Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Şans Bambusu Rehberi: Nasıl Bakılır ve Yetiştirilir?

Çoğunlukla şans bambusu, Çin su bambusu, kıvırcık bambu veya merhamet tanrıçası bitkisi olarak bilinen Dracaena Sanderiana, Asparagaceae ailesine üye çok yıllık çiçekli bitkilerin bir çeşidi olarak sınıflandırılmaktadır. Orta Afrika kökenli olan Lucky Bamboo, şu anda Hindistan’ın bazı yerlerinde en çok tercih edilen ev bitkilerinden biridir. Şanslı bambu bitkileri Feng Shui kültüründe büyük bir rol oynamıştır ve bu sayede oldukça ilgi çekmektedir. Çin kültürüne göre, bu bitkilerin birbirine bağlı adet sayısıyla ilişkili olarak farklı anlamları bulunmaktadır. Şans bambusunun her ne kadar bambu olduğu düşünülse ve sapları gerçek bambulara benzese de tamamen farklı bir tür olan Dracaena familyasına aittir. Bu yazımızda şans bambusu nasıl yetiştirilir, özellikleri nelerdir ve bakımı nasıl yapılır gibi sorularının cevabını bulabilirsiniz.

Şans Bambusu Nedir?

Orta Afrika’da ortaya çıkan ve bütün tüm dünyada popülerleşen bambu hem görünümü hem de kolay yetiştirilebilmesiyle evlerde en fazla tercih edilen bitkilerin başında yer almaktadır. Yetiştirildiği eve bolluk ve bereket getirdiğine inanılan şans bambusu, aslında orijinal bambu familyasının bir üyesi değildir. Fakat bambuya benzediği için şans bambusu ismiyle anılmaktadır. Tek veya birkaç tane bambu dalının birleştirilmesiyle yetiştirilmektedir. Kusursuz bir görünüme sahip olan şans bambusu, çoğunlukla evlerde dekoratif amaçla tercih edilmektedir. Şans bambusu hem suda hem de toprakta kolaylıkla bakılmaktadır.

Şans Bambusu Ne Anlama Gelmektedir?

Şans bambusu, diğer saksı bitkileri gibi toprak ve bakıma fazla ihtiyaç duymamaktadır. Evlerde, vazoda yalnızca büyük çakıl taşları ve içme suyu ile uzun seneler boyunca dayanıklı bir biçimde yaşayabilmektedirler. Hem görünümü ile hem de içerdiği enerji dengeleme amacından ötürü, hediye olarak satın alınan bir bitki çeşididir. Günümüzde negatif enerjiden ve yoğun iş stresinden kurtulmak amacıyla bu bitki türü tercih edilmektedir. Evde veya ofis alanında bakımı basit olan ve toprağa ihtiyaç duymayan bu dayanıklı bitki ile ortama pozitif enerji yaymak mümkün hale gelmektedir. Adet sayısına göre tercih edilen şans bambusu anlamı farklılık göstermektedir. İki bambu sevgi ve aşkı, üç veya beş bambu mutluluğu ve sevinci, beş veya yedi bambu sağlığı, sekiz bambu serveti, dokuz bambu güzel bir geleceği ve 21 bambu iyi bir gelecek ve şansların en büyüğü anlamına gelmektedir. Bu anlamlara göre şekillenen bambu anlamlarında dört sayısı kadar şans bambusu kimseye hediye edilmez. Çünkü dört sayısı Çin kültüründe ölüm anlamına gelir ve kötü şansın temsilcisi olan dört sayısı ile kimseye bir şey hediye edilmez.

Şans Bambusunun Kökeni Neresidir?

Şans bambuları çoğunlukla kıyı Batı Afrika’dan çiçek üreten bir bitki çeşidi olan Dracaena braunii ile aynı bitki sanılmaktadır. Ancak Dracaena braunii Lucky Bamboo kadar uzun boya sahip değildir ve yaprakları birbirinden farklı yapıya sahiptir. Çinliler Şans bambusunu “fu gui zhu” olarak adlandırırlar; “fu” şans ve servet anlamına gelir, “gui” güç ve onurdur ve “zhu” ise bambu anlamına geldiğinden dolayı bu şekilde anılmaktadır. Şans bambusunu evinizin güneydoğu köşesinde konumlandırdığınızda, refah ve zenginlik getireceklerine dair bir inanış vardır. Ayrıca, bambuları doğu köşesine koymanız bütün aile üyelerinin sağlıkla kutsanması anlamına gelmektedir. Çoğunlukla yağmur ormanlarında yetişirler ve Orta Afrika’nın tropikal iklimlerine ve Güneydoğu Asya bölgelerinde yetişmeye uygun bitkilerdir. Şans bambusu, MÖ dokuzuncu yüzyıla kadar dayanan eski bir Çin felsefesi olan Feng Shui’ye ait bir kökeni vardır ve bu sebeple geleneksel olarak iyi şans, sevgi, sağlık ve zenginliğe teşvik etmek amacıyla hediye olarak tercih edilmektedir.

Şans Bambusunun Özellikleri Nelerdir?

Lucky Bamboo oldukça küçük yapıya sahip bir bitkidir, fakat yüksekliği yaklaşık 100 cm’e kadar ulaşabilir. Şans bambularının şekillerinde herhangi bir farklılık olmadan doğal olarak düz biçimde büyür. Kıvrılmış saplı seçenekleri çoğunlukla profesyonel yetiştiriciler tarafından şekillendirilmektedir. Şans bambuların etli saplarında 23 cm uzunluğa kadar gelişebilen grimsi yeşil renkte hafifçe bükülmüş yaprakları bulunmaktadır. Şans bambularının çiçek açmaları birkaç yıl zaman alabilir. Şans bambusunun insanlar üzerinde toksik etkileri yoktur, fakat yaprakları yutulduğu takdirde kediler ve köpekler için oldukça zehirli bir etkiye sahip olabilirler. Şans bambusu yaprak dökmeyen bir bitkidir ve oval ya da mızrak şeklinde yapraklara sahiptir.

Şans Bambusu Satın Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Şans bambusu bitkisinin bakımı çok zor değildir, ancak sağlıksız bir bambu tercih ettiğinizde ölme olasılığı daha fazladır. Şans bambusu satın alırken canlı yeşil bir renge sahip olmasına özen göstermelisiniz. Şans bambusu bitkisinin büyüklüğü çok önemli değildir, genellikle oldukça küçük boyutlarda satışa sunulmaktadır. Satın alırken solma ve leke içermeyen düz yeşil renkte bambuları tercih etmelisiniz. Şans bambusunun sapları tabandan en üst kısma kadar tutarlı bir renge sahip olmalıdır. Ayrıca bambunun yapraklarında herhangi bir kararma, esmerleşme olmamalıdır. Şans bambusu diğer çiçekli bitkiler gibi bir kokuya sahip değildir. Ancak ideal şekilde sulanmadıysa bakteri üreyebilir ve farklı bir kokuya sahip olabilir. Bu sebeple satın alırken kokularına dikkat etmeniz gerekmektedir.

Şans Bambusu Nasıl Yetiştirilir?

Şans bambusu yetiştirilmesi ve büyütülmesi oldukça kolay olan bir bitki türüdür. Bilimsel adı Drecaena Senderiana olan şans bambuları, oldukça dayanıklı yapılarıyla her türlü ortama uyum sağlayan ve sizi bakımı konusunda üzmeyen bitkilerden birisidir. Gerçekte bambu familyasında yer almamaktadır fakat yapısı ve benzerliği nedeniyle bu şekilde adlandırılmaktadır. Şans bambusu hem suda hem de toprakta yetiştirilebilme seçeneklerine sahiptir. Dekoratif görünümü sayesinde kullanacağınız alanlara güzel estetik bir görüntü katacaktır. Şans bambusu hava sıcaklığı olarak çok soğuklara dayanıklı değildir bu nedenle ılık mekanları sevmektedir. Ilık oda sıcaklığı yetiştirilmesi için en uygun koşulları sağlayacaktır. Şans bambusu tercih ederken yapraklarının ve dallarının koyu yeşil olmasına dikkat etmelisiniz ve azda olsa köklenmiş olan seçenekleri satın almalısınız.

Şans Bambusunun Suda ve Toprakta Bakımı Nasıldır?

Şans bambunuza suda bakacaksanız uygun bir saksıda çakıl taşları ile dik durmasını sağlamanız oldukça önemlidir. Suda bakacağınız şans bambusunun köklerinin tabanını kapsayacak kadar yeterli miktarda su eklemeli, çürümeyi engellemek için haftada 1 defa suyunu değiştirmelisiniz. Ayrıca bakacağınız saksı içini ve çakılları belirli dönemlerde yıkamanız, bitkinizin daha uzun ömürlü olmasına yardımcı olacaktır. Şans bambusu için gübreleme işlemini periyodik olarak ayda bir defa olmak koşuluyla az miktarda yapmanız gerekir. Toprakta bakacağınız şans bambusu fazla suya gerek duymaz. Bu sebeple haftada 1 defa sulama yapmanız bitki için yeterli olacaktır. Şans bambusunun toprağının ne çok kuru ne de çok nemli olmamasına dikkat etmeniz gerekir.

Şans Bambusunun Bakımı Nasıl Yapılır?

Şans bambusunun mümkün olduğu kadar uzun süre büyümesini sağlamak için birtakım bakım ipuçları bulunmaktadır. İlk olarak şans bambusunun bulunduğu kabı birkaç ayda bir temizlemeli ve yosun oluşumunu engellemek için ise haftada suyunu değiştirmelisiniz. Şans bambusunun bakımı için önemli tüyolardan biri de bol miktarda güneşli ortamlara yerleştirmenizdir. Şans bambusu, loş ortamlarda pek fazla gelişim gösterememektedir. Bu sebeple bambunuz parlak ışığa sahip bir ortamda daha iyi büyüyecektir. Fakat bu bitkinizin tam ve doğrudan güneş ışığına ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez, onu aydınlık bir odada tutmanız uzun ömürlü olmasına destek olacaktır. Şans bambusu toprakta veya suda bakım sağlayabileceğiniz bir bitkidir. Bambunuzu suda yetiştiriyorsanız, bambunun köklerini nemli ve sağlıklı tutmak için en iyi sulama işlemini filtrelenmiş veya damıtılmış su ile sağlayabilir. Bitkinizi gelişimi artırmak için her zaman temiz su kullanmanız gerekmektedir. Bambunuz bulunduğu kabın boyunu aşarsa, onu yetişebileceği farklı bir kaba aktarmalısınız. Eğer toprakta bir bambu yetiştiriyorsanız yavaşça toprağı kazıp, yeni saksıya aktarmadan önce çakılları yıkamalısınız. Daha sonra bambu bitkisini dikerken, köklerin tamamen örtüldüğünden emin olup üzerine çakıl taşlarını dikkatlice yerleştirebilirsiniz. Suda bir bambu yetiştiriyorsanız aktaracağınız kabın su seviyesinin kökleri kaplayacak kadar yüksek tutmalısınız, fakat bambu saplarının ıslanmamasına dikkat etmelisiniz. Şans bambusuna toprakta bakıyorsanız, saksının iyi bir drenaja sahip olduğuna dikkat etmelisiniz. Şans bambusu nemli toprağı sever, fakat toprağa çok fazla su dökmek bitkinin gelişmesini olumsuz şekilde etkileyebilir. Son olarak sulama işlemini yaparken toprağın kuru olup olmadığını kontrol ederek sulamanız gerekmektedir.

Şans Bambusu İçin En Uygun Özelliklere Sahip Toprak Hangisidir?

Şans bambusunu toprakta yetiştirecekseniz en ideal özelliklere sahip toprak yapısı iri çakıllarla karışık hazır satılan yeşil bitkiler için torf toprağıdır. Tercih edeceğiniz toprağın bol havadar ve süzek toprak olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer şans bambunuz suda yaşamaya adapte olmuşsa toprağa geçirmeden bakımına devam edebilirsiniz.

Şans Bambusu Nasıl Sulanmalıdır?

Şans bambularının sulanma işlemi oldukça kolaydır. Şans bambuları en az 2,5 cm su bulunduran basit bir vazoda yetişebilen ve oldukça az bakıma ihtiyaç duyan bitkilerdir. Sulama yaparken en dikkat etmeniz gereken unsur kullandığınız suyun kalitesidir. Şans bambuları çoğunlukla musluk suyunda bulunan klor ve diğer kimyasallar sebebiyle iyi bir gelişim gösteremezler. Bu bitkiler için yalnızca şişelenmiş veya damıtılmış su tercih etmeniz gerekmektedir. Ayrıyeten, bir gün süresince dışarıda bırakılan musluk suyu da kullanım için uygun olacaktır.  En iyi gelişme hijyen için, suyunu haftada bir kez değiştirmeniz gerekmektedir. Şans bambusunu toprakta yetiştiriyorsanız genellikle nemli toprağı sevmektedirler. Toprağın kurumasını engellemek için bitkilerinizi düzenli olarak sulamanız gerekir, fakat aşırıya kaçmamaya dikkat etmelisiniz. Şans bambusu nemli ortamlarda yetiştiği için düzenli aralıklarla su spreyi ile yaprakları sulamanız gerekir.

Şans Bambusu Nasıl Güneş Almalıdır?

Şans bambusu direkt olarak güneş ışığı almayı sevmemektedir. Şans bambusunun sevdiği ışık normal aydınlık mekanlardır. Tercih edeceğiniz alanda güzel bir vazo içerisinde dekoratif olarak bir masa veya rafa yerleştirebilirsiniz. Yerleştireceğiniz alanda direkt güneş ışığı almadığı süreci ne kadar çok aydınlık ortam olursa o kadar fazla yapraklanıp büyüyecektir. Çok loş ve karanlık alanlarda büyümesi durma seviyesine gelebilir.

Şans Bambusu Çoğaltma İşlemi Nasıl Yapılır?

Şans bambusunu çoğaltmanın en basit metodu dallarının yanlarında uzayan yeni dallardan keserek aynı suyun içine yerleştirip bakımına devam etmektir. Yeni kestiğiniz dalları suyun içerisinde bir süre sonra köklenmeye başlayacaktır. Kestiğiniz dalların köklenmeleri için ekstra bir efor harcamanız gerekmez.

Şans Bambusu Yetiştirirken Uzak Durmanız Gereken Hatalar Nelerdir?

Şans bambusu yetiştirirken kesinlikle bitkiyi direkt güneş ışığı alan bir yere yerleştirmemeniz gerekmektedir. Ilık iklimi seven şans bambusunu soğuk odada bakmamalısınız. Şans bambusu için en uygun koşul oda sıcaklığıdır. Şans bambusunun köklerini kesinlikle uzun süreli suyun dışında bırakmamanız gerekmektedir.

Şans Bambusu Hastalıkları Nelerdir?

