Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Guzmanya

0
Blooming red bromeliads in botanical park close-up
Blooming red bromeliads in botanical park close-up

Guzmanya hem dış mekânlarda hem de iç mekânlarda egzotik bir görünüm elde etmek için oldukça idealdir. Bu süslü ve egzotik bitki, büyümesinin zor olmasıyla ünlüdür. Buna karşın doğru yetiştirme koşullarında onları sağlıklı ve mutlu tutmak nispeten kolaydır. Genellikle iç mekân bitkisi olarak yetiştirilen guzmanyalar, doğru koşullar sağlandığı takdirde bahçelerde de büyütülebilir.

Kırmızı, yeşil, mor, turuncu ve sarı gibi renklere sahip olan çiçekleri harika görünürler. Son derece uyumlu olan bu bitki, yavaş bir şekilde büyür ve çiçek açması için bir ila üç yıla ihtiyacı vardır. Çiçeklenme döngüleri gibi birçok farklı faktörden etkilendiği için genellikle taklit edilmesi zor olan özel koşullara ihtiyaç duyarlar.

Guzmanya ya da guzmania bitkisinin anavatanı Kuzey Amerika’nın güneyindeki dağların yanı sıra Güney Amerika’nın kuzey ve batısında yer alan dağlık kesimlerdir. Tropikal ve alt tropikal bölgelerde dağların yükseklerindeki sis ormanlarında, ağaçların üzerinde epifit olarak yaşarlar. Guzmanya bitkisinin onlarca farklı türü vardır ve bazıları toprak uyumludur.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Grubu:Kapalı Tohumlular
Sınıfı:Liliopsida – Tek Çenekliler
Alt Sınıfı:Commelinids
Takım:
Aile:
Alt Aile:
Cins:Guzmania

Bakımı

Guzmanya çiçeği, familyasının üyesidir. Bu aile binlerce bitki türünü içerir ve çoğu tropikal bölgede yetişir. Bu bitki gelişmek için genellikle çok fazla güneş ışığını ihtiyaç duymaktadır. Bununla birlikte bazı guzmanya türleri, değişen ışıklara karşı toleranslıdır. Kimi türler tam tropikal güneş isterken bazıları daha gölge yerlerde büyümek isterler. Sarımsı yaprakları bitkinin fazla ışık aldığının işaretiyken, koyu yeşil ve uzun bitkiler ise az ışık aldıklarını gösterir.

Guzmanya çiçeği genel olarak iyi drene olan ancak nemi de tutabilen saksı toprağına ihtiyaç duyar. Turba bazlı bir kum karışımı bu bitki için ideal olacaktır. Bunun yanı sıra bu bitkiler kimyasallara karşı çok hassastır. Sulamada yağmur suyunu tercih etmek daha iyi olacaktır. Farklı sıcaklık değerlerine karşı toleranslı olsalar da 16 ila 28 derece bu çiçek için idealdir. Soğuğa karşı son derece dayanıklı olan guzmanya, kısa sürelerde 0 derecenin altını dahi tolere edebilir.

İç mekânlarda sağlayacağınız yüzde 60 oranında nem koşulları daha iyi sonuç almanızı sağlar. Bununla birlikte bu bitkilerde hastalık ve zararlılar ise oldukça nadirdir.

Toprak ve Saksı Seçimi

Guzmanya çiçeği, büyüklüğüne bağlı olarak yarım litrelik küçük saksılara ekilebilir. Saksı hacminin üçte ikisi kadar bir toprak doldurmanız yeterli olacaktır. Bu noktada toprak seçiminizi doğru yapmanız son derece önemlidir. Bunun yanı sıra bitkinin kökleri çok gelişmediği için küçük saksı seçimi gerekir. Gereğinden büyük saksılarda kökler havasız kalacak ve çürüyecektir. Saksı seçiminde dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta, saksının ağır olması gerektiğidir. Eğer böyle bir saksı bulamazsanız, saksının dibine ağır çakıllar koyarak ve toprağınıza ponza taşı ekleyerek bu ağırlığı sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda kuvars kumu eklemeniz de toprağın havadar ve süzek olması açısından önemlidir.

Eğer böylesi bir karışım hazırlamak size zor gelecekse, üç ölçü torf toprağını bir ölçü ponza taşıyla karıştırarak da ideal bir ortam yaratabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken noktalardan biri torf toprağı eleyerek ince tozundan ayrıştırmanızdır.

Sıcaklık

Guzmanya çiçeğinin gelişimine sürekli olarak devam edebilmesi için havanın 10 dereceden daha yüksek sıcaklıklara sahip olması gerekir. Gün boyu sıcaklık ise genel olarak 12 derecenin üstünde olmalıdır. Her ne kadar kısa süreli soğuklara dayanıklı olsa da gelişimi açısından gece saatlerinde ısının da 9 derecenin üstünde olması gerekir.

Guzmanya bitkisi için ideal sıcaklık gece 16, gündüz ise 28 derecedir. Gece ısısı 20 derecenin üzerinde olduğu durumlarda ise gelişimin durma ihtimali vardır. Fazla serin bir ortamda ıslaklık ya da köklerin havasız yoğun neme maruz kalması çürütücü hastalıkları beraberinde getirecektir.

Kış aylarında bitkinizi içinde tuttuğunuz odanız soğuk oluyorsa, sulama sıklığını azaltmanız gerekir. Bu dönemde odayı sık sık havalandırın ve fısfıslama yapmayın. Hava soğuk olsa da güneş ışığını daima sağlamaya çalışmalısınız.

Sulama

Guzmanya çiçeklerinin sulanması, diğer bitkilere oranla bazı farklılıklar taşır. Bu bitkiler kuraklık koşullarına dayanabilirler ancak nemli toprakta büyümeyi severler. Genel bir kural olarak, büyüme mevsimleri boyunca haftalık olarak bitkileri hafifçe sulamak yeterli olacaktır. Kış aylarında ise bitki uykuda kalacaktır. Bu dönemde toprağın yalnızca üst birkaç santimi nemli kalsa yeterli olacaktır. Bitki tam güneş alıyorsa ve sıcaklıklar fazlaysa, bitkinin toprağı sürekli olarak nemli tutmak gerekir. Ancak sulamanın toprağın cıvık bir hal alacağı ve sürekli olarak böyle kalacağı kadar yapılmamalıdır. 

Guzmanya çiçeği suda bulunan kimyasallara karşı hassastır. Eğer mümkünse bitkiniz için yağmur suyu toplamak iyi bir fikirdir. Bu mümkün değilse, musluk suyunu 24 saat beklettikten sonra vermeniz işe yaratacaktır. İdeal su koşullarını sağlamak için, musluk suyunu kaynatıp soğumaya da bırakabilirsiniz.

Guzmanya çiçekleri kök çürümesine eğilimli bitkilerdir. Aşırı sulama bu bitkilerin bir numaralı düşmanıdır. Bu sebeple saksınızda mutlaka drenaj delikleri bulunmalı ve aşırı sulamadan kaçınmalısınız.

Çoğaltılması

Guzmanya çiçekleri sürgünlerden ya da tohumlardan çoğaltılabilir. Sürgünlerden çoğaltma işlemi çok daha başarılı, kolay ve hızlıdır. Ana bitkinin tabanından büyüyen yavrular konusunda oldukça başarılı olan guzmanyaları rahatlıkla çoğaltabilirsiniz. Bu sürecin çiçeklenme dönemi sonra erdikten sonra yapılması daha iyi olacaktır.

Guzmanya çiçeklerinizi ana bitkiden çıkan sürgünleri bölerek çoğaltmak daha iyi olacaktır. Yeni aldığınız sürgünleri ayrı bir saksıya alarak doğrudan çoğaltabilirsiniz. Bu bitkilerin oldukça yavaş büyüdüğünü unutmamalısınız. Yavruları almanın en iyi zamanı ilkbahar ortasıdır. Bunun dışında yaz sonunda da sürgünleri kesip alabilirsiniz.

Ana bitkiye bağlı olan daha hızlı büyürler. Bu sebeple onları kesmek konusunda acele etmemelisiniz. Büyüyebildikleri kadar büyüdükten sonra gece ısısının 10 derecenin altına düşmediği ilkbahar günlerinde sürgünleri kesebilirsiniz. Kestiğiniz sürgünleri birkaç gün nemli kâğıt koyduğunuz bir kapta ağzı kapalı bir şekilde bekletebilirsiniz. Doğrudan güneş almayan aydınlık bir yerde bu bekleme işlemi en fazla 48 saat sürmelidir. Bu sürecin ardından yeni bitkinin mikrop kapma ihtimali zayıflayacaktır. Bu işlemin ardından bitkinizi yeni saksılara ekebilirsiniz.

Guzmanya çoğaltma işleminin bir başka yolu da tohumdan yetiştirmektedir. Tohumları turba yosunu ya da iyi drene steril bir saksıya ekebilirsiniz. Filizlenmeleri için saksının ortamını daima nemli ve sıcak tutmanız gerekir.

Çiçek Açma Zamanı

Guzmanyalar, bir ila üç yıl arasında çiçek açarlar. Bir yaşına gelen guzmanyaları doğrudan güneşe daha fazla alıştırmanız bu süreci hızlandıracaktır. Guzmanyaları doğrudan kavurucu güneş ışığından korumanız gerekir. Ancak sabah ve akşam güneşleri onlar için ideal olacaktır. Çiçek açtıklarında ve fidelerin yeni saksılara ekildiği dönemde ise doğrudan güneş ışığı almamaları gerekir.

Bir yaşına gelen guzmanya bitkilerinizi sabah ve akşam güneşini doğrudan alabilecekleri bir yere konumlandırabilirsiniz. Bu durum çiçeklenme başarısını da artıracaktır.

Zararlılar ve Hastalıklar

Guzmanyalar genel olarak hastalıklara ve zararlılara karşı son derece dayanıklıdır. Bununla birlikte çeşitli bitki bitlerinin musallat olduğunu gözlemeyebilirsiniz. Bit sorununu yaşamamak adına yaprakları haftada bir kez nemli bir bezle silmeniz faydalı olacaktır. Bunun yanı sıra bitkiyi banyoda yıkayarak da temiz tutabilirsiniz. Yaprakların temizliği, guzmanyanın gelişimi açısından son derece önemlidir.

Kök çürümeleri ve çiçek sapı çürümeleri genel olarak yanlış bakımın sonucunda ortaya çıkmaktadır. Özellikle aşırı sulama sık görülen hatalardan biridir. Çiçek sapı, çiçek solduğu zaman dipten kesilebilir. Bu sebeple vakitsiz bir çürüme çok tehlike yaratmamaktadır. Ancak çürümenin dibe doğru yayılmasına engel olmalısınız. Bulunduğu konumun havadar olması guzmanyanın sağlığı için oldukça önemlidir.

Guzmanya Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Guzmanya çiçeği ömrü ne kadardır?

Guzmanya bitkinin çiçeği oldukça uzun bir zaman varlığını koruyabilir. Altı aya kadar canlı olarak kalan bu çiçekler, evinize uzun süre egzotik görünüm kazandıracaktır. Doğrudan güneş isteyen bu bitkileri, öğle vaktinde ise gölge alanda tutmak gerekir.

Guzmanya ne kadar sıklıkta sulanır?

Guzmanya çiçeğinin sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için toprağın kuruluğuna bakmalısınız. Yaz aylarında nem azalmışsa sulama yapabilirsiniz, kışın ise görece olarak daha az nemli kalmasını sağlamalısınız.

