi olduğu ve bu sebeple uygun bir saksıda yetiştirilip çoğaltılabileceği yönünde olacaktır.

Dracaena Fragransın Özellikleri Nelerdir?

Dracaena Fragrans uzun ve renkli yapraklarıyla öne çıkan odunsu gövdeli bir bitkidir. Bunun yanı sıra salgıladığı hoş koku nedeni ile de iç mekanlarda sıklıkla tercih edilir. İsminde bulunan “koku” ve “hoş kokulu esans” anlamlarına gelen “Fragrans” eki de bu özelliğinden gelmektedir. İç mekan bitkisi olarak genellikle 45 santimetre ile 150 santimetre arasında değişen uzunluklarda bulunmaktadır. Yavaş gelişen bir bitki olduğu için Dracaena Fragrans’ın boyu hızlı uzamaz.

Dracaena Fragrans sık ve fazla bakım gerektirmez. Bu sebeple dekoratif amaçlı olarak da sıkça tercih edilir. Birçok çeşidi bulunan bu bitkinin çeşitlenme sebebi yaprak renginde ve tipinde gözlenen değişikliklerdir.

Dracaena Fragrans Çiçek Açar mı?

Genellikle Türkiye’de ev ve ofis ortamında büyütülen Dracaena Fragrans bitkilerinde çiçeklenme gözlemlenmez ancak kimi bitkiler beyaz ve pembe renkli salkımlar halinde hoş kokulu bir çiçek açabilir.

Dracaena Fragrans İçin İdeal Toprak Özellikleri Nelerdir?

Dracaena Fragrans içi ideal toprak organik madde bakımından zengin özellikte olan ve drenaj açısından iyi olan topraklardır. Bu bitki tropik kökenli bir bitki olduğu için tuzlu topraklarda yaşayamaz.

Dracaena Fragrans için en ideal toprak ise iç mekan bitkilerine uygun özel olarak üretilen torf toprak, iri taneli dere kumu ve bir miktar ponza taşı karışımıyla hazırlanabilir. Bu bağlamda saksının büyüklüğüne göre oranlanarak dört ölçü torf toprak, bir ölçü dere kumu ve bir ölçü ponza taşı karıştırılarak Dracaena Fragrans için ideal toprak karışımı hazırlanabilir.

Öte yandan Dracaena Fragrans için saksı toprağı, perlit toprağı ve turba yosunu karışımıyla da ideal bir toprak karışımı elde edebilirsiniz.

Dracaena Fragrans Nasıl Ekilir?

Dracaena Fragrans’ın ebadına uygun büyüklükte bir saksı edinildikten sonra ideal toprak karışımları hazırlanır. Bitkinin kök kısmı bu toprak karışımının içine yerleştirildikten sonra ekim tamamlanır.

Dracaena Fragrans İçin İdeal Saksı Özellikleri Nelerdir?

Dracaena Fragrans için ideal saksı özelliklerinin başında saksının boyutu gelir. Bitkinin kök derinliğine ve gövde genişliğine göre uygun ebada sahip bir saksı kullanılması gerekir. Bu bitkinin ekileceği saksıyı seçerken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer nokta ise saksının drenaj sistemidir. Dracaena Fragrans ıslak topraktan hoşlanmaz, bu sebeple fazla sulama suyunun saksı içinden uygun şekilde uzaklaştırılması gerekir.

Dracaena Fragransın Saksı Değişimi Nasıl Yapılır?

Dracaena Fragrans bitkisinin saksısını değiştirirken en sık yapılan hatalardan biri bitkinin köklerinin eski topraktan arındırılmasıdır. Bitkinizi yeni bir saksıya aktarırken kökleri eski topraktan tamamen arındırmamalısınız ve eski saksıda bulunan toprağın bir kısmını yeni saksıya aktarmayı ihmal etmemelisiniz. Aksi halde bitkiniz yeni saksıya uyum sağlayamayabilir. Bitkiyi eski saksıdan dikkatlice çıkardıktan sonra köklerini silkelemeden ya da yıkamadan yeni saksıya yerleştirin. Eski saksıdan bir miktar toprağı alıp yeni saksıya aktarın. Özellikle bitkinin köklerinin bulunduğu alana bu eski toprağı ekleyin.

Dracaena Fragransın Saksı Değişimi Ne Sıklıkla Yapılır?

Dracaena Fragrans bitkisinin saksı değiştirme sıklığı, bitkinin yaşına göre belirlenir. Genç ve küçük boyutlu bitkilerde her yıl saksı değişimi yapılması önerilirken yaşlı ve büyük boyutlu bitkilerde 2 yılda bir saksı değişimi yapılmasının yeterli olacağı düşünülür.

Dracaena Fragransın Büyümesi İçin Sağlıklı Ortam Nasıl Olmalıdır?

Dracaena Fragrans’ın büyümesi için sağlıklı ortamın barındırması gereken çeşitli özellikler bulunur. Bunlardan en önemlisi ise ortamdaki hava akımıyla ilgilidir. Dracaena Fragrans soğuk ve sert hava akımlarından hoşlanmaz. Doğrudan doğruya yakıcı güneş ışığı altında da bırakılmaması gereken bu bitki hafif ışık alan gölge ortamlardan hoşlanır. Ayrıca hava koşullarından da çabuk etkilenebilen özellikte olan bu bitkinin soğuk kış aylarında beş dakikalığına dahi balkon gibi açık alanlara bırakılmaması gerekir. Aksi halde bitki donarak ölecektir.

Yaprakları alacalı renklerde olan Dracaena Fragrans türleri doğu cephesinde daha sağlıklı gelişirken koyu renk yapraklara sahip Dracaena Fragrans türleri ise kuzey cephelerde konumlandırılmaya daha uygundur. Bu bitkinin asla batı ve güney cephelerine bakan pencerelere konumlandırılmaması gerekir. Aksi halde yapraklarda yanma görülebilir.

Dracaena Fragrans Bitkisinin Büyümesi İçin İdeal Sıcaklık Nedir?

Dracaena Fragrans bitkisinin büyümesi için ideal sıcaklık 15 ile 24 santigrat derece aralığıdır.

Dracaena Fragrans Nasıl Sulanmalıdır?

Dracaena Fragrans bitkisini sulamadan önce bitkinin saksı toprağını gözlemlemeniz gerekir. Toprağın üst kısmı kurumuşsa bitkinin suya ihtiyacı var demektir. Kış aylarında sulama genellikle haftalık olarak yapılabilir. Yaz aylarında ise haftada 2 kez sulama yapılması ideal olabilir.

Sulama yapmadan önce göz önünde bulundurmanız gereken bazı durumlar mevcuttur. Bu durumlardan ilki bitkinin altına bir tabla yerleştirmenizdir. Bitkiye bu tablada su birikmeye başlayana kadar su vermeniz gerekir. Bu sayede toprağın her katmanına yeterli su ulaştığını anlayabilirsiniz. Sulama sonunda bu tabla boşaltılmalı ve kurulanıp saksının altına geri yerleştirilmelidir. Göz önünde bulundurulması gereken diğer durum ise sulama suyudur. Bitkiye doğrudan musluktan alınmış su ya da soğuk su verilmemelidir. Sulamada kullanılacak su bir süre dinlendirilmiş, oda sıcaklığında bir su olmalıdır.

Dracaena Fragrans yapraklarının nemli olmasından da hoşlanır. Bu sebeple düzenli aralıklarla bir sprey püskürtücü şişe yardımıyla yapraklara su serpilmelidir. Bu, bitkinin sağlığını ve canlı görünüşünü korumaya yarayacak bir işlemdir. Ayrıca bitkiye yakın bir alanda ağzı açık bir kapta bir miktar su bırakılması da bitkinin ihtiyaç duyduğu nemi sağlamak için doğru bir yöntem olabilir.

Dracaena Fragrans Nasıl Gübrelenmelidir?

Dracaena Fragrans için ideal gübreleme dönemi bahar ve yaz aylarıdır. Bu dönemlerde sıvı bitki gübresi kullanılabilir. Kış aylarında gübreleme yapılmaması gerekir.

Gübreleme sonrasında saksı toprağında tuz ve mineral birikmesinin engellenmesi gerekir. Aksi halde bu birikmeler bitkinin köklerinin yanmasına sebep olabilir. Bu sebeple bahar ve yaz ayları boyunca ortalama üç kez toprak yıkaması işlemi gerçekleştirmeniz önerilir.

Dracaena Fragrans İçin Toprak Yıkaması İşlemi Nasıl Yapılır?

Dracaena Fragrans için toprak yıkaması işlemi yapmak için bitkinin ekili olduğu saksıyı içindeki bitkiyle birlikte banyoya ya da bahçe gibi yıkama yapabileceğiniz bir alana götürmeniz gerekir. Ardından hortum ya da musluk yardımıyla saksı içindeki toprağı yaklaşık iki dakika boyunca akan suyla yıkamanız önerilir. İşlem sonunda saksıda bulunan suyun iyice boşalmış olduğuna emin olmanız oldukça önemlidir. İşlem sonrasında sulama yapmak için toprağın nem düzeyini kontrol etmeyi ihmal etmemelisiniz.

Dracaena Fragrans Nasıl Çoğaltılır?

Dracaena Fragrans çoğaltmak için çeşitli yöntemler bulunur. Bu yöntemlerden ilki bitkinin tepe kısmından 12 santimetrelik bir sap keserek bu sapı ekmek olacaktır. Diğer bir yöntem ise güçlü saplardan birini uygun sıcaklıktaki suda köklendirdikten sonra ekmek şeklinde gerçekleştirilebilir. Alınan sapın en az 8 santimetre olması gerekir.

Dracaena Fragrans Çoğaltmak İçin İdeal Zaman Nedir?

Dracaena Fragrans çoğaltmak için en ideal zaman bahar aylarıdır.

Dracaena Fragrans Nasıl Budanır?

Dracaena Fragrans bitkileri yavaş gelişim gösterdiğinden dolayı budamaya ihtiyaç duymaz ancak bitkinin boyunun fazla uzun olduğunu düşünüyorsanız bitkiyi çoğaltmak için de uygulanan tepeden yaklaşık 12 santimetrelik bir sap kesme işlemini uygulayabilirsiniz.

Dracaena Fragrans Neden Büyümez?

Dracaena Fragrans hali hazırda hızlı büyüyen ve çabuk uzayan bir bitki değildir ancak uzun yıllardır bitkinin boyu aynı kalıyor ve yaprak boylarında da belirgin bir değişim gözlemlenmiyorsa bu durumun ortama, bitkiye verilen bakıma ve bitkiye bağlı bazı sebepleri olabilir.

Düşünülebilecek ilk ihtimalde bitki yerleştirildiği konumu sevmiyor olabilir. Yeterli güneş ışığı almıyorsa ya da ortam sıcaklığı bitkinin gelişimine elverişli değilse bitki gelişim göstermeyebilir. Bitkinin ekildiği toprağın özellikleri ve kullanılan gübreler de bitki için doğru ya da yeterli olmayabilir. Sulama şekli ya da su miktarı bitki için uygun değilse, saksının özellikleri Dracaena Fragrans için uygun değilse ya da bitkide hastalık mevcutsa da bitki büyümeyebilir.

Dracaena Fragrans Hayvanlar İçin Zehirli Etki Gösterir mi?

Dracaena Fragrans bitkisinin hayvanlar için zehirli etki gösteren süs bitkilerinin arasında yer alıp almadığı, evinde bir hayvan dostu bulunan süs bitkisi meraklıları için oldukça önemli bir sorudur. Bu sorunun cevabı ise Dracaena Fragrans’ın kedi ve köpekler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilecek bazı kimyasallar taşıması sebebiyle evcil hayvanlar üzerinde toksik etki gösterebileceği yönündedir. Söz konusu toksik etkiler bitkinin yapraklarının hayvanlar tarafından yutulması durumunda ortaya çıkacaktır. Bu durumda özellikle kedilerde ishal ve kusma gibi semptomlar görülebilir. Evcil hayvanlarınızı Dracaena Fragrans’ın sebep olabileceği olumsuz etkilerden korumak için bitkiyi hayvanların erişemeyeceği bir alanda tutabilirsiniz.

Dracaena Fragrans Bitkisinde Hastalık Olduğunu Nasıl Anlarız?

Dracaena Fragrans bitkisinde hastalık olup olmadığını anlamak için yapraklar, gövde ve kökler kontrol edilmelidir. Eğer yapraklarda form bozukluğu bulunuyorsa bu aşırı güneşlenmeden kaynaklanıyor olabilir. Yaprakların renginin koyulaşması ya da yaprak parlaklığının azalması da aşırı güneşlendirme sebebiyle oluşabilen durumlar arasında yer alır. Yapraklardaki sararma ise aşırı sulama sonucu oluşur.

