Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Acem Halısı (Drosanthemum Floribundum)

0
Bahçede acem halısı
Bahçede acem halısı

Görünüşü çiçeklerle kaplı bir halıya benzediği için acem halısı çiçeği olarak adlandırılan bitki, uzun yıllar yaşayabilen bir süs bitkisidir. Yeşil görüntüsünü çok uzun yıllar boyunca koruyabilen ve ekildiği zemini örterek yukarıdan aşağıya doğru sarkma gösteren bu dekoratif çiçek, hem sıcak hem soğuk iklimlerde yaşayabilmektedir.

Türkiye iklimine çok uygun bir yapısı bulunduğu için seçilen bu bitki, ülkemizde özellikle Lampranthus roseus çiçek türü ile çok karıştırılır. Görüntüsü ve rengi benzediği için bu çiçekler karıştırılsa da acem halısı latince olarak Drosanthemum floribundum şeklinde adlandırılır. Bu tür, buzçiçeğigiller olarak bilinen familyasının bir üyesidir.

Acem halısı çiçekleri
Acem halısı çiçekleri

Acem Halısı Çiçeği Özellikleri

  • Buzçiçeğigiller familyası içerisinde bir Güney Afrika bölgesi çiçeği olarak yaprakları küçük silindirik bir yapıya sahiptir.
  • Çiçekleri küçük pembe yapıları ile birbirine benzer ve genellikle bu tip bir büyümeye sahip olan çiçeklerin hepsine aynı isim verilir. Bu anlamda da bahçelerde zemin örtmek için bir süs bitkisi olarak kullanılır.
  • Süs bitkisi kullanımında özellikle Drosanthemum floribundum türü kış mevsiminde don olaylarında dahi -15 derece gibi soğuklara dayanabilir.
  • Yaprakları pütürlü ve parlak bir yapıya sahip olurken, dalları inceciktir ve minik tüyler ile kaplıdır.
  • Bitki ilkbahar itibarıyla canlı pembe ve hafif mora benzeyen magenta rengi çiçekler açmaya başlar.
  • Yaprak ve dalının güzelliği ile yazın ve sonbaharda dahi çiçek açabilir.
  • Özellikle Güney Ege ve Akdeniz deniz iklimi bölgeleri için çok uygun bir bitkidir.
  • Yer örtücü ve duvar kenarlarından sarkma yapan yapısıyla bahçeler, mezarlıklar veya saksılarda güzel bir görüntü ortaya koyar.

Acem Halısı Çiçeği Bakımı

Saksıda veya toprakta yetiştirilebilecek acem halısı her iki konuma göre farklı bir bakım özelliği ister. Kullanılması gereken toprak, sulama miktarı, budama ve ışık gibi noktalarda dikkat edilmesi gereken noktaları bilmek önemlidir.

Işık

Otoban kenarları, bahçe kenarları, istinat duvarları veya balkonlarda saksılar içerisinde sarkacak şekilde yetiştirilebilecek bir bitki türüdür. Bu nedenle çiçek türü güneş ışığına dayanıklıdır. Hatta güneşten çok hoşlanır. İlkbahar ve yaz aylarında güneşi iyice aldığı zaman gelişimi de çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.

Acem halısı çiçeğine yakından bakış
Acem halısı çiçeğine yakından bakış

Toprak

Saksı içerisinde acem halısı yetiştirmek istiyorsanız, özellikle yaz sonlarında toprağı değiştirmek büyük bir fayda sağlar. Bu sayede kışın daha dayanıklı hale gelirken, bahar mevsiminde de daha güçlü bir şekilde çiçek açabilir. Her yıl yapacağınız bu toprak değişiminde 4 ölçü torf toprağı, 3 ölçü dere kumu ve 2 ölçü arazi toprağını karıştırabilirsiniz. Açık alanlarda da nemli ve zengin mineralli topraklarda rahatlıkla yetişecektir.

Sulama

Özellikle yaz aylarında sıcak günlerde toprak kuruma göstermeye başladığı gibi sulamanın düzenli bir şekilde yapılması gerekir. Lampranthus roseus olarak adlandırılan türde ise susuzluğa dayanıklı bir hal vardır ve kuraklıkta dahi yaşamaya devam edebilir. Bunun yanında her iki tür kış boyu neredeyse hiç su istemeden yaşamaya devam edecektir.

Budama

Acem halısı yaz mevsiminde etrafı iyice saracak kadar sarkmaya ve gelişmeye başlayacaktır. Özellikle peyzaj alanlarında ve duvar kenarlarında kullanıyorsanız, küsmesine neden olmayacak şekilde istediğinizin üstünde büyüyen bölümleri hassas bir şekilde budayabilirsiniz.

Acem Halısı Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Çoğaltma için bu türde öncelikle gelişmiş genç dallardan tam olgun dal çeliği yapmayı tercih edebilirsiniz. Çelik yöntemi için ilkbaharın başlangıcını veya yazın sonunu beklemeniz gerekecektir. Basit daldırma ile de çoğaltma yapmak mümkün olurken, toprak altında kalan dal kısımlarının kısa sürede köklendiğini görebilirsiniz. Çiçeğin tohumdan yetiştirilmesi açısından da sonbaharda rastgele serpilen tohumların ilkbaharda çimlenmeye başladığına ve rahatlıkla büyüme gösterdiğine şahit olabilirsiniz.

Doğada acem halısı çiçekleri
Doğada acem halısı çiçekleri

Acem Halısı Çiçeği Hastalıkları Ve Zararlıları

Suyu ve güneşi seven yapısıyla acem halısı genel olarak zararlılardan fazla etkilenmeden sağlıklı bir yaşam sürer. Çok sık bir bitki örtüsü oluşturması ile birlikte içerisinde böcek ve haşerelerin barınmasına imkan sağlayabilse de bu canlılar bitkiye kolay kolay zarar veremeyecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bitki hakkında aklınıza gelen en önemli soruların net cevaplarını bu bölümde bulabilirsiniz.

Acem Halısı Çiçeği Soğuğa Dayanabilir Mi?

Bitti hem yaz sıcağına hem kış soğukluğuna dayanıklı bir yapıya sahiptir. Bilhassa Drosanthemum floribundum türü -15 santigrat dereceye kadar dayanabilir.

Acem Halısı Çiçeği Kokusu Nasıldır?

Halı gibi bir desen ile toprağa yayılan bu çiçek ismini de bu görüntüsünden alır. Yetiştirildiği ortamda etrafa naif bir koku yayar.

Acem Halısı Çiçeği Nerelerde Yetişebilir?

Çiçek evlerde balkon kenarı saksılarında aşağıya sarkacak şekilde yetiştirilebilir. İstinat duvarları, bahçe kenarları, mezarlıklar veya peyzaj alanlarında da kaplama amaçlı yetiştirilebilir.

Yazı Sponsoru

Soğuğu Seven Çiçekler Hangileridir?

0
Soğuğu seven çiçekler
Soğuğu seven çiçekler

Çiçekler; bahçelerimizi, ormanları, parkları ve hatta balkonlarımızı süsleyen bitkilerdendir. Kimisi güzel kokusuyla kimisi ise görüntüsüyle insanları mest eder. Özellikle de baharla beraber birçok çiçek çeşidi karşımıza çıkar. Fakat bir o kadar da nazlıdırlar. Kimisi az su isterken kimisi çok, kimisi sıcak ortamı severken kimisi de soğuğu sever. Havalar soğur ve dolayısıyla doğal olarak toprak da soğur ve sertleşir. Bakımları, canlılıklarını korumak için çok önemlidir. Bizler de bu yazımızda soğuk ortamı seven çiçekler nelerdir, bakımları nasıl sağlanır ve neden soğuğu severler gibi konulara değineceğiz. Biz kışa hazırız, peki ya çiçekler?

Soğuğu Seven Çiçekler

Kış her ne kadar hastalıkları, karanlık ve soğuk havaları anımsatsa da her zaman iç karartıcı olmak zorunda değildir. Soğuk birçok canlı için zor bir durum olsa da bazı soğuğu seven bitkiler vardır ve onlar, sert hava koşullarına dayanıklıdırlar. Aynı zamanda bitki gelişimi kış aylarında yavaşladığı için budama için de kış ayları ideal zaman olmaktadır. Sert geçen kış aylarında, rüzgarda veya fırtınalardan diğer çiçeklere göre daha az zarar görürler.