Guzmanya çiçeği kaç kez çiçek açar?

Guzmanya bitkileri yalnızca bir kez çiçek açar. Bu çiçekler uzun zaman boyunca kendisini korusa da, en fazla 7-8 ay içerisinde solacaktır. Çiçekler kuruduğunda bitki yeni fideler verecektir.

Guzmanya çiçeği soldu ne yapmalıyım?

Guzman çiçeği solduğu zaman, çiçek sapını dibinden kesmek gerekir. Bu işlem çiçek sapında gelişecek hastalıkların bitkinin geri kalınına yayılmasını da engelleyecektir.

Guzmanya kediler için zararlı mı?

Evet. Guzmanya bitkisi kediler ve köpek için toksik olmayan bitkiler arasında yer alır. Bu sebeple evcil bir ev arkadaşınız varsa bu bitki ideal bir seçenek olacaktır.

Çin Herdemyeşili (Aglaonema Commutatum)

0
Young shoots of potted plant Aglaonema. Greenery at home. Diseases. Aging, wilting.
Young shoots of potted plant Aglaonema. Greenery at home. Diseases. Aging, wilting.

Çin herdemyeşili, yaprak dökmeyen ve çok az ilgiye bakım duyan popüler iç mekân bitkilerinden biridir. Oldukça dayanıklı olan bu bitki, yeni bitki bakmaya başlayanlar için ideal bir seçenektir. Birçok bitkiye kıyasla su olmadan uzun süre dayanabilir. Bunun yanı sıra ışığa fazla erişmediği durumlarda dahi gelişimine devam edebilir.

Birkaç farklı renk varyasyonu olan bu bitki, yavaş bir şekilde büyümektedir. Anavatanı Asya’nın tropik ve alt tropikal bölgeleridir. Botanik adı Aglaonema commutatum olan bu bitkinin bugüne kadar tanımlanmış yirmiden fazla türü vardır. Doğal ortamında yaprak dökmeyen bu bitki gölgelik alanlarda büyümektedir. Çeşidine bağlı olarak beyaz, kırmızı, sarı ve pembe gibi çizgilere ya da beneklere sahip olabilir.

Bu bitkiler haşerelere karşı son derece dayanıklıdır ancak evcil hayvanlarınız için de toksiktir. Bu sebeple evcil dostlarınızdan ve çocuklarınızdan uzak bir yerde yetiştirmek daha iyi olacaktır. Çok az ışık alan mekânlar için harika bir seçim olan Çin Herdemyeşili sekiz yıla kadar yaşayabilmektedir. Bunun yanı sıra köklerin genişlemesi için her iki yılda bir kez saksı değişimi yapılmalıdır.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Klad:Kapalı Tohumlular
Sınıfı:Liliopsida – Tek Çenekliler
Takım:
Familya:

Bakımı

Çin herdemyeşili bakımı oldukça kolaydır. İç mekanlarda yetiştirilen bu dayanıklı bitkinin büyük yeşil yaprakları vardır. Yaprakları çeşitli renk damarlarına sahip olabilir. Yavaş bir şekilde büyümesine karşın boyu oldukça uzatabilir. 

Çin herdemyeşili yaprağının yüzeyi zararlıları ve tozu uzaklaştırmak için hafif mumsu bir dokuya sahiptir. Çok fazla sulanması kök çürüklüğüne yol açabilmektedir. Doğrudan güneş ışığına maruz bırakmamanız gereken bu bitki 20 ila 25 derece sıcaklıklarda ideal olarak gelişirler. İyi bir toprak karışımı ve saksı seçimiyle çok kolay biçimde büyüyecek olan Çin herdemyeşilini havalandırma ve ısıtıcı gibi cihazlardan uzak tutmalısınız.

Toprak

Çin herdemyeşilinin ideal şekilde büyümesi için basit bir toprak karışımı hazırlayabilirsiniz. Bu tip salon bitkileri için üç ölçü saksı toprağı torf, bir ölçü ponza taşı ve bir ölçü iri taneli dere kumu karışımı yeterli olacaktır. Bu bitkinin kökleri son derece hassastır. Aynı zamanda drenaj delikleri olan bir saksıda yetiştirmeniz önemlidir. Köklerin su içinde kalması, bitkinizi kısa sürede çürütecektir.

Bunun yanı sıra kum, toprak ve perlit karşımı hazırlayarak da ideal bir karışım elde edebilirsiniz. Bu karışımı biraz ağaç kabuğu eklemek de faydalı olacaktır.

Sulama

Çin herdemyeşili nemli toprağı sever ve bu şartlarda iyi bir gelişim gösterir. Ancak her gün yoğun bir sulamaya gerek yoktur. Sulama zamanı geldiğinde toprağı iyice sulamanız gerekir. Bir sonraki sulama zamanı için ise toprağın tamamen kurumasını beklemelisiniz. 

Saksı içerisinde aşırı ıslak toprak ya da durgun su kök çürümelerine yol açacaktır. Bu sebeple iyi drene olan bir toprak hazırlamak çok önemidir. Drene olmayan bir toprakta kök çürümesi başladığında bunun herhangi bir tedavisi olmadığını unutmamalısınız. Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için toprağa parmağınızı 3 santim kadar batırmalısınız. Eğer toprak tamamen kurumuşsa sulama yapabilirsiniz.

Nemli toprakta büyüyen Çin herdemyeşili, nemi depolayabilen özelliklere de sahiptir. Bu seyrek sulama yaptığınız zamanlarda dahi bitkinin hayatta kalabileceği anlamına gelir. Bitkinizi soğuk ortamlardan uzak tutmanız ve haftada en az bir kez sulamanız iyi bir fikir olacaktır.

Gübreleme

Çin herdemyeşili bitkinizi düzenli olarak gübrelemek, daha gösterişli bir gelişim sağlayacaktır. Bununla birlikte gübreleme zamanına dikkat etmelisiniz. Bitkinin daha iyi büyümesi için gelişme dönemi olan ilkbahar aylarından sonbahara kadar besin takviyesi verebilirsiniz. Gübrelemeyi ayda bir defa yapmanız yeterli olacaktır. Genel amaçlı bitki besini vermeniz Çin herdemyeşili için yeterli olacaktır.

Budama

Çin herdemyeşili budama işlemi tamamen isteğinize bağlıdır. Eğer elde etmek istediğiniz belirli bir görüntü varsa, yapraklarınızı buna göre budayabilirsiniz. Bu bitki yavaş büyüdüğü için yalnızca ölü yaprakları da budayabilirsiniz.

Çin herdemyeşili bitkilerinin büyük bir bölümü dik şekilde büyümektedir. Eğer bitkinizin yatay olarak büyümesini istiyorsanız, yaprakları düzenli olarak kesmeniz yeterli olacaktır. Bu sayede bitkinin minyatür bir ağaçtan ziyade bir çalı gibi görünmesini sağlayabilirsiniz.

Budama işleminde dikkat etmeniz gereken önemli konulardan biri kullandığınız makas ya da bıçağın keskin ve steril olmasıdır. Başka bitkilerde kullandığınız makasları sterilize etmeden kullanmanız bitkinizi mikroplara açık hale getirecektir.

Çoğaltma

Çin herdemyeşili bitkisini çoğaltmak oldukça basittir. Bu bitki tohumlardan, uç kesimlerinden, gövde kesimlerinden ya da bölme yoluyla çoğaltılabilir. Eğer bitkiniz alt yapraklarını döküyor ve alt kısmını çıplak bırakıyorsa, tepesinden bir parça kopararak verimli bir toprakta kök çıkarmasını sağlayabilirsiniz. Bu bitkiyi çoğaltmak için kullanılan en yaygın yol ise bitkiyi kökten yukarıya büyüdükçe ayırmaktadır.

Kesilen bir gövdeden yeni bir bitki yetiştirebilirsiniz. Bunun için ana bitkiden sağlıklı bir gövde almanız yeterli olacaktır. Kesimin 4-5 santim olması yeterli olacaktır. Köklendirme hormonu kullanmanız çeliklerin daha hızlı kök salmasına yardımcı olacaktır. Alternatif olarak ise aldığınız çelikleri bir süre suda bekleterek kök salmasını bekleyebilirsiniz. Kesimlerden kök çıkması yaklaşık olarak üç haftanızı alacaktır.

Çoğaltma işlemi için en iyi zaman, sıcak yaz aylarının ortasıdır. Eğer düşük sıcaklıktaki bir iklimde yaşıyorsanız, kesimleri yumuşak bir ısı kaynağının yakınında tutabilirsiniz.

Çin Herdemyeşilinin Ne Kadar Işığa İhtiyacı Var?

Bu bitki, dolaylı ışığa ihtiyacı vardır. Yaprakları ne kadar koyu olursa, ışık ihtiyacı da o kadar azdır. Eğer yaprakları parlak ve alacalıysa daha fazla aydınlık bir ortam ister.

Çin Herdemyeşili Havayı Temizler mi?

Çin herdemyeşili bitkisi karbondioksit ve diğer toksinleri emer. Dolayısıyla havayı arındırmaya yardımcı olan iyi bir iç mekân bitkisidir.

Çin Herdemyeşili Buğulanmayı Sever mi?

Bu tropikal bitki nemli ortamları sever. Bu sebeple eğer kuru bir iklimde yaşıyorsanız bitkinin nemli kalmasını sağlamak için yapraklarına su püskürterek buğulanma sağlayabilirsiniz. 

Çin Herdemyeşili Zehirli midir?

Çin herdemyeşil çiçeği, kalsiyum oksalat kristalleri içerir. Bu bitkinin zehirli olmasına neden olmaktadır. Evcil hayvanlarınız bitkiyi yerse hemen veterinere götürmeniz gerekir. Bitkiyi yemesi durumunda evcil dostlarınızda şişme, ishal, kusma ve aşırı salya gibi semptomlar görülebilir.

Çin Herdemyeşili Neden Sararır?

Bu bitkide sarı yaprakların ortaya çıkması stresin yaygın belirtisidir. Aşır sulama, haşereler ve yetersiz ışık yaprakların sararmasına neden olabilmektedir.

Tül Kuşkonmaz (Asparagus Setaceus)

0
Asparagus Setaceus in flowerpot
Asparagus Setaceus in flowerpot

familyasının üyesi olan tül kuşkonmaz, asparagus setaceus botanik adıyla bilinmektedir. Popüler bir ev bitkisi olmasa da, iç mekânlarda çok iyi bir gelişim göstermektedir. Sıcak iklimlerde bahçede de yetişebilecek tül kuşkonmaz bütün bahçeyi istila edebilir. 

Yaprakları damar sistemi gibi dallanan ve budaklanan ince uzantılarıyla çok küçük iğnemsi yaprakçıkları vardır. Her bir kök sürgünü tek yaprak gibi görünmekle birlikte esasen dal özelliği taşır. Gelişimini tamamladıktan aylar sonra dahi filizler çıkarıp geliştirebilir. Ana vatanı Güney Afrika olan bu bitki, kış aylarında eksi yedi dereceye kadar dayanabilir.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Grubu:Kapalı Tohumlular
Sınıfı:Liliopsida – Tek Çenekliler
Takım:
Familya:
Alt Aile:
Cins:Asparagus

Tül Kuşkonmaz Bakımı

Dış ortamda tırmanıcı bir bitki olarak da bakılabilen bu türü, ektiğiniz alana dikkat etmeniz gerekir. Kış aylarının ılık geçtiği bölgelerde tüm bahçenizi kısa sürede sarabilir. Saksıda bakılan tül kuşkonmazların ise kış aylarında içeriye taşınması gerekir.