Bitkinin gövdesinde yumuşama ve renk değişikliği gözlemleniyorsa bu durum bitkinin aşırı sulamaya maruz kalmasından kaynaklanıyor olabilir. Aynı şekilde köklerde yumuşama gözlemleniyorsa bu durum aşırı sulama kaynaklı çürümenin başlamış olduğunun göstergesidir.

Dracaena Fragrans Bitkisinde Hastalıklarla Ve Zararlılarla Nasıl Mücadele Edilir?

Dracaena Fragrans bitkisinde en sık görülen zararlılar örümceklerdir. Bu örümcekler bitkiyi hızla sarabileceği gibi bitkiye yakın konumda bulunan diğer süs bitkilerine de sıçrayabilir. Bu durumda uygun bir böcek ilacı uygulanması gerekir.

Bitkide çürüme gözlemleniyorsa saksı ve toprak değişimi doğru bir seçenek olacaktır. Aynı şekilde bitkide mantar enfeksiyonu varsa uygun tedavi solüsyonlarının uygulanmasıyla birlikte saksı ve toprak değişimi bitkinin kurtulması için yararlı olacaktır. Bitkide gözlemlenen diğer problemler için bitkinin sulama rutinini değiştirmek, bitkinin bulunduğu konumu değiştirmek ya da bitkiyi doğru gübrelerle beslemek faydalı birer seçim olur.

Dracaena Fragransın Faydaları Nelerdir?

Dracaena Fragrans bulunduğu ortamdaki havayı temizlemesiyle bilinen bir iç mekan bitkisidir. Özellikle ev ve ofis ortamlarında zamanla birikebilen benzen, formaldehit ve trikloretilen gibi kimyasal maddeleri ayrıştırıp ortam havasından temizleyen bu bitki aynı zamanda yaydığı hoş koku sayesinde ortamın enerjisini yükseltmeye de yardımcı olur.

Deve Tabanı Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Dekoratif amaçlı kullanılan süs bitkilerinden belki de en egzotiği, göz alıcı büyüklükte ve güzellikteki yapraklarıyla devetabanıdır. Peki, sağlıklı bir devetabanı yetiştirebilmek için hangi koşullar sağlanmalıdır? Yazımızın devamında evinizde tropikal rüzgarlar estirecek olan devetabanlarıyla ilgili ihtiyaç duyabileceğiniz tüm bilgilere ulaşabilirsiniz!

DEVETABANI NEDİR?

Devetabanı, “Araceae” ailesine mensup tropik bir bitkidir. Bilimsel adı “Monstera deliciosa” olan devetabanı bitkileri ülkemizde genellikle iç mekanlarda dekoratif amaçlı olarak kullanılan bir süs bitkisi çeşididir.

Devetabanı Meyve Verir mi?

İç mekanda yetiştirilen devetabanı bitkilerinde meyve verimi gözlemlenmez ancak doğal ortamında yabani şekilde yetişen devetabanı bitkilerinde ve özellikle Ege ve Akdeniz kıyı ülkelerinde tarımsal amaçlı yetiştirilen devetabanı bitkilerinde meyve verimi alınabilir.

Devetabanı Meyvesi Tüketilir mi?

Yabani devetabanlarının bazı türlerinde meyveler zehirli etki gösterebilir. Tarımsal amaçlı üretilen devetabanlarının meyveleri ise tüketilmektedir. Öte yandan uzmanların birçoğu devetabanı meyvelerinin ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabileceği konusunda hemfikirdir.

Devetabanının Kökeni Nedir?

Devetabanı bitkisinin kökeni Hawaii adalarına dayanmaktadır.

Devetabanı
Devetabanı

Devetabanı Türkiye’de Nerede Yetiştirilir?

Devetabanı bitkisi sahip olduğu özellikler ve ihtiyaç duyduğu yetişme koşulları göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin her yerinde kolaylıkla yetiştirilebilir. Ilıman iklim özellikleri sebebiyle Akdeniz ve Ege, bahçede deve tabanı yetiştiriciliği için idealdir.

Devetabanı Nerede Yetiştirilebilir ve Çoğaltılabilir?

Devetabanı bitkisi doğada yabani olarak kendiliğinden yetişebileceği gibi uygun koşulları sağlayan bölgelerde tarımsal amaçlı olarak da yetiştirilebilir. Ülkemizde ise bu bitki genellikle saksı bitkisi olarak yetiştirilmekte ve çoğaltılmaktadır. Uygun koşulları sağlayan bahçelerde de devetabanı yetiştirmek mümkündür.

Devetabanının Özellikleri Nelerdir?

Devetabanı bitkisinin özelliklerinden en belirgini yaklaşık 60 santimetreye kadar büyüyebilen kalp şekilli ve delikli, parlak görünüşlü yapraklarıdır. Yapraklar delikli formdadır. Doğru bakımla bitkinin boyu 5 metreye kadar ulaşabilir. Bitkiye Latincede “canavar” anlamına gelen “monstera” isimlendirilmesinin yapılmasının sebebi de bu özelliğidir. Ayrıca bitkiye verilen bir diğer isim olan “Swiss cheese plant” isminin sebebi de yeterince olgunlaşan yaprakların bitkinin karakteristik özelliği olan delikli görünümü kazanıyor olmasıdır. Devetabanı bitkisi sahip olduğu özel ikili kök sistemi sebebiyle oldukça dayanıklı bir bitkidir. Buna göre iç kökler bitkinin beslenmesini sağlarken dış kökler bitkiyi zararlı dış etkenlerden korur. Kimi devetabanı bitkileri yaz döneminde çiçeklenebilir.

Devetabanı İçin İdeal Toprak Özellikleri Nelerdir?

Devetabanları için ideal topraklar drenajı kuvvetli, yüksek pH değerine sahip olan alkali topraklardır. Bunun yanı sıra kumlu ya da torflu özellikteki bahçe toprakları da devetabanı bitkisi için ideal topraklar arasında yer alır.  

Devetabanı Nasıl Ekilir?

Devetabanı bitkisi saksısına konumlandırıldıktan sonra saksının ortalama 2/3’lük kısmının uygun toprakla doldurulmuş olması gerekir. Ekim işleminin ardından toprak üst taraftan bastırılmamalı ve bitkinin kökleri sıkıştırılmamalıdır.

Devetabanı İçin İdeal Saksı Özellikleri Nelerdir?

Devetabanı bitkisi köklerinin sıkışmasından hoşlanmayan, özgürce büyümeyi arzulayan bir bitkidir. Bu sebeple bu bitki için seçilen saksının geniş ve derin olması oldukça önemlidir.

Devetabanı Saksı Değişimi Ne Sıklıkla Yapılır?

Devetabanı bitkisinde saksı değişimi ortalama 2 yıllık aralıklarla gerçekleştirilebilir ancak bitki bulunduğu ortama adapte olduysa ve iyi bakılıyorsa hızlı bir gelişim gösterebilir. Böyle durumlarda bitkinin sağlıklı şekilde büyümeye devam edebilmesi için budanması, daha büyük bir saksıya aktarılması ya da bölünerek farklı saksılara ekilmesi gerekecektir.

Devetabanı Saksı Değişimi İçin İdeal Zaman Nedir?

Devetabanı bitkisi için ideal saksı değişimi zamanı ilkbahar mevsiminin başıdır.

Devetabanının Büyümesi İçin Sağlıklı Ortam Nasıl Olmalıdır?

Devetabanı bitkisinin büyümesi için sağlanacak sağlıklı ortamın özellikleri yazlık ve kışlık olarak ikiye ayrılır. Her iki dönemde de güneş ışığından hoşlanan bitkinin güneş ışığından verimli şekilde yararlanabilmesi ve tüm yaprakların eşit büyüyebilmesi için döndürülerek güneşlendirilmesi gerekir. Bitkinin fazla güneş ışığına maruz kalması durumunda yapraklarda deformasyon ve mantar oluşabilir. Öte yandan ortamın fazla karanlık olması durumunda ise karakteristik yaprak delikleri oluşmayacaktır. Yaz aylarında sulama ve yaprak bakımı özenle yapılmalıdır. Kış aylarında ise bitki soğuktan ve rüzgardan korunmalıdır. Kış aylarında sulama rutini ve sıcaklık kontrolü oldukça önemlidir. Buna göre bitkinin dinlenme döneminde girdiği kış aylarında sık sulanmaması ve çok yüksek ya da çok düşük sıcaklıklara maruz kalmaması gerekir. Bitkinin saksısının altındaki tablada biriken su düzenli olarak boşaltılmalıdır. Ortam sıcaklığı 21 santigrat derecenin üzerine çıktığında bitkinin bulunduğu ortamın nem dengesini sağlamak için ortama ağzı açık bir kapta bir miktar su konması önerilir.

Devetabanı Bitkisinin Büyümesi İçin İdeal Sıcaklık Nedir?

Devetabanı bir tropik bitki olduğundan dolayı sıcaklığa duyarlı bir bitkidir. Buna göre bitki için yaz döneminde ideal sıcaklık 18 derece civarındayken kış döneminde devetabanı bitkisinin büyümesi için ideal sıcaklık 15 ve 18 derece aralığında olacaktır.

Devetabanı Nasıl Sulanmalıdır?

Devetabanı köken olarak tropikal bir bitki olduğundan dolayı sağlıklı ve uzun ömürlü bir devetabanı yetiştirebilmek için sulama şekli ve sıklığı oldukça önemli bir etken olacaktır. Buna göre bitkinin sulanma şeklini yazlık ve kışlık olarak iki farklı döneme ayırabiliriz. Genel anlamda devetabanı bitkisi sürekli ıslak kalmaktan hoşlanmaz. Sıcak aylardan meydana gelen yaz döneminde her gün sulama yapılabilir. Ayrıca yine yaz döneminde bitkinin yapraklarının fısfısla ıslatılması da tavsiye edilir. Soğuk aylardan meydana gelen kış aylarında ise bitki dinlenme dönemine girecektir. Bu dönemde toprağın nemi kontrol edilmeli ve sulamaya ihtiyaç duyuluyorsa bitkiye su verilmelidir. Sulama suyu kireçsiz olmalıdır. Musluk suyunun bir süre dinlendirilmesi ve bunun ardından bitkiye verilmesi önerilir. Bitkiye hiçbir zaman soğuk su verilmemesi gerektiği için suyun dinlendirilmesi oldukça önemlidir.

Devetabanı Nasıl Gübrelenmelidir?

Bahçede yetiştirilen devetabanı bitkilerinin potasyum ve demir gibi minerallere ihtiyacı vardır. Bu sebeple bitkinin büyüme dönemi olan mart ayından ağustos ayına kadarki sürede bitkinin her hafta uygun gübreyle beslenmesi gerekir. Bitkinin dinlenme dönemi olan kasım ile şubat ayları arasında gübreleme ayda bir kez yapılır. Saksıda yetiştirilen devetabanları için sulama suyuna eklenecek olan sıvı bitki gübreleri yeterli olacaktır. Yılda bir kez bitki vitamini takviyesi de bitki için faydalı olur.

Devetabanı Nasıl Çoğaltılır?

Devetabanı bitkisini çoğaltmak için kullanılabilecek iki yöntem vardır, bunlar çelikleme ve kökten ayırma olarak sınıflandırılabilir. Çelikleme için tepe çeliği ya da gözlü gövde çeliği kullanılabilir. Bu kısımlar suda, uygun sıcaklık koşullarında köklendirildikten sonra ekilebilir. Ekim için kökün 15 santimetrelik uzunluğa ulaşması gerekir. Kökten ayırma yöntemindeyse bitkinin kökünden ayrılan bir kısım bir başka saksıya alınır. Kökten ayırma yöntemi saksısına sığmayan devetabanı bitkilerini rahatlatmak amacıyla da gerçekleştirilebilir.

Devetabanı Çoğaltmak İçin İdeal Zaman Nedir?

Devetabanı çoğaltmak için ideal zaman yaz aylarıdır.

Devetabanı Nasıl Budanır?

Devetabanı oldukça büyük yüksekliklere kadar uzayabilen bir bitkidir. Bu sebeple bitkinin boyunun kontrol altında tutulması gereken durumlar meydana gelebilir. Bitkiyi belirli bir uzunlukta tutmak için tepe budaması yapılması gerekir. Tepe budaması sayesinde bitki yanlara doğru genişleyerek büyüyecektir ve boyu sabit tutulacaktır. Budama sırada bitkiye zarar vermemek için köklere dokunulmaması önerilir. Bitkinin saksıya sığmadığı durumlarda köklerinden ayrılarak farklı saksılara bölünmesi gerekir. Budamanın ardından bitki vitaminle desteklenmelidir.

Devetabanı Bitkisinde Hastalık Olduğunu Nasıl Anlarız?