Genel olarak, şans bambusunun tamamen yeşil olmalı gerekir. Yaprakların veya sapların sararmaya başladığını fark ederseniz bu bitkilerinizin hasta olduğunun bir işareti olabilir. Hastalığın yayılmasını engellemek için, sararan dalı veya yaprağı sterilize edilmiş bir bıçakla kesmelisiniz. Şans bambusu hastalıkları arasında mantar enfeksiyonu bulunmaktadır. Bu tip bir durumda enfekte olmuş kısımları çıkarıp, hava sirkülasyonunu artırmalı ve bitkilerinizin eski haline dönmesine destek olmak için sapı ve yaprakları kuru tutmanız gerekmektedir.

Şans Bambusu Yetiştirirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Şans bambusu yetiştirmek için en uygun sıcaklık koşulları oda sıcaklığıdır. Şans bambusu ılık mekanları yetişebilen bir bitki türüdür. Ayrıca sulama aşamasında kullanacağınız suyun ılık olmasına da dikkat etmeniz gerekir. Şans bambusunu vazoya sabitlemek için çakıl taşlarından yararlanabilirsiniz. Belirli periyotlarda bambunun yapraklarına su püskürtmeniz daha iyi gelişmesini sağlayacaktır. Bambunun suyunu değiştirme işlemi sırasında vazoyu temizlemeniz bitkiniz için oldukça yararlıdır. Şans bambusu demir eksikliği sebebiyle sararıp solabilir. Şans bambusu, her ay yaklaşık olarak 2-2,5 cm arasında uzamaktadır.

Şans Bambusu Neden Sararır?

Şans bambusu yaprakları yanmış gibi sarıya dönmüş bir hal aldıysa, sebebi büyük ihtimalle doğrudan güneş ışığı alıyor olmasıdır. Şanslı bambu doğrudan güneş ışığını sevmez, bu nedenle parlak dolaylı ışıkta gelişmektedir. Şanslı bambunuz doğrudan güneş ışığı alan bir yerdeyse, yerini değiştirmeniz gerekir. Aynı biçimde, çok az dolaylı ışık da bitkinizin güçsüzleşmesi ve renginin sararması veya solmasının sebepleri arasında yer almaktadır.

Şans Bambusu Ne İşe Yarar?

Şans bambusu bitkisi, bulunduğu ortama iyi şans ve refah getirdiğine inanılan en popüler Feng Shui tedavilerinden biri olarak bilinmektedir. Şans bambusunu doğru yöne konumlandırdığınızda evde ve ofiste pozitif enerji akışını artırdığı da varsayılmaktadır. Şans bambusu bitkisinin yararları arasında hayatınıza denge ve güvenlik duygusu kattığı da vardır.

Papatya Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Papatya çiçeği ilkbahar döneminden başlayarak yaza doğru açmaktadır. Papatya çiçeği baharın gelişinin simgesi olan bitkilerden birisidir. Baharın habercisi olarak ilk açan çiçeklerden biri olan papatyayı bulmanız çokta zor değildir. Yeşillik, ormanlık veya kırlara gittiğinizde hemen hemen her yerde karşılaşabileceğiniz sade bir çiçektir. Beyaz ve sarı renginin uyumu sayesinde çok güzel kendine özel bir güzelliği vardır. Papatyalar güzellikleri dışında, papatya çayı, papatya kremi gibi ürünlerin yapımında da kullanılmaktadır. Bu yazımızda papatya nasıl yetiştirilir, özellikleri nelerdir ve bakım şartları hakkında merak ettiğiniz her sorunun cevabını bulabilirsiniz.

Papatya Çiçeği Nedir?

Papatya, Papatyagiller ailesinde bulunan, bellis, maticaria gibi farklı türlerden oluşan bitkilere verilen genel isimdir. Papatyalar, yaklaşık 10 ila 50 cm boylarında, yaz ve bahar aylarında sarı ve beyaz çiçek açan çok hoş kokulu, yeşil çaylarda bolca yetişen otsu bir bitki çeşididir. Papatya çiçeği neredeyse dünyanın her yerinde yetişmektedir. Çoğunlukla ılıman iklim kuşağındaki bölgelerde oldukça karşılaşılan çiçekler arasında bulunmaktadır.  Papatya çiçeğinin özünde tanen ve glikozit gibi maddeler bulunur ve spazm çözmeye, gaz ve adet sancısı giderilmesine etki eder.

Papatya Çiçeği Ne Anlama Gelmektedir?

Papatya çiçeği anlamı ile uyum yakalayan bir bitkidir. Papatya çiçeği temiz kalbi simgeler ve insana samimiyet hissi verir. Kendine özel sade ve gösterişten uzak yapısı ile kadınların hayır diyemeyeceği çiçek türlerinden biridir. Papatya çiçeğini temiz kalbin ve sevginin simgesi olarak, karşı tarafa hediye olarak gönderebilirsiniz.

Papatya Çiçeğinin Tarihçesi Nedir?

Tarihte papatyalar orta çağda havayı temizlemesi ve fresh bir koku yayması için evlerin zeminlerine dikilmektedir.  Özellikle geleneksel bir davranış olarak da bahçe duvarlarına papatyalar ekilmektedir. Eski mısırda papatya çiçeği güneş tanrısı ile ilişkilendirilmiş ve her derde deva olduğuna inanılmıştır.

Papatyanın Özellikleri Nelerdir?

Papatyanın anavatanı Anadolu, Balkan ülkeleri ve Güney Avrupa ülkeleri olup, ilkbahar aylarında başlayarak yazın ilk ayı hazirana kadar çiçek açmaktadırlar. Yaklaşık ortalama olarak 25 cm boya ulaşırlar. Papatya çiçeklerinin yaprakları ince ve parçalıdır, sapları bulunmaz. Papatya çiçeğinin orta bölümünde ise sarı bir yuvarlak vardır. Sarı yuvarlağın etrafında yaklaşık olarak 12-20 tane kadar beyaz renkte olan kısımlar yer alır. Papatya çiçeğinin bileşiminde uçucu yağlar, acı maddeler, fenolik bileşikler vardır ve bitkisel tedavi yöntemi olarak kullanılır. Papatya çiçeği çoğunlukla çay olarak tüketilir. Papatya çiçeği çoğunlukla balçıklı topraklarda, ormanlık yerlerin çayırlarında, kırlarda, mısır, tahıl ve patates yetişen topraklarda yetişmeyi sevmektedir.

Papatya Çeşitleri Nelerdir?

Çoğunlukla papatya çiçeği sadece sarı ve beyaz olarak bilinmektedir. Özellikle yol kenarlarında karşılaşılan boydan boya dizilmiş sarı-beyaz papatyalar kusursuz bir görüntü sunarlar. Ancak bu iki tür papatyanın haricinde şu çeşitleri de bulunmaktadır;

  • Kel papatya
  • Köpek papatyası
  • Alman papatyası
  • Beyaz papatya
  • Sarı papatya
  • Dağ papatyası
  • Çayır papatyası
  • Büyük papatya (Öküzgözü olarak da bilinir)
  • Mayıs papatyası
  • Yalancı papatya

Oldukça geniş bir aileye sahip olan papatya türleri, C vitamini açısından da oldukça zengindir. Bu sebeple papatya seçenekleri, kozmetik yapımında, sağlık ve gıda sektöründe yaygın olarak tercih edilmektedir.

Papatya Çiçeği Ne Zaman Ekilir?

Papatya çiçeğinin dikimi için mart ayı oldukça uygun bir aydır. Papatya çiçeğinin ekimi genellikle ilkbahar döneminde yapılmaktadır. Ayrıca sonbaharda ekim için uygun dönemler arasında yer almaktadır. Papatya tohumlarının üstü açık kalacak şekilde ekilir ve sonrasında çiçeğe can suyu verilir. Papatyaların mayıs ayına doğru çimlenmeye başladığı dönem saksısı değiştirilebilir ya da bahçeye dikilebilir.

Papatya Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

Papatya tohumunun ilk dikim aşamasında tohumları üstü açık kalacak şekilde ekilir ve hafifçe bastırıldıktan sonra ilk suyu verilir. Tohumun ekim aşamasında çok basınç uygulanması filizlenme döneminin gerçekleşememesine neden olabileceğinden, bastırılma işleminin hafifçe yapılması şarttır. Papatya ekimi sırasında mesafeli ekim yapılmaması, tohumların üzerinin kalın bir toprak tabakasıyla örtülmesi ya da toprağın fazla bastırılarak sertleştirilmesi gibi durumlarda eyreltme işlemi yapılarak bitkinin daha sağlıklı bir biçimde gelişmesine yardımcı olunabilir. Bu tip durumlar papatyaların fazla cılız bir şekilde gelişmesine ya da hiç gelişmemesine neden olmaktadır. Papatya toprağı tercihinde toprağın belli bir oranda killi olmasına da dikkat edilmesi gerekir. Ayrıca sağlıklı papatyalar yetiştirmek için ekimlerden daha önce toprağın havalandırılması, bitkinin ek olarak çabuk büyümesine destek olacaktır. Papatya killi toprak dışında kireçli toprakları da seven bir bitkidir fakat topraktaki kireç miktarının da fazla olmamasına dikkat edilmesi gerekir.

Papatya Çiçeğinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Papatyalar doğada kendi kendine çıkabilen ve ilkbaharda ortalarında çiçek açan bir bitki türüdür. Papatya çiçeği oldukça dayanıklı ve bakımı son derece kolaydır. Papatya çiçeği bakımında dikkatli olunması gereken ilk nokta saksıya dikilmiş papatyalarınızı yeterince ışık alan bir ortama koymalısınız. Çünkü papatyalar günde en az 4 saat güneş ışığına ve yeterli seviyede oksijen almaya ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple papatyalarınızı balkon ya da pencere önü gibi alanlara konumlandırabilirsiniz. Ayrıyeten diktiğiniz papatyaların aralarında boşluk bırakılması da son derece önemlidir. Papatya bakımında özen gösterilmesi gereken bir diğer unsur, ekildiği toprağın drenajıdır. Drenajı iyi olan bir toprak, suyun durgun kalmaması ve bitkinin olası bir çürüme durumunda bunu önlemesi adına oldukça önemlidir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız toprağa en az 2 cm organik gübre ekleyerek veya toprak çok killi ise biraz kum ekleyerek probleminizi kolayca çözebilirsiniz. Papatya bakımında sulama işlemini 2 günde bir yapmak papatyalar için uygundur. Son olarak papatya bitkinizden ölü çiçekleri ayıklayarak yeni çiçeklerin kolay bir şekilde bakımını yapabilirsiniz.

Papatya Çiçeği İçin En Uygun Toprak Yapısı Hangisidir?

Papatya çiçeği nemli ve hava geçiren toprakları sever, bu özelliklere sahip topraklarda çok daha sağlıklı bir gelişim gösterirler. Papatya çiçeğinin toprağı sıkı ve sert olmalıdır. Saksıda papatya yetiştirmek için killi toprak veya belirli oranda kireçli toprak tercih edebilirsiniz. Ayrıca papatya tohumunun ekileceği saksının fazla derin olmaması gerekir. Papatya tohumları aralıklı biçimde ekileceği için geniş ama derin olmayan bir saksı kullanabilirsiniz.

Papatya Çiçeği Nasıl Sulanmalıdır?

Papatya tohumlarının dikme işleminin ardından ilk olarak can suyu verilir. Tohumların filizlenmeye başlamasından itibaren çiçeğin toprağını kontrol ederek sulama işlemini yapabilirsiniz. Papatya çiçeği toprağının ne çok kuru ne de çok sulu olması gerekir. Bu yüzden kontrol ederek toprağın her zaman nemli olduğundan emin olmalısınız. Susuzluğa karşı dayanıklı bir bitkidir fakat çok sulama yapmak çiçeğin solmasına sebep olabilir. Çiçeğin sağlıklı bir gelişim göstermesi için sulama rutinini 2-3 günde bir tekrarlayacak şekilde ayarlamanız yeterli olacaktır.

Papatya Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Papatya çiçeği hızlı gelişim gösteren bitki çeşitlerinden biridir. Papatya çiçeğinin çoğaltma işlemi 2 şekilde yapılabilir. Bu çoğaltma yöntemleri; tohum ve çelik alma olarak sınıflandırılmaktadır. Papatya çiçeği bir ilkbahar bitkisi olduğu için tohum dikimi için en uygun dönem mart ayı olmaktadır. Çoğaltma işleminde tohum ekim uygulamasının kapalı ve ılık bir ortamda yapılması tavsiye edilmektedir. Papatya çiçeğinin tohumu ince bir forma sahip olduğu için, toprağa sık ekilmesi önerilmemektedir.  Papatya çiçeğinin tohumları toprağa aralıklı olarak ekilmelidir, tam tersi bir durumda papatyalar kısa ve cılız olur. Papatya tohumları ince yapılı olduğu için üzerine toprak atılmasına gerek kalmaz, yalnızca toprağın üstüne yerleştirmek yeterli olacaktır. Çelik alma işleminde ise papatyanın çiçekli olmayan, sağlıklı kollarından biri düzgün şekilde koparılır. Bu sağlıklı kolun yaprakları temizlendikten sonra toprağa ekimi yapılır. Bu işlemle papatya yaklaşık bir ay sonra toprakta kendi kendine kök salmaktadır.

Papatya Çiçeği Ne Zaman Çiçek Açar?

Papatya çiçekleri ilkbahar ve sonbahar dönemleri arasında çiçek açmaya başlar. Fakat genellikle papatya çiçekleri ilkbahar sonu yaz döneminin başlangıcına kadar açmış olurlar.

Papatya Çiçeği Zehirler mi?

Papatya çiçeğinin toplanma zamanı, toplanma alanı ve kurutulması oldukça büyük bir öneme sahiptir. Papatya çiçeği nemli ortamda düzgünce kurutulmuyorsa toksinlerin oluşmasına sebep olur. Bu tip bir durumda ise karaciğerde komplikasyon oluşturabilir. Ege Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre ise papatyaların bazı türleri belirli ilaçlarla etkileşime girip zehirlenmelere sebebiyet verebilmektedir.

Papatya Çiçeği Nasıl Canlandırılır?

Sararan, solan ve ölmüş olan papatya çiçeğinizi canlandırmanın bir yöntemi de buz ve sıcak su işlemidir. Bu yöntem için ilk olarak bitkinizin köklerine yeterli miktarda buz koymanız gerekmektedir. Ardından buzların üzerine sıcak su dökerek işlemi bitirebilirsiniz. Bu yöntemi belirli dönemlerde tekrarlayarak canlılığını yitirmiş saksı çiçeklerinizi eski haline geri döndürebilirsiniz.

Papatya Çiçeğine Vazoda Nasıl Bakılır?

Papatya çiçeğinizi vazoya yerleştirmeden önce saplarının su altında olacak bölümündeki yaprakları temizlemeniz gerekmektedir. Papatya çiçeğinizin saplarının boyunun vazodan uzun olmasına dikkat etmelisiniz. Papatya çiçeğinin gereksinim duyduğu suyu karşılayabilmek için vazonun en az dörtte üçünü suyla doldurmanız gerekir. Doldurduğunuz suyun ne çok sıcak ne de çok soğuk olmasına özen göstermeli ve suyu her gün düzenli olarak değiştirmelisiniz.