Bitki yaşlandıkça, ağaçsı bir görünüme sahip olur. Belirli aralıkla budama yapmak, bitkinin hem kontrolü hem de görünümü açısından önemlidir. Doğru bir bakım ile bu bitki küçük çiçekler verebilir. Bakımı kolay olan bu bitkinin en büyük sorunu ise zararlıları kendine fazlasıyla çekmesidir.

Toprak

Tül kuşkonmaz bitkisi gevşek ve iyi drene özelliklere sahip toprak karışımlarında daha iyi gelişir. Saksıda bakacağınız bitki için torf da uygun bir toprak seçeneğidir. Ancak torf kullandığınızda ayda bir defa genel amaçlı gübre ile besin ilave etmeniz gerekir. 

Saksı değişiminin ise iki ya da üç yılda bir kez yapmanız yeterli olacaktır. Değişimi ilkbahar ve yaz mevsimlerinin sonunda yapabilirsiniz. Saksı değişimi esnasında köklerdeki eski toprağı arındırmayı unutmamalısınız.

Işık

Tül kuşkonmaz bitkisi parlak ortamlara da uyum sağlayarak tolere edebilir. Buna karşın gölge alanlarda daha iyi gelişir. Bitkiyi doğrudan ve parlak güneşten uzak tutmak gerekir. Özellikle yaz aylarında öğlen güneşi, bitkinizin tamamen solmasına neden olabilir.

Sulama

Tül kuşkonmazlar genel olarak nemden hoşlanırlar. Genellikle iç ortamlardaki büyüme şartları, özellikle kış aylarında hissedilen ısıya bağlıdır. Kış aylarında ısıtıcılar nedeniyle hava daha kuru olacaktır. Bu kuruluk tül kuşkonmaza zarar verir. Bitkiye her gün su püskürterek nem oranını artırabilirsiniz.

Eğer bitkiniz kahverengileşiyor ve boynunu büküyorsa bu muhtemelen daha fazla su ihtiyacının göstergesidir. Buna karşın kuruluk nedeniyle solma yaşanması oldukça zordur. Günlük olarak su püskürtme yaptığınızda bitki yeniden kendini toparlayacaktır. Eğer bitkiye bahçenizde bakıyorsanız, toprağın tamamen kurumasına engel olmak için iyice sulanması gerekir.

Isı

Tül kuşkonmaz bitkisi 18 ila 24 derece arasındaki sıcaklıklarda iyi şekilde gelişim gösterir. Bununla birlikte 10 derecelik sıcaklıkları da tolere edebilir. Ancak sıcaklığın bu seviyelere uzun süre boyunca düşmemesi gerekir.

Bitkinizi radyatör ve klima gibi cihazlardan uzak tutmanız gerekir. Eğer bitkiniz balkon ya da teras gibi bir yerdeyse kış aylarında içeri taşımak daha iyi olacaktır.

Gübre

Tül kuşkonmaz için genel kullanıma uygun sıvı gübre kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra suda çözülebilen gübrelerden de verebilirsiniz. Ancak gübreyi mutlaka seyretmeniz gerekir. Ayda bir kez gübreleme yapmanız yeterli iken yaz aylarında 10 günde bir besin verebilirsiniz.

Budama

Tül kuşkonmaz oldukça hızlı büyüyen bir bitkidir. Bu sebeple derli toplu görüntüsü hızla bozulacaktır. Bu görüntüyü bozmamak adına zaman zaman budama yapmanız faydalı olacaktır. Eğer daha vahşi bir görüntü hoşunuza gidiyorsa, budama yapmasanız da herhangi bir sorun yaşamazsınız.

Çoğaltılması

Tül kuşkonmaz, tohumdan çoğaltılabilen bir bitkidir. Bunun yanı sıra yumru köklerin bölünmesi de çoğaltmanın bir başka yöntemidir. 

Köklerin bölünmesiyle çoğaltmak, başarı şansı çok daha yüksek olan bir yöntemdir. Bu yöntemde bitkinin tamamını saksıdan çıkarmaları ve bölümlere ayırmalısınız. Her bölümün bir kökü ve tomurcuğunun bulunması gerekir. Bu parçaları farklı saksılara ekerek çoğaltma işlemini tamamlayabilirsiniz. Bu işlemi ilkbahar aylarında yapmanız gerekir. Yeni bitkiniz büyüme evresine geçene kadar gölgede tutmalısınız.

Bu bitkinin tohumları meyvelerinin içerisindedir. Tohumları ekmeden önce bir geceliğine suda bekletmelisiniz. Ardından tohumları üzerine hafif bir toprak tabakası gelecek şekilde saksıya ekebilirsiniz. Saksının bulunduğu ortam 21 ila 26 derece arasında olmalıdır. Bir ila iki ay içerisinde çimlenme gerçekleşecektir.

Saksı Değişimi

Tük kuşkonmaz bitkisi, saksısından biraz taşmaya aldırış etmeden büyümesine devam edebilir. Bu sebeple taşma görür görmez saksı değiştirmenize gerek yoktur. Saksı değişimini iki yılda bir kez yapmanız yeterli olacaktır. 

Saksı değişiminde bitkinizi dikkatli bir şekilde çıkarmalısınız. Kök sistemine zarar vermeden bitkiyi daha büyük bir saksıya alabilirsiniz. Bu değişim sırasında çoğaltma işlemini de yapabilirsiniz. Bu bitki aşırı büyük saksılara ihtiyaç duymamaktadır.

Kış Mevsiminde Bakımı

Tül kuşkonmaz bitkinizi açık havada bırakıyorsanız, hava sıcaklığının 10 derecenin altına düşmediğinden emin olmanız gerekir. Eğer hava bu sıcaklıkların altına düşüyorsa bitkiyi içeri taşımanız gerekir. Kış aylarında bitkinize su verirken dikkat etmelisiniz. Fazla su köklerin çürümesine yol açar. Bu nedenle toprak kış aylarında tamamen kuruduğunda su vermelisiniz.

Hastalık ve Zararlıları

Tül kuşkonmaz zararlılar açısından oldukça sevilen bir bitkidir. Örümcek akarları, pamuklu bitler ve yaprak bitleri yaygın görülen zararlılardandır. Bu zararlıları gördüğünüz zaman önlem almanız gerekir. Eğer zararlılar yalnızca bazı dallardaysa, budama işlemiyle bunlardan kurtulabilirsiniz. İstila tüm bitkiye yayıldıysa kimyasal ilaçlara başvurmanız gerekebilir.

Uzun süre kuru toprakta kalan tül kuşkonmazlar, kurumaya başlar. Bu tip bir durumda kuru kısımları kesip atabilirsiniz. Eğer sulamayı aksatırsanız, yeni çıkan sürgünlerin yaprakları dahi solgun renklere sahip olacaktır. Bunun yanı sıra yapraklar gerektiği gibi serpilmezler. Bu sebeple sulama düzeninize dikkat etmeniz gerekir.

Lithops (Altıntaş)

0
Pot of colourful lithops / pop of colours in a pot / my first pot of pebble plants
Pot of colourful lithops / pop of colours in a pot / my first pot of pebble plants

Alışılmadık bir güzelliğe sahip olan lithops, eski Yunancada ‘taşa benzeyen’ anlamına gelmektedir. Çakıl taşını andıran bu sukulent, aşırı yavaş biçimde toprağı sararak büyür. familyasına ait olan lithops cinsinin 40’a yakın türü vardır. 

İlkbahar ve sonbahar aylarında dikilen bu bitkiler, kavurucu sıcaklarda ve kış aylarında durgunluk dönemine girerler. Bu bitkinin üzerinde bir çift kalın yaprak vardır ve yok denecek derecede kısa bir sapı vardır. Toprağın altında ise gövdeleri ve oldukça uzun kökleri vardır. İlkbahar aylarında yeni yapraklar çıkmaya başlarken, eskileri kuruyarak dökülmektedir. Taş kaktüslerin tüm türleri papatyayı andıran çiçekler verirler. Çiçekler genel olarak sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar.

Alem:Plantae
Grubu:Kapalı Tohumlular
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Sınıf:Magnoliopsida – İki Çenekliler
Takım:
Aile:
Alt Aile:

Türleri

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi lithops sukulentlerinin 40’a yakın farklı türü bulunmaktadır. Bunlar arasında en yaygın olarak bilinenler ise şu şekildedir;

  • Lithops marmorata: Pürüzsüz gri ve yeşil yaprakları damarlı bir yapıya sahiptir. Mermeri andıran desenleriyle dikkat çeken bir türdür.
  • Lithops grracilidelineata: Soluk gri ve beyaz yapraklara sahiptir. Bu yaprakların üzerinde küçük yarıkları andıracak şekilde kahverengi benekler yer alır.
  • Lithops julii: Bu türde kahverengi beneklerin bulunduğu pembemsi ve gri renkte yapraklar bulunur.

Lithops lesliei: Bu türün toprağın üzerinde neredeyse hiç sapı yoktur. Yeşil, turuncu, gri ve pembe benekleriyle oldukça farklı bir görünüm sergiler.

Bakımı

Her ne kadar adı taş kaktüs olarak bilinse de lithops aslında bir sukulenttir. Bu sukulenti eşsiz yapan özelliği ise görüntüsüdür. Bakımı son derece kolay olan bu sukulent, yeni başlayanlar için dahi ideal bir bitkidir.

Taş kaktüsler bolca parlaklığı severler. Evinizde yetiştirirken, bitkiyi aydınlık bir pencere kenarına koyabilirsiniz. Eğer böylesi parlak bir ortam yoksa yapay bir ışık kaynağı edinmeniz gerekir. Bitkinin bakımıyla ilgili en önemli konulardan biri ise sulamadır. Kuraklığa karşı dirençli olan bu bitkileri fazla sulamanız çürümeye ve mantar hastalıklarına yol açar. Bu durum bitkinizi kısa sürede öldürebilir. Buna karşın lithops, hastalıklara ve haşerelere yatkın değildir. Kendi haline bıraktığınızda bu bitki son derece iyi gelişebilir.

Saksı Seçimi

Taş kaktüs için seçeceğiniz saksının sağlam olması gerekir. Bu sebeple seramik, çok kalın plastikten ya da sert çömlek saksıları tercih edebilirsiniz. Kökleri çok fazla yayıldığı için derinlik, saksının derinliği oldukça önemlidir. Saksının derinliğinin 12 santim olması gerekir. Bunun yanı sıra fazla suyu dışarı atmak için yeterince drenaj deliği bulunmalıdır.

Mini saksılarda bu sukulenti yetiştirmeniz hemen hemen mümkün değildir. Saksının genişliğinin 10 santim kadar olması gerekir. Böylesi bir saksıda sukulentiniz birkaç yıl rahatça kalabilir. Bu noktada dikkat etmeniz gereken noktalardan biri farklı renkten birçok lithopsu sıkışık vaziyette aynı saksıya dikmemektedir. Bu biçimde dikilmeleri hoş bir görünüm yaratsa dahi oldukça sağlıksızdır.

Toprak Seçimi

Sukulentiniz için tercih edeceğiniz toprak karışımına özen göstermelisiniz. İdeal toprak karışımı için iki ölçü toprağa bir ölçü kuvars kumu hazırlayabilirsiniz. Bu karışımın 3 ölçüsüne ise bir ölçü küçük taneli ponza taşı ekleyerek ideal bir toprak elde edebilirsiniz.