Fakat bu gibi durumların sürekliliği ve şiddeti, o bitki her ne kadar soğuğu sevse de ciddi zarar verebilir. Bu konuda toprağın drenaj özelliği devreye girer; kış aylarında kökte fazla su kalması bu zararlardan bir tanesidir. Öte yandan bitki her ne kadar kışı sevse ve dayanıklı olsa da bitki beslenmesi de oldukça önemlidir. Bitki kışa daha hazırlıklı girecek ve yaz mevsiminde de daha verimli bir şekilde uyanma haline geçecektir.

Özellikle bahçe düzenlemelerinde peyzaj amaçlı kullanılmak istenen ve evde yetiştirildiğinde de evin adeta bir sera görevi gördüğü bu çiçekler arasında olan çiçek çeşitlerini sıralayalım.

Soğuk Havaya Karşı Dirençli Çiçekler

Kışın gelmesiyle gün ışığını artık daha az görürüz, aniden bastıran yağmur ve şiddetli rüzgar da kışın vazgeçilmezlerindendir. Soğuk havaya dirençli çiçekler de doğadaki bu değişimi en az insanlar kadar hisseder ve kendilerini hazırlarlar.

  • Süs lahanası genellikle bahçe bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Büyük ve düzensiz şekilli yaprakları olan ve az bakım gerektiren bir bitkidir. Soğuk hava şartlarında yetişebilen bu bitki, nem ve su ihtiyacını topraktan karşılar. Hatta öyle ki sıcak, renklerinin bozulmasına sebebiyet verir.
  • Çok zarif bir çiçek olan çuha çiçeği nemli ortamı ve soğuğu seven, -35 dereceye kadar dayanabilen ve demetler halinde açıp etrafınızı süsleyen bir çiçek türüdür. Pembe, kırmızı, sarı, mor ve turuncu gibi çeşit çeşit renklerle karşımıza çıkar. Balkon ve bahçe bitkisi olarak uzun ve geniş saksılarda yetiştirilir. Genelde Kasım-Mayıs aylarında çiçek açan çuha çiçeğinin 14 derecenin altına düşmemesi gerekmektedir. Hafif gölgeli ortamları da sever.
  • Mavi ladin ağacı ise 2 ila 7 derece arasında dayanıklık göstermektedir.
  • Turpgiller familyasına ait olan ve genelde mor, kırmızı veya sarımsı tonda çiçeklerini görebileceğiniz şebboy da soğuk havaya karşı dirençli olan süs bitkilerdendir. Farsça gece kokusu anlamına gelen bu çiçek gerçekten de güzel kokusuyla etrafı şenlendirir. Bakımı kolay olan bu çiçek 10 dereceye kadar hayatta kalabilmektedir.
  • Ekinezya ise 3 ila 9 derece arasındaki sıcaklıklarla başa çıkabilse de direkt olarak güneş ışığını almayı sevmektedir.
  • Nergisgillere ait olan bir soğanlı bitki türü olan kardelenler, adından da anlaşılacağı üzere -15 dereceye kadar soğuk havadan zarar görmeyen bir diğer çiçek türündendir. Hatta karın altından bile çiçek açabilirler. Yılın ilk çiçeğidir; sonbaharda dikilmesi gerekir ve direkt güneş ışığını sevmez. Yılın ilk ayından mart sonuna kadar çiçek açar. Ev ortamında minimum 12 derecede yetiştirilmelidir, bu yüzden yine de fazla ve sürekli soğuğa maruz kalması bitkiyi olumsuz etkileyebilir.
  • Güneş ışığını direkt almayı pek sevmeyen ve bu yüzden de kış güneşini tercih eden siklamen çiçeği, minimum 15 dereceye kadar dayanabilmektedir. Yine geniş bir renk yelpazesine sahip olan siklamen, serin ve nemli toprağı sever.
  • Hercai menekşeleri de diğer bitkilere göre soğuk havalara daha dayanıklı bir bitkidir; -20 dereceye kadar dayanıklık gösterir. Hafif geçen kış aylarını, yarı gölgeli ve aydınlık ortamları severler. İç mekanda da yetiştirilebildikleri için kış aylarında bile bulunduğunuz ortamı süslerler. Ilıman iklimlerde kışın büyük bir bölümünde çiçek açarlar. Yine de don ihtimaline karşı çam samanı veya malç ile örtülmesi önerilmektedir.
  • Kozmetik ürünlerde de bileşen olarak sıkça kullanılan Cadı Fındığı bitkisi de soğuk kış şartlarına meydan okur ve çiçek açar.
  • Fundagillere ait olan, yaklaşık -35 derecelere kadar bile dayanabilen açelya için yine de ani hava değişimlerine ve uzun süre soğuğa maruz kalmaya karşı dikkatli olunmalıdır.
Mavi ladin çam ağacı
Mavi ladin çam ağacı

Çiçekler Soğuğa Nasıl Dayanırlar?

Kış aslında birçok canlı için çetin geçen bir mevsimdir. Bitkiler için de nem seviyesi, düşük ışık ve sıcaklık gibi durumlar kış mevsiminde daha önemli hale gelmektedir.

Peki soğuğu seven çiçekler nasıl hayatta kalıyor? İnsanlar artık havalar soğuduğunda montlarını giyiyor, peteklere yaklaşıyor veya üzerine bir battaniye alıyor. Şanslılarsa sokak hayvanları da soğuktan korunacak bir yer bulabiliyor kendine. Peki ya bitkiler? Bitkilerde böyle bir durum olmadığı için geçmişten bu yana çeşitli adaptasyonlar geliştirmişlerdir. Bu sayede bulundukları konumdaki şartlara ayak uydurabilmişlerdir. Peki bu adaptasyonlar nelerdir, bitkiler ne yaparak soğuk havaya karşı dirençli olurlar ve dolayısıyla da soğuğu “severler”? Öncelikle bitkilerin fotoperiyot adı verilen sistemle gün uzunluğunu ve azalan güneş ışığı oranını bilip kış ve yaz ayrımını yaptığını ve buna göre alışkanlıklar geliştirdiğini söylemekte fayda var.

Uyku hali olarak adlandırdığımız dormansi, birçok bitki tarafından uygulanan yöntemdir. Kış koşullarında hareketsiz kalıp dinlenmek için çeşitli metabolik ve fiziksel değişimler yaşarlar. Bu durum aslında bir çeşit inziva olarak da adlandırılabilir. Tamamen dormansi durumunda olan bitki aktif zamanlarından çok daha düşük sıcaklıklara dayanabilmektedir.

Aynı zamanda kimi bitki hücrelerindeki sıvıları hareket ettirebilir, kimisi ise barındırdıkları bileşiklerin miktarını yoğunlaştırarak sıvılarının donma noktalarını düşürürler. Dolayısıyla da antifriz özelliği oluşturulmuş olur. Aslına bakıldığında bitkiler birçok korunma mekanizması geliştirmiştir. Bu gibi özellikler de dormansi gibi soğuğa karşı dayanıklı olmalarını sağlar. Öte yandan bazı bitkilerin yapraklarını dökmesi bile soğuğa karşı geliştirdikleri adaptasyona bir örnek olmaktadır. Çünkü böylelikle soğuğa maruz kalan yüzey alanı yaprakların uzaklaştırılması sonucu azaltılır ve bu sayede de su tasarrufu sağlanır.

ekinezya
ekinezya

Soğuğu Seven Bitkilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bahsettiğimiz çoğu bitki yukarıda belirtilen adaptasyon örneklerini sağlasa da yine de çok şiddetli bir kış mevsimi bu bitkilere ciddi zararlar verebilir. Aynı zamanda kış mevsiminde fazla sulama yapmak hem bitkiye zarar verir hem de kaynakların tasarruflu kullanılmasının önüne geçilmiş olur. Öte yandan bitkiyi nasılsa soğuğu seviyor diye bakımını aksatmak da ciddi sorunlara yol açar.

Bir diğer konu bitkiyi kış mevsimine hazırlamaktır. Az da olsa doğal ışığa ihtiyaç duyan bitkileri evin en çok güneş ışığı alan yerine konumlandırabilirsiniz. Sıcaklıklar 15 dereceye düşmeden bir süre önce bitkinin uyum sağlaması adına yavaş yavaş kışa hazırlayabilirsiniz.

Bitkilerin yetişebildiği en uygun iklim, sıcaklık ve ortamı belirlemek için dayanıklılık haritaları oluşturulmaktadır. Dünyada en yaygın kullanılan ve tüm dünyada kabul görmüş harita ise ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafınca hazırlanmış olan bitki soğuğa dayanıklık bölge haritalarıdır. Haritada bölgeler numaralandırılmış ve hangi bitkinin hangi dayanıklılık bölgesinde olduğu 12 kategoriye ayrılmıştır; genellikle bitki için en alt sınır belirtilir. Türkiye için ise 2022 yılında güncellenen haritada Antalya ili Kaş ilçesi minimum sıcaklığı en yüksek olan yer; Ağrı ili ise en düşük minimum sıcaklığa sahip olan yer olarak belirtilmiştir.