Papatya Çiçeği Ne Zaman Toplanır?

Papatya çiçekleri özellikle düzenli şekilde toplandığı sürece bütün yaz süresince çiçek açmaya devam edebilir. Bu sebeple papatya çiçekleri tam açtıkları dönemde toplanmaya hazırdır. Toplanmaya uygun olan papatyaları, küçük beyaz taç yaprakları sarkmaya başlamadan hemen önce hasat edebilirsiniz. Papatyaları bahar dönemlerinde ve sabah erken saatlerde papatya henüz tamamen açılmamışken erkenden toplamanız çok daha verimli olacaktır.

Papatya Çiçeğin Kullanım Alanları Nerelerdir?

Papatyalar, kullanım amacıyla ince bir tabaka biçiminde yere serilmek kaydı ile gölgede kurutulma işlemi yapılmaktadır. Toplanan ve kurutulan papatyalar toz haline dönüştürülür ya da temiz su ile kaynatılma işlemi ile kullanılabilir. Papatya çayı tıbbi amaçlar için tercih edildiği gibi sakinleşmek ve tadından faydalanmak için de gönül rahatlığı ile tüketilebilir. Papatya uçucu yağı olan oleum chamomlillae su buharı damıtması ile hazırlanmaktadır ve bu yağ çeşidi mavi bir renge sahiptir.

Papatya Çiçeğinin Yararları Nelerdir?

Papatya çiçeği sadece görsel bir dekoratif süs amacıyla kullanılmamaktadır. Ayrıca içeriğinde olan acı maddeler, uçucu yağlar ve fenolik bileşikler sayesinde insan sağlığına da oldukça faydası bulunmaktadır. Papatyaların kullanım çeşitleri arasında kurtularak veya papatya yağı biçiminde sunulmaktadır. Ayrıyeten papatya çiçeğinin ilaç ve boya sanayisinde de kullanımı mevcuttur. Özellikle papatyaların halk arasında en yaygın kullanım biçimi ise çayının demlenip içilmesidir.

Papatya çiçeğinin yararları nelerdir? Sorusunun cevabını birlikte inceleyelim.

  • Papatya çiçeği sinirleri yatıştırdığı için sakinleştirici özelliğe sahiptir.
  • Sakinleştirdiğinden dolayı uykuya dalmayı da hızlandırır.
  • Papatya çiçeği mide sorunlarına da iyi gelmektedir, ayrıca iştah da açmaktadır.
  • Antienflamatuar ve antibakteriyel içeriğe sahip olduğu için vücuttaki her türlü bakteri, mikrop ve iltihap ile savaşır.
  • Özellikle papatya çiçeğini adet düzensizliği yaşayanlar gönül rahatlığıyla kullanabilir.
  • Basur hastalığının belirtilerini de azaltır.
  • Bağırsak gazının atılmasına destek olur, idrar söktürücü etkisi de mevcuttur.
  • Genellikle akne ve sivilce problemleri için de tercih edilmektedir
  • Papatya çayı kullanımı ter attırır ve olası ödem problemlerini önler.
  • Papatya çayı buharını solumak sinüzit ve nezle gibi problemlere de yardımcı olmaktadır.
  • Boğaz enfeksiyonları için papatya çayı gargarası tavsiye edilmektedir.
  • Ayrıca papatyalar olası kaz spazmlarını engeller.

Papatya Çayı Nasıl Hazırlanır?

Papatya çayı hazırlamak oldukça kolaydır ve iki farklı türde yapılabilir. İsterseniz halihazırda mevcut olan papatya bitkisini kullanılabilir ya da güvenilir bir marketten hazır poşet ürünlerini tercih ederek hazırlayabilirsiniz. Her iki biçimde de tercih edebileceğiniz papatya çiçeği çayını yapmak için, tek yapmanız gereken bir bardak kaynamış suyun içerisine birkaç dal papatya çiçeği atmak yeterli olacaktır. Bu uygulamayı yaptıktan sonra bardağın üzerini kapatıp, 10 dakika dinlendirdikten sonra dilediğiniz sıcaklıkta tüketebilirsiniz.

Kuşkonmaz Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Kuşkonmaz, yüksek besin değerine sahip; antioksidan ve anti-enflamatuar nitelikleri ile oldukça yararı bulunan bir bitkidir. Kuşkonmaz çok yıllık çiçekli bir bitkidir ve halk arasında ‘’serçe otu’’ olarak adlandırılmaktadır. Birçok vitamin ve mineral içeriğine sahip kuşkonmaz, antik çağlarda yaygın olarak kralların yiyeceği olarak tüketilmektedir. Kuşkonmaz bitkisi pek çok yemeğe katılarak tüketilebilir, özellikle kalp-damar, üreme, bağışıklık ve kemik sağlığı için oldukça yararlıdır. Sindirim sistemini çalıştıran ve kilo verme dönemine yardımcı olan kuşkonmaz, ülkemizde en fazla Manisa, Muğla ve Aydın’da yetiştirilir. Bu yazımızda yararları saymakla bitmeyen kuşkonmaz bitkisinin özelliklerini, yetiştirme koşullarını ve kuşkonmaz bitkisi ile ilgili aradığınız bütün bilgileri kolaylıkla bulabilirsiniz.

Kuşkonmaz Nedir?

Kuşkonmaz bitkisi zambak ailesinin bir üyesi olup, “filiz” anlamına gelen Yunanca bir sözcükten türetilmiştir. Kuşkonmaz da zaten filize benzemektedir ve filizlerin yaklaşık 300 farklı çeşidi vardır. Genellikle yeşil olan kuşkonmazlar içerisinde klorofil bulundururken beyaz kuşkonmazlar ise karanlıkta yetiştiğinden dolayı klorofil içermez. Mor renkli kuşkonmazlar ise kanser tehlikesini düşüren fitokimyasallar açısından zengindir ve oldukça güçlü bir antioksidan olan antosiyaninler ile doludur. Çoğunlukla ilkbaharda yetişirler.

Kuşkonmaz Hangi İklimi Sever?

Kuşkonmaz, iklim olarak pek fazla seçici bir bitki olmayıp, özel bir iklim ve toprak türüne ihtiyaç duymaz. Fakat hasat için, az yağışlı ya da hiç yağışlı olmayan iklimlerde yetişmesi daha iyi sonuç verir.

Kuşkonmaz İçin Uygun Toprak Özellikleri Nelerdir?

Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde en önemli görevi üstlenen unsurlardan birisi de topraktır. Kuşkonmaz, yer fıstığı haricinde hemen hiçbir kültür bitkisinin yetişemediği kadar hafif türdeki toprakları sevmektedir. Bu özellikteki topraklarda uygulanacak iyi bir gübreleme şekli ile yüksek verime ve kaliteli kuşkonmaz yetiştiriciliğine ulaşabilirsiniz. Bunun tam aksine ağır topraklarda kuşkonmaz yetiştiriciliği yapmak çok daha zor ve risklidir. Ağır toprak türlerinde taç çürümesi ve bitki ölümleri yüksek miktarda artış gösterir. Kuşkonmaz yetiştiriciliğinde toprak türünün nitelikleri göz ardı edilmeyecek seviyede belirleyici rol oynar. Kuşkonmaz bitkileri için 5.0-8.0 pH değerleri arası ideal değerlerdir.

Kuşkonmaz Hangi Bölgede Yetişir?

Kuşkonmaz çeşitleri dünyanın birçok bölgesinde yetiştirilmektedir. Kuşkonmazın yetiştiği ülkeler arasında Türkiye’de bulunmaktadır. Ülkemizde kuşkonmaz yetiştiriciliğine son yıllarda başlanmıştır. Fakat ekonomik getirisi yüksek olduğu için devlet çiftçileri bu konu da teşvik etmekte ve gerekli desteklerde bulunmaktadır. Türkiye’de en fazla kuşkonmaz yetiştirilen yerler ise Muğla, Manisa ve Aydın’dır. Dünyanın en büyük kuşkonmaz yetiştiriciliği ise Çin’de yapılmaktadır.

Kuşkonmaz Hangi Aylarda Ekilir?

Kuşkonmaz hangi aylarda ekilir sorusunun cevabı ise mart ya da nisan ayı ortalarından haziranın 15’ine kadar ürün veren, mevsimi en fazla üç ay süren nadide bir sebzedir. Kuşkonmaz, sonbaharda kuruduğu için havaların soğuk olduğu dönemlerde ekilmesi tavsiye edilmez. Mart ayından itibaren tezgahlarda yerine almaya başlayan kuşkonmaz, haziran ayına kadar satışı devam edilmektedir. Kısa süreli tezgahlarda bulunduğundan dolayı, özellikle bahar aylarında kuşkonmaza gösterilen ilgi oldukça fazladır.

Kuşkonmaz Nasıl Yetiştirilir?

Kuşkonmaz tohumu, organik madde ve harç yönüyle zengin toprağa ihtiyaç duymaktadır. Çimlenme problemini yaşamamak için tohumların, 3 cm derinliğe ekilmesi gerekir. İlk olarak kuşkonmaza can suyu verilir. Toprak nemli olacak biçimde sulanmalıdır. 3-4 hafta arasında kuşkonmaz tohumları çimlenmeye başlar. Çimlenme aşamasından sonra düzenli sulama ve bakım yapılması şarttır. Kuşkonmazın boyu ilk yıl 30 cm’e kadar uzar ve sonbahar aylarına doğru kuşkonmaz kurumaya başlar. Kış ayını kuru bir biçimde bitirir. İlkbahar aylarına yaklaşırken pençeler, köklerden sökülür. Toprağın üzerinde olan kuru bölümlerin kesilmesi gerekir. Pençelerin taç kısmında yeni sürgün uçları bulunmaktadır. Bu pençeler ekim yapmak için uygundur. Pençeler uygun boyuta geldiğinde saksıdan çıkartılarak daha büyük bir alana ekilmesi şarttır. Pençelerin ekilmesi gereken toprak 50 cm’e kadar sürülür ve sonrasında tekrar sürülür. Bu süreçten sonra toprak ekim için hazır hale gelir. Toprağın üstünde yaklaşık 40 cm’e yakın karıklar oluşturulur. Açılan karıkların içine gübre dökülür ve kuşkonmaz fideleri (pençeler) bu karıkların içine düzgünce dikilir. Pençelerin üstü çok bastırılmayacak biçimde 5 cm toprakla örtülür. Ardından toprağın üzerine sulama işlemi yapılır.

Kuşkonmaz Fidesi Nasıl Yetiştirilir?

Kuşkonmazı fidesi ‘pençe’ olarak adlandırılmaktadır. Fideler online alışveriş sitelerinden, botanik bitki satan mekanlardan ve çiçekçilerden satın alınabilir. Pençeleri ekmeden önce ilk olarak toprak sürülmeli ve ekim için hazır bir hale dönüştürülmelidir. Ekim yapmak için pulluk desteğiyle toprakta karıklar oluşturulur. Karıkların içine gübre doldurulur ve üstüne pençeler yerleştirilir. Pençeler sabit olacak biçimde üzeri 5 cm toprakla kapatılır ve can suyu verilir. Kuşkonmazın toprağı ne çok kuru ne de sulu olmalıdır, toprak nemli kalmalıdır. Sulama uygulamasından önce toprağa narince dokunarak nemli olup olmadığını anlayabilirsiniz. Kuşkonmaz çoğunlukla hafif topraklarda yetiştirilmek için uygundur. Ağır toprakta da yetiştirebilir ancak ağır toprak, kuşkonmaz yetiştiriciliği için daha tehlikelidir.

Kuşkonmaz Nasıl Sulanır?

Kök topunun ekimini yaptıktan sonra tacı uygun derinliğine kadar örtmeli ve daha sonra toprağı iyice sulamalısınız. Kök topu bir süre fazla ıslak toprakta oturursa, bitkiyi öldüren kök çürüklüğü oluşmaya başlar. Bu sebeple toprağın ne çok kuru ne de çok ıslak olması gerekir. Daha sıcak bir iklimde yetiştirilen kuşkonmazın sıcak havalarda haftada en az üç kez sulanması şarttır. Eğer daha soğuk iklimlerde yetiştirilecekse haftada bir kez sulanması da yeterli olacaktır.

Kuşkonmaz Bakımı Nasıl Yapılır?

Kuşkonmaz bakımı için bitkiyi uygun şekilde ve düzenli olarak sulamaya devam etmelisiniz. Kuşkonmaz ilk yılda uzun bir boya ulaşacaktır. Uzayan mızraklar ilk senede ince ve odunsu bir yapıya sahip olur. Kuşkonmazın ilk yılında büyümesine izin vererek ve ikinci yılda kesmeniz daha iyi olacaktır. Bu şekilde üçüncü senede, kuşkonmaz mızraklarının boyutunda, şeklinde ve dokusunda dikkate değer bir değişiklik görebilirsiniz.

Kuşkonmaz Yetiştirenler İçin Önemli İpuçları Nelerdir?

Kuşkonmaz için önemli ipuçlarından ilki en iyi kuşkonmaz çeşidi keskin noktalara sahip mor uçları olandır. Uç kuşkonmazın en iyi dokuya sahip olan ve en lezzetli kısmıdır. Tomurcuklarını açmaya başlamadan önce hasat edilmesi gerekir, aksi bir durumda bitki çiçeklenmeye başlar ve çiçekli kuşkonmazlar tüketilmemektedir.

Kuşkonmazı Olumsuz Etkileyen Canlılar Ve Hastalıklar Nelerdir?

Kuşkonmazlar dayanıklı çok yıllık bitkilerdir, fakat zararlı bahçe canlılarından kaynaklanan bazı hastalık, istila şekilleri ve enfeksiyona karşı hassastır. Kuşkonmaz bitkisine zarar veren canlılar; kuşkonmaz madencisi, kuşkonmaz böceği ve japon böceğidir. Siyah, beyaz ve yeşil puantiyeli böcekler kuşkonmazın en çok karşılaştığı düşmanlarından biridir. Ve kuşkonmaz yetiştiren herkes yılın belli dönemlerinde bu böceklerle savaşmaktadır. Böcekler baharda yeni çıkan filizleri yiyerek zarar verir. Yazın ise yaprakları yiyerek bitkilerin yaşama gücünü düşürürler ve gelecek yılın mahsul oranını düşürürler. Tarih boyunca kuşkonmaz yetiştiricileri, yaz sürecinde böcekleri yemesi ve yabani otları temizlemesi için kuşkonmaz tarlalarına ördek, tavuk ve kaz koyarlar. Kuşkonmaz bitkisinin karşılaştığı olumsuz hastalıklar ise fusarium mantarı ve pas hastalığıdır. Enfekte olmuş kuşkonmaz yatakları için derinlemesine çözüm sağlayan herhangi bir tedavi bulunmamaktadır, bu sebeple en iyisi bu hastalıktan korunmaya çalışmaktır. Hastalıksız fidanlar almak ve güneşli havada, iyi drene edilmiş topraklara dikim yapmak mantar hastalığının önüne geçmenin en iyi yollarından biridir. Fusarium hastalığını kontrol etmek için kullanılan eski moda bir yol da tarlayı tuzlamaktır. Son olarak kuşkonmaz yetiştiricilerinin karşılaştığı problemlerden biri de uzun ömürlü otlardır. Bu otlar tarlalardan düzgünce temizlenmeden yeni ekim yapılmaması gerekir. Devedikeni ve ayrıkotu en riskli otların başında yer alır ve problemden kurtulmak için geniş tarım, arıtma ve yeniden dikim gerekebilir.