Toprak hazır hale geldikten sonra iyi bir şekilde sulamalısınız. Sulamanın ardından tamamen kuruyana kadar beklemelisiniz. Toprak tamamen kuruduktan sonra ise lithops sukulentlerini dikebilirsiniz. Bitkiyi bu sürecin ardından en az 10 gün boyunca sulamamalısınız.

Sulama

Taş kaktüsler, mevsimsel olarak sulandırılmalıdır. Kış aylarında bitki uyku dönemine girdiğinde sulama yapmaya gerek yoktur. İlkbahar aylarında yapraklar belirmeye başladığında ise toprak tamamen kuruduğunda hafifçe nemlendirecek şekilde sulama yapabilirsiniz.

Lithops sukulentlerin bir diğer durgunluk dönemi ise yaz aylarıdır. Yaz aylarında da sulama düzeninizi esnetebilirsiniz. Sonbahar aylarında bitki çiçeklenemeye hazır hale gelmeden önce sulama düzenin sıklaştırılması gerekir. Yaz ve kış aylarında yapraklar tamamen kurumaya başlarsa, canlandırmak için az miktarda su verebilirsiniz.

Işık

Lithops sukulentleri yıl boyunca tamamen aydınlık bir ortamı tercih ederler. Bu genel olarak günde en az altı saat boyunca güneş almaları anlamına gelmektedir. Evde bakım yaparken güneye bakan bir pencere önü ideal olacaktır. Eğer bitki yeterince ışık alamazsa, bu bitkinin yapraklarının gereğinden fazla uzamasına ve solmasına neden olacaktır.

Isı ve Nem

Lithops, farklı hava sıcaklıklarına karşı son derece toleranslıdır. 10 dereceye kadar düşen sıcaklıklarla başa çıkabilirler. 18 ila 26 derece arasındaki sıcaklıklar ise bu bitkiler için ideal ortamı yaratacaktır. Oda sıcaklığında son derece iyi bir gelişim gösterirler. Yeterince hava akımı aldığı ve çok uzun süre sulanmadığı müddetçe düşük nem oranını da sorun etmeyecektir.

Gübreleme

Eğer tavsiye ettiğimiz toprak karışımını kullanacaksanız lithopslar ilave bir besine ihtiyaç duymazlar. Bu toprak beş, altı yıl boyunca bitkinin tüm ihtiyaçlarını karşılayacaktır. Eğer basit bir toprak kullanıyorsanız, gübreleme yapmak daha iyi olacaktır. Genel amaçlı bitki besinini seyrelterek verebilirsiniz. Gübrelemenin ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinin ortalarında, bir kez yapılması yeterli olacaktır.

Saksı Değişimi

Lithops sukulentler aşırı derecede yavaş büyürler. Bu sebeple saksılarını yıllarca değiştirmeye gerek yoktur. Eğer bir saksıya birkaç tane lithops diktiyseniz, bir süre sonra sıkışık bir hal alabilir. Bu gibi bir durumda sukulentlerinizi yeni bir saksıya almanız gerekir. Yeni saksıya alırken her bitkiyi dikkatli biçimde kazarak çıkarmalısınız. Kök sistemi çok gelişmiş olan bu bitkiye zarar verilmemesi gerekir. Kökler daima bir arada tutulmalıdır. Yeni saksıya alacağınız bitkilerin köklerinin uzunluğunu biraz daha aşacak şekilde derin bir saksı tercih edebilirsiniz.

Kış Mevsiminde Bakım

Ekim ve Şubat ayları arasında uyku döneminde olan lithops bitkisi, bu vakti 8 ila 15 derece arasındaki sıcaklıkta, aydınlık bir yerde geçilmelidir. Kışı geçirmesi için aydınlık iç ortam yeterli olacaktır. Uyku döneminde eski yapraklar yerini yenileriyle değiştirir. Su ihtiyacı ise genel olarak yaşlı yapraklarda depolanan sudan karşılanmaktadır. Görece olarak serin bir ortamda bırakılırsa, tüm uyku süresi boyunca sulanma ihtiyacı yoktur. Mart ayında büyüme mevsimi başladığında ise tekrar su vermeye başlanabilir.

Hastalık ve Zararlıları

Lithops bitkileri gelişim dönemlerinde yeterince güçlü ışık ve ısı alamazlarsa, deformasyonlar oluşacaktır. Işık ve sıcaklığın yeterli olmaması mantar ve benzeri hastalıklara yol açabilir. Bunun yanı sıra yaprak bitleri bu sukulentlere musallat olabilir. Bu bitleri ince bir fırçayla temizleyebilirsiniz. Eğer bitleri görürseniz, sukulenti hemen izole etmelisiniz ki diğer bitkilerinize de bulaşmasınız. Gözle görülmesi hayli zor olan bu bitler bitkinizi tamamen istila etmişse, ilaç kullanabilirsiniz.

Kroton (Codiaeum Variegatum)

0
Variegated croton in pot
Variegated croton in pot

Botanik adı Codiaeum Variegatum olan kroton bitkisi, Euphorbiaceae familyasının bir üyesidir. İç mekân bitkileri arasında oldukça popüler bir yeri olan krotonun bakımı ise oldukça zordur. Bu yönüyle bitki bakımına yeni başladıysanız, kroton sizi üzebilir. Tropikal bir bitki olan kroton, değişken ışık koşullarını, sıcak ortamları, bol suyu ve nemli mekânları sever. Soğuk ortamlarda yaprak dökmeye başlarlar. Büyük bir çalı şeklinde gelişen bitki, üç metreye kadar uzayabilmektedir. Buna karşın iç mekanlarda 1,5 metreyi pek aşmazlar. 

Bitkinin yeni gelişe yaprakları genel olarak birkaç ay boyunca yeşil kalır. Daha sonra güneşin de etkisiyle kızarmaya başlar. Yapraklarının şekli ise türüne bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Ülkemizde en çok düz oval yapraklı çeşidi bulunmaktadır.

Alem:Plantae
Bölüm:Kapalı Tohumlular
Sınıf:Magnoliopsida – İki Çenekliler
Takım:
Familya:
Cins:Codiaeum

Genel Bakış

Kroton bitkisinin ana vatanı Malezya ve Hindistan’dır. Çok yıllık ve yaprak dökmeyen çalı olarak kabul edilen bu bitkinin ismi Yunancada ‘kene’ anlamına gelmektedir. Bunun temel sebebi tohumunun kene şeklinde olmasıdır.

Bitkinin yaprakları birçok farklı renk, şekil ve boyutta olabilir. Yaşına bağlı olarak yapraklar tamamen siyahlaşacak kadar koyulaşabilmektedir. Eğer bu bitkiye bahçenizde bakmak istiyorsanız hava sıcaklığının daima 10 derecenin üzerinde olması gerekir. 

Kroton bitkisinin onlarca farklı çeşidi vardır. Mona Lisa, Irene Kingsley, Ann Rutherfor bunlardan yalnızca bazılarıdır. Birçok çeşide karşın tek bir türün olması ender rastlanan durumlardan biridir. Genetik olarak kararsız olması nedeniyle her bir kroton bitkisi benzersiz bir yapıya sahiptir. Bu çeşitler yapraklarının çeşitlerine göre alt bölümlere ayrılmaktadır.

Çeşitleri

Kroton bitkisinin onlarca çeşidi arasından en popüler olanları ise şu şekildedir;

  • Codiaeum Variegatum “Gold Star”: Bu çeşidi sarı benekli yeşil, dar ve doğrusal yapraklara sahiptir. Ortalama olarak yirmi santim kadar büyürler.
  • Codiaeum Variegatum Var Pictum: Yaprakları oldukça geniş olan bu tür, ev bitkisi olarak hayli dikkat çekmektedir. Yaprakları sarı, kırmızı, turuncu, mor, yeşil ve bronz renk tonlarına sahiptir.
  • Codiaeum Variegatum “Petra”: Pembe, turuncu ve sarı damarlı oval şeklindeki yeşil yapraklara sahiptir. Bir ila iki metre arasına kadar boyları uzayabilmektedir.

Bakımı

Çok yıllık bir bitki olarak kroton, yıllar boyunca yaşamını devam ettirebilmektedir. Kış aylarında bitkinin bir kısmı ölse dahi, ilkbahar geldiğinde yeniden filizlenmek için aynı kökleri kullanırlar. Bakımı zor olan kroton bitkisi için azami özen göstermeniz gerekir.

Toprak Seçimi

Turba yosunuyla birlikte iyi drene olan bir saksı toprağı seçmeniz yeterli olacaktır. Kroton toprağı suyu tutmamalı ancak nemi muhafaza etmelidir. Kroton bitkileri hiçbir koşulda ıslak, su dolu toprakta bırakılmamalıdır. Toprağın ideal pH seviyesi 4,5 ile 6,5 arasındadır.

Işık

Kroton bitkisinin meşhur renkli yaprakları, ortam ışığından doğrudan etkilenirler. Bu bitki aydınlık ortamları sever. Bununla birlikte doğrudan güneşin altında bırakılmaması gerekir. Filtrelenmiş olarak gelen güneş ışığı kroton bitkinizi memnun edecektir. Eğer bitkiyi gölge bir alanda konumlandırırsanız yaprakların rengi olumsuz etkilenecek hatta solacaktır.

Sıcaklık

Kroton bitkisi için ideal sıcaklık aralığı 16 ila 26 derece arasındadır. Bu bitkileri pencere ve kapı gibi soğuk hava akımları oluşabilecek yerlerde konumlandırmamalısınız. Bunun yanı sıra bitkiyi klima ve radyatör gibi ısıtıcı cihazlardan da uzak tutmalısınız. Bu tip cihazlar bitkiyi kısa bir sürede şok edecek ve onlara zarar verecektir.

Su ve Nem

Kroton bitkinizi gelişme mevsimi boyunca sık sık sulamalısınız. Bunun yanı sıra yapraklara su püskürtmek de ihtiyaç duyduğu nemi alması açısından önemlidir. Kış aylarında sulama sıklığını iki haftada bire düşürebilirsiniz.

Bitkinin toprağının genel olarak nemli tutulması gerekir. Zaman zaman toprağın kuruluğunu parmağınızla test edebilirsiniz. Eğer toprak kurumaya başlamışsa su verebilirsiniz. Bu bitkiler kuraklığa dayanıklı değildir. Nemden yoksun olduklarında yapraklar solmaya ve düşmeye başlar. Bunun yanı sıra yaprakların rengi de nem eksikliğinden etkilenmektedir.

Ortam nemini yüzde 40 ila 80 arasında tutmanız, bitkinin ihtiyacını karşılayacaktır. Eğer bu ortam nemini sağlayamıyorsanız, bitkinin altına nem tepsisi yerleştirebilirsiniz. Tepsiye bolca çakıl taşı ve su koyarak, saksının altına koymanız nem seviyesini artıracaktır. Bu noktada tepsideki suyun saksıya değmemesine dikkat etmelisiniz. Aynı zamanda diğer bitkilerle grup halinde tutmak da nem seviyesinin artmasına yardımcı olacaktır. Bitkiye günlük olarak su püskürtmek örümcek akarlarına karşı da etkili bir önlemdir. Sulama yaparken fazla su vermekten kaçınmalısınız. Toprak sürekli ıslak olduğunda kök çürümeleri kaçınılmaz olmaktadır.