Yazı Sponsoru

Dağ Ortancası (Hydrangea Serrata)

0
Hydrangea serrata
Hydrangea serrata

Kore ve Japonya'nın dağlık kesimlerinden gelmekte olan Hydrangea serrata, bugün genelde müstakil bir tür olarak kabul edilmiştir. Dilimizde dağ ortancası olarak adlandırılırken, aslında familyası dahilinde Hydrangea cinsi çiçekler arasında bilimsel olarak bu tür müstakil bir türden bahsedilmez.

Dağ Ortancası Özellikleri

  • Türkiye'de Cennet çayı gibi bir isme de sahip olan bu çiçek, bugün müstakil bir tür olarak kabul edilir.
  • Ortancaya benzeyen bir görüntüsü bulunsa da bilinen ortancadan daha ufak bir yapıya sahiptir. Özellikle çiçek ve yaprak bölümleri daha ufaktır.
  • Çiçeklerde dal ucunda bulunan çiçek gruplarında kenar bölümlerinde kısır yalancı çiçekler yer alır. Orta bölümlerde ise gerçek çiçekler görülür.
  • Değişen kültivarlar sayesinde değişen renkler görmek mümkün olurken, hem boy hem de yalancı çiçek şekillerinde farklılıklar görülebilir.
  • Bazı türleri -24 0C ve genellikle de birçok türü kışın -30 0C soğuklara kadar dayanabilir.
  • İyi sulama koşulunda güneşe de dayanıklıdır.
Dağ ortancası çiçeklerine yakından bakış
Dağ ortancası çiçeklerine yakından bakış

Dağ Ortancası Bakımı

Cennet çayı olarak da adlandırılan bu bitkide bakım işlemleri için farklı ayrıntılara dikkat etmek önemlidir.

Işık

Sulama koşullarının uygun olması ile birlikte dağ ortancası tam olarak güneş alan yerlerde dahi yetişebilmektedir. Çok soğuk havalara dayandığı bilinmek ile birlikte çok fazla güneş ihtiyacı göstermeden sıcak havalı iklimlerde de güneş altında yetişebilir.

Toprak

Toprağın özellikleri çiçeğin rengini değiştirebilmektedir. Eğer kullanılan toprak asitli olursa, mavi ve mor gibi çiçek renkleri görülebilir. Toprak alkalinli olduğunda ise çiçekler pembe ve eflatun gibi bir tona sahip olabilir. PH nötr topraklarda ise genellikle beyaz renk çiçek görülür. 

Sulama

Dikkatli sulama sayesinde güneş alan veya soğuk yerlerde de yetişebilen bir bitkidir. Suyu tıpkı ortanca gibi çok sevdiği için toprak çamur gibi olmayacak şekilde ıslak bir toprak sağlanmalıdır. Çünkü çok fazla su ise yaprak lekeleri ve kuruma gösterebilir. Toprak kurudukça özellikle sabah saatlerinde sulama yapılabilir.

Budama

Çiçekler eski dallardan açtığı için özellikle sonbaharda zayıf ve sağlıksız yeni dalları budamak gerekir. Kış sonunda hafifçe seyrekleştirme yapıldığında bahar ile birlikte yeniden sağlıklı çiçekler açacaktır.

Mavi dağ ortancası
Mavi dağ ortancası

Dağ Ortancası Nasıl Çoğaltılır?

Çoğaltma için bu çiçek türünde örnek olarak tepe çeliği çiçeksiz dallardan alınarak ilkbahar-yaz arasında uygulanabilir. Eğik bir dalın toprağa gömülmesi ile yeni bir bitki elde etmek mümkün olduğu gibi kökten alınan bir çelik veya olgun dal çeliği ile de çoğaltma yapılabilir. Genç veya olgun bir dalın alınmasıyla su içerisinde köklendirme sağlamak da mümkündür.

Dağ Ortancası Hastalıkları ve Zararlıları

Ortanca bitkilerinin çoğunda görüldüğü gibi yaprak bitleri ve mantar hastalıkları bu bitkide de görülebilir. Bu durumlara karşı ilaçlama tercih edilmesi ile problem giderilebilir. Ayrıca bahsedildiği şekilde sulamaya özen göstermek gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hydrangea serrata ile ilgili aklınıza takılan birçok sorunun cevabını bu bölümde bulabilirsiniz.

Dağ Ortancası Salonlarda Yetişebilir Mi?

Ortanca çeşitleri bahçelerde gür bir alanda yetişme ihtiyacı hissetse de saksıda da yetişebilir. Ev ortamında salonlar için büyük saksılar tercih etmek önemlidir.

Dağ Ortancası Çiçekleri Hangi Renktir?

Türün farklı alt türlerinde mor, beyaz veya pembe çiçekler görülebilir. Çiçek renklerinde özellikle toprağın cinsi etkili olmaktadır.

Dağ Ortancası Ne Zaman Çiçek Açar?

İyi bir sulama ile yeterli büyüklüğe ulaştığında çiçek açmaya başlayacaktır. Genellikle çiçeklenme Haziran ile Eylül arasında görülebilir.

Yazı Sponsoru

Salon Yaprağı (Aspidistra Elatior)

0
Salon yaprağı
Salon yaprağı

Kuşkonmazgiller() familyası üyelerinden biri olan salon yaprağı türü, anavatanı olarak Japonya ve Tayvan topraklarında yetişir. Yanlış sulama veya yetiştirme koşullarına dahi dayanabilen Aspidistra elatior, özellikle iç mekânda çok sık seçilen bir süs bitkisi çeşididir.

Günümüzde salonlarda daha az görülmeye başlansa da bahçelerde dahi yetişebilecek bu bitki, özellikle 19. yüzyıl İngiltere'sinde demir döküm çiçeği ismi ile çok popüler olmuştur. Bitkide dal uzama çok nadir görülür. Ancak iyi bir toprak ve su koşulu oluştuğunda da 1 metreye kadar uzanan yaprakları görülebilir.

Salon Yaprağı Özellikleri

  • Saksı ve bahçe çiçeği olarak kullanılabilecek salon yaprağı toprak altından çıkan uçları ile uzun saplı yapraklar gösterir.
  • Gölge ve sulak bir yerde bulunduğunda daha uzun saplara ve güneşli yerlerde ise daha kısa saplara sahip olur.
  • Genellikle yaprak boyları 40-75 cm civarında görülebilir.
  • Çiçekleri toprak altı saplardan uzayan kısa bölgelerde birkaç gün görülecek şekilde açar. Çiçek rengi mor ile kahverengi arasında olmak ile birlikte çok küçük bir yapıya sahiptir.
  • Bitki kışın -15 0C civarına kadar dayanabilir. 
Bahçede salon yaprağı
Bahçede salon yaprağı

Salon Yaprağı Bakımı

Özellikle evde saksı içerisinde yetiştirmek için salon yaprağı tercih ediyorsanız, bakımına dikkat ederek her noktayı özenle uygulamanız gerekecektir.

Işık

Çok fazla güneşe gereksinimi olmadan kolay bir yetiştiricilik sağlayan salon yaprağı genellikle iç mekanda saksılarda yetiştirilir. Bahar ve yaz mevsiminde özellikle öğlen vaktinde çok fazla güneşe maruz kalmamalıdır. Çünkü fazla güneş ışığı yaprakların bozulmasına neden olabileceğinden yarı gölgeli veya koyu gölgeli bahçelerde de yetiştirilebilir.

Salon yaprağına yakından bakış
Salon yaprağına yakından bakış

Toprak

Fazla asitli bir toprak içerisinde yetiştirilmesi çok fazla tavsiye edilse de aslında çok fazla toprak seçiciliği göstermez. Gölge ama aydınlık olabilecek havadar bir yerde temiz tutularak yetiştirilmesi gayet kolaydır. Alkalinli topraklarda dahi yemyeşil yaprakları ile saksılarda rahatlıkla yetişebilir. Çok önemli bir nokta olarak en az 2 veya 3 yılda bir saksı toprağının değiştirilmesi de önemlidir.

Sulama

Aspidistra bitkisi için sulama her zaman en önemli ayrıntılardan birisidir. Şebeke sularında dinlendirilmiş ve kloru çökmüş suyu rahatlıkla sulamada kullanabilirsiniz. Çünkü şebeke suyu içerisindeki klor yaprak sağlığına zarar verebilmektedir. Kuyu suyu gibi sert mineralli sular ise bitkiye zarar verebilir. Sulamayı ilkbahar ve yaz mevsiminde toprağın kuruması ile diğer mevsimlerde ise toprak çok fazla kuruduğunda düzenli bir şekilde yapmak gerekir.