Kuşkonmaz Nasıl Hasat Edilir?

Kuşkonmaz ilk yılında size mızrak vermez. Ancak ikinci yılında bazı yenilebilir mızraklar hasat edebilirsiniz ve bundan sonra kuşkonmazlarınız her yıl daha iyi hale gelirler. Sıcaklıklar düzenli olarak 15 derecenin üstüne çıkmaya başladığında, kuşkonmazınızın mızrakları çıkmaya başlayacaktır. Hasat etmeden önce kuşkonmaz üzerindeki yeşillikleri bitkiden temizlemeli ve sonrasında olgun görünen mızrakları kırpmanız gerekir. Kuşkonmazı sabahın erken zamanlarında hasat etmeniz daha iyi olacaktır. Geç saatlere bırakırsanız ve sıcaklıklar gün boyunca fazlasıyla artarsa, uçlardaki tomurcuklar açılır ve mızrakların tüketilememesine sebep olur. Mızrakları suda bekletmemeniz gerekir, çünkü bu durum diplerinin yumuşamasına ve çürümesine sebebiyet verebilir. Kuşkonmaz çok uzun süre saklanmaz, bu yüzden mümkün olan en kısa sürede tüketmeniz gerekir.

Kuşkonmazın Yararları Nelerdir?

Kuşkonmazın içeriğindeki yüksek B9 vitamini (folik asit), doğum kusurları tehlikesini en aza indirmeye destek olur. Bu vitaminin eksikliği olduğunda büyük doğum kusurlarına, öğrenme sorunlarına, bağırsak ve mesane kontrolü kaybına ve bebeklerde otistik bozukluklara sebebiyet verebilir. B9 vitaminini hamilelik öncesi ve erken gebelikte yeterli düzeyde almak önemlidir; folik asit takviyeleri kullanılması önerilir. Yarım bardak kuşkonmaz tomurcuğu gebe kadınların günlük folik asit gereksinimin %22’sini giderir. Kuşkonmazın pişirilmesi, kanserle mücadele potansiyelinin aktif hale gelmesini sağlamakla beraber, çok uzun zaman kaynaması besinsel faydalarını düşürebilir. Kuşkonmazın içindeki asidik asit idrarı uyarır, böbrek taşlarını çözdüğünden dolayı doğal bir idrar söktürücüdür. İdrar yolu enfeksiyonlarının önüne geçmektedir. Kuşkonmazlar bağırsak hareketlerine yardımcı olan lif açısından da oldukça zengindir, az miktarda çözünürler ve bağırsaktaki dost bakterileri besleyip artırır. İçeriğindeki inülün, besin maddelerinin bağırsaklarda emilimine, mide kanser ve alerjilerin engellenmesine destek olur. Ayrıca hazımsızlık içinde kullanılması uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir. Kuşkonmaz sahip olduğu B9 vitamine sebebiyle alzheimer, epilepsi, parkinson, huntington ve demans gibi hastalıkların tehlikesini azalmaktadır. Kuşkonmazın içeriğindeki diyet lifi ve niasin zararlı kolesterol düzeyinin düşmesine de destek olmaktadır. Aynı şekilde yüksek tansiyonu düşürmeye destek olacak minerallerden biri olan potasyuma sahiptir. Kuşkonmazda olan antienflamatuar besinler, diyabet de olmak üzere pek çok kronik hastalığın tehlikesini azaltmaya destek olur. Kuşkonmazın kan şekeri düzeyinin kontrol altına alınmasına destek olduğu da açıkça gözlemlenmiştir. Kuşkonmazda olan lityum, vücuttaki sinir ve kas hücreleri yoluyla saldırganlık, hiperaktivite ve öfke gibi manik depresyon tedavilerinde kullanılmaktadır. Kuşkonmaz hafızanın güçlendirilmesine ve östrojen salgılanmasının yükselmesine destek olur ve sinir sistemi üstünde olumlu bir etkisi vardır.

Kuşkonmaz Kökünün Avantajları Nelerdir?

  • İdrar söktürücü ve kum dökücü etkisiyle birlikte idrar yollarını temizler ve idrar yolu enfeksiyonlarını önler.
  • Sinirleri güçlendirmeye yarar.
  • Sarılık ve karaciğer şişliklerinde oldukça avantaj sağlar.
  • Karaciğer ve böbreklerin düzgün biçimde çalışmasına yardımcı olur.
  • Kalbi rahatlatır, vücuttaki ödemi atar.
  • El ve ayaklardaki şişlikleri en aza indirir.
  • Dalak hastalıklarında faydalıdır.
  • Zihin yorgunluğunu giderir, depresyona iyi geldiği bilinmektedir
  • Kandaki şeker düzeyini azaltmaya destek olur.
  • Sivilce ve egzamanın tedavisi için kullanımı önerilmektedir

Kuşkonmazın Zararları Nelerdir?

  • Kuşkonmaz içeriğindeki rafinoz adlı karbonhidrattan dolayı gaz oluşumuna sebep olabilir.
  • Zambak ailesine karşı alerjisi olan bireylerin dikkatli olması gerekir.
  • Gut veya böbrek taşı gibi ürik asitle problemi olan bireyler, kuşkonmaza pürin içerdiği için dikkatle yaklaşmalıdır.
  • Kuşkonmaz tüketimi idrarda tuhaf bir kokuya sebep olabilir fakat kokunun herhangi bir zararı yoktur.

Kuşkonmaz Ne Zaman Tüketilebilir?

Tohumdan yetiştirilmeye başlanan kuşkonmaz, düzgün bir bakım yapıldığı takdirde, 2. yılda meyve verir ve tüketilebilecek hale gelir. Fakat 7. yıldan itibaren kuşkonmazın meyve verme oranı azalış göstermektedir.

Telgraf Çiçeği Rehberi: Nasıl Yetiştirilir? Bakımı Nasıl Yapılır?

Telgraf çiçeğinin doğada yaklaşık olarak 60 farklı türü bulunur. Gövdesi sukulent formunda olan bu bitki sarkan yapıda, yayılmacı bir bitkidir. İstilacı bir tür olan bu bitkileri düzenli bahçelerde bulmak zordur. Buna karşın bu asmalar iç mekânlarda sıklıkla görebileceğiniz türlerdir. Ülkemizde bu türün yaygın olarak yetiştirilen 3-4 türü bulunmaktadır.

Telgraf Çiçeği Türleri

Türkiye’de yaygın olarak yetiştirilen üç farklı çeşit telgraf çiçeği vardır. Bunlar tradescantia zebrina, tradescantia fluminensis ve tradescantia pallidadır. Şimdi kısaca bu üç türe bir göz atarak, özelliklerini inceleyelim.

Tradescantia Zebrina

Zebrina bu üç tür arasında en yaygın olanıdır. Türkiye’de halk arasında damat pijaması çiçeği olarak da bilinir. Parlak beyaz üç yapraklı çiçeklerle zıt şekilde koyu yeşil yapraklara sahiptir.

Tahmin edilebileceği gibi bitki zebrina ismini zebra benzeri yapraklarından alır. Yaprakların üzeri mor şeritlerden oluşur. Yapraklarının önünde ve arkasındaki hem parlak hem de koyu kısımlar zebrinayı diğer tradescantia türlerinden ayırır. Bu bitki genellikle yere yatık ve kendini taşıyamayan dallara sahiptir. Ana gövdeden kopsa dahi dallar yaşamına devam edebilir. Bu sebeple yetiştiği yerde hem dallarından hem de tohumlarından ötürü sürekli olarak çoğalır.

Tradescantia Fluminensis

Bu bitki yeşil telgraf çiçeği olarak bilinmektedir. Beyaz çiçeklere sahiptir ve dünyanın her yerinde görebileceğiniz bir iç mekân bitkisidir. Bu türün anavatanı Brezilya’nın güneydoğu bölgesidir. Tüm yıl boyunca çiçek açan bu bitki, doğru şekilde bakımı yapıldığında yapraklarını dökmez ve uzun yıllar boyunca yaşayabilir.

Bu bitkinin yaprakları yeşil renkte, parlak ve oval bir görünüme sahiptir. Çiçek açtığı zaman, üç yapraklı beyaz bir dizi çiçek üretir. Çiçekleri tohum taşımazlar ve kümeler halinde ortaya çıkabilirler. Bu bitkinin de çeşitli alt türleri olmasına karşın yaprakları sarı veya alacalı gibi farklı renklere sahiptir.

Bu bitki fazlaca nemi sever ve soğuk iklimlerde yaşayamamaktadır. Ayrıca bütün gün boyunca tam güneş ışığı almayı tercih ederler. Bütün hafta boyunca makul miktarda bir su ile periyodik şekilde sulanması gerekir. Bu bitki uzun süre kuru kalmaktan hoşlanmamaktadır.

Tradescantia Pallida

Bu bitki Türkiye’de mor telgraf çiçeği olarak bilinmektedir. Meksika kökenli olan bu bitki 20 santime kadar uzayabilen uzun ve sivri yapraklara sahiptir. Renk geçişi sırasında uçları kırmızı veya yeşil olabilen bitkinin yaprakları mor renktedir.

Bu bitki dünya çapında birçok ülkede istilacı olarak sınıflandırılmaktadır. Gövdesinde gözle görülür segmentasyonlar vardır. Bu segmentler kolayca kırılmasına rağmen aynı zamanda kolayca köklenirler. Bu durum istilacı bir tür olmasına yol açsa da aynı zamanda bitkinin yetiştirilmesini de oldukça kolaylaştırır.

Mor telgraf çiçeği soğuğu sevmez ve soğuk ortamlarda yaşayamaz. Bu bitkinin mor, pembe ve beyaz renklerde küçük üç yapraklı çiçekleri vardır.

Telgraf Çiçeklerinin Hava Temizleme Özelliği

Telgraf çiçeklerinin bu kadar popüler bir iç mekân bitkisi olmasının sebeplerinden başlıcası, doğal hava temizleme özellikleridir. Bu bitkiler, evinizin içindeki havadaki bakterileri ve uçucu organik bileşik adı verilen kimyasalları temizler.

Bazı araştırmalara göre bu bitkiler, toprağın verimini de etkilemektedir. Araştırmalarda bitkinin, ağır metalleri topraktan uzaklaştırdığı tespit edilmiştir. Bu durum aynı saksıdaki diğer bitkilerin kök sağlığına fayda sağlayabilir.

Telgraf Çiçeği Bakımı

Doğru koşullarda iyi bir yetiştirme yapıldığı zaman bu bitkinin tüm çeşitlerinin bakımları oldukça kolaydır. Bitki düzenli sulama ve budama yapıldığı sürece gelişecektir. Bu sayede büyüme de kontrol altına alınabilir.

Evlerde güneşli bir yere konulması durumunda telgraf çiçeği birçok mevsim büyüyebilir. Buna karşın bitki ilk mevsiminde çiçek açmayabilir. Ancak üçüncü yılıyla birlikte yaz aylarında bolca çiçek açtığı da bilinmelidir.

Telgraf Çiçeğinin Güneş Işığı İhtiyacı

Bu çiçekler sıcak ve ılıman iklimleri tercih ederler. Bitkiniz öğleden sonra güneşini, sabah güneşine tercih eder. Bununla birlikte evin etrafında güneş alan herhangi bir yerde de mutlu olacaklardır. Bu bitki ne kadar çok ışık alırsa, çiçeklenme döneminde o kadar çok çiçek verecektir.

Eğer bitkiniz yeterince güneş ışığı almıyorsa, yapraklarının renkleri solmaya başlayacaktır. Böyle bir belirti fark ederseniz, bitkinizi güneş ışığı alabileceği bir yere taşımalısınız. Bir haftadan kısa bir sürede iyileşmeye başlayacaktır.

Telgraf Çiçeğinin Su İhtiyacı

Telgraf çiçeği, dengeli bir nem seviyesine sahiptir. Toprağının çok kurumasına izin verilmemesi gerekir. Eğer toprağı kurumaya başlamışsa, yapraklarının uçlarında yanıklara sebep olabilir. Bu çiçekler aşırı ıslak topraktan da hoşlanmazlar. Eğer toprağı sürekli olarak aşırı sulanırsa, kök çürümesi başlar. Bu bitki kök çürümesine karşı hassastır.

Telgraf çiçeğinin sulama zamanının gelip gelmediğini anlamak ise oldukça basittir. Parmağınızı 2-3 santim derine girecek şekilde toprağına bastırın. Eğer toprak kuru ise bitkinize biraz su vermeniz gerekir.

Telgraf Çiçeği Toprak Seçimi

Telgraf çiçeğini dikmek için iyi drenaja sahip, zengin ve tınlı toprak kullanmak gerekir. Saksıya ekerken, drenajı arttırmak için kabın dibine çakıl tabakası eklemek akıllıca olacaktır. Bununla birlikte drenajı desteklemek için toprağa perlit eklemek de iyi bir çözümdür.

İç mekânlarda dikim yapılacaksa, standart bir saksı karşımı kullanmak yerine, verdiğimiz tarife uygun toprak seçimi yapılması olumlu sonuçlar verecektir. Toprağı daha verimli hale getirmek için turba, kireç tozu, organik kompost da kullanılabilir.

Telgraf Çiçeği Gübrelemesi

Telgraf çiçeği büyüme mevsimi boyunca, sıvı bazlı bir ürün ile gübrelenebilir. Bununla birlikte gübrenin yüzde 50 oranında seyreltilmesi gerektiği bilinmelidir.

Güçlü konsantrasyonlar içeren gübreler bitkinin yaprak uçlarında yanmaya neden olabilir. Ayrıca ilkbahar mevsiminin başında yılda bir kez toprağa yavaş salınan bir gübre de eklenebilir.

Telgraf Çiçeğinde Saksı Değiştirme

Telgraf çiçekleri çok hızlı büyürler ve boyutuna bağlı olarak her yıl saksıyı doldurabilirler. Bu sebeple, bitkinin yukarı çekilmesi ve büyüme hızına bağlı olarak her yıl bölünmesi gerekir.

Bu çiçek yeni bir saksıya alınacaksa, öncekine oranla en az yüzde 50 daha büyük bir saksıya alınması gerekir. Kökleri gevşetmek için mevcut kabın kenarları kazılabilir. Gevşettikten sonra, bitki tabanı çekilir ve saksıdan çıkarılır.