Gübreleme

Krotonları birçok farklı bitki besiniyle gübreleyebilirsiniz. Hem potasyum hem de azot bakımından yüksek değerlere sahip gübreleri tercih edebilirsiniz.

NPK oranı açısından, ortadaki sayının daha düşük olması gerekir. Ortadaki sayı fosfor değerini göstermektedir. 8-2-10 gibi NPK oranlarına sahip gübreler en iyi sonuçları verecektir. Büyüme mevsimi boyunca sıvı bir gübre tercih etmeniz faydalı olacaktır.

İlk gübrelemenin Şubat ayının sonunda ya da Mart ayının başında yapılması gerekir. Mayıs ayında ikinci gübreleme ve Temmuz ayının ortasında son gübrelemenin yapılası gerekir. Sonbahar ayında ise gübreleme yapmaktan kaçınmak gerekir. Bitki bu aylarda kışa hazırlanmaya başlayacaktır. Gübre vermek bitkinin bu hazırlığını kesintiye uğratabilir.

Düzenli olarak gübre kullanmayı da tercih edebilirsiniz. Bu durumda yalnızca büyüme mevsimi boyunca ayda bir kez hafif ve seyreltilmiş gübreleme yapmalısınız.

Çoğaltılması

Kroton bitkinizi çoğaltmak konusunda üç farklı yol kullanabilirsiniz. Bunlar içerisinde başarı şansı en fazla olan yarı olgun dal çeliğidir. Bunun yanı sıra suda köklendirme ve tohumla da bu bitkiyi çoğaltabilirsiniz.

Yarı oldun dal çeliği yöntemini ilkbahar mevsiminin ortasından yaz mevsiminin ortasına kadar kullanabilirsiniz. Normal şartlarda yarı olgun dallar kullanılsa da kroton bitkinizde bir yıllık tam olgun dalları da kullanabilirsiniz.

Suda köklendirme yöntemini ise ilkbahar ayının sonunda yapmalısınız. Köklerin esintili bir yerde kalması gerekir. Bu kökler 3 santimi aştığında, köklendirme toprağı hazırlayarak buraya eklemelisiniz. Köklendirme hormonu kullanmanız başarı şansınızı artırabilir. Altı haftanın ardından yeni bitkinizi esas toprağına alabilirsiniz. Bu noktada bitkinin köklerini kumlu topraktan fazla arındırmamaya çalışmalısınız. 

Kroton bitkisinin tohum vermesi için çok dallı olması ve birkaç dalından çiçek açması gerekir. Tek dalda çiçek açtığında öncelikle erkek çiçekler çıkacaktır. Onlar solduktan sonra ise dişi çiçekler gelişir. Bu süreçte dişi çiçekler polenlenemediği için tohum oluşmamaktadır. Fazla dallardan çiçek açtığında birinde erkek diğerinde ise dişi çiçekler yetişecektir. Kroton çiçek tomurcuklarını ilk gördüğünüzde kesmelisiniz. İkinci gelen çiçeklerden tohum alabilirsiniz. Bu tohumlar kroton bitkisine benzerlik göstermeyebilir. Bunun temel nedeni aynı tür içindeki çeşitlilik ve melez bitkilerdir.

Kroton Bitkisinin Budanması ve Saksısının Değiştirilmesi

Kroton bitkisini budamak daha iyi bir gelişim göstermesini sağlayacaktır. Büyüme mevsiminin başında bitkiyi budamanız gerekir. Budanan yerler yeniden büyüyecektir. Budama sırasında ölü dal ve yaprakların da kesilmesi gerekir. Bu noktada dikkat etmeniz gereken bir seferde sapın üçte birinden fazlası kesmemektir.

Saksı değişiminin ise yine ilkbahar aylarında yapılması gerekir. Bir boy daha büyük saksıya almak yeterli olacaktır. Bu saksı değişimi işlemi sırasında budama işlemini de gerçekleştirebilirsiniz. Saksı değişiminin ardından bitkiyi sulamayı unutmayın. Bir saksıdan diğerine alırken eğer kökler bağlanmış gibi görünüyorsa, nazikçe ayırabilirsiniz.

Problemleri

Eğer yapraklarını kaybediyorsanız, bitkiniz bazı sebeplerden strese girmiş demektedir. Bu stres faktörleri çok çeşitli olabilir. Öncelikle yeterince ışık alıp almadığını kontrol etmelisiniz. Saksının konumunu günde 4 ila 6 saat ışık alabileceği bir yere taşıyabilirsiniz. 

Bir diğer sorun ise aşırı sıcaklardır. Bitkiyi pencere, koridor ve kapı ağzı gibi cereyan yapabilecek yerlerden uzak tutmalısınız. Bunun yanı sıra klima ve ısıtıcı gibi cihazlardan gelen hava akımlarından da korunması gerekir. Yaprak kaybının en önemli nedenlerinden biri de sulama rutinidir. Aşırı sulama ya da yetersiz sulama bitkiyi strese sokabilir.

Yine zararlıların istila etmesi ve gübreleme dengesizliği bitkinizi strese sokmuş olabilir. Bu bitki hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmasına karşın unlu böcek ve örümcek akarı gibi zararlıların istilasıyla karşılaşabilirsiniz. Eğer istila belirtisi görüyorsanız yaprakları temizlemeniz gerekir. Bu önlem işe yaramadıysa neem yağı kullanabilirsiniz. Eğer bu da istilayı bitirmediyse kimyasal ilaçlara yönelebilirsiniz.

Kroton bitkiniz kıvrık yapraklı değilse ancak yapraklar kıvrılıyorsa bu durum aşırı gübrelemeye işaret edebilir.

Cennet Kuşu (Strelitzia Reginea)

0
Strelitzia reginae
Strelitzia reginae

Cennet kuşu bitkisi; benzersiz bir görünüme sahip olan ve tropikal bitkiler arasında en fazla bilinen türler arasında yer alır. Bitkiye bu isim aynı isme sahip olan tropikal bir kuş türüne benzerliği nedeniyle verilmiştir. familyasına ait olan bu bitkinin en tanınmış türü ise Strelitzia reginea olarak bilinmektedir. Ülkemizde ise cennet kuşu bitkisi; starliçe, turna gagası, papağan çiçeği gibi isimlerle de anılmaktadır. 

Cennet kuşu bitkisinin Strelitzia nicolai türü, ofis starliçesi olarak da bilinmektedir ve son yıllarda büyük salonlarda ve ofislerde yaygın olarak bakılmaktadır.

Çok hızlı biçimde büyüyen bu bitki, yaz mevsimini dışarda geçirmesi halinde daha sağlıklı biçimde büyür. Kış aylarının sonu ve ilkbaharın başlarında açan çiçekleri, ideal şartlarda yılın diğer zamanlarında da tomurcuklanabilir. Bitkinin geniş yapraklarının boyu 30 santim civarındadır. Bakımı zahmetsiz sayılabilecek olan cennet kuşu bitkisi kediler ve köpekler için toksiktir.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Sınıf:Magnoliopsida – İki Çenekliler
Takım:Zingiberales
Familya:
Cins:Strelitzia

Bakımı

İç mekânlarda ideal şartlar sağlansa dahi bu bitkinin en büyük dezavantajı boyudur. Bitkinin boyu 1,5 ila 2 metreye kadar ulaşabilmektedir. Bunun yanı sıra çiçek açmadan önce 3 ila 5 yıl aralığında olgunlaşması gerekir. Sıcak bir iklimde yaşıyorsanız bitkiyi bahçenize de ekebilirsiniz. Bahçede kendi kendine büyüyebilecek olan bitkinin çiçekleri oldukça göz alıcıdır.

Bitkiyi evde başarılı bir şekilde yetiştirmek için sıcaklık, aydınlık ve konum gibi konulara dikkat etmek gerekir. Doğrudan güneş ışığı alan, parlak bir ortamda düzenli sulama ve ısıyla bitkinin gelişimi oldukça başarılı olacaktır. Bunun yanı sıra bitkiyi büyüme dönemi olan ilkbahar mevsiminin başında organik gübreyle beslemek gerekir. Büyüme döneminde her hafta besin ilavesi yapmak, bitkinin gelişmesi için önemlidir. Hayatta kalma başarısını artırmak için cennet kuşu bitkisini sıcak yaz aylarında dışarı taşıyabilir, kışın ise içeri alabilirsiniz. Bu sebeple saksı seçiminin de buna uygun olarak yapılması gerekir.

Toprak

Cennet kuşu bitkisi için verimli ve iyi derene edilmiş bir toprak karışımı hazırlamalısınız. Bunun için büyük bir çaba sarf etmenize gerek yoktur. Standart saksı toprağı olan torfa, 3’te bir oranında ponza taşı ilave etmeniz yeterli olacaktır. Bunun yanı sıra organik gübre karışımı eklemeniz bitkiyi daha fazla mutlu edecektir. Saksı seçimi yaparken, altında drenaj deliklerinin olması gerektiğini unutmamalısınız.

Sulama

Cennet kuşu bitkisini yıl boyunca devamlı olarak nemli tutmalısınız. Bununla birlikte toprağın aşırı derece ıslak kalmaması gerekir. İlkbahar ve yaz aylarında büyük yapraklar nem kaybeder. Bu sebeple bitkinizi bu dönemlerde günde bir kez sulamanız faydalı olacaktır. Suyun drenaj deliklerinden çıktığını görene kadar sulama yapabilirsiniz. Ancak suyun saksıda kalmadığından da emin olmalısınız. Eğer bu biti fazla sulanırsa, bitkinin yaprakları kuruyarak solacaktır. Az sulama yapıldığında ise merkeze en uzak olan yapraklarda sararma görebilirsiniz.

Işık

Cennet kuşu bitkinizin iyi bir şekilde çiçeklenmesi istiyorsanız onu doğrudan güneş ışığı alabileceği bir yere konumlandırmalısınız. Cennet kuşu bitkisinin bol miktarda parlaklığa ihtiyacı vardır. Ancak özellikle yaz aylarında güneşin kavurucu sıcaklarından korumanız gerekir. Bu zamanlarda bitkinizi öğlen doğrudan güneş ışığından korumanız yeterli olacaktır. Doğu ya da batı cepheye bakan bir pencere önünde bitki son derece mutlu olacaktır. Güneş görmeyeceği için ise kuzeye bakan odalardan kaçınmakta fayda var.

Isı ve Nem

Cennet kuşu, tropikal bir bitkidir, bu sebeple nemi bolca severler. Evdeki hava özellikle kış aylarında ısıtıcılar nedeniyle kuruduğunda, bitkinin yapraklarına su püskürtmek işe yarayacaktır. Bunun yanı sıra kış aylarında hava sıcaklığının 15 derecenin üzerinde olması gerekir. 

Cennet kuşu bitkisi soğuğa dayanıklı olmasına karşın donlardan hasar görür. Bu hasar yavaş yavaş iyileşebilir. Yine de bu bitkiyi ısıtıcılardan uzakta ve 15 derece ortalama sıcaklıkta tutmak, ideal şartları sağlayacaktır.

Gübreleme

Cennet kuşu bitkine bakım yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli konulardan biri gübrelemedir. Bu bitki ilave besini çok sever. Büyüme mevsiminin başladığı ilkbahar aylarının başından itibaren yavaş salınımlı gübreler kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra büyüme mevsimi boyunca haftada bir kez olacak şekilde genel amaçlı sıvı bitki gübresi de kullanabilirsiniz.