Devetabanı bitkisinde hastalık belirtileri kolayca gözlemlenebilir. Bitkinin aşırı güneş ışığına maruz kalması durumunda yaprakların renginin solması ve parlaklığının azalması muhtemeldir. Ayrıca fazla güneşlendirme bitkide mantar hastalığına da sebep olabilir. Yaprak rengi kararıyorsa bu durum bitkinin fazla sulama sebebiyle çürümeye başladığını gösterir. Yaprak uçlarında gözlenen solmalar bitkinin fazla hava akımına maruz kalmasıyla meydana gelir.

Devetabanı Bitkisinde Hastalıklarla ve Zararlılarla Nasıl Mücadele Edilir?

Devetabanı bitkisinde böceklenme nadiren görülür. Bu durumu engellemek için bitkinin yapraklarının düzenli olarak silinerek temizlenmesi gerekir. Böceklenme durumunda uygun böcek ilacı uygulaması yapılabilir. Bitkide çürüme durumunda çürüyen kökün ayrılması ve bitkinin yeni bir saksıya alınması bitkinin hayatını kurtarabilir. Mantar enfeksiyonlarında hasarlı bölge bitkiden ayrılıp bitkiye uygun ilaç uygulanabilir. Bu durumda da saksı değişimi yapılması önerilir.

Devetabanının Faydaları Nelerdir?

Devetabanı bitkisi ortama enerji verir, insanı dinçleştirir. Ayrıca iltihap ve idrar söktürücü etkileri de bulunmaktadır. Devetabanı bitkisinin yapraklarından yapılacak olan merhem şişlik ve morluklar üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Ayrıca bu merhem öksürüğü azaltmada da etkilidir. Yine de bu tip yöntemleri kullanmadan önce doktora danışmanız tavsiye edilir.

Muşmula Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Deyimlere bile konu olan ve birçok derde deva olduğu söylenen ancak görünüşü sebebiyle kimi zaman farklı meyvelerle karıştırılabilen muşmula, diğer adıyla “döngel” meyvesi manav ve marketlerde kolaylıkla bulabileceğiniz bir meyvedir. Ayrıca hiç beklemediğiniz yerlerde de muşmula ağaçlarıyla karşılaşabilirsiniz. Peki, nedir bu kendisi küçük faydası büyük bitkinin özellikleri? Yazımızın devamında kendi muşmula ağacınızı yetiştirmek için gerekli tüm bilgileri bulabilirsiniz. Muşmulayı manav ve marketlerden temin etmeyi tercih edenlerdenseniz, muşmulanın özelliklerini ve faydalarını öğrenmek için de yazımızdan faydalanabilirsiniz.

Muşmula Nedir?

Muşmula, gülgiller ailesinin bir alt ailesi olan “Amygdaloideae” ailesine ait bir ağaç türüdür. Bilimsel adı “Mespilus germanica” olan bu bitkinin meyvesi de aynı adla bilinir. Muşmula meyvesi kapalı tohumlu ve iki çenekli bir bitkidir. Meyve; rengi olgunlaştıkça koyulaşan sert bir kabuk, kabuğun altında etli bir kısım ve iç bölgede bulunan sert meyve tohumlarından oluşur.

Japon Muşmulası Nedir?

Muşmulalar temelde Japon muşmulası ve Alman ya da Kafkas muşmulası olarak adlandırılan iki ayrı türe ayrılır. Alman (Kafkas) muşmulası koyu renk kabuklu şekilde bulunan muşmulayken Japon muşmulası daha açık renklidir ve daha etli bir meyveye sahiptir. Japon muşmulası “yenidünya meyvesi” olarak da bilinir.

Muşmulanın Diğer İsimleri Nelerdir?

Muşmula meyvesinin yöreden yöreye değişen birçok ismi bulunmaktadır. Bu isimler döngel, töngel, beşbıyık ve ezgil olarak sıralanabilir. Ayrıca muşmula halk arasında “gelin boğan meyvesi” olarak da bilinir.

Muşmulanın Kökeni Nedir?

Muşmulanın kökeni Japonya’ya dayanır. Ardından Ukrayna ve Hindistan üzerinden Türkiye’ye ulaşır.

Muşmula Türkiye’de Nerede Yetiştirilir?

Muşmula Türkiye’de özellikle kıyı şeridinde ve Karadeniz’de yetişiyor olsa da hemen hemen her bölgede muşmulaya rastlamak mümkündür.

Muşmula Nerede Yetiştirilebilir ve Çoğaltılabilir?

Muşmula bitkisi bir ağaç olduğundan dolayı bahçe ve tarla gibi alanlarda yetiştirilip çoğaltılabilir. Öte yandan ev ortamında saksıda yetiştirilebilen minyatür muşmula ağaçları da mevcuttur. Bunlar genellikle saksıya ekilen muşmula fideleri şeklinde bulunur.

Muşmulanın Özellikleri Nelerdir?

Muşmula bitkisi yetiştirilebilen bir ağaç olduğu gibi doğada yabani şekilde de yetişebilen bir bitki türüdür. Yabani muşmulalar ortalama 3 metrelik bir boya erişebilen, dikenli dallara sahip bodur bitkilerdir. Muşmula ağaçlar ise ortalama 8 metrelik bir boya erişebilir ve genellikle çok çatallı dallara sahiptir. Bu dallar meyve döneminde eğilir. Kışın yapraklarını döken muşmula ağaçları soğuğa dayanıklı ılıman iklim bitkilerindendir.

Muşmula Çeşitleri Nelerdir?

Muşmula meyvesinin ise iki çeşidi bulunur. Genellikle Kuzey Anadolu ve Marmara dağlarında yabani olarak yetişen “kara döngel” taze meyve olarak tüketilemez, turşu yapılarak tüketilebilir. Taze meyve olarak tüketilebilen ve yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan muşmula türü ise “ak döngel” olarak bilinir.

Muşmula Ağacı Ne Zaman Meyve Verir?

Dikilen muşmula fidanları genellikle 3 ya da 4 yaşında meyve vermeye başlayacaktır. Bitki olgunlaştıkça meyve verimi de yükselecektir. Meyve veriminin ve kalitesinin artması için bitkinin dikildiği alana adapte olabilmesi ve iyi bakılması gerekir.

Muşmula Ağacı İçin Meyve Dönemi Ne Zamandır?

Muşmula ağaçları genellikle sonbaharda meyve verir. Ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk iki haftası, meyve hasatı için ideal dönemlerdir.

Muşmula İçin İdeal Toprak Özellikleri Nelerdir?

Muşmula bitkisinin yetişmesi için ideal olan topraklar geçirgen özellikli topraklardır. Ayrıca organik madde bakımından zengin, killi ve tınlı özellikteki topraklar da muşmulanın yetişmesi için idealdir. Muşmula ekimi ya da dikimi yapılacak olan toprağın kireçli olmaması gerekir, aksi halde verimli bir yetiştiricilik yapılamaz.

Muşmula Fidesi Nasıl ve Ne Zaman Dikilir?

Muşmula fidesi dikimi için sonbahar ideal bir dönemdir. Özellikle ekim ve kasım ayları arasında muşmula fidesi dikimi gerçekleştirilebilir. Öte yandan rakım farkı sebebiyle nisan ayına kadar dikim yapmak mümkündür.

Muşmula fidesiyle verimli bir dikim işlemi gerçekleştirebilmek için fidenin en az 2 ve en fazla 3 yaşında olması gerekir. Yaklaşık 50 santimetre derinlikte açılan çukura yerleştirilen muşmula fidesinin kökleri hava almayacak şekilde kapatılmalıdır. Her bir muşmula fidesinin arasında en az 5 metre olmalıdır. Can suyu, muşmula için oldukça önemlidir. İlk sulama yaklaşık 10-15 litre su ile yapılmalıdır.

Saksıda Nasıl Muşmula Yetiştirilir?

Saksıda muşmula yetiştirmek için en az 15 litrelik bir saksı edinmeniz gerekir. Tohumdan çimlendirme yöntemiyle bitki elde edilebileceği gibi hazır yetiştirilmiş bir muşmula fidesi de dikilebilir. Dikimin ardından bitkinin iyi güneş alması gerekecektir. Güneybatı cephesi, muşmula saksısını konumlandırmak için iyi bir alan olur. Günde 10-12 saatlik bir güneşlenme saksıda yetişen muşmula için ideal olacaktır.

Öte yandan muşmula bitkisinin meyve verebilmek için uygun sıcaklık koşullarında bulunması gerekir. Bu bağlamda saksı kuzey cepheye de konumlandırılabilir. Uygun dönemlerde dış mekanda bırakılarak bitkinin soğuk alması sağlanmalıdır. Aksi halde çiçeklenme ve meyve verme gerçekleşmeyecektir. Bu bağlamda saksıda muşmula yetiştirmenin meyve verimi açısından başarılı bir hasat vermeyeceğini söylemek mümkündür. Süs bitkisi olarak çalı formatında kullanılabilir.

Çekirdekten Muşmula Yetişir mi?

Muşmula çekirdeğinden de muşmula bitkisi yetiştirmek mümkündür ancak bu, uzun ve zahmetli bir süreçtir. Ayrıca çekirdekten yetişen muşmula bitkisinin hasatı verimsiz olur. Bu şekilde yetiştirilen muşmula bitkisinin meyvesi oldukça küçük ve acı olduğundan dolayı muşmula bitkisinin çekirdekten yetiştirilmesi önerilmez.

Çekirdekten Muşmula Nasıl Yetiştirilir?

Çekirdekleri suda çimlendirdikten sonra ortalama 4 santimetre derinlikteki saksılara 5-6 tohum ekilebilir. Sonrasında ekim yapılan toprağın iyice nemlendirilmesi gerekir. Büyüme sürecini hızlandırmak için saksıyı streç film ile örtebilirsiniz. Ortalama 45 gün içinde bitki gövdesi kendini gösterecektir. 25-30 gün sonra ise ilk yapraklar gözlemlenebilir. Bu andan sonra bitkiler ayrı saksılara ekilerek yetiştirilebilir.

Muşmulanın Büyümesi İçin Sağlıklı Ortam Nasıl Olmalıdır?

Muşmula bitkisi serin ve nemli yerleri seven bir ılıman iklim bitkisidir. Soğuğa dayanıklı olmasının yanı sıra güneşlenme isteği de fazladır, bu sebeple yeterli güneş alan bir alanda yetiştirilmelidir. Sık ve fazla sulama ya da gübreleme bitkiye zarar verecektir. Muşmula ağacı özgürce büyüyebileceği bir alana ihtiyaç duyar, bu sebeple yakınına başka ağaçların dikilmemesi önerilir.

Muşmula Nasıl Sulanmalıdır?

Muşmula bitkisinde can suyu oldukça önemli olmasına karşın ilerleyen dönemde sık ve fazla sulama yapılması bitki için zararlı olacaktır. Toprağın nemini kaybettiğini gözlemlediğinizde sulama yapmanız önerilir.

Muşmula Nasıl Gübrelenmelidir?

Genel anlamda muşmulalar sık gübrelenmeye ihtiyaç duymasa da fideler dikilirken toprağın gübreyle desteklenmiş olması gerekir. Dikim yapılacak çukura işlenmiş keçi gübresi ilave edilmesi ve dikimin bu işlemden sonra gerçekleştirilmesi önerilir. İlerleyen dönemde ise ayda bir ya da iki kez bir çay kaşığı kadar 15.15.15 NPK gübresi kullanılması tavsiye edilir. Bahar aylarında ise yaprak gübresi kullanılabilir.

Muşmula Ağacı Nasıl Budanmalıdır?

Muşmula ağacının budaması sürgün alınmak istenen dalların belirlenmesiyle gerçekleştirilebilir. Sürgün beklenen dalın bakımı yapılmalı ve etrafı rahatlatılmalıdır. Muşmula ağacı çok çatallı dallar geliştirebilir, bu sebeple bakımın iyi yapılması önerilir. Bu bağlamda ölü dalların tespiti gerçekleştirilmelidir. Genellikle mart ve nisan ayları budama için uygundur.

Muşmula Nasıl Çoğaltılır?

Muşmula, aşılama yöntemiyle çoğaltılır. Bu işlem için elma, armut, vişne, kuşburnu ya da yaban gülü ağacı kullanılabilir.

Muşmula Aşılaması Nasıl Yapılır?

Başarılı ve verimli bir muşmula aşılaması için kalem aşısı kullanılması önerilir. Bu yöntem ana bitkide bir anaç bölüm oluşturulmasının ardından aşı için kullanılacak bitkiden alınan bir kalemin birbirine kaynaştırılmasıyla gerçekleştirilir. Muşmula ağacı için en ideal kalem aşısı zamanı mart ayıdır. Çok gözlü bir muşmula ağacı kalemi alındıktan sonra uygun bir elma, armut, vişne, kuşburnu ya da yaban gülü ağacı belirlenir ve aşılama işlemi gerçekleştirilir.

Muşmula Bitkisinde Hastalık Olduğunu Nasıl Anlarız?