Yeni saksı organik kompost ve toprak ile doldurulmalıdır. Ardından bitki koyularak üstü aynı karışımla örtülür. Toprak hafifçe bastırılmalı ve ardından az miktarda sulanmalıdır.

Telgraf Çiçeğinde Budama

Bu bitkiler düzenli olarak budama gerektirir. Eğer bitkiniz hızla büyür ve budanmazsa, saksıyı hızlı doldurabilir. Budama işlemi gövdenin uzun bacaklı hale gelmesine de yardımcı olacaktır. Bu sayede bitkinin tabanda çıplak görülmesine neden olur. Bitkinin sağlıklı kalması ve hızlı büyümesi için budama yapılması gerekir.

Yapılması gereken tek şey, herhangi bir sapı budamak ve sap uçlarını kesmektir. Bu sayede bitkinizin çalı benzeri bir görünümle yayılmasına yardımcı olunur. Bitki kesilmiş tepeden iki yeni sürgün gönderir.

Telgraf Çiçeğinin Çoğaltılması

Telgraf çiçeği istilacı bir tür olduğu için çoğaltılması da oldukça kolay ve zahmetsizdir. Çok çeşitli koşullarda büyüyor olması, istilacı özelliğini destekler. Budamanın ardından, alınan çeliklerle bitki çoğaltılabilir. Sap budandıktan sonra üst kısım hariç tüm yapraklar kesilmelidir. Alınan çelikler, nemli saksı toprağı olan küçük bir saksıya ekilmelidir. Saksı güneş ışığı alabileceği bir yerde kaldığı sürece bir ay içinde köklenecektir.

Telgraf Çiçeğinin Zararlıları ve Hastalıkları

Bu çiçek iç mekân bitkisi olduğu için zararlıları üzerine pek çekmemektedir. Bununla birlikte ilgi görmediği takdirde örümcek akarları bir sorun olabilir.

Örümcek akarları, bitkinin yapraklarının içinde bir ağ oluşturan küçük örümcek benzeri böceklerdir. Tedavi edilmezse yapraklarda sarı lekelere sebep olabilirler. Bu da yaz aylarında bitkinin çiçek açmasına engel olabilir.

Bu bitkinin en yaygın hastalığı ise aşırı sulamaya bağlı kök çürümesidir. Toprak ve saksı da iyi bir drenaj sağlanırsa bu sorunun önüne geçilebilir.

Passiflora (Çarkıfelek) Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

0

Passiflora, halk arasında çarkıfelek çiçeği olarak bilinen bir asmadır. Bu bitki Passifloraceae familyasına aittir ve botanik adı passiflora caerulea’dır. Anavatanı Güney Amerika olan bu çiçek, Paraguay’ın milli sembolü haline gelmiştir. Çiçekleri çok güzel ve hoş kokulu olan bu bitki, yenilebilir meyveler üretir. Tohumdan bir passiflora yetiştirmek oldukça zordur. Bu sebeple var olan çiçekten kesimler alarak yetiştirmek tercih edilebilir. Çok arsız bir bitkidir ve bahçeye ekildiği takdirde bahçenizi hızla sarabilir.

Passiflora Hakkında

Çarkıfelek çiçeğini yetiştirmenin en kolay yolu, var olan bir çiçekten kesimler almaktır. İlkbahar aylarının ilk zamanları bu bitkiyi ekmek için en iyi zamanlardır.

Bu bitki, Orta ve Güney Amerika’nın tropikal bölgelerine özgüdür. Bu nedenle soğuk iklimler sevmezler. Sıcak iklimlerde yetişen passiflora bitkisi, Akdeniz bölgesinde de yetiştirilmeye başlanmıştır.

Çarkıfelek bitkileri, günün büyük bölümünde güneşin altında olmayı ve ışığı çok severler. Günün geri kalanında ise gölgede kalmak isterler.

Passiflora Çiçeğinin Döngüsü

Birçok farklı çarkıfelek çiçeği türü vardır. Bu çiçeklerin her biri farklı zamanlarda büyür ve farklı zamanlarda çiçek açar. Bu türlerden yaygın olarak bulunan bazıları şu şekildedir;

  • Passiflora Caerulea: Bu bitki temmuz ve ekim ayları arasında çiçek açar. Beyaz, mavi ve yeşil renkte çiçeklere sahiptir. Bu çiçekler, nemli yaz aylarının ardından yumurta şeklinde meyve verecektir.
  • Passiflora Caerulea’ Constance Elliot’; Beyaz passiflora olarak bilinen bu çiçekler harika bir kokuya sahiptir. Bu çiçekler 10 metre yüksekliğe ulaşabilirler. Temmuz ve ekim aylarında çiçek açan bu bitkiyi soğuklardan korumak gerekir.
  • Passiflora Edulis: Bu familyanın en yaygın olan türüdür. Maruçya adıyla da bilinmektedir. Bu bitki, temmuz ve ağustos aylarında mavi ve beyaz çiçek açarlar. Bu çiçekler 5 metre yüksekliğe ulaşabilir ve küçük, siyah meyvelere sahiptir.
  • Passiflora Antioquiensis: kırmızı muz çarkıfeleği olarak bilinir. Yalnızca sıcak ve nemli havalarda hayatta kalabilirler. Bu çiçek sarı meyveler üretir ve 5 metre yüksekliğe ulaşabilir.
  • Passiflora Mollissima: Bu bitki diğerlerine göre oldukça farklıdır. Pembe renkte, uzun ve boru şeklinde çiçeklere sahiptir. Temmuz ve ağustos ayında çiçek açarlar ve soğuğa karşı dayanıksızlardır. Yaklaşık olarak 4 metre yüksekliğe ulaşabilirler.

Passiflora Bakımı

Çarkıfelek asması için güneş ışığı alması son derece önemlidir. Ayrıca yaz aylarının sonuna doğru toprağı beslemeyi bırakmak gerekir. Toprak sıcaklığı düştüğü dönemde köklerin etrafının malçlanması kış aylarında donmanın önüne geçecektir.

Passiflora Çiçeği Dikim Zamanı

Çarkıfelek çiçeğini ekmek için en uygun zaman mayıs ayının ortası ve sonudur. Bu tarihlerde don riski olmaması sebebiyle büyüme daha rahat ve kolay gerçekleşir. Bu çiçeklerin ortamlarına alışmaları için belirli bir zaman verilmesi gerekir. Bu sebeple ağustos ayının ortasına kadar ekimi mutlaka yapılmalıdır. Bu tarihten sonra yapılan ekimlerin olumsuz sonuç verme riski daha fazladır.

Ekim sırasında yeterli büyüklükte ve ağır bir saksı seçimi yapılmalıdır. İyi bir su tahliyesi için tabana çakıllarla taban yapılabilir. Passiflora çiçeği genellikle bahçede, dış mekânlarda yetişse de, evlerde de yetiştirilebilir. Bununla birlikte sarmaşığa tırmanma konusunda yardımcı olunması gerekir. Toprağın derinliği, köklerin uzunluğunun iki katı kadar olmalıdır.

Passiflora Çiçeğinin Güneş Işığı İhtiyacı

Çarkıfelek çiçeğinin ihtiyaç duyduğu güneş ışığı, bulunduğu iklime göre değişiklik gösterir. Saksıda büyüyen passiflora çiçekleri için sıcak bir ortam sağlanması gerekir. Bu bitkiler tipik olarak tropik ortamlarda yetişir. Bu sebeple hem nem hem de ısı ihtiyaçları vardır.

Bu bitki kış vaktinde ekiliyorsa yarı uykuda kalacak ve kaba görünecektir. Buna karşın ilkbahar aylarında tekrar canlanırlar. Bahar aylarında havaların ısınmasıyla birlikte, bitkinin bolca ışık ihtiyacı ortaya çıkar. Genellikle bu bitkiler dört saat tam güneş ışığına ihtiyaç duyarlar. Akşamları ise karanlıkta kalmak isterler.

Passiflora Çiçeği Toprak Seçimi

Çarkıfelek çiçeğinin güçlü ve sağlıklı büyümesi için toprak seçimi çok önemlidir. İyi drenaja sahip, verimli bir toprak seçimi yapılmalıdır.

Bu çiçekler 6,0 ila 7,5 arasında pH değerine sahip olan bir toprağa ekilebilirler. Ekim sırasında kompost kullanmak olumlu olacaktır. Kompost nemin korunmasına yardımcı olacaktır.

Bu bitkiler büyüdükçe yukarı doğru uzamaya başlarlar. Sarmaşıklar üzerinde büyüyecekleri bir materyale ihtiyaç duyarlar.

Passiflora Çiçeği Su İhtiyacı

Çarkıfelek çiçekleri suyu çok seveler. Toprağa ilk ekildikleri andan itibaren sulanmaları gerekir.

Büyüme mevsimi boyunca bu bitkilerin her hafta 3 ila 5 santim arasında sulanmaları gerekir. Su ihtiyacını anlamak için toprağa parmak batırarak kontrol etmek gerekir. Eğer toprak kuruysa kesin olarak sulama yapma zamanı gelmiştir.

Passiflora bitkisi yapraklarının ıslanmasını sevmeyen bir bitkidir. Bu sebeple bu bitkinin köküne doğru sulama yapmak gerekir.

Passiflora Gübre İhtiyacı

Çarkıfelek çiçeğini ilkbaharın erken zamanlarından sonbahara kadar 4 ila 6 haftada bir kez gübrelemek gerekir. Bu bitkinin fosfor, azot ve potasyum ihtiyacı vardır. Bu sebeple bu bileşenleri içeren genel amaçlı bir gübre kullanılabilir.

Passiflora Budanma İhtiyacı

Çarkıfelek çiçeğinin asmalarını budamaya veya kesmeye gerek yoktur. Bunun yerine budama bitkinin boyutunu kontrol etmek amacıyla yapılır.

Budama yapılması büyüme zamanlarında sağlıklı ve güçlü bir bitkiye sahip olmanızı sağlar. Budama kış aylarının sonunda veya ilkbahar aylarının başlarında yapılabilir. Eğer soğuk bir iklimle yaşıyorsanız asmaların kış aylarında ölebileceği unutulmamalıdır.

Passiflora Çoğaltılması

Çarkıfelek çiçeğinin çoğaltılması için iki farklı yöntem kullanılabilir. Bu yöntemlerden ilki kesimler yoluyla çoğaltma iken ikincisi tohumlarla yetiştirmedir. İkinci yöntem çok daha uzun süreli bir seçenektir ve başarı şansı genellikle daha düşüktür.

Ana bitkiden taze ve güçlü görünen bir sürgün seçilerek, yaprak düğümlerinin hemen altından steril bir bıçak yardımıyla kesilmelidir. Saksı yarı yarıya kum ve turba ile doldurulmalıdır. Kesimle bu saksıya yerleştirilmeli ve toprak orta derece sulanmalıdır. Ektiğiniz saksının üzeri şeffaf bir poşet ya da folyo ile kapatılmalıdır. Bu köklerin tutmasına yardımcı olacaktır. Her birkaç günde bir kez çiçek hafifçe açılmalı ve havalandırılmalıdır.

Bebek bitkiyi koyduğunuz yer doğrudan güneş ışığı almamalı fakat aydınlık olmalıdır. Aynı zamanda en az 20 derecelik ısıya sahip olmalıdır. Üç ila dört hafta içerisinde kök oluşumu başlayacaktır. Sonrasında genç bitki daha büyük bir saksıya ekilebilir.

Passiflora Çiçeği Zararlıları ve Hastalıkları

Çarkıfelek çiçekleri, böceklerden kaynaklanan viral enfeksiyonlara karşı çok hassastır. Bunların arasında en yüksek riskli olanıysa yaprak bitleridir.

Budama sırasında kullanılan makas ve bıçakların kirli olması durumunda bu hastalıklar bulaşabilir. Bu sebeple budama yapmadan önce tüm aletler sterilize edilmelidir. Eğer bitkiniz hastalanırsa, zayıf çiçekler açacaktır ve meyveleri küçük olacaktır. Genç ve zayıf bitkiler bu enfeksiyonlar yüzünden kolayca ölebilir.

Mantar, passiflora çiçeğine bulaşan bir diğer hastalıktır. Bu mantarlar bitkinizi öldürmez ancak hızla çoğalabilirler. Erken ilkbahar döneminde basit bir mantar ilacıyla bu hastalıklar önlenebilir.

Passiflora Ne Zaman Hasat Edilir?

Meyve veren sarmaşıkların ne zaman hasat edileceğini söylemek kolay değildir. Buna karşın passiflora için hasat zamanı meyvenin düşme zamanıdır. Meyve düşene kadar beklerseniz, hasat zamanı da gelmiş olur. Meyveler dalından düştüğü zaman yenmeye hazırdır.

Manolya Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Manolya ağacı, Magnoliaceae familyasına aittir. Bu ağaç Magnolia cinsini oluşturan bitkilerin ortak adıdır. Bu bitkiye genellikle dış mekân bitkisi olarak bakılmaktadır. Bahçelere dikilebilecek manolyalar, güzel kokulu çiçekleriyle dikkat çekerler. Manolya birçok bitki türüne sahip bir aileyi temsil eder. Bazı türler her daim yeşil kalabilmektedir. Bitkiseverler tarafından sıcak bölgelerde yaygın olarak yetiştirilirler. Bununla birlikte evlerde saksılarda da sıklıkla karşılaşabileceğiniz bir bitkidir. Bu rehber size Manolya ağacı hakkında bilmeniz gereken her şeyi verecektir ancak bu bitkinin yüzlerce türü olduğu unutulmamalıdır. Yazımızda Magnolia Grandiflora türünü ele alarak, bakımı, büyütülmesi, sulanması, gübrelenmesi, budanması, çoğaltılması gibi konuları inceleyeceğiz.

Manolya Ağacı Hakkında

Manolyalar çok çeşitli yaşam alanlarında karşınıza çıkabilir. Bataklıklarda, su kenarlarında, kıyılarda, tepelerde, vadilerde, yamaçlarda ya da ormanlık alanlarda bu bitkiyle karşılaşmak olasıdır.

Bu bitkiler hakkında bilinmesi gereken önemli konulardan biri, ancak 10 yaşına geldiklerinde tohum üretebiliyor olmalarıdır. Bu bitkilerin yutulması durumunda insanlara ve hayvanlara herhangi bir toksik etkisi yoktur. Bu sebeple aynı zamanca evcil hayvan dostu olarak bilinirler.

budist tapınaklarında manolya oldukça sık kullanılır
budist tapınaklarında manolya oldukça sık kullanılır

Manolya Ağacının Özellikleri

Bu bitkiler 40 metre yüksekliğe kadar çıkabilen canlılardır. Ortalama olarak ise 25 metre boyları vardır. Bu ağaçların genellikle tek bir gövdesi vardır ve büyümeleri piramit şeklini andırır.