Budama

Saksı veya bahçe yetiştiriciliğinde yapraklarda bir süre sonrasında uçlarda solma görülebilir. Bu nedenle yapraklar üzerinde biriken tozları silmeniz fayda sağlar. Gelişimi yavaşlayan yapraklarda ise her 3 yılda bir yapraklar dipten kesilerek yeniden yaprak vermesi sağlanabilir.

Ağacın altında çoğalmış salon yaprakları
Ağacın altında çoğalmış salon yaprakları

Salon Yaprağı Nasıl Çoğaltılır?

Çok pratik bir şekilde 4 veya 5 yıl geçmiş bir bitki kullanarak çoğaltma gerçekleştirebilirsiniz. Bu yaşlarda bir bitkinin dip bölümünde dallardan birini ayırarak farklı bir saksıya diktiğinizde çok yüksek bir ihtimal ile yeni bir bitki elde etmeniz mümkündür.

Salon Yaprağı Hastalıkları ve Zararlıları

Bitkinin karşılaşabileceği en büyük hastalıklardan birisi çok fazla güneş ışığı ile ve hatta öğlen güneş ışığı ile karşılaştığında yaprak solma göstermesidir. Çünkü aksi takdirde zararlılara dayanıklı ve birçok koşula karşı uyumlu yapısı ile gayet sağlıklı bir çiçek türüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

Aspidistra elatior hakkında aklınıza takılan sorularını pratik cevaplarını burada bulabilirsiniz.

Salon Yaprağı Çiçek Açar Mı?

İhbar ve yaz mevsiminde tabana yakın bölümlerde çok küçük kahverengi ve mor arası çiçekler açılır. Dikkat etmediğinizde birkaç gün ömrü olan bu çiçekleri fark etmeniz mümkün olmayacaktır.

Salon Yaprağı Yaprakları Nasıl Parlatılır?

Bitkinin yapraklarında parlak ve ışıltılı bir görüntü için sadece ıslak bir bez ile toz alınması yeterlidir. Deterjan ve parlatıcılardan uzak durarak arada bir zeytinyağı kullanılabilir.

Salon Yaprağı Yaprakları Sararma Gösterir Mi?

Çok fazla güneş yaprakların sararıp kurumasına neden olabilir. Ayrıca yeterli besin almaması bu durumu ortaya çıkarabileceği için ilkbahardan yaz sonuna kadar ayda bir bitki besini takviyesi kullanabilirsiniz.

Yazı Sponsoru

Sarımsak Sarmaşığı – Cydista aequinoctialis

0
Sarımsak sarmaşığı
Sarımsak sarmaşığı

Asma tarzında bir yetişme kültürüne sahip olan sarımsak sarmaşığı Anadolu'da özellikle Ege Bölgesi'nde çok sık görülen bir çiçek türüdür. Bölge halkı tarafından gelin tacı çiçeği olarak da adlandırılan bu bitki, özellikle yapraklarının saldığı sarımsak kokusu ile tanınır. Çünkü bitkinin yapraklarının ovalanması ile birlikte ortaya bir sarımsak kokusu yayılır.

Latince Cydista aequinoctialis olarak adlandırılan sarımsak sarmaşığı bitkisi, familyası içerisinde yer alır. Görünüşü de tıpkı aynı familyada yer alan Acemborusu gibi bir asma yapısına benzer ve bu sayede özellikle yaz mevsimlerinde çardak bitkisi ya da bahçe bitkisi olarak kullanmak da mümkündür. 

Meksika'nın Güney bölgelerinde ve özellikle Güney Amerika'da Brezilya ile Paraguay doğusu bölgelerinden elde edilen bu bitki, Türkiye'ye yıllar öncesinde gelmiştir. Anavatanı olan topraklarda genellikle nehir kenarlarında ve bataklık gibi bölgelerde suyu bol bulduğunda rahatlıkla yetişir. Begonvil benzeri görünümü ile bahçe dekorasyonları, çardak dekorasyonları ve deniz kenarı topraklarda sahil bahçeleri için çok sık kullanılır.

Sarımsak sarmaşığı çiçekleri
Sarımsak sarmaşığı çiçekleri

Sarımsak Sarmaşığı Özellikleri

  • Sarmaşık bitişi, yaz mevsiminde açmış olduğu yeşil yapraklarını kış mevsimi boyunca dahi dökmez. 
  • 2 parçadan oluşan yaprakları ile birlikte güneşe ve soğuk havaya dayanıklı bir yapısı bulunmaktadır.
  • Yaz mevsiminde özellikle bol su ile birlikte kolaylıkla yetişebilir ve bulunduğu bölgede 15 metre gibi bir uzunluğa ulaşabilir.
  • Yaprak ve gövde tutaçları ile birlikte ağaçlara tırmanarak büyüme gösterebilir.
  • Yaprakları ve bitkisi zehirli olmamak ile birlikte ovalanan yapraklarından sarımsak kokusu yayılır.
  • Bazı bölgelerde yaprakları ve çiçekleri sarımsak lezzeti ve kokusu için dahi kullanılmaktadır. gıdalara aynı aromayı verebilmektedir.
  • Kış mevsiminde -7 0C gibi iklim koşullarına dayanabilir.
  • Sarımsak sarmaşığı ilkbahar ve yaz başı ile birlikte çiçek açmaya başlar. Hatta bazı yıllarda iklimin uygun olması ile sonbaharda yeniden çiçek açabilir.
  • Doğru yerde yetiştirildiğinde yaz boyunca çiçekli olarak yaşamaya devam eder. Ancak Güneş ile doğru karşılaşmaz ise çiçek açmayabilir.
  • Çiçeklerinin lavantaya benzer bir rengi bulunmak ile birlikte eskiyen çiçeklerde renk daha fazla açılır ve sonrasında beyaza yaklaşabilir.

Sarımsak Sarmaşığı Bakımı

Anavatanı Güney Amerika toprakları olan ve Türkiye'de özellikle Ege ile Akdeniz'de uygun yetiştiricilik yapılabilen sarımsak sarmaşığı için bakım noktasında birçok ayrıntıya dikkat etmek gerekir. Bitkinin doğru bakımını yapabilmek için sulamadan ışığa ve kullanılacak topraktan yapılacak budama işlemlerine kadar her ayrıntıyı gözden geçirebilirsiniz.

Sarımsak sarmaşığı yaprakları
Sarımsak sarmaşığı yaprakları

Işık

Sarımsak sarmaşığı yaz mevsiminde özellikle güneşli bölgeleri seven bir bitki çeşididir. Ancak yazın en sıcak günlerinde şiddetli güneş ışığından muhafaza ederek yarı güneşli yerler tercih edilebilir. Doğru yere dikildiğinde çok fazla bakım gerektirmeden ışığı günlük düzenli bir şekilde alarak ve su ile buluşarak büyümesini sürdürür.

Toprak

Bitki toprak seçme huyu olmayan ve susuzluğa karşı dahi dayanıklı bir bitki çeşididir. Eğer saksı içerisinde yetiştirmek istiyorsanız, bakımını buna göre yapmanız ve büyük bir saksı seçmemiz gerekecektir. Büyük saksılarda toprak bol olacağı için kökler sıcaktan etkilenmeden yaygın bir şekilde yetişebilir. Hatta tercihe bağlı çömlek saksı seçilebilir. 

Saksı toprağında torf toprak 4 ölçü alınarak, içerisine 2 ölçü arazi toprağı, 1 ölçü yanmış koyun gübresi ve 1 ölçü kadar da dere kumu karıştırılarak bu saksıda dikim yapılabilir. Bahçe yetiştiriciliğinde ise serin toprak istediğinden özellikle dikim sonrası iki yıl düzenli sulama yapmak gerekir. Fazla toprak seçen bir bitki olmadığı için bahçede güneş ışığına bağlı uygun yerlerde rahatlıkla yetişebilir.

Sulama

Anavatanı sulak bir bölge olduğu için sarımsak sarmaşığı ülkemizde de sulak topraklarda rahatlıkla yetişebilecek bir bitkidir. Aslında tıpkı bir kaktüs gibi susuzluğa dayanabilecek olsa da bünyesi güçlü olmadığında yapraklarını dökme tepkisi gösterebilir. Saksı yetiştiriciliğinde sulak ve nemli bir toprağı sağlamanız ve toprak yüzeyine ağaç kabukları gibi bir madde ile kaplamanız fayda sağlayacaktır. Kış mevsimlerinde de toprağın kurumasını beklemeden hafif sulama ile toprağı nemli tutmanız fayda sağlar.