Muşmula bitkileri eğer yetiştirilmeye çalışıldıkları alana uyum sağlayamazlarsa yapraklarında çeşitli bozulmalar gözlenecektir. Bu bozulmalar yaprağa yeşil rengini veren klorofil pigmentinin azalmasıyla birlikte yaprak renginin değişmesi şeklinde gözlemlenebileceği gibi yaprakta form bozukluğu olarak da gözlemlenebilir.

Muşmula Bitkisinde Hastalıklarla ve Zararlılarla Nasıl Mücadele Edilir?

Muşmula ağacı kimi zaman böceklenme yapabilir. Bu durumda uygun böcek ilacı uygulaması ile böceklerden kurtulabilirsiniz. Bitkide hastalık gözlenmesi durumunda bitkinin yeri değiştirilebilir, kökler gözlemlenerek mantar enfeksiyonu yaşayan ya da çürüyen kökler kesilebilir ve bitkiye mantar ilacı uygulanabilir.

Muşmulanın Faydaları Nelerdir?

Muşmula oldukça zengin bir antioksidan kaynağıdır. Bu sebeple ağız içi yaralarında olumlu etkiye sahiptir. Bağırsakları düzenleyerek kabızlığa iyi gelir, sindirim sistemini çalıştırır ve düzenler. Bu sayede hazımsızlığı gidermede de etkilidir. Akciğerler üzerindeki olumlu etkisi sebebiyle muşmula meyvesi kuru öksürüğe de iyi gelir. Romatizma ağrılarına, vücut iltihaplanmalarına ve karaciğer problemlerine de faydalıdır. Rahim ve yumurtalık sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan muşmulanın düşük riskini azalttığı da belirtilmektedir. Sinir, kemik ve kas sistemleri üzerinde de destekleyici ve yenileyici etkiye sahip olan muşmula; kan dolaşımını da düzenler.

Muşmulada Hangi Vitamin Ve Mineraller Bulunur?

Muşmula oldukça lifli bir bitkidir. Ayrıca potasyum, kalsiyum ve magnezyum minerallerini de barındırır. Muşmula meyvesi A ve C vitaminleri bakımından oldukça zengin bir kaynaktır. B vitamini kompleksleri bakımından da muşmula, kıymetli bir kaynaktır. Ayrıca muşmula, büyük bir demir ve folik asit deposudur.

Muşmulanın Tadı Nasıldır?

Muşmulanın tadı dalından koparıldığı ilk anlarda buruk bir hissiyat yaratabilir. Meyvenin tatlanması için bekletilmesi önerilir.

Muşmula Nasıl Tüketilir?

Muşmula meyvesi taze şekilde tüketilebileceği gibi sirke, marmelat, şarap ve reçel yapımında da kullanılabilir.

Muşmulanın henüz tam olgunlaşmamışken tüketilmesi mümkün değildir çünkü bu süreçte meyvesi oldukça sert ve buruk tatlıdır. Olgunlaşma evresinden sonra meyve bölünerek etli kısım tüketilebilir. Bunun yanı sıra muşmulayı balla tüketmek de lezzetini artıracak bir yöntemdir.

Muşmulanın kabuğunu soyup çekirdeklerini çıkararak meyveyi püre haline getirerek tüketmeniz de mümkündür. Bu pürenin içine bal, pekmez gibi çeşitli tatlandırıcılar katabilir ya da yoğurtla karıştırarak tüketebilirsiniz. Muşmula çekirdeklerinden çay yapmak da mümkündür. Çekirdekleri kuruttuktan sonra demleyerek kullanabilirsiniz.

Muşmula Nasıl Muhafaza Edilir?

Muşmulalar çabuk bozulan meyvelerdir ancak yenilebilir hale gelmeleri için tam anlamıyla olgunlaşmış olmaları gerekir. Olgunlaşma sürecinde dış kabuğun rengi koyulaşır ve bu durum meyvenin “çürümüş” olduğuna dair bir izlenim yaratabilir. Muşmulaları olgunlaşma sürecinde ve sonrasında güvenle muhafaza etmek için su içerisinde tutabilirsiniz. Muşmula meyvesi ayrıca buzdolabında da güvenle muhafaza edilebilir.

Muşmula Çayı Nasıl Yapılır?

Muşmulaları temizledikten sonra derin bir kaba alarak üzerine bir litre su ekleyin. Kabın içine iki yemek kaşığı bal ilave edin. Karışımı on beş dakika kaynattıktan sonra yarım saat kadar kısık ateşte ısıtmaya devam edin. Ardından karşımı süzerek sulu kısmını çay olarak tüketebilirsiniz.

Muşmula Çekirdeği Neye İyi Gelir?

Muşmula çekirdekleri idrar söktürücü etkileri sayesinde mesane ve böbrek taşı döken kişilere yardımcı olur. Ayrıca ödem attırıcı etki de gösteren muşmula çekirdekleri, zayıflama sürecinde kullanılabilecek alternatifler arasındadır. Muşmula çekirdeği çay şeklinde demlenerek tüketilebilir ancak kullanım öncesinde doktora danışılması önerilir.

Muşmula Yaprağı Neye İyi Gelir?

Muşmula yaprağının demlenmesiyle elde edilen çayın şeker hastalığı üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu söylenmektedir. Bu yöntemi denemeden önce doktorunuza danışmanız önerilir.

Muşmula Tüketirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Muşmula kimi zaman alerjen etki yaratarak ciltte kızarıklıklara sebep olabilir. Ayrıca fazla tüketilmesi durumunda hazımsızlık ve gaz sıkışması şikayetlerini oluşturabilir.

Itır Çiçeği Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Itır çiçeği, çiçeklerinin ve yapraklarının güzel ve keskin kokusuyla herkes tarafından fark edilen bir süs bitkisi olup sardunya familyasının bir üyesidir. Fakat bakımı sardunya kıyasla çok daha basittir. Çünkü sardunya bitkisi daha hızlı hastalığa yakalanabiliyorken, ıtır daha sağlıklı ve dayanıklı bir bitki türüdür. Itır çiçeğinin renk renk pek çok farklı çeşidi vardır ve değişen rengine göre de kokusu da değişiklik göstermektedir. Itır çiçeği yabani bir bitki türüdür ancak evlerde ve bahçelerde de oldukça sık olacak şekilde yetiştirilmektedir. Itır çiçeğinin bakımı gayet basittir ve pek fazla ilgi istemeyen bitkidir. Itır çiçeğinin bilimsel adı pelargonium graveolens olarak geçmektedir. Ayrıca sağlık açısından da pek çok rahatsızlığa iyi gelen bir bitki türüdür. Itır çiçeği ana vatanı Güney Afrika olup, halk dilinde ‘çoban iğnesi, leylek gagası, turna gagası’ gibi adlarda da anılmaktadır.

Itır Çiçeği Nedir?

Itır çiçeği, çam ve balsamı hatırlatan bir kokuya sahiptir ve sardunyagiller familyasının üyesi olan ıtır bitkisi kumlu bölgelerde yetişir. Ekstra bir ilgi istemeksizin kendi kendine doğada yetişebilmektedir; isteyen kişiler bu bitkiyi saksıda da rahatlıkla büyütebilmektedir. Itır çiçeklerinin renk çeşitleri arasında mavi, mor, kırmızı, pembe ve beyaz gibi farklı renklere sahip olan türleri bulunmaktadır. Itır çiçekleri bol bol çiçek üretirler ve oldukça arsız bir yapıya sahiptirler, bu yüzden öyle büyürler ki bir yer örtüsü olarak bile kullanılabilirler. Kokusu oldukça güzel olduğundan dolayı ıtır özlerinden losyonlar üretilmektedir. 

Itır Çiçeği Nerede Yetişir?

Itır çiçeği bol güneşli olması şartıyla her türlü bölgede ve toprakta yetişen çeşitleri, tohumuyla ya da gövde çeliğiyle çoğaltılır. Itır çiçeğinin yetiştiği ana vatanı Güney Afrika olmasına rağmen, Akdeniz havzası bölgesine de çok iyi uyum sağlamışlardır. Özellikle ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişmekte olan çeşitli ıtır türlerinin süs bitkisi olarak tercih edilmesi oldukça yaygındır.

Itır Çiçeği Nerelerde Bulunur?

Itır çiçeği hemen hemen dünyanın her yerinde 1800 metre rakıma kadar kayalık, orman, tarla ve çalılıklarda yetişmeye elverişli dayanıklı bir bitkidir. Doğal ortamından toplanan ıtır tohumlarını, sonbahar mevsiminde gölgede bulunan nemli, humus açısından zengin bir toprağa dikebilirsiniz. Itır çiçeği özel bir bakıma gereksinim duymaz, oldukça hızlı büyür ve çoğalır.

Itır Çiçeği Evde Yetiştirilebilir mi?

Itır çiçeği, doğada kendi kendine gelişebilen hassas gövdeli ama bir o kadar da sağlam ve dayanıklı bir bitki türüdür. Kırlarda ve bahçelerde sıklıkla karşılaşabileceğiniz ıtır çiçeğini, bahçede veya evde de kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Itır çiçeği, çoğunlukla doğal ortamlarında kendi kendine yetişmektedir. Bu yüzden de ekstra olarak bir bakıma gereksinimleri yoktur.

Itır Çiçeğinin Hakkında Bilmeniz Gerekenler Nelerdir?

  • Itır çiçeğinin köklerinin etrafındaki malçler, yazları oldukça sıcak ve kuru olduğu ortamlarda yararlı olacaktır, çünkü kökleri nemli tutmaya destek olur.
  • Itır çiçeği, büyüleyici küçük bitkiler, düzensiz bir biçimde büyüme eğilimine sahiptir, bu yüzden büyüme dönemi boyunca bir kez budamanız yararlı olacaktır.
  • Budama işlemi sırasında çok sert açılmamaya özen göstermelisiniz, toprak seviyesinin üzerinde en az 5-6 cm’lik sapların kalması gerekir.
  • Gerçek ıtır çiçeklerini, sabahları veya öğleden sonra güneş ışığı alan bir yerde konumlandırmak, gelişmesine yardımcı olur ancak bütün gün tam güneş almak biraz fazla gelir.

Itır Çiçeğinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Itır çiçeği bakımı açısından diğer bitkilere kıyasla daha kolay olan bir bitki türüdür. Itır çiçeği, diğer ismi ile yabani sardunya olan bu bitki türünün, kırsal kesimlerde kendi kendine bile rahatlıkla gelişebildiği için bu çiçek için özel bir bakım sürecine ihtiyaç duyulmaz. Buna ek olarak, bahçesinde ya da balkonunda ıtır çiçeği bakmak isteyen kişilerin, çiçeğin doğal ortamına ideal olan zengin bir toprak seçmeleri gerekmektedir. Itır çiçeği genel bir dolgu malzemesi görevi üstlenir ve çok çiçekli bir bitki olduğundan dolayı, seyrek dikilmesi bile herhangi bir sorun oluşturmamaktadır. Itır çiçeği, seyrek ekilse ya da kendi kendine seyrek aralıklarla büyüse bile, tercih edeceğiniz her ortamda dolu dolu bir görünüm yaratmaktadır.

Itır Çiçeği Güneş Işığını Sever mi?

Itır çiçeklerini, sabahları veya öğleden sonra güneş alan bir ortama 2-3 saat yerleştirmeniz durumunda daha iyi gelişmesine yardımcı olursunuz. Bütün gün boyunca tam güneş almak ıtır çiçeğine biraz fazla gelir. Itır çiçek türleri genellikle gölgeli ortamlarda daha iyi büyür. Bu hassas görünen, fakat dayanıklı ıtır çiçekleri birbirinden farklı renklerdeki çiçekleriyle gölgeli alanlara renk katar.

Itır Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

Ana vatanı Güney Afrika olan ıtır çiçeği ülkemizde de oldukça fazla ilgi çeken bir çiçek türüdür. Açıkçası ev bitkisi değildir ve doğada oldukça dayanıklı bir biçimde uzun seneler hayatını sürdürmektedir; ama evde süs bitkisi olarak da tercih edilmektedir ve ev ortamına da kolayca uyum sağlayabilmektedir. Itır çiçeğinin en fazla renkleri ve renklerine göre biraz değişen kokuları insanları kendilerine çekmektedir. Doğada kendi kendine yetişen bir bitki türü olduğundan dolayı evde yetiştirmek de oldukça kolaydır. Itır çiçeğini yetiştirmek için özel bir toprağa gerek yoktur ama doğadaki gibi besleyici içerikli zengin bir toprak elbette bitkinizin daha sağlıklı ve canlı olmasına yardımcı olacaktır. Itır çiçekleri kış döneminde de yaprak dökmez. Itır çiçeği yetiştirmeniz için sıcak bir yerde konumlanması, hafif güneş ışığı alması ve toprağının kurudukça sulanması düzgün bir gelişim almanızı sağlayacaktır.

Itır Çiçeği İçin En Uygun Toprak Özellikleri Nelerdir?