Manolyaların genellikle koyu yeşil yaprakları olur. Kimi zaman ise sarı, kahverengi hatta kırmızı tonlarda yaprakları da görülebilir. Yaprakları düz kenarlı ve ovaldir. Bir yaprak 10 ila 20 santim uzunluğa ulaşabilirken genişliği ise 5 ila 10 santim arasındadır.

Çiçekleri mumsu bir dokuya sahip 12 yapraktan oluşur. Genellikle ilkbahar aylarından yaza kadar çiçeklenme dönemi yaşarlar. Çiçeklenme dönemi sona erdiğinde ise gül renginde birçok kırmızı tohum çıkarırlar.

Manolya Ağacı Bakımı

Bu ağaç az bakım gerektiren özelliklere sahiptir. Her türlü çevresel koşula adapte olabilmesi nedeniyle çok yaygın bir türdür. Buna karşın bu ağaçların iyi bir şekilde büyümesi ve çiçek açması için bazı temel ihtiyaçlarına dikkat etmek gerekir. Bu ihtiyaçlar şu şekilde sıralanabilir;

  • Bu bitkiler tam güneş ışığında ya da tam gölgede yetişebilirler. Bir bahçeye dikilmeleri durumunda yıllarca kendi haline bırakılabilirler.
  • Manolyalarda yaprak yanması ya da uygunsuz dönemde çiçeklenme konusunda endişeye gerek yoktur. Buna karşın güzel çiçeklere sahip olmak istiyorsanız, bebek bitkiler yıl boyunca parlak ve doğrudan güneş ışığı almalıdır.
  • Bu ağaçlar sıcak yerleri severler. Bu sebeple güneş altında sıcak bir iklim onları mutlu edecektir. Düşük sıcaklıklara dayanıklı olsalar da, kışları sert geçen iklimlerde bitkiyi iç mekânlara almak gerekir. Eğer bulunduğunuz iklimde sıcaklıklar 0 derecenin altına düşüyorsa, ağacı saksıda büyütmek ve iç mekana almak gerekir. Eğer yaşadığınız iklimde sıcaklıklar eksi 10 derecelere düşüyorsa ciddi hasarlar hatta ağacınızın ölümü meydana gelecektir.
  • Manolya ağacının çok az zararlısı vardır. Buna karşın bahar aylarında örümcek akarları, yaprak bitleri ve tırtıllar bulaşabilir. Bahar aylarında bitkinizi kontrol etmeniz, davetsiz misafirleri görmeniz durumunda uzaklaştırmanız gerekir. Şiddetli bir istila durumu yaşanıyorsa uygun ilaçlara başvurmalısınız.

Manolya Ağacı Ekimi Nasıl Yapılır?

Manolya ağacı istenirse saksıda istenirse bahçede yetiştirebilir. Buna karşın dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunların başında toprağın iyi drenaja sahip olması gelmektedir. Aynı zamanda ağacın ekileceği toprağın besin değerleri açısından zengin olması gerekir.

Bu bitkiler 5,0 ila 6,0 arasında pH değeri olan asidik topraklara ekildiklerinde çok iyi şekilde büyürler. Bununla birlikte bu ağaçlar köklerinin büyümesine yardımcı olduğu için malçlamalayı severler. Malçlama gübreleme ve sulama konularında da size yardımcı olacaktır.

Manolya Ağacının Sulaması Nasıl Yapılır?

Manolya ağaçlarının çok az suya ihtiyaçları olduğu bilinmelidir. Bu ağaçlar ilk büyüme mevsimi boyunca, kökleri güçlenene ve çevreye uyum sağlayana kadar haftada sadece bir kez sulanması yeterli olacaktır. Bu sürenin sonunda bebek bitkiler ayda iki kez sulanmaya başlanabilir.

Bununla birlikte sulama sıklığı çevresel koşullara ve yetiştirme ortamına bağlı olarak değişiklik gösterir. Eğer bitkinizi killi toprakta yetiştiriyorsanız, seyrek sulama yeterli olacaktır. Kumlu toprakta yetişen bitkilerin ise az miktarda düzenli su ihtiyacı vardır. Sıcak yaz aylarında ise sulama periyotları ve miktarı arttırılmalıdır.

Eğer sulama rutini uygun olmayan şekilde yapılıyorsa, ağacınız buna reaksiyon gösterecektir. Ağaçlarda sarı ve kahverengi yapraklar varsa, bu yeterince su alamadıklarının göstergesi olabilir. Öte yandan, eğer ağacınızı aşırı sularsanız ve toprağı iyi bir drenaja sahip değilse, kök çürümesine ve uzun bacaklı bir görünüme sebep olabilir.

Manolya Ağacı Gübrelemesi Nasıl Yapılır?

Manolyaların yeni yaprakları çıkmaya başladıktan sonra, ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde her yıl toplamda üç kez gübre vermek gerekir. Beşinci yıldan sonra eğer bitkiniz verimli bir toprakta yetişiyorsa, kökler kendi besinlerini bulacaktır.

Manolya ağaçları demir ve azot bakımından eksiklik yaşayabilir. Bu sebeple bu besinleri içeren bir takviye gübresi kullanılması tavsiye edilir. Çiçek tomurcukları genellikle ilkbaharın ilk aylarında çıkmaya başlarlar. Yaygın bir çiçeklenme sağlamak için çok amaçlı ve yavaş salınan bir gübre kullanılmalıdır.

Manolya Ağacının Çoğaltılması Nasıl Yapılır?

Manolya ağaçları tohumlardan kolaylıkla çoğaltılabilirler. Buna karşın bu yöntem diğer yöntemlere göre çok daha yavaş ilerleyen bir süreçtir. Bu ağaçlar çelik yöntemiyle çoğaltılmaya oldukça olumlu yanıt veren bir bitkidir.

Tomurcuklar çiçek açtıktan sonra yaz aylarında çelikler alınabilir. Bu çelikler 15 ila 20 santim arasında olmalıdır. Her kesimde üst yapraklar hariç tüm yapraklar kesilmelidir. İyi bir büyüme sağlamak için çelikler köklendirme hormonuna daldırılabilir. Çelikler, nemli bir perlitle dolu kaba koyulmalıdır ve plastik torba ile örtülmelidir. Bebek bitkiniz, dolaylı ışık altında ve nemli bir şekilde kalmalıdır. Uygun bakım yapıldığı takdirde birkaç ay içerisinde köklerin gelişmeye başladığı gözlemlenecektir.

Manolya Ağacı Tohumdan Nasıl Büyütülür?

Manolya ağaçlarını tohumdan büyütmek basit ancak sabır isteyen bir süreçtir. Tohumdan büyütmek için ağaçtan olgun konilerin toplanması gerekir. Ardından etli meyveler dağılıncaya kadar bu koniler kurutulmalıdır. Tohumlar birkaç gün boyunca bekletilmeli ve kabuklarının çıkması sağlanmalıdır. Kabuklar yumuşadığında ise suyu boşaltılmalıdır.

Üzerinde herhangi bir doku varsa, tohumlar temizlenmeli ve kurutulmalıdır. Bu tohumlar henüz tazeyken ekilerek kış boyunca serada tutulabilir. Eğer sera oramı yaratamıyorsanız nemli turba, vermikülit ya da kumla karıştırılarak plastik torba içinde buzdolabında saklanabilir. İki aylık sürecin arından ekim yapılabilir.

Tohumların çimlenmesi 18 ayı dahi bulabilir. Buna hazırlıklı olmak gerekir. Fideler büyüdüğünde ise hafif gölge alan bir yere taşınmalıdır. Geçirecekleri ilk tam kış boyunca sıcak bir ortamda büyümeleri gerekir. Fideler 15 santim boya ulaştıktan sonra dikilebilir. Malçmala ve birkaç kış boyunca sıcak ortamda kalması büyümesi açısından önemlidir.

Manolya Ağacı Budaması Nasıl Yapılır?

Manolya ağaçlarının derli toplu durması için çiçek açma döneminin ardından budama yapılabilir. Budama işi kış gelmeden yapılmalıdır. Bu ağaç uyku halindeyken kolay kolay iyileşememektedir.

Budama süreci oldukça basittir ve yeni büyümeye yer açmak için hasarlı ve ölü yaprakların kesilmesinden ibarettir. Doğal ve açık görünüm elde etmek için budama yapılabilir. Buna karşın stres oluşmasını önlemek amacıyla alt dallar budanmamalıdır.

Atatürk Çiçeği Rehberi: Bakımı ve Yetiştirilmesi Nasıl Yapılır?

0

Poinsettia, Noel Çiçeği, Kış Gülü, Noel Yıldızı veya Meksika Alev Yaprağı olarak da bilinen Atatürk çiçeği, Euphorbiaceae ailesinin üyesi olup çok yıllık çalılar veya küçük ağaçların bir türü olarak geçmektedir. Poinsettia, çoğunlukla güney Guatemala’dan Meksika’ya kadar olan Orta Amerika bölgelerinde yetişmektedir. Atatürk çiçeği bitkisi aralık ayının doğum çiçeği olarak da anılmaktadır. Bu yazımızda Atatürk çiçeği nedir, bakımı nasıl yapılır ve nasıl çoğaltılır gibi merak ettiğiniz bütün soruların cevaplarını bulabilirsiniz.

Atatürk Çiçeği Nedir?

Atatürk çiçeği olarak bilinen poinsettia bitkisinin anavatanı Meksika ve Orta Amerika bölgeleri olup sütleğengiller ailesinin bir üyesi olan bu çiçeğin kırmızı, sarı, mor ve birçok farklı renkte çeşidi bulunmaktadır. Peki ülkemizde bu çiçeğe neden Atatürk çiçeği denmektedir? Poinsettia bitkisi ülkemizde Atatürk tarafından sevilmesi, yetiştirilmesi ve özen gösterilmesi nedeniyle Atatürk çiçeği olarak bilinmektedir. Ayrıca koyu kırmızı yaprakları nedeni ile Hristiyanlar tarafından özellikle Noel’de süsleme amacıyla en fazla kullanılan bu çiçek aynı zamanda Noel yıldızı olarak da isimlendirilmektedir. Diğer kullanılmakta olan adını ise Meksika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne getirip orada yaygınlaşmasını yardımcı olan bitki bilimci Roberts Poinset’in soy ismi Poinsettia’dan almaktadır.

Atatürk çiçeği, Türkiye’de birçok evde bulabileceğiniz, popüler iç mekân bitkilerinden biridir. Bilimsel adı olan Euphorbia, Latincede ‘en güzel’ anlamına gelir.

Bu çiçekler uzun yıllar boyunca Meksika’da mor boya yapmak ve kozmetik için kullanılmıştır. Günümüzde Meksika’da bu bitki, Noel kutlamalarında büyük bir rol oynar.

Bu bitki, tam çiçek açtıklarında nemli yerleri ve ortalama sıcaklıkları tercih ederler. Bu dönemde bitkileri soğuktan ve ısı kaynaklarından korumak gerekir. İlkbahar aylarından sonbahar aylarına kadar, tam güneş altında olmayı severler. Kış aylarında ise dolaylı ışıkla aydınlanan yerleri tercih ederler.

Atatürk çiçeklerinin zehirli olduğuna dair kimi söylentiler bulunsa da, bu bitki insanlar için herhangi bir toksik etkiye yol açmaz. Bununla birlikte yaprakları evcil hayvanlar için sindirim sorunlarına yol açabilir.

Yılbaşı çiçeği olarak da bilinen Atatürk Çiçeği, çiçekçilerde kolaylıkla bulunabilir.
Yılbaşı çiçeği olarak da bilinen Atatürk Çiçeği, çiçekçilerde kolaylıkla bulunabilir.

Atatürk Çiçeğinin Özellikleri

Bu bitki kuru tropikal ormanlarda vahşi olarak bulunabilir. Vahşi türlerin çoğu Pasifik Okyanusuna yakın sarp yamaçlarda ve vadilerde yetişir. Bu bitkinin günümüzde 100’den fazla farklı çeşidi vardır. Doğal ortamlarında 4,5 metreye kadar ulaşabilirler. Bu çiçekler, lateks adı verilen beyaz bir özsu üretirler. Bu öz, geçmişte Meksika’da ateş tedavisinde kullanılmıştır.

Bu bitkiler, 8 ila 16 santim arasında değişen koyu yeşil yapraklara sahiptir. Renkli yaprakları genellikle çiçeklerle karıştırılır. Bunlar aslında bürgü adı verilen özel yapraklardır. Bu bürgüler çeşitlerine bağlı olarak pembe, turuncu, yeşil, beyaz gibi renklere sahip olabilir. Bu bitkilerin çiçek açması ve renklerini değiştirmesi için uzun süre karanlıkta kalması gerekir. Çiçekleri, yaprak demetlerinin ortasında büyüyen, küçük ve sarı yapıdadır.

Ilıman iklim şartlarında ve açık havada bakımı seven bu çiçek, kimyasal müdahale olmaması sonucunda boyu genellikle beş metreye kadar uzayabilmektedir. Atatürk çiçeğinin yaprakları uzun ve sivri uçlu bir yapıya sahiptir, renkleri ise koyu yeşildir. Çanak olan yapraklar genellikle çiçek olarak sanılmaktadır ve renkleri kırmızı, pembe ya da beyaz gibi farklı çeşitlere sahiptir. Atatürk çiçeğinin orta kısmında ise küme halinde sarı çiçekleri vardır. Kırmız yapraklı çeşidin çiçek sanılması üzerine Noel Yıldızı adını almıştır fakat çiçek rengi küçük ve sarıdır.Bu kusursuz bitki, bakımı zor gibi görünse de püf noktalarına özen gösterildiğinde uzun süre yaşamına devam edebilmektedir. Atatürk çiçeği evlerinize, bahçelerinize ve balkonlarınıza estetik bir görünüm kazandırmaktadır.

Atatürk Çiçeği Bakımı

Atatürk çiçeklerini memnun etmek oldukça zordur. Bu bitkiler her yıl kış aylarında çiçek açarlar. Bu çiçekleri uzun süre boyunca canlı tutmak, çokça dikkat gerektirir. Atatürk çiçekleri bol sabır ve özen isterler.

Uzun süreler boyunca tam güneş ışığı alan bitkiler dinç ve sağlıklı olacaklardır. Onlara bol ışık verdiğiniz sürece, yaprakları parlak yeşil kalacaktır. Bu bitkileri evlerin güneş alan herhangi bir yerine yerleştirebilirsiniz. Kış aylarında ise parlak ancak dolaylı ışığı tercih ederler.

Atatürk çiçeğini parlak, dolaylı ışıkta, yaklaşık 13-15°C oda sıcaklığında ve çok fazla rüzgar almayan bir yerde yetiştirmeniz gerekir. Düzgün bir biçimde sulama rutinine ihtiyaç duyar. Bu rutin sulama işlemini yapmak için toprağın yüzeyinin kurumaya başlamasını beklemeniz uygun olacaktır. Atatürk çiçeği nemini artırmak ve renkli çanak yaprakların daha uzun süre en iyi biçimde görünmesini sağlamak için düzenli şekilde buğulanmaya gerek duymaktadır. Ayrıca yılbaşından sonra domates gübresi gibi yüksek potasyumlu sıvı gübreyle ayda bir kere olmak üzere besleyebilirsiniz.