Sarımsak sarmaşığı çiçeği tomurcukları
Sarımsak sarmaşığı çiçeği tomurcukları

Budama

Sarımsak sarmaşığı dikildikten sonra genç yapısı ile budama gerektirmeyen bir bitkidir. Özellikle ilkbahar mevsimi ile çiçekler döküldükten sonra dalların budanması tavsiye edilmeyecektir. Aynı dalların yaz sıcaklıklarında yeniden çiçek açma şansı bulunmaktadır. Yaz mevsiminde özellikle dekorasyon için kullandığınız sarmaşıklarda budama yapmanız gerekebilir ve bu durum bir sonraki yıl çiçek açacak dallar elde edilmesine de yardımcı olabilir.

Sarımsak Sarmaşığı Nasıl Çoğaltılır?

Sarmaşığın çoğaltılabilmesi için yaz mevsimi başında yarı olgun dal çeliği kullanmanız gerekir. Bunun yanında genç fakat sert dalları kırarak toprağa batırma yöntemi ile de kolaylıkla köklendirme elde edebilirsiniz. Hatta bu bitkide tohumla üretim yapılabileceği gibi basit daldırma yöntemi veya kök sürgünlerinin kullanılması tercih edilebilir.

Sarımsak Sarmaşığı Hastalıkları ve Zararlıları

Bir bahçe bitkisi olarak kamelyalar gibi noktalarda tercih edildiğinde sarımsak sarmaşığı birçok farklı haşereyi bölgeden uzaklaştırabilir. Bu özelliği ile zararlıları ve böceklerin uzaklaştırma avantajı sağlarken, çok fazla güneş yaprak kurmasına ve susuzluk ise gelişme bozukluğuna neden olabilir.

Sarımsak sarmaşığı çiçeklerine yakından bakış
Sarımsak sarmaşığı çiçeklerine yakından bakış

Sıkça Sorulan Sorular

Sarımsak sarmaşığı bitkisi hakkında merak ettiğiniz birçok önemli sorunun kısa yanıtlarını bu bölümde bulabilirsiniz.

Sarımsak Sarmaşığı Türkiye'de Nerelerde Yetişir?

Bu sarmaşık türü tropikal bölgelerden geldiği için Türkiye'de de nemli ve sıcak topraklar ister. Ülkemizde Ege ve Akdeniz Bölgesi'nde yetişebilmektedir.

Sarımsak Sarmaşığı Soğuğa Dayanabilir Mi?

Sarmaşık soğuğa dayanıklı ve kışın yaşayabilen bir bitkidir. Ancak kışın en fazla -7 0C soğuğa dayanabilir.

Sarımsak Sarmaşığı Zehirli Midir?

Kokusu gereği sarımsağa benzeyen yapısı bulunsa da zehirli bir bitki değildir. Bazı bölgelerde gıdalara dahi katılmaktadır.

Yazı Sponsoru

Gece Oksijen Üreten Bitkiler

0
Gece oksijen üreten bitkiler
Gece oksijen üreten bitkiler

Doğal yollarla havayı temizlemek artık mümkün! Teknolojik ürünlerin yanlış kullanımı ve kaynakların tasarruf gözetmeksizin kullanılması ile havadaki kirlilik oranı artmaktadır. Nefes almak için ise bir orman veya kısa bir yürüyüş iyi gelmektedir. NASA da bu konuda gece oksijen üreten bitkiler üzerine yoğunlaştı ve önümüze yıllar önce bir araştırma sundu. Bu araştırmada çeşitli kimyasallar kullanılmış ve on iki bitki üzerinde deney yapılmıştır. Kimyasallara maruz kalan bitkiler ve toprağın durumu gözlemlenmiştir. Çeşitli filtreler kullanıla bile toprak da bitkiler de salınan bu bileşenleri maalesef ki emmiştir. Aynı bir filtre görevi gören bu bitkiler neler, inceleyelim.

Geceleri Oksijen Salınımı Yapan Bitki Türleri
Geceleri Oksijen Salınımı Yapan Bitki Türleri

Geceleri Oksijen Salınımı Yapan Bitki Türleri

Geceleri oksijen üreten bitkileri bilmek ve evlerimizde yer vermek birçok açıdan yarar sağlayacaktır. Dekorasyon, nem dengesi sağlamak, hava kalitesini yükseltmek ve stres azaltmak gibi sebepler için tercih edilebilirler. Bu yüzden doğanın bu sessiz kahramanlarını sizler için sıraladık.

1.     Yılan Bitkisi

Yılan bitkisi, sahip olduğu uzun ve mumsu yaprakları sayesinde havadaki tozları yakalar. Nazik davranışlarla temizlenebilen bu tozlar ciğerlerinize ulaşmadan tutulmuş olur. Aynı zamanda havadaki karbondioksit ve formaldehiti de emer. Emdiği karbondioksidi oksijene çevirir.

2.     Pothos

Pothossarmaşığı hem çabuk büyüyen hem de ortamınıza oksijen salan iç mekân bitkilerindendir. Özsuyunun zararlı olmasından ötürü dikkat edilmelidir. Asılı saksılarda daha çok tercih edilmektedir.

3.     Kasımpatı

Kasımpatı olarak da duyabileceğiniz krizantem çiçeği de geceleri oksijen üreten bitkiler arasında yer alır. Bazı türleri zararlı olabilir bu yüzden yetiştirilirken dikkat edilmesinde fayda var.

ficus benjamina large green houseplant with long braided stem
ficus benjamina large green houseplant with long braided stem

4.     Benjamin

Benjamin bitkisi, iyi bir bakım isteyen iç mekân bitkilerindendir. Yine bu bitki formaldehit, trikloretilen ve benzen gibi solunum sistemine olumsuz etki eden maddeleri, havadan temizlemekte görevlidir.

5.     Orkide

Orkide, ksileni emerek gece oksijen salan bitkilerdendir. Toprak ve su kirliliğine sebep olan ksilen gibi maddeleri emen bitkilere fitoremediasyon bitkileri adı verilmektedir. Fitoremediasyon, bitkilerin yer aldığı bir çevre temizleme yöntemidir. Suyun ve toprağın temizlenmesinde büyük bir rol oynayan bitkiler, bütün parçaları ile bu temizlik işine girişir. Fitoremediasyon da fitodegradasyon, fitostabilizasyon, fitoekstraksiyon, fitofiltrasyon ve fitovolatilizasyon olarak kategorilere ayrılır.

6.     Örümcek Bitkisi

Bakımı oldukça kolay olan örümcek bitkisi de geceleri oksijen üreten bitkilerden bir diğeridir. İsmini örümcek bacaklarına benzeyen yapraklarda nalan bu bitki; iyi drenajlı bir toprak, aşırı ısıdan ve direkt güneş ışığından uzak tutulması, dikkat edilmesi gereken tek şeydir. Evi ferah hale getiren bu bitkiyi tercih etmemek hata olur. Evcil hayvan beslenen evler için de güvenli bir seçim olmaktadır.

7.     Gerbera

Uyku problemleri yaşayanlar için iyi bir çözüm olan gerbera da geceleri oksijen üretmektedir. Rahat nefes almak ve kaliteli bir uyku çekmek için yattığınız odada gerbera bulundurabilirsiniz. Yine de çeşitli alerjilerinizin olup olmadığını kontrol ederek yetiştirmekte fayda var.

8.     Tulsi

Kutsal fesleğen olarak da bilinen Hindistan’a özgü tulsi, kaygıyı azaltan bir koku yayar. Pencere kenarında, evde veya balkonda bu bitkiyi bulundurmak, yaydığı oksijen sayesinde geceleri rahat uyumanızı sağlar. Antioksidan özelliği vardır, çay olarak da tüketilir.

9.     Aloe Vera

Birçok tıbbi faydası olan bir sukulent çeşidi Aloe vera da listemizde yer alıyor. Hem gündüz hem gece oksijen salan bu bitki kirleticileri çevreden uzak tutar. Formaldehit ve benzeni emer, geceleri rahat bir uyku çekmenizde büyük rol oynar. Bu yüzden sıklıkla iç mekân bitkisi olarak tercih edilir.

10.  Areka Palmiyesi

Areka palmiyesi kışın kuru, yazın ise nemli toprağı tercih etmektedir. Sarı palmiye, kelebek palmiyesi veya altın palmiye olarak da duymuş olabileceğiniz bu bitki de geceleri oksijen üretip ortamınızın havasına katkı sağlar. İngilizce’de VOC adı verilen zararlı kimyasalları temizleyebilir. Bunlar boya, mobilya ve temizlik ürünleri gibi ürün ve eşyalardan kaynaklanır. Yine yaprakları da yılan bitkisi gibi tozları tutar.