Itır çiçeği yetiştirirken özen gösterilmesi ve göz önünde bulundurulması gereken ilk unsur, bu bitkinin zengin toprakları sevdiğidir. Itır çiçeğini bahçede ya da saksıda yetiştirmek isteyenler özellikle bunu göz önünde bulundurarak, drene edilmiş bir toprak kullanmalıdır. Tercih edeceğiniz toprağın besin değeri açısından zengin olması, bitkinin daha sağlıklı biçimde gelişmesine yardımcı olacaktır. Itır çiçeği oldukça arsız bir bitki olduğundan dolayı bahçelere dikildiğin andan itibaren ciddi bir büyüme eğilimine sahiptir. Bu büyüme eğilimi, budama yöntemi ile kontrol edilmediğinde bahçesinde ıtır çiçeği yetiştiren kişilerin, bu çiçekten oluşan bir halısı bile olabilmektedir.

Itır Çiçeği Ne Kadar Güneş Almalıdır?

Itır çiçeği, gelişim döneminde iken günde birkaç saat gün ışığına gereksinim duyar fakat, uzun süre güneş altında konumlandırmak bitki için iyi değildir. Gelişim döneminin ardından uzun ömürlü olması isteniyorsa, muhakkak gölgelik bir ortama yerleştirilmelidir. Itır çiçeği, bol güneş alan ortamlarda ancak gölge bir yerde konumlandırılarak oldukça hızlı bir şekilde gelişir ve büyür. Fakat uzun süre direkt güneş ışığına maruz kalmak yapraklarının yanmasına sebep olur. Bu sebeple yarı gölge ve güneş ışığı alan bir ortama yerleştirilmesi en iyi seçim olacaktır. Işık gereksinimi bu şekilde karşılandığı takdirde bitkinin gelişimi de hızlı bir biçimde olur.

Itır Çiçeği Nasıl Sulanmalıdır?

Sulama işlemi yaparken ıtır çiçeği için sulama günü belirleyip, su gereksinimini düzenli olacak şekilde karşılamalısınız. Sulama işlemini yapmadan önce toprağının kuru olup olmadığını kontrol edilmeli, eğer henüz kuru değilse sulamamalısınız. Hava gereksinimi ise eğer balkonda, terasta ya da bahçede bakıyorsanız zaten yeterli seviyede karşılanmış olur. Fakat zarar göreceği biçimde rüzgar almamasına dikkat edilmelidir. Eğer evin içinde bir saksıda bakılıyorsa bitkinizi havadar bir ortamda bulundurmanız gerekmektedir.

Itır Çiçeği Bakımında Dikkat Etmeniz Gereken Püf Noktalar Nelerdir?

Evde baktığınız ıtır çiçeğini kış döneminde aşırı soğuktan muhafaza edebileceğiniz bir yerde konumlandırmanız gerekir. Itır çiçeğinin kökleri narin olduğu için kışın sulaması yapılırken toprağı muhakkak kontrol edilmeli, fazla sulama yapılmamasına dikkat edilmelidir. Kış döneminde sulama işlemi esnasında direkt çeşme suyu kullanılıyorsa suyu oda sıcaklığında bir süre bekletmeli ve ardından sulamasını yapmalısınız.

Itır Çiçeği Yetiştirme Şartları Nelerdir?

Itır çiçeği yetiştirmek,ideal koşullar sağlandığı sürece oldukça basit bir şekilde gerçekleşmektedir. Alçak alanlarda hızlıca yetişen bir çiçek olmakla beraber oldukça da basit biçimde üremektedir. Itır çiçeği çok renkli çiçeklere sahip olmakla beraber, gölgelik ortamları özellikle yetişkinlik süreçlerinde daha fazla sevmektedir. Itır çiçeğinin genel olarak oldukça fazla türü bulunmakla beraber, çiçeklerinin kurutularak kullanılabilme özelliği de vardır. Birçok hastalığa şifa olduğu bilinen, doğal olarak taze kurutulmuş ıtır çiçekleri, bu kısımda tedavi edici etki bakımından daha işlevsel olmaktadır. Çoğunlukla ıtır çiçeklerinin tüketimi gün kurusu olarak tercih edilmektedir.

Itır Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Itır çiçeği tohumdan ve çelikleme olmak üzere iki farklı yöntemle çoğaltılabilmektedir. Tohumdan çoğaltılma işleminde tohumların ekimi için ağustos-eylül arası dönem oldukça uygundur. Itır çiçeğinin çoğaltma aşamasında tohumlar toprakta çok derine ekilmemelidir. Diğer bir yöntem olan çelikleme işlemi sırasında uç ve genç dallar tercih edilmelidir. Çünkü bu tür dalların köklenmesi zor ve çürümesi daha hızlı gerçekleşir. Budama işlemi ise fazla uzun yapılmamalı, toprağın en az 4-5 cm üstünde sap bırakılmalıdır.

Itır Çiçeğinin Yararları Nelerdir?

Itır çiçeği bakımı oldukça kolay olmakla beraber, çiçeklerinin güneş ışığı altında kurutulması ve düzenli şekilde kullanılmasının pek çok farklı yararı bulunmaktadır.

  • Itır çiçeği, içeriğinden dolayı doğal bir idrar söktürücü niteliğine sahiptir. Buna ek olarak, bağırsakları temizlemekte ve bağırsak paraziti tedavisinde gözle görülür bir etki yaratmaktadır. Ayrıca tedavi sürecinin yalnızca bu çiçekten yapılan çay ile dahi sürdürülebildiği bilinmektedir.
  • Antitoksik etki taşıdığından dolayı, düzenli şekilde tüketilmesi sonucu kanın temizlenmesine ciddi bir yarar sağladığı gözlemlenmiştir. Buna ek olarak, iltihaplara karşı da savaşmaktadır ve bağışıklık sistemini oldukça kuvvetlendirmektedir.
  • Itır çiçeğinin, losyon olarak da kullanımının olmasıyla beraber, bu losyonun düzenli şekilde kullanımı akne tedavisi, yara ya da egzama gibi hastalıkların iyileşmesi açısından da oldukça büyük bir olumlu etkiye sahiptir. Itır yağı yararları arasında en öne çıkanı güneş lekelerinin, morarmaların, yanık izlerinin ve egzamanın hafiflemesi için tercih ediliyor olmasıdır.
  • Ayrıca losyonların düzenli kullanımı kırışıkların oluşmasını engeller ve taze bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur. Buna ek olarak cilt temizliği sırasında ölü hücreleri güzelce arındırdığı için de tercih edilmektedir.

İtalyan Erik Domatesi Rehberi: Bakımı ve Yetiştirilmesi Nasıl Yapılır?

İtalyan erik domatesi, düşük nemli ve salça yapmak için ideal olan özellikleriyle tercih edilen bir erik domates türüdür. Bu özellikleri onları konserve yapmak için de mükemmel bir tercih yapar. En iyi tada sahip domates salçası ve soslarından bazıları İtalyan erik domateslerinden üretilmektedir. İtalyan erik domatesi yetiştirmek için oldukça geniş bir ekim alanına sahip olmanıza gerek yoktur. İtalyan erik domatesini bahçenizin büyüklüğüne bağlı olarak, mümkün olduğunca çok dikebilirsiniz. Bu bitkiyi yetiştirmede önemli olan kriter ihtiyaçlarını düzgün bir şekilde giderebilmektedir. Ancak bu sayede sağlıklı ve hızlı büyüyen İtalyan erik domatesleri yetiştirebilirsiniz. Bu yazımızda zengin aromalı İtalyan erik domatesi nasıl yetiştirilir, nasıl dikilir, sulama ve çoğaltma işlemleri nasıl yapılır sorularınızın hepsine kolaylıkla yanıt bulabilirsiniz.

İtalyan Erik Domatesi Nedir?

İtalyan erik domatesi olarak da adlandırılan Roma domatesi, adına rağmen tamamen İtalyan bir domates türüne ait değildir. Aslında İtalyan erik domatesi tarımsal araştırma servisi tarafından 1955 yılında oluşturulan bir Amerikan melezi bitkidir. Bununla beraber, Roma domatesi kısmen de İtalyan olduğu farklı isimlerle adlandırılmaktadır. Bir melez olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu tür iki domates çeşidinin birleşimidir. Lezzetli ve çok yönlü amaçlarla kullanılmakta olan İtalyan erik domatesinin yetiştirilmesi çok zor değildir ve hızlı büyüyen bir domates çeşididir. İtalyan erik domatesleri A ve C vitaminleri açısından oldukça zengindir, bu sebeple bu tür domatesleri tüketmek lezzetli bir domates dışında sağlıklı bir tercihte olmaktadır.

İtalyan Erik Domatesi Özellikleri Nelerdir?

  • İtalyan erik domatesleri kullanım açısından çok yönlü bir bitki çeşididir.
  • İtalyan erik domatesleri pişirilmeden bir salatada da yenebilir fakat en fazla pişirildiğindeki eşsiz lezzetleri ile bilinmektedir. Dokusu ve özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, İtalyan erik domatesinin tadı yavaş pişirildiğinde, ızgarada pişirildiğinde veya kavrulduğunda katlanarak çoğalmaktadır.
  • İtalyan erik domatesi yaklaşık olarak 8 cm uzunluğa kadar gelişebilir ve şekli uzun bir yumurta gibi silindir yapıya sahiptir. Bu İtalyan erik domateslerinin rengine gelince, bu turuncudan koyu kırmızıya ve pembeye kadar farklılık gösterebilmektedir.
  • Doku söz konusu olduğunda, İtalyan erik domatesleri nispeten etli ve diğer domates türlerine kıyasla onlar kadar sulu olmayan pürüzsüz ve kalın bir yapıya sahiptir. İtalyan erik domatesleri çok fazla tohum içermeyen düşük nemli bir yapıya sahiptir, bu sebeple bu tür domatesler soslar, salçalar vb. için kusursuz bir tercihtir.

İtalyan Erik Domatesi Nasıl Yetiştirilir?

İtalyan erik domatesi nasıl yetiştirilir sorusunun cevabını birlikte inceleyelim. Açıkçası bu bahçecilik faaliyeti, normal domateslerin bakımı ve yetiştirilmesinden çokta değişik değildir. Bununla beraber, İtalyan erik domatesinin yetiştirilmesi söz konusu olduğunda, domatesleri etkileyen en yaygın hastalıklardan ikisine karşı daha dayanıklı oldukları için bakımında daha az zorluk yaşarsınız. İtalyan erik domatesinin dikim işleminden sonra, ona özen göstermek ve büyümesine tanık olmak oldukça önemlidir. Bunun önemli olma nedeni İtalyan erik domatesinin yaklaşık 15 ila 30,5 cm uzunluğuna ulaşır ulaşmaz, bitkinin yerden büyümesini desteklemek için kazıkla sabitlemeniz gerekmektedir. İtalyan erik domatesini ilkbahar veya yaz döneminde ektiğiniz zaman yaklaşık 73 ila 80 gün içinde olgunlaşma aşamasına ulaşır. En lezzetli ve sağlıklı İtalyan domateslerini yetiştirmeniz için her gün 6 ila 8 saat boyunca doğrudan güneş ışığı alan bir yere ekmeniz gerekmektedir. Ayrıca bu domates türünü 61 ila 91 cm aralıklarla dikmelisiniz. İtalyan erik domateslerini saksılarda kolayca yetiştirebilirsiniz. Bu yöntemi tercih ederseniz göz önünde bulundurmanız gereken en önemli hususlardan biri saksı seçimidir. İtalyan erik domatesi için en iyi saksı türü iyi drenaj ve kök havalandırmasına sahip saksı çeşitleridir.

İtalyan Erik Domatesi Dikimi ve Bakımı Nasıl Yapılır?

İtalyan erik domatesini dikmeye başlamadan önce, bu süreçle ilgili birkaç önemli detayı bilmeniz oldukça önemlidir. İlk olarak İtalyan erik domatesiniz için toprağı hazırlamanız gerekmektedir. İtalyan erik domatesi tohumlarını 6.2 ila 6.5 arasında bir pH seviyesine sahip toprağa dikmeden önce kompost veya yavaş salınımlı bir gübre eklemelisiniz. Ardından, İtalyan erik domatesini oldukça düzenli biçimde sulamanız şarttır. Bu sulama işlemi haftada en az bir kez olmalıdır, ayrıca toprağı kurudukça tekrar sulayabilirsiniz.  İtalyan erik domatesi oldukça hızlı büyüyen bir domatestir, bu sebeple özellikle ilk birkaç hafta boyunca özen göstermek önemlidir. İtalyan erik domateslerini bir saksıya ekmek istiyorsanız, toprağı gevşek bir organik madde karışımı ile hazırlamak oldukça önemlidir. İtalyan erik domateslerinin saksılara ekilmesi ile ilgili önemli bir detay da bitkinin dikey büyümesini desteklemek için kazıkları önceden yerleştirmeniz gerektiğidir. Bu sayede, İtalyan erik domatesiniz iyi ve sağlıklı büyümek için gereksinim duyduğu şeylere sahip olur. Ekim yaptığınız saksıyı günde 6 ila 8 saat arasında doğrudan güneş ışığı alabileceği bir yere yerleştirmelisiniz.