Atatürk çiçeği yaz boyunca iç mekânlarda sorunsuz bir şekilde yetiştirilebilir. Bununla birlikte balkonlarda da rahatlıkla bakılabilir. Önemli olan Atatürk çiçeğinin özellikle öğlen saatlerinde doğrudan güneş ışığından korunabileceği, aydınlık bir yere konmasıdır. Optimum düzeyde dallanma sağlamak için, ağustos ayına kadar her ay gövde uçları budanabilir.

Atatürk Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?

Atatürk çiçeği nedir ve nasıl yetiştirilir artık biliyorsunuz. Peki Atatürk çiçeğinin bakımı en iyi şekilde nasıl yapılır sorusunun cevabına odaklanalım. İlk olarak Atatürk çiçeğini satın alma aşamasında iyi durumda olduğundan ve hiçbir yaprağının sararmamış olduğundan emin olmanız gerekmektedir. Çünkü Atatürk çiçeğinin yapraklarının solması çok soğuk şartlarda muhafaza edildiklerinin bir işareti olabilir. Bir kapının yanında veya marketin girişinde satılmakta olan bir Atatürk çiçeğini sürekli cereyan altında olduğu için tercih etmemelisiniz. Bu bitkiler büyük ihtimal uzun zaman dayanmazlar. Aynı şekilde satın aldıktan sonra eve giderken düzgün şekilde muhafaza edilmesine de özen göstermeniz gerekir; hassas yapraklarının fazla soğuk havaya maruz kalmaması gerekmektedir. Atatürk çiçeğini arabada kesinlikle uzun zaman bırakmamalısınız; çünkü ortam sıcaklığı hızla düşebilir ve Atatürk çiçeği olumsuz etkilenebilir.

Sonbahar aylarında, yaşadığınız iklime bağlı olarak bitkiyi soğuktan korumak için iç mekâna taşımak daha iyi olacaktır. Çiçeklenmeyi teşvik etmek için bitkiye her gece yaklaşık 14 saat karanlık sağlanmalıdır.

Bu bitkilerin en güzel yanlarından biri çiçeklerini uzun sürelere kadar koruyabiliyor olmalıdır. Gün boyunca 18 ila 23 derece arasındaki sıcaklıklarda mutlu olurlar. Geceleri ise 15 derece sıcaklıklar onlar için idealdir. Bununla birlikte hava akımına da ihtiyaç duyarlar. Bitkiyi kış aylarında pencere pervazına koymak kötü bir fikirdir. Soğuk hava yapraklarına dokunabileceğinden, zarar görebilir ve erken yaprak düşürebilirler.

Atatürk Çiçeği Toprak ve Saksı Seçimi

Atatürk çiçeklerini dikmek için tınlı ve iyi drenaja sahip, torf bakımından zengin toprak tercih edilmelidir. Toprağın pH değerinin 5,5 ila 6,5 arasında olması bu bitkiler için idealdir. Çiçeğin dikileceği saksının drenaj delikleri mutlaka açık olmalıdır.

Atatürk çiçeğini ilkbahar aylarından itibaren düzenli olarak gübrelemek gerekir. Bu bitki, her iki ya da üç haftada bir kez, yarı yarıya seyreltilmiş bir ev bitkisi gübresi ile beslenebilir. Çiçeklenme döneminde ise bitkiyi gübreden uzak tutmakta fayda vardır.

Atatürk çiçeğinin saksısını ara sıra değiştirmek de olumlu sonuç verecektir. Saksı değiştirmek için en iyi zaman, ilkbahar aylarıdır. İyi drenaja sahip saksı; taze ve iyi drene olan bir toprak ile doldurulmalıdır. Yeni saksı mevcut olana oranla yaklaşık 5 santim daha büyük olmalıdır. Saksı değişimi yapmadan önce bitkinin tüm sağlıksız kökleri kesilmeli ve iyice sulanmalıdır.

Atatürk Çiçeğini Sulama

Atatürk çiçeği yetiştirirken rutin bir sulama işlemi oluşturmak oldukça önemlidir. Kış döneminde hafta bir defa, yaz döneminde ise haftada iki defa sulama işlemi yapmanız en ideal rutin sulama uygulaması olacaktır. Atatürk Çiçeğinde fazla sulama Kışın süresince Atatürk çiçeğine verilecek suyun ortam sıcaklığında olması da oldukça önemlidir. Aksi bir durumda soğuk suyla sulama işlemi yapıldığında bitki köklerinde donma yaşanabilir. Kış dönemlerinde olduğu gibi yaz dönemlerinde de benzer biçimde soğuk su verilmemelidir. Sulama işleminde bitkinin toprağının ıslanması yeterli olacaktır. Sulama uygulaması sırasında suyun alttan süzülecek miktarda sulanması ve su birikintisi oluşması mantar vb. bitki hastalıklarının oluşmasına neden olabilir. Bu tip olumsuz durumlar ise çiçeğin yaprak döküp ölmesi, solması ve kökten çürümesi gibi sonuçları doğurur. Bu nedenle sulama işlemini belirtildiği şekilde ve ölçüde yaptığınız takdirde çiçeğinizin gelişimini artırabilirsiniz.

Atatürk çiçekleri, nemi ve bol suyu çok severler. Buna karşın, aşırı sulama yapıldığı takdirde kök çürümesine neden olabileceği unutulmamalıdır. Kökleri suya boğmaktan ve kurutmaktan kaçınmak gerekir.

Bu bitkilerin mutlu olması için doğru nem dengesinin bulunması gerekir. Sulamalar arasında her zaman bitkinin ve toprağının kontrol edilmesi olumlu olacaktır. Sararan ya da düşen yapraklar fark edilirse, bitkinin yanlış sulandığına dair bir işaret olabilir.

Saksınızın boyutuna bağlı olarak sulama sıklığı değişkenlik gösterebilir. Eğer bitkiniz küçük bir saksıda yetişiyorsa, daha hızlı kuruyacaktır. Bu sebeple büyük bir saksıya ekilen bitkilere göre daha fazla sulama ister. Genel olarak, toprak gözle görülür bir şekilde kurumuşsa, bitkinizin suya ihtiyacı vardır.

Çiçeklenme dönemlerinde bu bitkiler daha fazla nem isterler. Nemli bir ortam sağlamak için nemlendirici kullanılabilir. Bunun yanı sıra düzenli olarak su fısfıslamakta nem oranını arttıracaktır. İlkbahar aylarında bitkinizi güneşli bir yere yerleştirmeniz ve düzenli olarak sulamanız yeterli olacaktır.

Atatürk Çiçeğinin Büyüme Ortamı Nasıl Olmalıdır?

Atatürk çiçeği büyüme ortamının ortalama olarak minimum 10 derece maksimum 19 derecede tutulması gereken oldukça narin bir bitkidir. Yüksek sıcaklığı pek fazla sevmediği için sıcak bir oda koşulunda konumlandırıldığı zaman yaprakları küser ve dökülme gibi problemler başlayabilir. Dolayısı ile Atatürk çiçeğini ne çok soğuk ne de çok sıcak ortamda büyütmeniz gerekir. Bu bitki için en sağlıklı tercih hafif serin veya ılık ortamlar olacaktır. Ayrıca Atatürk çiçeği direkt güneş ışığını almayı da sevmez ancak dolaylı olarak bol ışık alan ortamlarda hızla gelişebilir. Bu sebeple bitkinizi hafif serin ama direkt güneş ışığına maruz kalmayan pencerelerin iç pervazlarına konumlandırabilirsiniz.

Atatürk Çiçeği Güneş Işığını Nasıl Almalıdır?

Havadar, ışık alan ve gölge alanları seven Atatürk çiçeğinin yapraklarının kızarması ve olgunlaşması için Eylül ayı itibari ile ortalama olarak 12 ile 15 saat arasında tamamen karanlık bir alanda bakılması gerekmektedir. Yapay ışık, güneş vb. diğer bütün aydınlatmalar çiçeğin büyümesini, gelişmesini ve renk vermesini olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu metot çiçek tomurcuklarını gösterene dek devam ettirilmeli ve sonrasında doğal ortam ışığına geri getirilmelidir. Atatürk çiçeği bakımı esnasında ışık oldukça önem taşır. Bu bitkiler özellikle güneş ışığını ve sıcağını pek fazla sevmez.

Atatürk Çiçeği Nasıl Tekrardan Canlandırılır?

Atatürk çiçeğini, tekrardan çiçeklendirmek basit değildir fakat ona emek vermeye hazırsanız şu talimatları özenli bir şekilde yapabilirsiniz. İlk olarak nisan ayı döneminde Atatürk çiçeğini yaklaşık 10 cm’ye kadar budama işlemi yapıp, yaklaşık 13°C’lik bir sıcaklıkta bir süre için muhafaza etmeniz gerekir. Bu işlemin ardından mayıs ayının başlangıcında taze, turba içermeyen, balçık bazlı kompost bulunduran ve içinde olduğu saksıdan daha büyük bir saksıyla yer değiştirmelisiniz. Sonrasında oda sıcaklığı 18°C’yi geçmeyen, doğrudan güneş ışığı almayan, hava akımı olmayan bir yerde muhafaza etmeniz gerekmektedir. Atatürk çiçeği, günler kısalmaya başladığı dönemde çiçek açma sürecine girer. Bu süreç aralık ayında doğal olarak gerçekleşir, fakat yılbaşına kadar çiçeklenmeyi sağlayabilmek için kasım ayından itibaren çiçeğinizi her gün 12 saat süresince karanlık bir dolaba yerleştirerek kısa gün uzunluğunu yaşatmanız gerekir. Atatürk çiçeğinin çiçek açmaya başladığı dönemde, en uzun süre en düzgün biçimde görünmesine yardımcı olmak için her gün buğulamalısınız.

Atatürk Çiçeği Bakımında Dikkat Edilmesi Gereken Unsurlar Nelerdir?

Atatürk Çiçeğinin Çoğaltılması

Bu bitkileri çoğaltmak oldukça kolaydır. Çoğaltmak için kullanılan en etkili yöntem ise, gövde kesimleridir.

Kış aylarında çiçek açan eski sapların çoğaltılması önerilmemektedir. Bunun yerine sağlıklı ve taze saplar kullanılmalıdır. Kesmeden önce yeni gövdelerin en az 10 santim olduğundan emin olunmalıdır.

Bitki sağlıklı çelikler ürettiği zaman, iki ya da üç olgun yaprağı olan bir sap seçilmelidir. Keskin ve steril bir bıçak kullanarak 7 ila 10 santimlik bir sap kesilmelidir. Kök gelişimini desteklemek için köklendirme hormonu kullanılabilir.

İyi drene toprağı olan bir saksıya kesimler dikkatlice ekilmelidir. Nemli bir ortam sağlamak ve kesimlerin solmasını engellemek için şeffaf bir plastik torbayla kapatılmalıdır. Bebek bitkiniz, pencere pervazına yerleştirilebilir.

Eğer bebek bitkinize bol miktarda güneş ışığı sağlarsanız, 3 ya da 4 hafta içerisinde kararlı bir kök sistemi gelişecektir. Bebek bitki sonbahara kadar dışarıda tutulabilir. Sıcaklıklar düşmeye başladığında ise içeri alınmalı ve çiçeklenmeyi desteklemek için uzun süreler karanlıkta tutulmalıdır.

Atatürk Çiçeğinin Budanması

Atatürk çiçeği için en uygun budama zamanı bahar aylarıyla birlikte yapraklarını dökmeye başladığı süreçtir. Mayıs ayında çatal gövde üzerinde bulunan cansız ya da zayıflamış yapraklar temizlenmelidir.

Yaşlı ve zayıf dalların topraktan itibaren 15 santim mesafede kesilmesi tavsiye edilir. Bu çiçek budanmadığı takdirde, ölü ve zayıf dallar genç dalları da etkileyecektir. Bitkiyi sık sık kontrol ederek, genç ve taze dalların daha fazla hava ve ışık almasına yardım edecek şekilde budama yapılmalıdır.

Atatürk Çiçeğinin Zararlıları

Atatürk Çiçeğini en çok etkileyen zararlıların başında yaprak bitleri ve örümcek akarları gelmektedir. Bu zararlılar bitkinize dadanırsa, kısa sürede yapraklar dökülmeye başlayacaktır. Zaman zaman büyüteçle bitki kontrol edilebilir. Eğer bu zararlılardan biri bitkinize dadanmışsa, ilaç kullanmanız gerekecektir.

Yaz sıcaklarında ise Atatürk çiçeklerinde külleme hastalığı görülebilir. Bu sebeple önlem almak ve geceleri bulunduğu yeri ıslak bırakmamak gerekir. Bitkinin sulamasının sabah ile öğle arasında yapılması tavsiye edilir. Eğer küllenme hastalığı bulaşmışsa ve aldığınız önlemlere rağmen düzelmemişse uygun bir ilaç edinerek kullanmak gerekir.

Para Ağacı Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Para ağacı, halk arasında bilinen adı ile bereket bitkisi bolluk, şans ve para getirdiğine inanılan özel bir bitki çeşidi olarak yer almaktadır. Özellikle birçok kişinin dikkatini çeken ve yaşamında uygulamaya özen gösterdiği Feng Shui felsefesine göre para ve şans getirdiğinin düşünülmesi bitkinin para ağacı olarak isimlendirilmesine sebep olmuştur. Genellikle Güney Amerika’da yetiştirilen bu bitki tipi parlak bir yaprak yapısına sahiptir. Pachira Aquatica, dünya çapında popülerliğini yalnızca yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı değil, buna ek olarak kültürel önemi sebebiyle de bir houseplant olarak yer almıştır. Dünyanın dört bir yanındaki pek çok insan ve kültür, bu mükemmel bitkiyi iyi bir finansal servetle bağdaştırarak süs amaçlarına daha ilginç bir özellik eklemektedir. Bu yazımızda para ağacının nasıl yetiştirileceğini, özelliklerini ve büyüleyici Pachira Aquatica bitkisi hakkında bilmeniz gereken her şeyi öğrenebilirsiniz.

Para Ağacı Nedir?

Para ağacı, Sukulent bitki ailesinin bir üyesidir. Para ağacının diğer bitki türleri ile karşılaştırıldığında çiçeksiz ve meyvesiz bir saksı bitkisi olduğu bilinmektedir. Uğurlu bir bitki olduğuna yaygın biçimde inanılan bu bitkinin ev içerisine mutluluk katacağına, para getirileceğine ve bolluk enerjisi vereceğine inanılmaktadır. Meyve vermeyen para bitkisi sayesinde başta ev ortamı olmak üzere pozitif ve yüksek enerji dolu bir atmosfer oluşturacağına inanılması tercih edilme sebeplerinden biridir.

Para Ağacının Latince İsmi Nedir?