11.  Barış Çiçeği

Bol bol yaprağı bulunan barış çiçeği bakımı en kolay olan iç mekan bitkilerinden biri olmaktadır. Doğrudan gelen güneş ışığını sevmeyen bu bitki ksilen, toluen, benzen, formaldehit gibi geniş bir uçucu organik madde bileşenlerini havadan filtrelemeye yardımcı olabilir.

Ofiste yetiştirilen paşa kılıcı bitkileri
Ofiste yetiştirilen paşa kılıcı bitkileri

12.  Paşa Kılıcı

Yine sıkça tercih edilen bir salon bitkisi olan paşa kılıcı da çeşitli kimyasalların havadan temizlenmesini sağlar. Uzun, ince ve sivri uçlu yaprakları evcil hayvan dostudur.

13.  Para Ağacı

Özellikleri pek bilinmese de para ağacı da havayı filtreleyerek geceleri oksijen üretir; uyku bozukluğuna iyi gelir. Bakımı kolay olan doğrudan güneş ışığına ihtiyaç duyar. Şansı ve refahı temsil eder.

14.  Kurdele Çiçeği

Evcil hayvanlar için toksik olmayan, estetik bir görünümü olanKurdele çiçeğinden bahsedelim şimdi de. Bu bitki serin havaları seven; formaldehit, karbonmonoksit ve benzeni temizleyen bir diğer örnek olmaktadır.

Bu bitkilerin dışında kaktüs, yukka çiçeği, açelya, Hint leylağı, mısır saplı dreçen, fil kulağı, cüce hurma palmiyesi, dağ palmiyesi ve aşk çiçeği de bilinen örnekler arasındadır.

Yukarıda bahsettiğimiz uçucu organik bileşiklerden formaldehit zararlı bir kimyasaldır. Solunum yollarını, gözleri ve cildi tahriş eder. Her ne kadar bahsettiğimiz bazı bitkiler bu maddeyi emebilse de tek başına iç mekanda bu sorunu çözebilmeleri için yeterli değildir.

Bitki Oksijeni Gece Nasıl Üretir?
Bitki Oksijeni Gece Nasıl Üretir?

Bitki Oksijeni Gece Nasıl Üretir?

Bitkiler, estetik olarak bulunduğu ortamı güzelleştiren canlılardır. Ruh haline bile olumlu anlamda katkısı olan bitkilerin sıklıkla iç mekan bitkisi olarak değerlendirilmelerinin birçok nedeni vardır. Fotosentez sebebiyle oksijen salımı zaten normal olan bir durumdur fakat bazı bitkiler normalden fazla bir salınım gerçekleştirir ve öne çıkarlar. Oksijen salan bitkiler, iyi bir hava kalitesi sağlar. Peki bu nasıl gerçekleşir?

Geceleri oksijen üreten bitkiler bunu stomaları sayesinde yapar. Stoma, bitkinin yaprağında yer alan bir yapıdır. Gaz alışverişi sağlayan bir kapak görevi gören stoma sayesinde, bitkinin çevresel koşullara uyum sağlaması kolaylaşır.

Gündüz stomalar açıkken yapılan fotosentez ile karbondioksit alınırken oksijen salınır. Geceleri ise güneş ışığı artık olmadığında fotosentez yapılmaz. Stomalar kapanır ve su tasarrufu sağlanmış olur. Dolayısıyla da içinde oksijen biriken stomalar bu oksijeni daha sonra çevreye salar. Sonuç olarak stomaların gece oksijen üretimi üzerindeki rolü büyüktür.

Geceleri Oksijen Üreten Bitkilerin Avantajları Nelerdir?
Geceleri Oksijen Üreten Bitkilerin Avantajları Nelerdir?

Geceleri Oksijen Üreten Bitkilerin Avantajları Nelerdir?

Uyku, yorgun geçen bir günün ardından en çok ihtiyaç duyulan şey desek yeridir. Fakat kaliteli bir uyku çekmedikçe yorgunluğun üstüne yorgunluk katmaya devam ederiz. Sabah da aynı hisleri yaşarız ve bu yorgunluk döngüsü devam eder durur. Yine her şey gibi iyi bir uykuya katkı sağlayacak şey yine doğanın ta kendisi olmaktadır. Modern yaşamın kargaşasında da uyku, vakit ayırabildiğimiz nadir şeylerden oluyor. Bu yüzden de iyi bir uykuya daha çok ihtiyaç duyuyoruz.

Kanda yüksek karbondioksit seviyesi çeşitli metabolik hastalıklara yol açabilir. Solunum ve dolaşım sistemini etkiler. Konsantrasyon ve uyku kalitesini de etkileyen bu durum sürekli ve ciddi bir biçimde ilerliyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Hatta eskiden beri ortalıkta dolaşan, yatak odasına bitki konmaz konusu da bunu destekler niteliktedir çünkü birçok bitki sabah ürettiği oksijenin aksine, gece karbondioksit üretir. Fakat tüm bitkiler aynı işlemi yapmaz. Bu yüzden bu bitkilerin tercih edilmesinde bir sıkıntı yoktur.

CAM (Crassulacean Asit Metabolizması) adı verilen fotosentez yeteneği sayesinde bitkiler gece boyunca karbondioksit alabilmektedirler. Peki bu zehirli maddeleri emen bitkiler ve toprağa bir zarar gelmiyor mu? Cevap hayır. Köklerin yakınında bulunan mikroorganizmalar yardımıyla, bu zararlı maddeler bir besin maddesine çevriliyor.

Hayvanlar ve insanlar için her zaman gerekli olan oksijenin salınmasına ekolojik olarak katkıda bulunurlar. Bu tarz bitkiler sayesinde gece avlanıp beslenen organizmalar da faydalanmış olur. Biyoçeşitlilik de tam da bu şekilde sağlanır. Daha iyi hava kalitesi ve daha az solunum hastalıkları riski için insanlara da katkıda bulunurlar.

Genel olarak bakıldığında temiz bir hava almak için yürüyüşe çıktığımızda bile pis havayı soluyor olabiliriz. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliği sebebiyle trafik kazalarının 6 katından fazla insan yaşamını yitirmekte. Dışarıda bile durum böyleyken bulunduğumuz kapalı ortamların bir nebze daha iyi olması için bu bitkilere yönelmeliyiz.

Yatak Odasında Bitki Bulundurulmamalı Yargısı Doğru Mu?
Yatak Odasında Bitki Bulundurulmamalı Yargısı Doğru Mu?

Yatak Odasında Bitki Bulundurulmamalı Yargısı Doğru Mu?

Genele bakıldığında yatak odasında bitkilerin bulunmasının zararlı olduğu birçok kişiden duyduğumuz bir bilgidir. Fakat aslında bu yanlış bir kanı olmaktadır. Tabii bu bitkilere olan bağlılığınıza göre değişebilir. Peki bu ne demek? Tek bir bitkinin sağladığı zarar ve yarar dikkate alınmayacak kadar küçüktür. Eğer 10 metrekare başına en az 10 adet ve en az 20 santimetrelik bir bitki varsa bu tam tersi olmaktadır. Yani bu tarz dolu bir ortamda uyumakla, yatak odasında birkaç bitkiyle beraber uyumak birbirinden çok farklı bir yargıdır.

Tabii durum başka bir noktada değişmektedir. Eğer alerjiniz varsa, bitkilerle aynı odada uyumak çok da sağlıklı olmayacaktır. Bitkilerin polenleri, tozları veya sinekleri alerjiyi tetikleyebilir. Öte yandan çeşitli haşeratları çekebilen bitkiler de istenmeyen misafirleri görmenize sebep olabilir.

Tercihinize göre odada bitki bulundurmanın çeşitli avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Bu yüzden ihtiyaca göre, bitki bakımını ve isteklerinizi göz önünde bulundurarak odanızı süsleyebilirsiniz. İç mekanlarımızı daha sağlıklı ve daha estetik hale getiren bu bitkiler hem fiziksel hem de psikolojik olarak hayatımızı doğrudan etkilemekte.

Yazı Sponsoru

Cordyline Australis ‘Dracaena Spike’

0
Saksıda Cordyline australis ‘Dracaena Spike’
Saksıda Cordyline australis ‘Dracaena Spike’

Bitkiler alemi içerisinde Dracaena spike olarak adlandırılan tür, günümüze kadar aslında yanlış adlandırılmış bir bitkidir. Çünkü bu bitki çeşidi Dracaena türlerine ait olmamak ile birlikte Cordyline australis bitki türünün bir kültivarıdır. Bazı noktalarda bu bitki için Cordyline indivisa gibi bambaşka bir türün ismi dahi kullanılır. Ancak bu kültivar için kullanılması gereken doğru isim Cordyline australis ‘Dracaena Spike’ olmalıdır.