İtalyan Erik Domatesi Nasıl Sulanmalıdır?

Daha öncede belirtildiği gibi İtalyan erik domatesinin sulanması, özellikle büyüme döneminde, haftada en az bir kez olacak şekilde yapılmalıdır. Bu domateslere sığ sulama işlemi yapılmaktan kaçınılmalıdır. Bunun yerine, haftada bir defa derin sulama işlemi önerilmektedir. Bu sulama biçimi çiçek açan uç çürüklüğü ve bölünmüş derilerin ortaya çıkmasını engelleyebilmektedir. Bu sebeple, İtalyan erik domatesinin sığ bir biçimde değil, sadece yüzeye dikkatlice sulanması oldukça büyük bir öneme sahiptir. Düzgün bir gelişime sahip olması için İtalyan erik domatesini derin bir sulama ile iyice suladığınızdan emin olmalısınız.

İtalyan Erik Domatesi Nasıl Çoğaltılır?

İtalyan erik domatesini tohum ile çoğaltabilirsiniz. İlk olarak tohumun 6 ila 8 hafta içinde son dondan önce iç mekanlarda yetiştirilmesi gerekir. Dış ortam ekimini yapmak için hazırlık süreci fidelerin aşamalı olarak sertleştirilmesinden oluşmaktadır. Hava sıcaklığının 10 derecenin altına düşmediği gece onları açık havada dış ortama taşıyabilirsiniz. Aşırı rüzgarlı veya soğuk hava şartlarında, bir kloş veya bitki örtüsü kullanılması şiddetle önerilmektedir. İtalyan erik domatesi için nem gerekli olduğundan, bunu sağlamalısınız. Bu işlem bitkinin yabani otlarını da tutabilen doğal malç ile kapatılarak yapılmaktadır. Bunların haricinde yukarıda anlatılan şekilde bakım ve sulama koşulları gerçekleştirildiği takdirde bitkinin gelişmesi de oldukça kolaylaşacaktır. Çoğaltma işleminden yaklaşık 70 veya 80 gün sonra domateslerin olgunlaştığına tanık olabilirsiniz.

İtalyan Erik Domatesinin Hastalıkları Nelerdir?

İtalyan erik domateslerine ve genel olarak her türlü domatese bakmanın en önemli kısmı, zararlılara ve hastalıklara karşı dikkatli olmaktan ibarettir. İtalyan erik domatesinizin yakınında bir veya iki böcek fark ederseniz, çok fazla kaygılanmanıza gerek yoktur. Bu tip durumlar direk böcek ilacı satın almak için acele etmemelisiniz, çünkü böcek ilacı kullanmak en iyi tercih olmayabilir. Domates bitkilerinize böcek öldürücüler veya diğer toksik maddeleri uyguladığınızda yalnızca zararlı böcekler değil, birçok faydalı böcekte yok olacaktır. Bu sebeple en başından bazı tedbirler alarak İtalyan erik domatesini hastalıklardan ve zararlı canlılardan rahatlıkla koruyabilirsiniz.

İtalyan Erik Domatesini Hastalıklardan Korumak İçin Almanız Gereken Tedbirler Nelerdir?

Bütün bahçe uzmanları, en iyi tedavinin engelleme olduğu konusunda hemfikirdir, bu sebeple, domates hastalıklarından korunmak için birkaç temel önleyici tedbir almak oldukça önemlidir.

  • İtalyan erik domatesi yetiştirirken besin değeri açısından zengin toprak ve gübre kullanılması gerekir.
  • Erik domatesleri haftanın belirli bir gününde ve düzenli olarak sulamalısınız.
  • İtalyan erik domatesini korumak için etrafını düzenli tutmalı, yabani otlardan ve hastalıklı bitkilerden arındırmalısınız.
  • Hastalıkların yayılmasını engellemek için yalnızca temiz ve hijyenik aletler kullanmalısınız.
  • İtalyan erik domatesinin hasta bitkilerini çekip koparmalı ve etkilenen bitki yapraklarının hastalığı taşımaması için budamalısınız.
  • Fazla nemin, yanıklık, yaprak lekesi hastalıkları, fusarium solgunluğu ve verticillium gibi mantar bitki hastalıkları için çoğunlukla oldukça elverişli olduğunu unutmamalısınız. Mantar enfeksiyonlarını engellemek adına bitkilerinizi sabahları sulamalı, damla sulama sistemlerinden yararlanmalı ve malçlama yapmalısınız.

Safran Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Adını Safranbolu ilçesine veren ve birçok alanda kullanıma sahip olan Safran Çiçeği, soğanlı bir bitkidir. Anayurdunun İran ve Akdeniz olduğu tahmin edilen bu bitkinin özelliklerini, bakımını, faydalarını ve kullanım alanlarını Safran Çiçeği Rehberi adlı bu yazımızda sizler için derledik.

Safran Çiçeği Rehberi: Safran Çiçeği Nedir?

Latince Crocus Sativus olarak isimlendirilen Safran Çiçeği, Süsengiller ailesine mensup soğanlı bir bitkidir. Yaklaşık 20- 30 cm boyutlarında olabilen Safran Çiçeği, sonbahar aylarında çiçek açmaya başlar. Safran bitkisinin çiçekleri mor renginde ve üç tepecikli bir yapıya sahip iken bitkinin yaprakları şeride benzer bir yapıya sahiptir. Dünyada en çok İran, Fransa, İspanya ve İtalya’da yetiştirilen Safran Çiçeği ülkemizde Safranbolu’da yetişmektedir.

Safran Kelimesinin Anlamı Nedir?

Safran Çiçeğinin ismi Arapçada sarı renk anlamına gelen Asfar kelimesinden türetilmiştir.

Safran Çiçeği Nasıl Ekilir?

Çok kuru ve çok sulu olan toprağı sevmeyen Safran bitkisinin, ekime hazır hale getirilen tarlaya arasında yaklaşık 30-45 cm mesafe bırakılarak, 10- 12 cm derinliğinde olan çizilere 10 cm sıra üstü mesafeli olarak soğanları dikilir. Yaklaşık 8-10 cm kalınlığında olacak şekilde bitkinin dikilen soğanlarının üstleri yanmış sığır gübresi ile üstü örtülür. Son adımda ise birkaç cm toprak ile üzeri kapatılır.

Safran Çiçeği Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Safran Çiçeği bakımında bilinmesi gereken önemli püf noktalar vardır. Öncelikle Safran Çiçeğinin bakımında doğal gübre tercih edilmelidir. Doğal gübrenin bol olması gerektiği gibi Safran Çiçeği çok kuru ve çok sulu toprak sevmez. Taşsız, kumlu, gevşek ve iyi drenajlı toprakları seven bu bitki biraz kireçli, killi ve tınlı topraklarda daha sağlıklı büyür. Sonbahar aylarında çiçek açan Safran bitkisinin soğanlarının her mevsim bir ömrünün olduğu da unutulmamalıdır.

Safran Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Safran Çiçeği, toprak altında kalan soğanımsı kökünden faydalanılarak çoğaltılır. Kısır bir yapıya sahip olan Safran Çiçeği tohumları, bitkinin çoğalmasında etkin bir role sahip olmamaktadır.

Safran Çiçeği Nasıl Sulanmalıdır?

Safran Çiçeği ilk ekildiği zaman bitkiye can suyu verilmelidir. Sonrasında ise ne çok sulu ne de çok kuru toprak seven Safran Çiçeğinin toprağının nemini serçe parmak ile takip etmek gerekir. Serçe parmağınız eğer çok kuru bir toprağa değiyorsa bitki sulanmalı; eğer nemli bir toprağa değiyor ise sulama işlemi ertesi güne bırakılmalıdır.

Safran Çiçeği Özellikleri Nelerdir?

Soğanlı bir bitki türü olan Safran Çiçeği, sonbahar aylarında çiçek açar. Bakımı ve ekimi diğer bitkilere kıyasla çok daha zor olan Safran Çiçeği büyük arazilerde ekilmelidir. Doğada kendi başına göremeyeceğiniz bu güzel bitki mor renkte çiçek açar ve çiçek açtığı dönemde güneşli ve kuru havaları sever.

Safran Sağlıklı Bir Bitki Midir?

Safran bitkisinin içerisinde B6 Vitamini, C vitamini, demir, kalsiyum, niasin, çinko, fosfor ve selenyum gibi önemli mineraller yer alır. İnsan sağlığına çok faydalı olan bu bitki; baharat, çay ve esansiyel yağ olarak kullanılmaktadır.

Safran Çiçeğinin Kullanım Alanları Nelerdir?

Safran Çiçeği; yemeklerde, ilaç ve kozmetik sektörlerinde, şekerlemelerde, likörlerde kullanılırken bitkinin kendisi çay, gıda boyası ve yağ olarak kullanılmaktadır.

Safran Yemeklerde Nasıl Kullanılır?

Safran sarı renkli bir baharat olarak birçok yemek ve tatlıya aromatik bir tat vermesi için kullanılır. Pilavlarda, etli yemek türlerinde, zerdede ve sütlü tatlılarda tercih edilen Safran birçok sos içerisinde de yer alır. Safran baharatı oldukça pahalı bir baharattır zira yarım kilo Safran baharatı için yaklaşık 80.000 çiçekten çıkmaktadır. Bu nedenle bu şifalı baharat her evde bulunmayabilir.

safran, mor çiçeklerin ortasındaki kısımdan elde edilir
safran, mor çiçeklerin ortasındaki kısımdan elde edilir

Safran Çayı Nasıl Yapılır?

Kaynatılmış bir su bardağı suya yaklaşık 6-7 tane Safranı ekleyin. Çaydanlığınızda veya French Pressinizde 5 dakika kadar demlenmeye bırakın. Bu çok faydalı ve şifalı çayın tadını beğenmezseniz, çayın içerisine limon ve bal ekleyebilirsiniz.

Safran Çiçeğinin Faydaları Nelerdir?

Safran Çiçeğinin insan sağlığına birçok faydası bulunmaktadır. İştah açan bu bitki karaciğeri temizleme ve kandaki zararlı maddeleri temizleme özellikleri ile bilinir. Özellikle kadınların regl sancılarına, düzensizliklerine ve ağrılarına iyi gelen Safran Çiçeği, damar tıkanıklığı riskini azaltır. Kokusu ile sinirleri yatıştıran bu bitki, insan vücuduna ve zihnine rahatlatıcı bir his bırakır.

Lotus Çiçeği Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Halk arasında Nilüfer ismi ile bilinen Lotus çiçeği, sulak alanlarda yaşayan çok yıllık bir su bitkisidir. Nelumbo cinsinden olan bu su bitkisi; Hint Lotusu, Kutsal Lotus ve Amerikan Lotusu gibi isimlere de sahiptir. Bu yazımızda sizler için; Lotus çiçeği nedir, nerelerde yetişir, bakımı nasıl olmalıdır ve bu güzel bitkinin bakımına dair püf noktalarından oluşan bir rehber oluşturduk.

Lotus Çiçeği (Nilüfer) Rehberi: Lotus Çiçeği Nedir?

Sulak ve çamurlu bölgelerde yetişen Lotus çiçekleri, Hinduizm ve Budizm dinlerinde mükemmelliğin sembolü iken birçok yerde mutluluğun ve ruhsal temizliğin simgesidir. Sulak ve çamurlu alanlarda yaşayan bu güzel çiçekler, yaşadığı bölgelerin pek temiz olmamasına rağmen yağmur damlaları ile kendi kendilerini temizlemeleri ile hiç kir tutmazlar.

Lotus Çiçeği Hangi Renklere Sahiptir?

Lotus çiçeği birçok farklı renge sahiptir fakat en çok beş rengi ile bilinirler. Beyaz, mavi, pembe, kırmızı ve mor en çok bilinen bu beş renktir. Her bir renk farklı bir anlamın simgesidir.

Kırmızı Lotus Çiçeği Neyin Simgesidir?

Kırmızı renk olarak aşkı, sevgiyi ve tutkuyu temsil eder. Kırmızı Lotus Çiçeği de sevgi ve tutkunun simgesidir.

Beyaz Lotus Çiçeği Neyin Simgesidir?

Beyaz masumiyeti ve saflığı temsil eden bir renktir. Beyaz Lotus Çiçeği de masumiyeti temsil eder. Aynı zamanda Beyaz Lotus Çiçeği dünyanın rahmi olarak bilinmekte ve ruhun saflığının simgesi olarak geçmektedir.

Pembe Lotus Çiçeği Neyin Simgesidir?

Buda’nın gerçek Nilüferi olarak bilinen Pembe Lotus Çiçeği, Buda’nın tarihini, özünü ve aydınlanmayı temsil eder.