Budama

Eğer bitkinizin ortama oranla çok fazla büyüdüğünü düşünüyorsanız, düzenli aralıklarla budama yapabilirsiniz. Budama yaparken mutlaka steril ve keskin bir makas kullanmalısınız. Bitkide zarar gören yaprakları rahatlıkla budayabilirsiniz ancak sağlam yapraklara dokunmamalısınız. 

Budama işlemini ilkbahar aylarının başında yapılması ideal zamandır. Bu zamanda tüm yaprakları ve sapları toprağın hemen üstündeki bölüme kadar budayabilirsiniz.

Çoğaltılması

Cennet kuşu çiçeğini çoğaltmanın en iyi iki yolu bölme ve tohumdan yetiştirmektir. Bölme yöntemi, tohumdan yetiştirmeye göre çok daha pratik, başarılı ve hızlıdır. Bölme yöntemini kullanabilmeniz için en az üç senedir çiçek açan bir bitkiyi kullanmalısınız.

Bölme Yöntemiyle Çoğaltma

Bölme yöntemiyle çoğaltma için, boyutuna bağlı olarak kürek ve testere gibi aletlere ihtiyacınız vardır. Küçük bitkiler için keskin bir bıçak ise yeterli olacaktır. Ayırdığınız bitkiyi yeni bir saksıya ekecekseniz, iyi drene bir toprak karışımı hazırlamayı da unutmamalısınız.

Bitkinizin tabanında en az üç yapraklı, genç bir kısmı ya da sürgünleri kopararak, toprağın altındaki rizomu bir kürek veya testere yardımıyla bölebilirsiniz. Böldüğünüz bu kısımları doğrudan yeni bir saksıya alabilirsiniz.

Tohuma Çoğaltma

Tohumdan bir cennet kuşu çiçeği sahip olmak istiyorsanız, sabırlı davranmanız gerekir. Tohumların çimlenmesi iki ayı bulabilmektedir. Tohumları ekmeden önce oda sıcaklığında 24 ila 48 saat boyunca suda tutmalısınız. Bunun ardından tohumlara bıçakla ufak bir çizik atın. Tohumu toprağın 1,5 ila 2,5 santim altına eklemlisiniz. Diğer tohumlarla aralarında ise 7 santimlik boşluk olmalıdır. 

Tohumları ektiğiniz saksıyı doğrudan güneş ışığı almayan en az 25 derece sıcaklığa sahip bir odaya koymalısınız. Saksının üzerini şeffaf bir poşetle kapatmanız nemi koruması açısından önemlidir. Toprağı zaman zaman nemlendirmeyi ve hava almasını sağlayarak bir süre bu işleme devam etmelisiniz. Tohumlar filizlenip iki, üç yaprak ürettiklerini 15 santimlik yeni bir saksıya alabilirsiniz. Bitkinin boyu 15 santime ulaştığında ise kalıcı bir saksı belirleyerek buna dikebilirsiniz.

Saksı Değişimi

Son derece hızlı biçimde büyüyen cennet kuşunun tomurcuklarını çıkarmadan önce belirli bir boyuta ulaşması gerekir. 90 ila 100 santimlik uzunluğa ulaşan bitkinin çiçeği, 25 santimlik bir saksıda rahatlıkla büyüyecektir. 1,5 ila 2 metrelik bir bitki ise genellikle 35 santimlik saksıya ihtiyaç duyar. Cennet kuşu çiçeğini her ilkbahar ayının başında daha büyük bir saksıya dikmeniz gerekir. Bitkiniz olgunluğa eriştiği zaman saksısından taşmasında hiçbir mahsur yoktur. Bu sayede son derece hoş çiçekler açacaktır.

Cennet Kuşu Çiçeklenmesini Teşvik Etmek

Cennet kuşu bitkisi 4-5 yaşına geldiğinde çiçek verecek kadar olgunlaşmıştır. Bu süreçte bitkinizi motive etmek için saksıdan taşmasına izin vermelisiniz. Aynı zamanda en az 6 saatlik tam güneş, çiçeklenmeyi teşvik edecektir. Yine düzenli gübreleme de çiçeklenme üzerinde etkili bir faktördür.

Cennet kuşu bitkiniz çiçek açmıyorsa, bunun en yaygın nedeni yetersiz aydınlatmadır. Aynı zamanda yaz ayları boyunca bitkiyi nemli tutmayı da unutmamalısınız. Toprak kurumaya başladığında sulama yapmak, bitkinin çiçeklenmesi açısından da önemlidir.

Cennet Kuşu Bitkisinin Problemleri

Cennet kuşu bitkisi; beyaz sinek ve yaprak biti gibi zararlıların istilasına açık bir çiçektir. Bu sebeple bu tip haşerelerin istilasını önlemek adına bitkinizi düzenli olarak kontrol etmelisiniz. Kısmi istila durumunda, zararlıların bulunduğu yaprakları budayabilirsiniz. Eğer istila çok yayılmışsa böcek ilacı kullanmanız gerekir. 

Bunların yanı sıra bu bitki kurşuni küfe yalanma riskine de son derece açıktır. Bu hastalık baş gösterdiğinde çiçeklerde ve yapraklarda siyah lekeler, ardından kurşuni küf tabakası gözlemleyebilirsiniz. Bu aşamada yapmanız gereken küften etkilenen kısımları koparmak ve bitkiyi havalandırmaktır.

Yaprak Kuruması

Cennet kuşu bitkisinde en sık görülen hastalık, diğer birçok salon bitkisinde olduğu gibi kök çürümesidir. Bitkiye gereğinden fazla su verildiğinde bu durum ortaya çıkacaktır. Saksının drenaj deliklerinin olmaması, yanlış toprak seçimi gibi nedenlere bağlı olarak kökler sürekli su içinde kalabilir. Bu durumda kök çürümesine yol açan mantarlar ortaya çıkacaktır.

Bitkinizi bu hastalıktan uzak tutmak için iki sulama arasında bitkinin toprağının kısmen kuruduğunu gözlemlemelisiniz.

Yaprak Sararması

Yaprakların sararması her zaman için problem göstergesi değildir. Olgun bitkilerde yaprak normal yaşam döngüsünün bir parçası olarak sararabilir. Ancak birden fazla yaprak aynı anda sararmaya başlamışsa, bu genellikle yetersiz nem koşullarını gösterir. Eğer sararan yapraklar bitkinin dışına doğru dönükse bitkinin yeterince sulanmadığını gösterir. Sorunu çözene kadar bu etmenlerin her birini değerlendirmeli ve denemeler yapmalısınız.

Yaprakların İçe Kıvrılması

Yaprakların içe kıvrılması, bitkinin az sulandığının bir göstergesidir. Sulama periyodunuzu sıklaştırarak bu sorunu çözebilirsiniz. Saksının drenajlarından su çıkana kadar sulamaya devam etmelisiniz. Bu köklerin tamamının suya kavuşmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte toprağın vıcık bir yapıya sırılsıklam olmasına da engel olmalısınız.

Yaprakların Yarılması

Cennet kuşu bitkisinin yaprakları hayli büyüktür. Özellikle yılın belirli bölümlerinde dışarıda kalan çiçeklerin yaprakları yarılıyorsa, bu genelde normal bir durumdur. Yaprakların ve köklerin hava sirkülasyonuna kavuşması için bitkinin yapraklarında yarıklar oluşabilir. Rüzgar da bu sürece katkı sunmaktadır. Hava sirkülasyonunun olması küf ve haşerelere karşı bitkinin aldığı bir önlemdir.

Gasteria

0
green houseplant flat lay succulent gasteria duval
green houseplant flat lay succulent gasteria duval

Anavatanı Güney Afrika olan bu bitki familyasındandır. Gasteria bitkileri çok az ilgiye ihtiyaç duyarlar. Gasteria adını çiçeklerinin mideye benzemesinden almıştır. Kuraklığa karşı son derece dayanıklı olan bu bitkinin birçok farklı türü vardır. Türlerinin büyük kısmı ise birbirine benzemektedir. Gasteria türlerini birbirinden ayırt etmek oldukça zordur. Gasteriayı çoğalttığınız zaman, yeni bitkilerinizin farklı bir türmüşçesine bambaşka özelliklere sahip olduğunu görebilirsiniz. Bunun yanı sıra bazı özellikleri de yıldan yıla farklılaşmaktadır.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Grubu:Kapalı Tohumlular
Sınıfı:Liliopsida – Tek Çenekliler
Takım:
Aile:
Kabile:Aloeae

Gasteria, Latincede ‘mide’ anlamındaki ‘gaster’ kelimesinden gelmektedir. Bu sukulentler sığ kökler üretilirler. Bu sebeple iç ortamlarda saksılarının geniş ve sığ olması gerekir. Bazı gasteria türleri, geleneksel şifacılar tarafından kullanılmaktadır. Yapraklarının cilt sorunlarına, histeriye, romatizmaya ve felce karşı etkili olduğu iddia edilmektedir.

Svaziland ve Mpumalanga gibi halklar bu bitkinin sihirli bir güce sahip olduğuna inanmaktadır. Bunun yanı sıra Zulu halkı iyi şans getirdiğine inandığı için bu bitkiyi tılsım olarak kullanmaktadır. Aynı zamanda onları yıldırımlardan ve kötü ruhlardan koruduklarını inandıkları için evlerinin çatılarına dikerler.

Gasteria genel olarak ne insanlar ne de evcil hayvanlar için toksik değildir. Bu sebeple küçük çocuklarınızın ve evcil hayvanlarınızın yanında bu bitkiyi gönül rahatlığıyla yetiştirebilirsiniz.

Bakımı

Gasteria bitkilerinin bakımıyla ilgili en önemli konu, çok az çaba sarf ederek geliştirebilmenizdir. Bu bitkilerin iyi bir şekilde gelişmesi için tek yapmanız gereken uygun bir yer bulmaktadır. Ara sıra su vermeniz bu bitki için son derece yeterli olacaktır. Bu sebeple bitki bakımına yeni başlayan ve ofisinde bitki bakmak isteyenler için harika bir seçenektir.

Işık

Gasteri bitkileri ışık açısından oldukça dengelidir. Bu bitkiler, parlak ve dolaylı ışıktan hoşlanırlar. Bununla birlikte arada bir tam gölge bir alanda kalmayı da tolere edebilir. Özellikle sıcak yaz aylarında, öğle güneşinden korunmaları gerekir. Eğer bitkinizin yaprakları sarıya ya da beyaza dönüyorsa, bu fazla ışık aldıklarına dair bir işaret olabilir.

Sıcaklık

Gasteria bitkileri sıcaklığa karşı oldukça dayanıklıdırlar. Sıcak havalardan hoşlanan bu bitkiler 10 dereceye kadar sıcaklıklarda da yaşamlarına devam edebilirler. Eğer kışları soğuk olan bir bölgede yaşıyorsanız, balkon ve teraslardaki bitkileri içeri almanız daha iyi olacaktır. Aynı zamanda ısıtıcı ve klima gibi cihazlardan da uzak tuttuğunuzdan emin olmalısınız.

Nem

Çoğu sukulent gibi gasteria da çok nemli ortamlardan hoşlanmamaktadır. Bu bitkiler mantar enfeksiyonlarına karşı son derece hassastır. Eğer yapraklarında siyah noktalar varsa, bu ortamında bitki için fazla nemli olduğunu ve mantar enfeksiyonu kaptığını gösterir. Mantarlar çok hızlı yayılmadığı için zamanında önlem alarak bitkinizi kurtarabilirsiniz. Eğer böylesi bir siyah nokta fark ederseniz bitkinizi, nem oranının daha düşük olduğu ve iyi hava sirkülasyonu sağlanan bir yerde taşıyabilirsiniz.