Cordyline Australis ‘Dracaena Spike’ Özellikleri

  • Bitkinin birçok özelliği Yucca bitkisi ile benzerlik gösterir.
  • Süslü bir ağaç türü olarak bahçelerde yetiştirilir.
  • Yapraklar dar ve uzun bir yapıya sahiptir.
  • Saksılarda yetiştirildiğinde salon ve ofislerde de iyi bir süs bitkisi oluşturabilir.
  • Açık mekanda yetiştirilmesi ise çok daha sık tercih edilir.
Dracaena Spike yaprakları
Dracaena Spike yaprakları

Cordyline Australis ‘Dracaena Spike’ Bakımı

Genellikle açık havada yetiştirilmesi tercih edilen bu bitki için bakım işlemlerinde de birçok noktaya dikkat etmek önemlidir.

Işık

Açık havaya çok uyumlu ve kolaylıkla yetişebilen bir bahçe bitkisi olarak Dracaena spike ışık koşullarına karşı çok yüksek hassasiyet göstermez. Hava koşulları noktasında da kışın -10 0C gibi soğuklara karşı dayanabilir. Fakat güneş alan, deniz iklimine sahip tüm bahçelerde de rahatlıkla yetişecektir. Aşırı güneşli ya da tam güneş alan yerlerde susuz bırakılmaması önemli bir noktadır.

Toprak

Akdeniz iklimi ve Ege iklimi sayesinde toprağı kolaylıkla uyum sağlayan Dracaena spike sıcak toprakta köklerini güçlü bir şekilde salamayabilir. Bu tip noktalarda toprağı güneşten koruyan yer örtücü bitkiler ile koruma sağlanabilir. Saksı yetiştiriciliğinde de kalın kenarlı toprak saksılar seçilebilir.

Yavru Dracaena Spike
Yavru Dracaena Spike

Sulama

Kuru ve sıcak toprağı sevmediği için dibini ıslak tutmak önemli olmak ile birlikte özellikle yaz mevsimi boyunca susuz kalmaması gerekir.

Budama

Dracaena bitkisi boy atmayı çok seven bir bitkidir. Buna karşın birçok kişi üst kısımlardan budamayı tercih etse de boyunu kısaltmak dip ve yan dalları fazla geliştirmesini sağlar. Bu sayede geniş ve zengin bir görüntü ortaya koyabilir.

Cordyline Australis ‘Dracaena Spike’ Nasıl Çoğaltılır?

Bitkide çoğaltma işlemi yapmak için dallardan alınan örnekler 8-15 cm arasında parçalar ile kolaylıkla köklendirilebilir. Yılın her zamanı yapılabilecek çelik köklendirme dışında aynı zamanda tohumdan çoğaltma işlemi yapmak da mümkündür. Çelikle çoğaltma yapılırken ilk birkaç gün kökleri kurumadıkça su vermeniz gerekmez. Yaklaşık 2 ay içerisinde kök salmaya başladıkça yeşermeye de başlayacaktır.

Dracaena Spike çiçekleri
Dracaena Spike çiçekleri

Cordyline Australis ‘Dracaena Spike’ Hastalıkları ve Zararlıları

Aşırı yoğun güneş ışığı ile karşılaştığında özellikle susuz kalması bozulmasına neden olabilir. Ilıman iklimleri sevse de özellikle yaz mevsiminde susuz kalmaması önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dracaena Spike hakkında aklınıza takılan önemli sorular için kısa cevapları bu bölümde bulabilirsiniz. 

Dracaena Spike Nerelerde Yetiştirilir?

Ilıman iklim için uygun bir bitki çeşididir. Bahçe yetiştiriciliğinde özellikle çok fazla soğuk göstermeyen iklimlerde yetiştirilebilir.

Dracaena Spike Kapalı Mekanda Yetişir Mi?

Kapalı mekanda salon ve ofisler için de uyumlu bir yapısı vardır. Geniş saksılarda havadar ortamlarda rahatlıkla yetişebilir.

Dracaena Spike Çiçek Açar Mı?

Küçük bir ağaç yapısına sahip olduktan sonra bitki beyaz ve patlayan çiçekler açmaya başlayacaktır. Çiçekler tıpkı küçük meyvelere benzemektedir.

Yazı Sponsoru

Lupinus Polyphyllus

0
Lupinus polyphyllus
Lupinus polyphyllus

Çok güzel görünüşlü yapraklara sahip olan ve çiçekleri ilgi çekici olan lupinus polyphyllus bitkisi, bir bahçe bitkisi olarak yetiştirilir. Cinsi acı bakla olarak bilinen ve baklagiller familyası içerisinde bulunan bu süs bitkisi, aslında birçok farklı türe ayrılır. Bu türler içerisinde de neredeyse tamamı halk içerisinde acı bakla şeklinde adlandırılır. 

Lupinus polyphyllus türü süs bitkileri içerisinde aslında birçok melez ve kültivar bulunmaktadır. Bu çeşitlerin neredeyse tamamı çok soğuk karasal iklim koşullarına uyum sağlayabilmektedir. Saksı bitkisi olmaktan çok bahçe bitkisi olarak renkli ve çok özel görselliği ile tercih edilir. Çünkü bahçe ortamında doğru iklim ve yetiştirme koşulları ile önemli derecede gelişen bir bitkidir.

Lupinus Polyphyllus Özellikleri

  • Acı bakla türleri 1,5 m gibi bir yüksekliğe ulaşabilirler.
  • Bitkinin yaprakları ve çiçekleri gösterişli bir görsellik ortaya koyar.
  • Türün hibritleri dahi 0,5m gibi bir yüksekliğe erişebilmektedir.
  • Acı bakla türlerinin bazıları 1 veya 2 yıl ömre sahiptir. Ancak birçok türü ise gayet uzun ömürlüdür.
  • Dikildikleri toprakta azot zenginliği ile oluştururlar.
  • Çok soğuk kış mevsimleri ile karşılaşılan coğrafyalarda özellikle yüksek rakımlı karasal bölgelerde rahatlıkla yetiştirilebilir.
  • Lupinus polyphyllus türleri neredeyse tamamı ile birlikte -35 derece gibi soğuklara dahi dayanabilir.
  • Yaz mevsiminde ise serin bölgelerden hoşlanırken, düşük rakımlı deniz sıcaklığı görülen bölgelerde yetişmeyebilir. Bu tip bölgeler için bodur olarak geliştirilmiş hibritler daha uyumlu olarak görülmektedir.
Bahçede mor Lupinus polyphyllus
Bahçede mor Lupinus polyphyllus

Lupinus Polyphyllus Bakımı

Güneş alabilen açıklık alanlarda, park ya da bahçelerde acı bakla yetiştirmek gayet uygundur. Bahçe yetiştiriciliği için uygun olan bu bitkinin; bakım işlemlerini ve ihtiyaçlarını da doğru bilmek önemlidir.

Işık

İyi bir yetiştirme için acı bakla türlerinin yarı gölge alan ve yarı güneş alan ideal ortamlarda bulunması gerekir. Çünkü soğuk iklim kuşağı çiçeği olduğu için çok fazla güneş ile karşılaşmadan da gelişim gösterebilir.

Toprak

Ağır kil içeriğine sahip topraklar acı bakla türleri için uygun olmayan topraklardır. Bu tip topraklarda ekim öncesi derin bir belleme işlemi yapıldıktan sonra ponza taşı katılarak iyileştirme sağlanmalıdır. Bu nedenle genellikle orta halli toprak seçimi yapmak daha doğru olacaktır.

Sulama

Kumlu ve drenajı iyi toprak zeminlerde lupinus polyphyllus yetiştirilirken, özellikle yaz mevsiminde çok sık bir şekilde sulama yapmak gerekir. Ancak ideal toprak zeminlerde sulamayı sadece toprağın kuruma gösterdiği zamanlarda yapmak yeterlidir. Zira bitkinin kökü gayet derinlere kazık olarak ulaştığı için toprak üst düzeyi kurumuş olsa dahi bitki köklerinde su almaya devam eder.

Budama

Bitki yetişmeye başladığı dönemden itibaren bir süre sonrasında çiçeklerinde solma yaşamaya başlayacaktır. Solan çiçeklerin bulunduğu dallar üst kısımlarından kesilerek kısaltılabilir. Sonrasında kış mevsimi geldiğinde ise bitkinin dalları kurumaya başlayacaktır. Ancak dallar kuruma göstermiyorsa, kışın sonuna doğru bu dalların tümü dipten kesildiğinde kuvvetli bir şekilde yeni sürgünler vererek yeniden gelişecektir.