Mor Lotus Çiçeği Neyin Simgesidir?

Mistik ve ruhsal görülen Mor Lotus Çiçeği, maneviyatı ve bilgeliği temsil eder. Sekiz yaprağa sahip olan Nilüfer Çiçeği bilinen asil gerçeğe giden sekiz katlı yolu anımsatır.

Mavi Lotus Çiçeği Neyin Simgesidir?

Son olarak Mavi Lotus Çiçeği bilginin, bilgeliğin ve sağduyunun simgesidir.

Lotus Çiçekleri Evde Yetişir mi?

Lotus çiçekleri su bitkileri oldukları için bol bol suya ihtiyaç duyarlar. Bu eşsiz çiçeği evde yetiştirmek isterseniz, içerisinde bol su bulunan saksılarda yetiştirebilirsiniz.

Lotus Çiçeği Nasıl Sulanmalıdır?

Bir su bitkisi olan Lotus Çiçeği filizleri kesinlikle su altında kalmalıdır. Çiçeğin tohumunun tamamen sulu bir yerde kalması oldukça mühimdir. Bol su bulunan yerde verimli büyüyen Lotus Çiçeğinin filizleri büyümeye başladıktan sonra yaklaşık bir avuç kadar toprak atmak büyümelerine katkı sağlar.

Lotus Çiçeğinin Kokusu Var mıdır?

Lotus Çiçeği eşsiz bir kokuya sahiptir. Oldukça hoş bir kokuya sahip olan bu çiçek insanları sakinleştirir ve insanlarda uyuma isteği uyandırır.

Lotus Çiçeği Nasıl Dikilir?

Oldukça kolay bir dikim ve bakım işlemine sahip olan Lotus Çiçeğinin ilk olarak tohumlarını edinmek gerekir. Bitkinin tohumlarını edindikten sonra, su dolu küçük bir bardakta bu tohumlar bekletilir. Filizlenmeye başlayan bitki sonrasında saksıya alınabilir.

Lotus Çiçeği Bakımının Püf Noktaları Nelerdir?

Lotus Çiçeği bakımının püf noktası bitkinin mutlaka bol su içerisinde olması gerektiğidir. Sulak alanlarda yaşayan bir su bitkisi olan Lotus Çiçeği, çok su bulunan saksılarda çok daha sağlıklı ve verimli büyür. Güneş ışığını çok seven bu su bitkisi mutlaka ışık alan bir yerde bakılmalıdır yoksa çiçek vermez. Soğuk havalara dayanıksız olan bu güzel bitki muhakkak soğuk olmayan yerlerde bakılmalıdır. Yaz aylarında sık sık suyunu değiştirmeniz de bitkinin sağlıklı büyümesine katkı sağlar.

Lotus Çiçeğinin Kullanım Alanları Nelerdir?

Lotus Çiçeği Asya mutfağında bir gıda olarak kullanılmaktadır. Taze sebze olarak da tüketilen Lotus Çiçeği genellikle salatalarda, gıda süslemelerinde ve kızartma olarak tercih edilir. Budizm ve Hinduizm dinlerinde önemli bir yere sahip olan bu su bitkisi birçok ritüelde kullanılır. Kutsal bir çiçek olarak görülen Lotus Çiçeği tütsü olarak da yakılmaktadır. Bu kullanım alanlarına ek olarak Lotus Çiçeği çayı birçok derde deva olarak görülmektedir. Mide ve bağırsak sorunlarında, yüksek ateşte, idrar enfeksiyonunda, kanser ve kilo verme durumlarında tüketilmektedir. Son olarak Lotus Çiçeği, kozmetik ürünlerinde oldukça tercih edilen bir çiçektir. Saç ve cilt bakımında kullanılan bu bitkiden elde edilen yağın stresi azalttığı da bilinmektedir.

Lotus Çiçeğinin Faydaları Nelerdir?

Güzel bir kokuya sahip olan Lotus Çiçeği çayı insanı sakinleştiren ve sinirleri yatıştıran bir özelliğe sahiptir. Antibakteriyel olması nedeni ile enfeksiyon kapmış bölgelere iyi gelir; cilt bakımında tercih edildiğinde cildi nemlendirir. Mide, bağırsak ve bağışıklık sistemi problemlerine iyi gelen bu güzel su bitkisi aynı zamanda şeker hastalığına kandaki şeker seviyesini düşürerek iyi gelir.

Yaprak Güzeli Begonya Rehberi: Bakımı ve Yetiştirilmesi

Begonia rex, halk arasındaki ismiyle yaprak güzeli begonya olarak anılmaktadır. Genellikle desenli yaprakları için tercih edilmektedir. Aralıktan şubat ayına kadar, pek fazla göze çarpmayan pembe çiçekleri yetişmektedir. İyi bir bakım sayesinde süs yapraklı bu bitki 40 cm’ye kadar uzayabilme özelliğine sahiptir. Yarı gölge bir ortamda kalp biçimindeki yaprakları alacalı rengiyle oldukça dikkat çekmektedir. Begonia rex yetiştirerek evinizde istediğiniz bir odaya derinlik ve renk katabilirsiniz. Yaprak güzeli begonya ne kadar güzel olsa da yetiştirilmesi açısından pek kolay bir bitki türü değildir. Yaprak güzeli begonya hem büyüme hem de gelişme açısından özel bir bakıma ihtiyaç duyar. Bu yazımızda yaprak güzeli begonya nasıl yetiştirilir, özellikleri nelerdir ve nasıl çoğaltılır gibi aradığınız pek çok sorunun yanıtını bulabilirsiniz. 

Yaprak Güzeli Begonya Nedir?

Geniş, gür, yaprak dökmeyen bir bitki türü olan begonia rex, kimi zaman sarkık büyüme alışkanlığı gösterir ve 20 ila 40 santimetre uzunluğuna kadar ulaşabilir. Çoğunlukla büyük, güzel bir şekilde işaretlenmiş renkli yaprakları için tercih edilmektedir. Asimetrik şekilde kalp biçimine sahip ve dönüşümlü olarak düzenlenen yaprakları, özellikle bitki yetiştirmeyi sevenler için oldukça ilgi çekicidir. Yaprak güzeli begonyanın pembe çiçekleri yaklaşık bir santimetre büyüklüğündedir ve salkım biçiminde yetişmektedir. Yaprak güzeli begonyanın çiçekleri aralıktan şubat ayına kadar az sayıda açmaktadır. Yaprak güzeli begonya bitkisinin meyveleri oluklu kapsüller biçimindedir ve çok ince tohumlara sahiptir.

Yaprak Güzeli Begonyanın Özellikleri Nelerdir?

  • Yaprak güzeli begonyanın yaprak yapısı ilginç bir dokuya sahip olup canlı kırmızı bir renktedir.
  • Yaprak güzeli begonyanın düzgün bir gelişim gösterebilmesi için çok yüksek bir nem seviyesine gereksinim duyar.
  • Yaprak güzeli begonyalar aynı zamanda kusursuz görünümleri ile cam bitkileri olarak da isimlendirilmektedir.
  • Yaprak güzeli begonya bitkisi mantar enfeksiyonlarına, özellikle bakteriyel yaprak lekesine karşı oldukça duyarlıdır.
  • Begonia rex bitkileri, köpekler ve kediler için toksik olan kalsiyum oksalata sahip olduğu için dikkat edilmesi gerekir.

Yaprak Güzeli Begonya Nerelerde Yetişir?

Yaprak güzeli begonya bitkisi Begoniaceae bitki familyasının en bilinen üyelerinin başında yer almaktadır. Begonia rex bitkisinin yetişmek olduğu anavatanı Asya, Afrika ve Amerika’nın tropik ve subtropik bölgeleridir. Çoğunlukla yaprak güzeli begonya bir ev bitkisi olarak tercih edilmektedir. Fakat dekoratif yaprakları ile yalnızca pencere önlerinde değil, aynı zamanda asılı sepetlerde, çiçek pencerelerinde ve sıcak kış bahçelerinde de yer almaktadır.

Yaprak Güzeli Begonya Nasıl Yetiştirilir?

Yaprak güzeli begonyanın sulama şartlarına, bakım detaylarına ve uygun toprak seçimine oldukça özen gösterilmesi gerekir. Begonia rex bitkisi nemi sever, fakat aşırı sulamaya karşı pek dayanıklı değildir. Çok fazla sulama rutini köklerinin çürümesine veya solmaya başlayan bir bitkiye sebep olur. Yaprak güzeli begonyanızın yaprakları sararmaya başladıysa muhtemelen çok fazla sulama işlemine maruz kalmıştır. Bu bitkiyi yetiştirmek için iyi drene edilmiş bir saksı tercih ettiğinizden emin olmanız gerekir. Yaprak güzeli begonya yetiştirirken küçük bir saksının altında bir boşaltma tepsisinin olması en iyi sonucu verecektir. Kök çürümesini engellemek için bitkinizin her sulama işleminin sonucunda alttaki tepsinin boşaltılması gerekir. Tepsiyi her seferinde boşaltmak yorucu bir işlem olarak geliyorsa, suyun köklere temas etmesini engellemek için bitkiyi çakıl taşlarının üzerine de dikebilirsiniz. Yaprak güzeli begonyanın toprağı her zaman nemli olmalıdır, fakat sulama işleminde yapraklara su temas ettirmemeniz gerekmektedir. Islak yapraklar, yapraklarınızda mantar oluşmasına sebep olabilir. Bitkinizi düzgün bir biçimde yetiştirmek için uygun nem seviyelerini korumanız gerekir. Nem seviyesini koruyabilmek için saksınızın altındaki tepsinin suyunu her sulama işleminden sonra değiştirebilir ya da bitkinizi çakıl taşlarının üzerine dikebilirsiniz. 

Yaprak Güzel Begonyanın Bakımı Nasıldır?

Yaprak güzeli begonya bitkisi genellikle ışıklı alan fakat direkt güneş ışığına maruz kalmadığı yarı gölgeli yerleri sever ve su gereksinimi düşüktür. Bu bitkiyi yetiştirebilmek için 18 ila 22°C’lik bir ortam sıcaklığı ideal olacaktır. Yaprak güzeli begonya yaz döneminde dışarıda olmayı da sever. Kış mevsiminde bakımı için ortam sıcaklığının 15°C’nin altına düşmemesi gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca geçirgen ve besin açısından zengin toprak çeşidi, sağlıklı gelişmesine yardımcı olacaktır. 

Yaprak Güzeli Begonya Nasıl Sulanmalıdır?

Yaprak güzeli begonya büyüme aşamasında orta derecede fakat istikrarlı bir rutin oluşturularak sulanmalıdır. Özellikle bitkinin toprağının eşit şekilde nemli tutulması gerekir fakat toprak kesinlikle ıslak olmamalıdır. Toprak yüzeyinin sulama rutininin arasında kuruması sorun teşkil etmez. Bununla beraber, toprağın asla tamamen kuru olmaması gerekir. Direkt olarak alt tabakaya doğru dökülen suyun oda sıcaklığında olması bitki için idealdir. Sulama işleminin kış döneminde azaltılması gerekir. Özellikle bu bitki her ne kadar yüksek nemi sevse de yapraklarına kesinlikle su püskürtülmemelidir. Çünkü yapraklar arasında kalan su çürüme veya solma gibi problemlere sebep olabilir.

Yaprak Güzeli Begonya İçin En Uygun Yer ve Toprak Hangisidir?

Yaprak güzeli begonya 15 derecenin altındaki sıcaklıklara karşı dayanıklılık gösteremez ve kış döneminde bile fazla soğukta bulunmamalıdır. Bu bitkiler sene boyunca 18 ila 22 santigrat derece arasındaki oda sıcaklıklarında en düzgün şekilde gelişim gösterir. Yaprak güzeli begonyalar sıcağı sever ve bu sebeple soğuk karo zeminde konumlandırılmamalıdır. Bu bitkiye evde bakıyorsanız en uygun yer sıcak ve aydınlık ortamlar olacaktır fakat direkt olarak öğlen güneşi almamalıdır. Çok karanlık bir yere yerleştirilirse, bu yaprak desenleri üzerinde olumsuz sonuçlara sebep olacaktır. Yaprak güzeli begonyaların, toprak için herhangi bir özel bir ihtiyacı bulunmaz. Bu sebeple en uygun toprak olarak iç mekan bitkileri, saksı bitkileri, otlar veya sebzeler için olan hazır karışımlar tercih edilebilir. Yaprak güzel begonyalar su basmasına dayanıklı olmadığı için, saksı toprağının en altına genişletilmiş kil veya çakıl taşlarından oluşan bir drenaj tabakası hazırlamanız tavsiye edilmektedir. 

Yaprak Güzeli Begonya Nasıl Güneş Işığı Almalıdır?