Toprak

Gasteria bitkisinin daha iyi gelişmesi için pH oranı 6 ila 7 arasında iyi drene bir toprak seçimi yapmalısınız. Kaktüsler için özel olarak üretilen topraklardan satın almanız, bu bitkiler için ideal olacaktır. Bunun yanı sıra kendiniz de kumlu, humuslu ve ponza taşlı bir karışım yaratabilirsiniz. 

Gasteria, organik maddeyi seven bir bitkidir. Dikim sırasında toprağına bir miktar kompost da karıştırabilirsiniz. Gübreleme açısından ise genel amaçlı bir ilave besin kullanabilirsiniz. Her yıl ilkbahar aylarında bu gübreyi ayda bir kez vermeniz yeterli olacaktır.

Saksı Seçimi

Bu bitkiler için saksı seçerken dikkat etmeniz gereken ilk nokta, saksının altında drenaj deliklerinin bulunmasıdır. Gasteri yavaş büyüyen bitkilerden biridir. Kök sistemi de zayıf olduğu için çok sık saksı değişimi istemezler. Bununla birlikte yavrular çıkardıkça saksıya sığmamaya başlayabilir. Bu gibi durumlarda bir boy büyük bir saksı seçmeniz yeterli olacaktır.

Sulama

Tıpkı diğer sukulentlerde olduğu gibi gasteria da az suyla daha iyi gelişim göstermektedir. Bu bitkiler uzun süren kuraklığa karşı tolerans sahibidir. Sulama yaparken bitkinin yapraklarına su gelmemesine dikkat etmelisiniz. Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için parmağınızı saksıdaki toprağa 3 santim kadar batırmalısınız. Eğer toprak tamamen kurumuşsa sulama zamanı da gelmiştir. Genel olarak gasteri bakımında ortaya çıkan en büyük sorun aşırı sulamadır. Bitkilere aşırı su vermektense kuru bırakmak her zaman daha iyidir.

Çoğaltılması

Gasteri bitkiniz saksısında sürekli olarak yeni yavrular verecektir. Bu yavrular bitkiyi çoğaltmanın en iyi yoludur. Ana bitkinin yanından çıkan bu çıkıntıları düzgün bir şekilde, steril bir makas ya da bıçak yardımıyla kesebilirsiniz. Kesimi mümkün olduğunda dipten yapmalısınız. Yeni aldığınız yavruyu dikmeden önce birkaç saat boyunca kurumaya bırakmalısınız. Birkaç saatin ardından yavru bitkiyi doğrudan saksıya ekebilirsiniz. Saksıyı sıcak ve iyi aydınlanan bir yere yerleştirmeli ve bu dönemde nemli tutmalısınız. Yeni bitkiniz birkaç ay içinde kök salacaktır.

Fittonia

0
Flowering plants fittonia
Flowering plants fittonia

Yaygın olarak iç mekân bitkisi olarak yetiştirilen Fittonia, oldukça hassas olmasının yanı sıra doğru bir bakım ister. Zahmetli bir bakım istemesi nedeniyle bitki bakmaya yeni başlayanlar için zorlu bir seçenek olabilir. Acanthaceae familyasından olan fittonia, Güney Amerika kıtasındaki tropikal yağmur ortamlarında yetişmektedir. Bu çok yıllık bitki, teraryumlarda oldukça iyi bir gelişim gösterir. Sürüngen bitki olan fittonia bitkisinin boyu 8 ila 15 santim arasındadır. Yayılmaya başladığında ise 30 ila 45 santimlik bir alanı kaplar. Yavaş büyeyen bu bitki nadiren çiçek verir.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Sınıf:Magnoliopsida – İki Çenekliler
Takım:
Aile:Acanthaceae – (Ayıpençesigiller)

Bakımı

Fittonia bitkisini evde yetiştirmek için turbalı bir toprak karışımı ideal olacaktır. Bu bitkinin yüksek miktarda neme ihtiyacı vardır. Sürekli olarak havanın nemli tutulması gerekir. Bunu sağlamak için de bitkiye sık sık su püskürtebilirsiniz. Aynı zamanda saksının altına çakıl taşları ve su dolup bir tepsi yerleştirebilirsiniz. Su buharlaştıkça bitki nem oranının arttığını hissedecektir. Bu yöntemde saksının suya değmemesine dikkat etmelisiniz. Kaprisli bir bitki olan fittonia, teraryumları ve seraları tercih edecektir. Banyo ve mutfak gibi buharı bol ortamlar da bu bitki için ideal ortamlardır.

Toprak Seçimi

Fittonia bitkisinin toprağına ponza taşıyla birlikte taneli leonardit karıştırmanız halinde daha dayanıklı biçimde gelişecektir. Bununla birlikte her 15-20 günde bir kez çeyrek dozaj bitki besini verilmesi gerekir.  Bitki ev ortamına alıştıktan sonra toprak hafif ıslaksa sulama yapabilirsiniz. Aynı zamanda her yıl toprak değiştirme yapmanız ve bu sırada hafif bir kök budaması yapmanız da faydalı olacaktır.

Sulama

Fittonia bitkisine ihtiyaç duyduğu nem oranını sağlamak hayli zahmetli olabilir. Bu bitki kurumaya bırakıldığında yaşamını yitirmeye oldukça meyillidir. Her ne kadar güzelce sulandığı zaman hızlıca toparlansa da, kendisine bırakmasına müsaade etmemeniz gerekir. Bu tip durumlar bitki yaşamaya devam etse de ciddi zararlar verecektir. Bitkinizin toprağı kurumaya başladığı anda, nemin gitmesini beklemeden su verebilirsiniz. Sulama periyodunuzu hava sıcaklığına göre belirleyebilirsiniz.

Işık

Doğal ortamı tropik ormanların nemli ve aydınlık bölgesi olan fittonia, ev ortamında da benzer şartlara ihtiyaç duyar. Doğrudan güneş ışığının altında bırakılmaması gereken bu bitki, aydınlık ortamlara ihtiyaç duyar. Eğer aydınlık bir ortam bulamıyorsanız, floresan ışığı da bu konuda size yardımcı olacaktır.

Isı ve Nem

Bu bitkiler için ideal sıcaklık 20 ila 22 derecedir. Bununla birlikte 15 ila 26 derece arasındaki sıcaklıklarda da rahatlıkla gelişirler. Yağmur ormanlarına benzer şekilde nemli ortamları seven fittonia bitkisine düzenli olarak su püskürtmeniz gerekir. Bu durum nem seviyesini arttırarak bitkinin kuruyup solmasını engelleyecektir. Kurak iklimlerde kış aylarında nem cihazı da kullanabilirsiniz. Eğer bitkiniz için teraryum kullanacaksanız, bu da nem ihtiyacını karşılamak için iyi bir seçim olacaktır.

Gübreleme

Fittonia bitkinizin büyümü dönemi boyunca, genel amaçlı sıvı gübresi verebilirsiniz. Bununla birlikte bu gübreyi yarı yarıya seyreltmeniz gerekir. Haftada bir kez verilecek olan ilave besin daha faydalı olacaktır. 

Budama

Fittonia bitkisi için ideal şartları sağmanız durumunda hızla büyüyecektir. Sağların uzun ve ince hale gelmesi halinde uç kısımlardan budama yapmak gerekir. Bu budama bitkinin daha gür bir şekilde büyümesine yardımcı olacaktır. Fittonia bitkisinin çiçekleri çok fazla gösterişli değildir. Bu sebeple tomurcukları da budayabilirsiniz. Bu budama yapraklara yardımcı olaraktır.

Saksı Değişimi

Fittonia için teraryum kullanmayacaksanız, sıradan bir saksı kullanabilirsiniz. Ancak saksının mutlaka yeterli drenaj deliklerinin olması gerekir. Bitkinin saksısını yılda bir defa değiştirmeniz faydalı olacaktır. Bu değişim işlemini ilkbahar aylarında ya da yaz başında yapmanız gerekir. Bunun yanı sıra toprağın suyu tamamen emmesi ve toprak sıkışması gibi durumlar engellemek adına her daim taze toprak karışımı kullanmalısınız.

Çoğaltılması

Fittonia bitkisini ilkbahar aylarının sonlarında ya da yaz aylarının başında saksı değişimi sırasında çoğaltabilirsiniz. Bu işlem sırasında yapraklarının ucunu keserek, bitkiden yeni yavrular elde edebilirsiniz. Yaprak kesinleri, bitkinin başarılı biçimde çoğaltılması konusunda en iyi yoldur. Tohumla çoğaltma yönteminde başarı şansı genel olarak daha düşüktür.

Steril ve keskin bir bıçak ya da makas yardımıyla bitkinizin yaprakları belirli bir açıdan kesmelisiniz. Başarı şansını artırmak için kestiğiniz kısmın üzerinde büyümekte olan en az iki budak olmasına dikkat etmelisiniz. Keserek aldığınız kısmı turba tabanlı bir toprak karışımına ekebilirsiniz. Kökler iki ila üç hafta içinde çıkmaya başlayacaktır. Çoğaltma işlemi sırasında köklendirme hormonu kullanmanız gerek yoktur. Ancak eğer şartlar çok ideal değilse, köklendirme hormonu başarı ihtimalini artıracaktır.

Yaygın Görülen Sorunlar

Fittonia bitkisinin bakımı oldukça zahmetlidir. Bu kaprisli bitki, birçok sorun ortaya çıkarabilir. Yaprakların sararması, dökülmesi ve buruşması en yaygın görülen sorunlardır. Yaprakların sararması genel olarak bitkinin fazla sulandığının göstergesidir. Bu duruma engel olmak için saksının mutlaka drenaj deliklerinin bulunması gerekir. Aynı zamanda toprağı sürekli olarak aşırı ıslak bırakmamak gerekir. Bir diğer sorun ise yaprakların dökülmesidir. Yapraklar genel olarak soğuk havaların ya da kuraklığın bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yapraklar döküldüğünde sıcaklık ve nem gibi ihtiyaçların doğru şekilde karşılandığından emin olmalısınız. Kuru ve buruşuk yapraklar da genelde yeterince nemli bir ortamda bulunmadığının ya da aşırı derecede doğrudan güneşe maruz kaldığının göstergesidir. Bu tip bir durumda saksının konumunu kontrol ederek, doğrudan güneş ışığı almadığından emin olun. Eğer bitkiniz böylesi güneş ışığı almıyorsa, nem oranını artırmaya çalışmalısınız. Nemi artırmak için yukarı bahsettiğimiz yöntemlerden birini kullanabilirsiniz.

Pembe yapraklara yakın çekim
Pembe yapraklara yakın çekim
Fittonia albivenis türünün saksıda görünümü
Fittonia albivenis türünün saksıda görünümü

Fittonia Bitkisinde Hastalıklar ve Zararlılar

Fittonia bitkisine yaygın olarak mantar, pamuklu bitler ve yaprak bitleri musallat olabilir. Eğer bu tip zararlılara ve hastalıklara ilişkin bir işaret görürseniz derhal müdahale etmeniz gerekir. İstila fazla yayılmamışsa yalnızca hasar alan bölümleri budayarak zararlıları uzaklaştırabilirsiniz. Eğer istila ciddi oranlardaysa neem yağı kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra zararlıların diğer bitkilere yayılmasını önlemek için, fittoniayı izole etmeniz gerekir. Eğer istila ile başa çıkamıyorsanız son çare olarak kimyasal ilaçlara başvurabilirsiniz.