Farklı renkleriyle Lupinus polyphyllus
Farklı renkleriyle Lupinus polyphyllus

Lupinus Polyphyllus Nasıl Çoğaltılır?

Bitkinin çoğaltılması için yazın sonuna doğru tohumları toprağa ekerek çimlenmesini sağlayabilirsiniz. Bazen bu tohumlar içerisinde çimlenme göstermeyen tohumlar yer alırken, tohumların üzerinden kış geçtikten sonra ilkbahar aylarında hızlı bir büyüme gösterdiğini görebilirsiniz. Yeterli boyuta ulaşan fideler kalıcı yerlerine taşındıktan sonra sürekli bir şekilde kazık kök salmaya başlar ve artık sağlam bir şekilde toprağa tutunur. Ayrıca ilkbahar mevsiminde dip sürgünleri çok köklü olmasa dahi alınarak çoğaltma yapılabilmektedir.

Lupinus Polyphyllus Hastalıkları ve Zararlıları

Güneşli ve açık alanlar için uygun olan acı bakla türleri doğru iklim koşulları ile karşılaşmadığında yaprakları küllenebilir. Ayrıca benzer hastalıklar ve bitki bitleri gibi zararlılar görülebilir. 

Sıkça Sorulan Sorular

Acı bakla türleri hakkında aklınıza takılan en önemli soruların cevaplarını bu bölümde bulabilirsiniz.

Lupinus Polyphyllus Ne Zaman Çiçeklenir?

Güneş alan ve açık alanlarda acı bakla türleri yaz başlaması ile beraber çiçek açmaya da başlayacaktır. Bu açıdan ekim işlemlerinin sonbaharın başında gerçekleştirilmesi fayda sağlar.

Lupinus Polyphyllus Nerede Yetişir?

Soğuk topraklardan gelen bu çiçek türü genellikle serin bir iklim ister. Ilıman bir hava açısından da özellikle Akdeniz Bölgesi’nde yetiştirilebilir.

Lupinus Polyphyllus Kaç Yıllık Bir Bitkidir?

Bahçelerde köklerini kazık kök ile çok derinlere salan bir bitki çeşididir. Aşırı soğuk havalara da dayanabildiği için bu sayede uzun yıllar boyunca acı bakla yaşamaya devam eder.

Yazı Sponsoru

Kına Çiçeği (Impatiens Balsamina)

0
Kına Çiçeği (Impatiens Balsamina)
Kına Çiçeği (Impatiens Balsamina)

Tırtıklı kenarları ile birlikte yaprakları açık yeşil renk olan kına çiçeği çiçekli bir bitki çeşididir. Dik ve ince sapları bulunmak ile birlikte saplar üzerinde büyüyen çiçekleri 5 cm gibi bir ortalamada büyür. İlkbahar mevsimi ile birlikte çiçek açmaya başlayan bitki sonbahara kadar çiçekli görüntüsünü korurken, çok güzel ve sakin bir görüntüsü vardır.

Tohum üzerinden yetiştiriciliği yapılan ve kısa ömürlü bir bitki olan Impatiens balsamina, çiçeklerinde tek renk veya bazen benekli şekilde iki renk görmek mümkündür. Genellikle çiçek renkleri mor ve eflatun gibi göz alıcı bir yapıya sahiptir. Bahar mevsiminden itibaren çok hızlı bir büyüme gösterir.

Kına Çiçeği Özellikleri

  • Çok basit bir yetiştiriciliğe sahiptir ve her bahçeye uygun bir şekilde seçilebilir.
  • Renkli çiçekleri ile birlikte fincan görüntüsü ortaya koyarken, çiçekler 2,5 ile 7,5 cm arasında gelişebilir.
  • Tohumlar yetiştikten sonra ilk çiçekler ilkbaharın sonunda görülür.
  • Genellikle yaz mevsiminde dış mekan süs bitkisi şeklinde kullanılır.
  • Çok hızlı bir gelişim göstererek, 30-40 cm boylarına ulaşabilir. Yerini sevdiğinde 1 m dahi olabilir.
  • Çok uzun yıllardır bahçe, balkon ve saksılarda güzel görüntüsü ile yetiştirilir.
  • Fideler 20 cm kadar olduğu zaman tomurcuklar vererek çiçek açmaya devam ettikçe bitki daha fazla uzar. Çok çeşitli renklerde çiçek açabilen türleri de bulunmaktadır.
  • Çiçekler solduktan sonra tohum kapsülleri oluşur ve bu tohumlar patladığında çevreye hızlı bir şekilde yayılır.
Kırmızı kına çiçeği
Kırmızı kına çiçeği

Kına Çiçeği Bakımı

Kına çiçeği yetiştiriciliğinde ışık, toprak, su ve sıcaklık gibi birçok ayrıntıya dikkat etmek önemlidir.

Işık

Çiçek güneşi tam bir şekilde gören veya kısmen gölge alanlarda rahatlıkla yetişebilir. Özellikle yakıcı öğlen güneşinden uzak olmaları fayda sağlarken, ikindi güneşi yaprak kısımlarının solmasına neden olabilir. Tam gölgede de yaşamını sürdüren bu bitki daha seyrek bir şekilde çiçek açacaktır. Ortalama günlük 3 saat direkt bir şekilde güneş alması gerekir.

Toprak

Sıradan bir şekilde bahçelerde veya parklarda bulunan her toprak çeşidinde rahatlıkla yetişebilir. Özellikle toprağın çok fazla killi olmaması gerekirken, gübre ihtiyacı duymaz. 

Sulama

Kına çiçeği özellikle büyüme dönemi içerisinde sürekli nemli bir toprağa ihtiyaç duyar. Sıcak havalarda da çiçek açmaya devam eder. Fakat sulamasına dikkat etmek gerekir. Kuraklığa dayanamayabilir ve yeterli düzeyde su almak ister. Genellikle toprak kurutulmadan nem oranı korunarak yetiştirilmelidir. 

Mor kına çiçeği
Mor kına çiçeği

Kına Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Kısa ömürlü mevsimlik bir bitki olduğundan dolayı çoğalması için tohum verene kadar yaşamayı sürdürmesi gerekir. Fideler çiçek solma işlemi gösterdikten sonra tohum kapsülleri ortaya çıkar. Olgunlaşan kapsüller patlama gibi bir hareket ile içerisindeki tohumları etrafa ulaştırır. Doğal tozlanma ile yayılan bu tohumlar çiçeğin çoğalmasını sağlar.

İlk yetiştirme ve çoğaltma için güneş etkisi unutulmadan tohumlar ilkbahardan yazın ortasına kadar toprağa dikilebilir. Kısa sürede çiçek açma evresine yetişir ve saksıda yetiştirilince de 5 cm sonrasında artık bahçeye dikilebilir. Bahçede aralarında 30-40 cm boşluk bırakmak yeterlidir. Yine saksı içerisinde yetiştirmeye de devam edilebilir ve pencere kenarında dahi yaşamını sürdürebilir.

Kına Çiçeği Hastalıkları ve Zararlıları

Bitki mevsimlik yapısı ile genellikle herhangi bir hastalık göstermeden doğa ile uyumlu bir özelliğe sahiptir. Böcekler ve kuşlar gibi canlılar sayesinde tozlanma vasıtasıyla hızlı bir şekilde etrafa yayılabilir. Önemli bir zararlı ile karşılaşılmaması yanında gelişim sürecinde çiçek gübresi ile besleme yapılabilir.

Kına çiçekleri ve yaprakları
Kına çiçekleri ve yaprakları

Sıkça Sorulan Sorular

Kına çiçeği hakkında merak ettiğiniz önemli soruların cevaplarını bu bölümde bulabilirsiniz.

Kına Çiçeği Nerede Yetişir?

Çiçek saksıda fide haline getirildikten sonra bahçeye dikilerek büyütülebilir. Ayrıca saksı içerisinde pencere kenarında ve balkonlarda da yetiştirilebilir.

Kına Çiçeğine Nasıl Bakılır?

Daima nemli bir toprakta ve günlük ortalama 3 saat güneş giren bir alanda yetiştirilir. Özellikle sıcak havalarda sulamasına dikkat etmek önemlidir.

Kına Çiçeği Ne Zaman Ekilir?

İlkbahar mevsiminden sonbahara kadar yetişmesi mümkündür. En doğru ekim zamanı ilkbaharda don soğuklarının geçmesi sonrasıdır.

Yazı Sponsoru

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker

Refresh Page