Yaprak güzeli begonyayı yerleştireceğiniz yeri tercih ederken, bol miktarda ışığı olan, fakat doğrudan güneş ışığı almayan bir ortam olmasına özellikle özen göstermelisiniz. Bazı ev bitkilerinin tam tersine yaprak güzeli begonya bitkisi floresan ışığını sever. Bu özelliklere uygun ortamlara konumlandırdığınız sürece bitkiniz iyi büyümekle kalmayacak, aynı zamanda canlı renkler ve alacalı yapraklar da üretecektir.

Yaprak Güzeli Begonya Nasıl Gübrelenmelidir?

Yaprak güzeli begonyaların mart ayından eylül ayına kadar tercihen düşük kireçli bir gübre ile iki haftada bir defa olacak şekilde gübrelenmesi tavsiye edilmektedir. Yeni satın alınan veya yakın zamanda saksısı değiştirilen bir yaprak güzeli begonya ilk altı ila sekiz hafta sürecince gübrelenmeye ihtiyaç duymaz. Bu dönemde gereksinim duyduğu tüm besinler için toprağı yeterli olacaktır. 

Yaprak Güzeli Begonyanın Saksısı Nasıl Değiştirilir?

Yaprak güzeli begonya bitkisi özellikle genişlemesine olacak şekilde büyüme süreci yaşar. Bu sebeple, her sene veya iki yılda bir mümkün olduğunca daha geniş olan bir saksıya geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu bitkilerin saksı değişimi için en iyi süreç ise ilkbahar mevsimidir. Açık havada yetiştirilen yaprak güzel begonya bitkileri, kışlık alanlara taşınmadan önce sonbaharın sonlarına doğru kazılmalı ve uygun şartlarda bakılmalıdır. Saksı değişim işlemi sırasında bitkinin etli kısımlarına zarar vermemek için özen gösterilmesi gerekir.

Yaprak Güzeli Begonyaya Kış Mevsiminde Nasıl Bakılır?

Ev bitkisi olarak yetiştirilen yaprak güzeli begonya bitkisi, kış dönemini 15 derece civarında aydınlık bir ortamda geçirmelidir. Bu bitkilere polistiren veya ahşaptan üretilmiş bir alt taban kullanılmalıdır. Yaprak güzeli begonyalar budanmaya ihtiyaç duymaz. Yalnızca kış sürecinde ölü çiçekleri ve yaprakları ayıklamanız yeterli olacaktır. Kış mevsiminde gübreleme işlemi yapmanıza gerek yoktur. Bu dönemde sulama işlemini toprak kurudukça yapmanız yeterli olacaktır.

Yaprak Güzeli Begonya Nasıl Çoğaltılır?

Yaprak güzeli begonyanın çoğaltma uygulamaları arasında: yaprak kesimleri, kök kesimleri veya köksap bölünmesi bulunmaktadır. Yaprak kesimleri ile çoğaltma işleminde, birkaç yöntem sizi amacınıza götürür; ya bütün yaprakları yaklaşık iki santimetrelik bir yaprak tabanı ile dik açıyla tabana dikebilir ya da kalın yaprak damarlarını kesebilir ve ardından yaprakları nemli bir alt tabaka üzerine düz bir biçimde konumlandırabilirsiniz. İsterseniz yaprak güzeli begonyanın yapraklarını küçük bölümlere ayırabilir ve daha sonra onları dik bir açı ile zemine dikebilirsiniz. Hangi çoğaltma yöntemini seçerseniz seçin, bu begonya türünün başarılı bir biçimde gelişmesi için yüksek nem, bol ışık ve uygun sıcaklıklar gerekli ön şartlar arasında bulunmaktadır.

Yaprak Güzeli Begonya Bitkisinin Hastalıkları Nelerdir?

Yaprak güzel begonyaların hava aşırı kuru olduğunda veya sıcaklıklar çok fazla olduğunda yapraklarında kıvrılma sorunu yaşanabilir. Bu begonya bitki türü ayrıca yapraklarda ve gövdelerde beyaz bir kaplama oluşturan küllenmeye karşı da oldukça duyarlıdır. Yaprak güzeli begonyalarda meydana gelen mantar hastalığı, yapraklardaki su hızlı kurumadığında ve içinde biriktiği zaman oluşmaya başlar. Bu sebeple, yapraklara su püskürtmemeye dikkat etmeniz gerekir. Sulama işlemi sırasında sadece doğrudan toprağa su vermelisiniz. Fakat burada da doğru dengeyi tutturmanız gerekir. Kök hasarı, yaprak ve filizlerin sararma problemleri genellikle su basmasından kaynaklı oluşmaktadır.

Semizotu Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Yeşil ve mayhoş bir tada sahip olan Semizotunun birçok faydası bulunmaktadır. Sizlere bu içeriğimizde Semizotu nedir, Semizotunun özellikleri ve faydaları nelerdir, Semizotu evde ve arazide nasıl yetiştirilir ve bakımı nasıl yapılmalıdır, Semizotu nasıl tüketilir, Semizotunun yararları ve zararları nelerdir gibi birçok sorunun cevabını verdik. Keyifli okumalar dileriz.

Semizotu Nedir?

Mayhoş bir tada sahip, etli bir sebze olan Semizotu (Portulaca oleracea); Semizotugiller familyasından yenilebilen otsu ve yeşil bir bitkidir. Halk arasında pirpirim ve semizebe isimleri ile de bilinen Semizotu bitkisi, içerisinde bol miktarda Omega 3 içermektedir. A, B1, B2, B6, E vitaminleri içeren Semizotu bitkisi mineral bakımından da oldukça zengin Çiğ veya pişmiş olarak tüketilebilen bu otsu bitki, mayhoş bir tada sahip olup oldukça sağlıklı bir yiyecektir. Birçok ülkede yetişebilen bir bitki olan Semizotu; bazı ülkelerde yiyecek olarak tüketilmez çünkü arsız bir bitki olarak bilinir.

Saksıda Semizotu Nasıl Yetiştirilir?

Eğer balkonda Semizotu yetiştirmek isterseniz geniş bir saksıya ve kumlu ya da killi bir toprağa ihtiyacınız bulunmaktadır. Üst kısımdan 4 parmak boşluk bırakarak geniş saksınızı killi veya kumlu bir toprak ile doldurun. Dikkat etmeniz gereken nokta seçtiğiniz toprağın gübre ile harmanlanması gerektiğidir. Sonrasında sahip olduğunuz Semizotu tohumlarını toprağa serpiştirin. Sonrasında ise bitkiye can suyu verin ve yaklaşık 15-20 gün yağmurlama tekniği ile Semizotu bitkisini sulayın. Çok soğuk ve çok sıcak ortamları sevmeyen Semizotu bitkisini yaklaşık bir ay süren süreçten sonra hasat edilme boyuna geldiğinde hasat edebilirsiniz.

Açık Arazide Semizotu Nasıl Yetiştirilir?

Açık arazide Semizotu yetiştirmek için işlenmiş bir toprak tercih etmeli ya da toprağı işlemelisiniz. İşlenmiş toprağa Semizotu tohumlarını yerleştirip toprağı elenmiş toprakla 1 cm kadar olacak şekilde kapatın. Şeffaf bir naylon kullanarak toprağın üstünü kapatın ve düzenli aralıklar ile toprağı nemlendirin. Yaklaşık 6 ila 10 gün arasında çimlenme gerçekleşecektir.

Semizotu Bakımı Nasıl Yapılır?

Semizotu sıcağı ve ışığı seven bir bitkidir ve çok soğuk ile çok sıcak ortamlarda bakılmamalıdır. Semizotu yetiştirirken mutlaka iki kez toprak yabani otlardan temizlenmeli ve yanmış hayvan gübresi ile gübrelenmelidir. Bunlar yapıldığı takdirde sebze çok daha verimli yetişecektir. Herhangi bir böcek durumunda mutlaka ilaçlama yapılmalıdır.

Semizotunun Özellikleri Nelerdir?

Semizotu bitkisinin kökeni Hindistan ve Ortadoğudur fakat birçok yerde de yetişmektedir. Pek çok yerde yetişen ve yetiştirilebilen Semizotu bitkisi aynı zamanda yeşil renkte olan ve yenilebilen bir sebzedir. Çiğ olarak salatalarda, pişmiş bir şekilde sulu yemek olarak veya yoğurtla tüketilebilen bu sebze vitamin ve mineral bakımından oldukça zengindir. Bitkisel beslenen veganlar ve et tüketmeyen vejetaryenler için oldukça zengin Omega 3 kaynağı olup; sağlığa birçok faydası bulunur.

Semizotu Nasıl Çoğaltılır?

Semizotu bitkisi tohumdan çoğaltma yöntemi ile çoğaltılan bir bitkidir. Bu yeşil bitki, toprağın yaklaşık 0.5 cm altına ekilip örtülür ve düzenli aralıklar ile sulanır. Kısa sürede büyüyen Semizotu dallarından koparıldığında kökten büyümeye devam eder. Birkaç kökü bırakıp tohumlarını alabilir ve ilkbahar mevsiminde bu tohumları tekrar ekebilirsiniz.

Semizotu İsmi Nereden Gelir?

“Semiz” kelimesi, bilinen en eski Türkçe metin olan Orhun Yazıtlarında görülür. Halk arasında bu kelime “eti yağlı olan, şişman” olarak bilinmektedir. Semizotu kelimesinin tam hali ise Yadigâr- ı İbni Şerif’in yazılarında ilk kez görülmektedir.

Semizotu Türkiye’de Nerelerde Yetişir?

Semizotu soğuk yerlerde sadece yaz aylarında yetişirken sıcak bölgelerde yaz ve kış mevsimlerinde yetişebilmektedir. Asya kıtasının hemen hemen her yerinde yetişen bu bitki özellikle yaz aylarında tüketilir.

Semizotu Ne Zaman Yetiştirilir?

Çok sıcak ve çok soğuk havayı pek sevmeyen Semizotu bitkisi genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinin aylarında yetiştirilir.

Semizotu Güneş Sever mi?

Sıcağı ve ışığı çok seven Semizotu sebzesi güneş seven bitkilerden biridir.

Semizotunun Kullanım Alanları Nelerdir?

Semizotu sebzesi tek başına salatalarda çiğ hali ile tüketilir. Ispanak sebzesi gibi pişirilerek veya meze içerisinde de kullanılmaktadır. Sıklıkla çiğ hali yoğurt ile birlikte tüketilen bu sebze sağlığa oldukça faydalıdır.

Semizotu İçerisinde Hangi Vitaminleri Barındırır?

Semizotu içerisinde A, B1, B2, B6, C vitaminleri bulundurur. Aynı zamanda oldukça zengin bir omega 3 ve lif kaynağıdır ve bakır, potasyum, magnezyum, demir gibi minerallere sahip olduğu için vitamin ve mineral bakımından da oldukça zengindir.

Semizotu Yararlı Bir Besin midir?

Semizotu bitkisi sağlığa oldukça faydalı bir bitkidir.

Semizotunun Faydaları Nelerdir?

İçerdiği vitamin ve mineraller sayesinde kan dolaşımını hızlandırır, saçların hızlı uzamasını sağlar, basur, kabızlık ve ülser gibi rahatsızlıklara iyi gelir. Bu bitki anemiye, hipertansiyona, şeker hastalığına ve astıma oldukça iyi gelir. Tüm bu faydalarının yanı sıra Semizotu kanseri önler ve kemikler ile görme gücünü güçlendirir. Egzama, çıban, çeşitli enfeksiyonlar, böcek sokması ve siğil gibi deri hastalıklarına da iyi gelen bu bitki kilo vermeye yardımcı olur, bağışıklığı güçlendirir.

Semizotunun Cilde Faydaları Nelerdir?

Semizotu bitkisinin cilde birçok faydası bulunur. Bu bitki, cilt tonu eşitsizliklerini dengeler, akne, siğil, sivilce ve egzama gibi cilt problemlerine iyi gelir. Tüm bu faydalarının yanı sıra Semizotu bitkisi zengin bir Omega 3 kaynağı olduğundan cildi daha parlak ve genç göstermektedir.

Semizotu Sebzesinin Kaç Kalorisi Vardır?

Diyet ve kilo verme dostu olan Semizotu sebzesi yüz gramında yalnızca 32 kaloriye sahiptir. Kan şekerini dengeleyen bu sebze zinde ve formda kalmaya yardımcı olur.

Semizotunun Tadı Nasıldır?

Semizotu sebzesi mayhoş ve hafif ekşimsi bir tada sahiptir. Eşsiz bir tada sahip olan bu sebze bazı insanlar tarafından çiğ tüketilmemektedir. Çiğ tüketmeyen insanlar; sulu yemek, turşu, kızartma ve meze olarak tüketmektedir.

Semizotunun Yan Etkileri Var mıdır?

Semizotu sebzesi bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara sebep olabilmektedir bu nedenle tüketilmeden önce bir doktora danışılması tavsiye edilir.