Areka Palmiyesi (Areca)

0
Goa, India. Areca Catechu Palm With Narcotic Nuts On Background Green Leaves
Goa, India. Areca Catechu Palm With Narcotic Nuts On Background Green Leaves

Areka palmiyesi, dünyanın dört bir yanındaki tropik bölgelerde yetişmektedir. Bu palmiye ağaçları, iyi bir bakım sunduğunuz sürece çok güzel yapraklar geliştirecektir. Yaprakları dev bir kuş tüyüne benzeyen bitki, dekoratif bir görüntü sunar. Madagaskar kökenli olan Areka palmiyesi, familyasına aittir ve botanik adı Dypsis Lutescens olarak bilinmektedir. Bununla birlikte eski adı Chrysalidocarpus Lutescens iken Areca lutescens diyenler de vardır.

Alem:Plantae
Bölüm:Tracheophyta – Damarlı Bitkiler
Klad:Angiosperms – Kapalı Tohumlular
Klad:Monocots
Klad:Commelinids
Takım:
Familya:

Özellikleri

Anavatanı Madagaskar olan bu bitki, doğal ortamında yedi metreye kadar büyüyebilmektedir. Hem dış mekânlarda hem de iç mekânlarda yetiştirilebilen bu çok yıllık bitkinin 51 farklı çeşidi vardır.

Areka palmiyesi havadaki toksinleri emdiği ve geceleri oksijen sağladığı için popüler salon bitkilerinin arasına girmiştir. Bu bitkiler hızlı bir biçimde büyüyebilmektedir. Açık havada ömrü ortalama olarak on yıl iken, iç mekânlarda ise daha kısa yaşamaktadır. Areka palmiyesi; tropikal ve alt tropikal iklim bölgesinde bahçelerde, parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Boyu genel olarak 6 metreye geçmez ve kökten devamlı olarak yeni fidanlar üretir. Uzadığı zaman kavisli eğilime sahip olan yapraklarının boyu 2 ila 3 metre arasında değişmektedir. Yaz aylarında salkımlar halinde sarı çiçekler açmaktadır.

Bakımı

Areka palmiyesinin bakımı genel olarak kolaydır. Buna karşın toprak seçimi ve sulama gibi faktörlere azami dikkat etmeniz gerekir. Her ne kadar kolay bir bakıma sahip olsa da, bu bakımı aksattığınızda bitkiden dilediğiniz gelişimi alamazsanız.

Toprak

Eğer areka palmiyesini bahçenize dikmeyi planlıyorsanız, çok iyi drene olan bir toprak seçmeniz gerekir. Bu bitki kök çürümesine karşı son derece hassastır. Bu sebeple suyu tutan bir toprak yapısı, bitkinin kısa sürede yaşamını yitirmesine neden olacaktır. Açık havada ekim yapacaksanız özellikle sıcak iklimlerde bitkiyi sulamanız gerekecektir.

Saksıda areka palmiyesi ekimi için iyi drene olan turba bazlı bir toprak seçimi ideal olacaktır. Açık havada ekeceğiniz bitki için biraz asidik aynı zamanda çok iyi drenaja sahip, organik açıdan zengin bir toprak seçimi yapmalısınız. En iyi toprak karışımını elde etmek için turba yosunu ve kumu karıştırabilirsiniz. Ayrıca toprağın pH seviyesinin 6.0 ila 6.5 arasında olması ideal olacaktır. Bunun yanı sıra saksıda yetiştirmek için 3 ölçü torfa bir ölçü ponza taşı karışımı da kullanabilirsiniz.

Işık

Areka palmiyesi gelişim için parlak ihtiyaca ihtiyaç duyar. Yaz aylarında saksınızı balkon ve teras gibi bir alana yerleştirmek faydalı olacaktır. Eğer bahçede yetiştiriyorsanız, parlak ancak dolaylı güneş ışığı alması gerektiğini unutmamalısınız. Bu bitkiler kısa süre için doğrudan tam güneş ışığını da tolere edebilirler.

Areka palmiyenizi, özellikle öğle saatlerindeki sıcak güneşten korumalısınız. Bu sayede yaprakların yanma riskini de minimum seviyeye çekmiş olursunuz. Doğu ya da batıya bakan bir pencere kenarında bitkiniz iyi bir gelişim gösterecektir. Eğer güneye bakan bir pencere önüne koymak istiyorsanız, güneşin mutlaka filtrelenerek ulaşmasını sağlamalısınız.

Sulama ve Nem İhtiyacı

Areka palmiyesi nemli ortamı tercih ederler. Bununla birlikte diğer birçok ev bitkisi gibi aşırı sulamak oldukça risklidir. Toprakların sürekli olarak ıslak kalması, köklerin çürümesine yol açacaktır. Sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak için toprağın kurumasını beklemelisiniz. Bu bitkiler özellikle musluk suyundaki florüre karşı oldukça hassastır. Bu sebeple sulamada yağmur suyu ya da damıtılmış su kullanmanız önerilir.

Eğer musluk suyu kullanmanız gerekiyorsa, sulamadan önce mutlaka bir gece boyunca suyu bir kap içerisinde ağzı açık biçimde bekletmelisiniz. 

Eğer iç ortamda hava kuruysa, bitkinizin yapraklarında kahverengi lekeler görebilirsiniz. Bitkinin ideal gelişimini sağlamak için nem seviyesini yüzde 45’in üzerinde tutmalısınız. Bunun için nem tepsisi kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra günde birkaç kez su püskürtmek de işe yarayacaktır.

Sıcaklık

Areka palmiyeleri için ideal sıcaklık 18 ila 24 derece arasındadır. Bununla birlikte sıcaklığın 10 derecenin altına düşmemesi gerekir. Eğer bitkinizi iç mekânda yetiştiriyorsanız, yakınlarında sıcaklık değişikliğine neden olabilecek ısıtıcılardan uzak tutmalısınız.

Bitkinizi; kapı, koridor, soğuk pencere önü gibi cereyan yapabilecek alanlarda konumlandırmamalısınız. Aynı zamanda radyatör, klima ve fan gibi cihazlardan da uzak tutmalısınız. 

Eğer havanın ısısı 10 derecenin altına düşüyorsa, bitkinizi mutlaka iç mekâna taşımalısınız. Soğuk havaya maruz kalmak, bitkinizin yapraklarında koyu lekelerin oluşmasına neden olacaktır.

Gübreleme

Bu bitkiyi ilkbahar aylarının başından sonbaharın ilk aylarına kadar gübrelemelisiniz. Buna karşın areka palmiyesi, gübre tuzlarına karşı çok hassastır. Bitkinizin toprağını zaman zaman fazladan suyla yıkamak bu konuda size yardımcı olacaktır. Bitkiye saksı değişiminin ardından ayda bir defa genel amaçlı bitki besini verebilirsiniz. Özel palmiye besini bulabilirseniz bu çok daha iyi olacaktır. Sonbahar ve kış aylarında ise bitki uyku dönemine gireceği için gübreleme yapmamanız gerekir.

Budama ve Saksı Değişimi

Areka palmiyesinin budamasının daima zemin seviyesinde yapılması gerekir. Budama yaparken sterilize edilmiş bir bıçak ya da makas kullanmayı unutmamalısınız. Bitki için kapsamlı bir budamaya ihtiyaç yoktur. Bununla birlikte kahverengiye dönmüş ölü yaprakları budamanız faydalı olacaktır.

Büyümeyi durdurabileceği için kahverengi olmayan yaprak uçlarını kesmekten kaçınmalısınız. Yapraklar, ölmedikçe ya da zarar görmedikçe budanmamalıdır. Bununla birlikte ölü yapraklar genellikle kendiliğinden düşecektir. Bitkinin gövdesini ise budamaktan mümkün mertebe kaçınmalısınız.

Saksı değişimi ise genel olarak iki yılda bir yapılmalıdır. Bu sayede besleyici bir toprak sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda saksıda biriken gübre tuzu da ortadan kalkacaktır. Eğer bitkinizin kökleri hala saksıya sığıyorsa, toprak değişimi yaparak aynı saksıyı kullanmaya devam edebilirsiniz. Saksınız artık yeterli gelmiyorsa bir boy büyük saksıya geçebilirsiniz.

Çoğaltılması

Areka palmiyesini tohumdan ya da kökten çoğaltmak mümkündür. Tohumdan geliştirmek daha zor ve sabır işleyen bir işlemdir.

Tohumdan Çoğaltma

Areka palmiyesi tohumlarını satın aldıktan sonra, yukarı da verdiğimi toprak karışımına ekerek, yeni bitki elde edebilirsiniz. Turuncu renge sahip olan eski tohumlar, yeşil renge sahip olan tohumlara oranla daha başarılı biçimde gelişirler. Tohumların çimlenmesi için yaklaşık olarak altı haftaya ihtiyaç vardır. Tohumların 25 derecenin üzerinde ve yoğun nem ortamında bekletilmesi gerekir. Tohumu ektiğiniz toprak daima nemli olmalı ancak fazla su vermemeye dikkat etmelisiniz. Çimlenmenin ardından, yaklaşık 10 santim büyüyüp birkaç yaprak görene kadar beklemelisiniz. Yaprak gördüğünüzde yeni saksılara alabilirsiniz.

Kökten Ayırmayla Çoğaltma

İlkbahar aylarıyla birlikte kökten ayırma yöntemiyle yeni bitkiler elde edebilirsiniz. Bunun için kökten, rizomdan steril bir bıçak yardımıyla ayırdığınız sürgünleri dikmeli ve şeffaf naylona geçirmelisiniz. Sıcak ve parlak bir odada bu yeni bitkiyi dört hafta boyunca kapalı şekilde tutmak gerekir. Bu sırada içerinin daima nemli olması gerekir. Bu sebeple her gün su püskürtme yöntemini kullanabilirsiniz. Ayırdığınız kök hemen köklendiyse bir hafta, 10 gün içerisinde bitkiyi açabilirsiniz. Ancak genel olarak bu süreç yaklaşık dört haftayı bulur. Bu süreçte bir haftanın sonunda her gün bir saat boyunca bitkiye bağladığınız şeffaf naylonu açarak havalandırma yapmanız gerekir.

Zararları ve Hastalıkları

İç ortamlarda zararlı ve hastalıklara karşı çok fazla duyarlı olmasa dahi bakteriyel enfeksiyonlar sararmalara neden olabilir. Bu tip enfeksiyonlar genellikle açık havada yetiştirilen bitkilerde görülmektedir. Kesin bir tedavi olmayan bu durumda, zararlıların bulaştığı yaprakları budamanız faydalı olacaktır.

İç mekânlarda yetiştirilen bitkilerde; yaprak bitleri, örümcek akarları, beyaz sinekler ve unlu böcekler görülebilir. Bu yaygın zararlılar, yapraklarda hasarlara ve renk bozulmalarına neden olabilir. İstilalar organik böcek ilacıyla tedavi edilebilir. Aşırı sulama pembe çürük için ideal koşulları yaratır. Bu sebeple sulama düzeninize dikkat etmeniz gerekir. Eğer herhangi bir zararlı bulaşmışsa ya da hastalık varsa, sulama periyodunuzu değiştirebilir, hastalanan yaprakları uzaklaştırabilirsiniz.