Para ağacı, halk arasında bilinen adı para bitkisi, bereket bitkisi, para çiçeği ve money plant olarak farklı adlarla bilinen bitkinin Latince ismi de büyük bir merakla araştırılmaktadır. Para ağacının Latince adı Pachira Aquatica’dır. Pachira Aquatica bitkisi dünyadaki popülaritesini her geçen gün Feng Shui felsefesinin etkisi ile günden güne artırmaktadır.

Para Ağacının Adının Anlamı Nereden Gelmektedir?

Para ağacının uğurlu olduğuna, bulunduğu ev halkına çok para kazandırdığına, sahibini zengin ettiğine inanılmaktadır. Para ağacının adının anlamı da bu inanıştan gelmektedir. Pachira aquatica (para ağacı) Feng Shui felsefecilerinin önem verdiği bitkiler arasında yer almaktadır.

Para Ağacının Kökeni ve Hikayesi Nedir?

Para ağacının çıkış yeri Güney Afrika ve Güney Amerika olarak bilinmektedir. Peki para ağacı nasıl zenginliğin sembolü haline gelmiştir? Folklorda, yardım için tanrılara giden ve bir gün bir ağacın köklerine madeni para saçıldığını gören çaresiz fakir bir adam hakkında bir efsane anlatılmaktadır. Fakat daha sonradan madeni paraların aslında kuru yapraklar olduğunu fark etmiştir. Fakir adam bunu bir kader işareti olarak anladı, filizi eve götürdü ve yeni bir ağaç dikti. Sonuç olarak, zavallı adam fidan satarak zengin oldu. Ve para ağacının bu büyülü hikayesi ile bitki tüm dünyada popülarite kazanmıştır.

Para Ağacının Özellikleri Nelerdir?

  • Doğal alanında yetiştiğinde 18 metreye kadar büyüyebilen bir bitki türüdür.
  • Bu bitkiler yıl boyunca yapraklı olarak kalır.
  • Büyük yaprakları parlak ve oldukça iridir, evinizde şık bir süs bitkisi olabilir.
  • Zehirli bir bitki türü olmayıp yetiştirilmeye uygundur.
  • Kış döneminde yaklaşık olarak -5°C dereceye kadar soğuğa belirli koşullar altında dayanabilmektedir.

Para Ağacı Nerede Yetişir?

Para ağacı nerede yetişir sorusunun yanıtı oldukça geniş bir bölgeyi kaplamaktadır. Para ağacının ana vatanı Amerika kıtalarının orta-geçiş yeri ve Güney Amerika kıtasının kuzey kesimleri ve Güney Afrika bölgesi olup, tropikal iklim kuşağını sevmektedir. Çoğunlukla temiz sulu bataklıklarda, ayrıca nehir kenarlarında ve nehirlerin denizle birleştiği haliç ve koy benzeri bölgelerde sık sık karşılaşılmaktadır.

Para Ağacı Nasıl Yetiştirilir?

Para ağacı güneşi oldukça sever ve iyi güneş alan bir yerde çok daha iyi gelişir. Yarı gölgeli mekanlarda ya da hiç güneş almasa bile güçlü aydınlık pencere önlerinde herhangi bir problem oluşturmaz. Yalnızca aydınlık olmayan mekanlar, loş köşeler para ağacına pek uygun değildir ve düzgünce gelişim göstermezler. Para ağacı yetiştirirken büyük saksılar hava alması açısından uygun değildir. Para ağacı çok fazla suya ihtiyaç duyan bir bitki türü değildir. Bu sebeple aşırı bir biçimde sulanmaya gereksinim duymaz. Para ağacının en önemli gereksinimi kesinlikle güneş ışığıdır. Günlük olarak yaklaşık en az 4-6 saat güneş ışığı görmeye gerek duyar. Para ağacı yapısının düzgün gelişmesi için ışık yönüne doğru düzenli biçimde bitkinin yönü çevrilmelidir. Güneş ışınlarını sevmekle birlikte soğuk bir mevsim olan kış döneminde çiçek açtığı gözlenir. Para ağacının yıllık budama uygulaması özenli bir biçimde yapılmalıdır. Para ağacı devamlı olarak yerinin değişmesini pek sevmez. Sürekli mekân değişimi bitkiyi mutsuz edecek ve gelişiminde olumsuzluklar görmenize sebep olacaktır. Özellikle yer değişimi sonucunda bitkinin yapraklarını döktüğüne şahit olabilirsiniz.

Para Ağacının Sulaması Nasıl Yapılır?

Pachira para ağacı bakımı konusunda önemli unsurlardan biri de sulama biçimidir. Bitkinin nem seviyesine bağlı olarak haftada 1-2 kez sürekli olarak sulamanız yeterli olacaktır. Sulama işlemini yaparken su tahliye deliklerinden dışarı sızmaya başlayana kadar tüm üst toprağı sulamanız gerekmektedir. Özellikle yaz aylarında yapraklarıyla beraber tüm bitkiyi sulayabilirsiniz. Kış aylarında ise sulamasını yapmadan önce toprağın nem seviyesini muhakkak kontrol etmeniz gerekir. Kış döneminde toprak daha uzun sürede kuruyacağı için sulama rutini de otomatik olarak azalış gösterecektir.

Para Ağacı İçin Uygun Toprak Özellikleri Nelerdir?

Havadar olması şartıyla her tip toprak para ağacı için idealdir. Gövdesi uzun ve ağır olduğundan dolayı toprağına 1/4 oranında ponza taşı karıştırmanız gerekir. Yani 3 ölçü torf toprağına 1 ölçü ponza taşı karışımı yaparak en uygun toprağa ulaşabilirsiniz. Aksi takdirde saksı içinde toprak çok fazla sıkışarak bitkinin köklerini tamamen havasız bırakır. Özellikle torf toprağına yarı yarıya ponza taşı ile karıştırırsanız para ağacı için en uygun toprağı hazırlamış olursunuz.

Para Ağacı Bakımı Nasıl Yapılmalıdır?

Para ağacının bakımı da oldukça basittir. Yalnızca özen gösterilmesi gereken birkaç önemli unsur vardır. Bitkinin yaprakları parlak bir görünüme sahiptir ve susuzluğa dayanabilen ender türlerden biridir. Doğal yaşam ortamında boyu yaklaşık 18 metreye kadar ulaşsa da iç mekanlarda o kadar büyüme yaşayamaz. Güneş alan mekanlarda gelişimi sağlıklı şekilde ilerler. Hava sıcaklığı 16-18 derece olan yerlerde iyi gelişir. Hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmeden önce koruma altına alınması şarttır. Yoksa olumsuz şekilde etkilenip gelişiminde problemler yaşamanız oldukça doğaldır. Aynı şekilde çok rüzgar alan bir ortamda da iyi gelişemez. Doğal alanında sulak ve bataklıklara yakın yerlerde yaşamasına rağmen susuzluğa dayanabilmektedir. Pachira aquatica, nemli topraklarda yaşamayı sever, fakat bu devamlı ıslak bir toprakta yaşaması demek değildir. Pachira para ağacı bakımı ile ilgili özen gösterilmesi gereken unsurlardan biri de saksı tercihinizdir. Tercih edeceğiniz saksı modeli çok derin olmamalıdır. İdeal boyutta sığ derinlikte bir saksıda bakım yaptığınızda her sulamada bitki köklerine kadar suyu daha kolay çekebilecektir. Her iki yılda bir olmak üzer toprak değiştirilebilir. Bitki saksıda köklerinin sıkışmasını seven bir tür olduğu için çok büyük saksıları tercih etmemelisiniz. Para ağacını uygun olmayan geniş bir saksıda bakıma aldığınızda gelişimi azalır ve hatta ne yazık ki kökleri çürümeye başlar. Eğer bulunduğu alanda nem miktarı azsa bitkiyi çakıl taşı doldurulmuş su dolu bir tepsiye konumlandırarak ortamdaki nem miktarını yükseltebilirsiniz. Para ağacını ayda bir sıvı salon bitkilerine uygun bir gübre ile besleyebilirsiniz.

Para Ağacı Nasıl Örülür?

Para ağacı yaprak döker mi sorusunun cevabı oldukça merak edilir. Para ağacı yapraklarını belirli zamanlarda döken bir bitki çeşididir. Para ağacının döktüğü yapraklar, bitkinin dibinde yeni yaprakların oluşmasına destek olmaktadır. Para ağacı bitkisi için fazla büyük saksılar kullanılmamalıdır.

Para Ağacı Ne Kadar Büyür?

Para ağacı, Güney Amerika’nın kuzey kesimlerinde yetiştirilmekte olan popüler bir bitkidir. Pachira para ağaçları, doğal yaşam alanlarında yetiştirildiği sürece yaklaşık 18 metreye kadar büyüyebilmektedir. Fakat ticari açıdan iç mekanlarda bakım için küçük süs ağaçları olarak üretilerek talep görmektedir. Tropikal iklim kuşağına ait olan para ağacı, iç mekanlarda o kadar büyüme göstermez.

Para Ağacı Nasıl Çoğaltılır?

Pachira para ağacının sağlıklı, yeni bir dalını hijyenik bir bıçak desteğiyle keserek direkt toprağa dikebilirsiniz. Kestiğiniz dalın ya da tepe çeliğinin 15-20 cm uzunluğunda, 1-2 yapraklı olmasına özen göstermeniz gerekmektedir. Pachira para ağacını çoğaltma işlemini yapmanız için bahar ortası ile yaz başı arası en uygun dönemdir.

Para Ağacı Budaması Ne Zaman Yapılır?

Pachira para ağacını budamak için en uygun zaman ilkbahar aylarının başlarıdır. Eğer yaşadığınız bölgenin iklimi kışın eksilere düşmüyorsa istediğiniz bir mevsimde de budamasını yapabilmeniz mümkündür.

Para Ağacı Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Para ağacında da diğer bitki türlerinde olduğu gibi farklı hastalıklar görülmektedir. Bu hastalıkların başında yaprak dökülmeleri, yumuşama, sararma, yapraklarda düşme, yaprakların üzerinde koyu lekelerin görülmesi ve renklerinde değişimler meydana gelmektedir. Pachira para ağacında en fazla karşılaşılan problemlerden biri yapraklarını dökmesidir. Bu sorun sık sık yer değişikliğinden kaynaklanabilir. İkinci olarak rastlanılan sorun ise yaprak yüzeyinde meydana gelen lekelerdir. Yaprak lekelerine sebep olan mantar hastalığı olan leaf spotuna özellikle dikkat edilmesi gerekir. Çoğunlukla mantar hastalıkların sebebi nem sağlamak istenirken dengenin düzgün bir şekilde oturtamamaktan kaynaklanır. Bu sebeple ortamdaki nem seviyesi yeterliyse ekstra nem sağlamak bitkide mantar hastalığına sebebiyet verebilir, bu duruma özen gösterilmelidir. Eğer mantar hastalığına yakalanırsa bitkinin toprak neminin kuruması beklenmelidir. Toprak güzelce kuruduktan sonra sulama yapılmalı ve bu süreçte yaprakların ıslatılmamasına dikkat edilmelidir. Eğer mantar hastalığı bitkiyi fazlasıyla sardıysa zirai ilaç satan yerlerden uygun bir mantar ilacı satın alabilirsiniz.

Para Ağacının Yararları Nelerdir?

Para ağacının yararları açısından özel bir bitki olarak uğurlu olduğuna ve kişiye şans getirdiğine inanılmaktadır. Uğur sayesinde bulunduğu alana para, bolluk ve şans getireceği düşünülmektedir. Bu sebeple ortama da pozitif ve yüksek bir enerji yaydığı da söylenmektedir. Süs bitkisi olarak da bulunduğu alana güzel bir görünüm katmaktadır.

Kamelya Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

Kamelya çiçeği çalı biçiminde devamlı yeşil kalabilen bir bitki çeşididir. Katmerli şekilde çiçek açabilme özelliğine sahiptir. Çiçeklerinin renkleri ise kamelyanın çeşitlerine göre değişmektedir. Açtığı çiçekler gösterişli olduğu için çoğunlukla süs bitkisi olarak kullanılır. Bazı kamelya çiçeği türlerinin çalı biçiminde olması nedeni ile bahçe çiçeği olarak da tercih edilebilmektedir. Bu yazımızda kamelya çiçeğinin nasıl yetiştirileceğini, özelliklerini, çoğaltma şartlarını ve merak ettiğiniz her sorunun cevabını bulabilirsiniz.

Kamelya Çiçeği Nedir?

Kamelya çeşitleri beyaz, sarı, pembe, kırmızı ve ebruli gibi farklı renklerde kokusuz çiçeklere sahiptir. Çiçekleri katmerli yapıya sahip olduğu için gül bitkisini anımsatmaktadır. Kamelya çiçeği uzun ömürlü ve dayanıklı bir bitki çeşididir. Bulundukları ortama farklı bir hava katarak güzelleştirdikleri için ev süsü olarak da tercih edilmektedir. Kusursuz çiçekleriyle hem ev hem de bahçe için sıkça kullanılmaktadır. Kamelya çiçeği bitkisi çalı yapısına sahiptir. Yıl boyunca yeşil renkte kalabilir. Bodur yapılı ve ağaççık formunda oldukları için çit-sınır bitkisi olarak da tercih edilmektedir. Kamelya çiçeği 15-20 cm’lik saksılarda 150-200 cm uzayabilirken, bahçelerde 4-5 metreye kadar uzayan çeşitleri de vardır.

Kamelya Çiçeğinin Anlamı Nedir?

Her şeyin bir anlamı olduğu gibi çiçeklerinde farklı anlamları vardır. Bu sebeple insanlar tarih boyunca çiçeklere farklı anlamlar yüklemişlerdir. Kamelya çiçeği bitkisinin anlamı ise aşkı ifade ettiği gibi karşısındaki kişiye bağlığını ve sadakatini de anlatmaktadır. Ayrıca kokusuz olması sebebi ile çiçeği verdiği kişiye kendi güzel kokunu bu çiçeğe ver ki kamelya senin mis kokunla anlam bulsun biçiminde farklı bir anlamda ifade edebilir.

Kamelya Çiçeğinin Kökeni ve Özellikleri Nelerdir?

Kamelyalar çiçekli çalılar içinde olup, Theaceae familyasına aittir. Kamelya bitkilerinin çıkış yeri Doğu ve Güneybatı Asya olarak bilinmektedir, 100 ile 250 arasında farklı türe sahip bir cinse aittirler. Karmaşık bir forma sahip güzel pembe, kırmızı, beyaz veya sarı çiçekleri ve ince kokuları ile bilinen kamelyalar, soğuğa dayanıklıdır ve yaprak dökmedikleri için serin bölgeler için de uygun bir bitkidir. Kamelyaların türleri arasında; kamelya japonica gibi ilkbaharda çiçek açan türleri ve daha küçük çiçeklerle kamelya sasanqua gibi sonbaharda çiçek açan türleri bulunmaktadır. Aniden, bahçe merkezlerinde bulunan çok sayıda kamelya türü incelendiğinde, aynı anda çiçek açmayan farklı çeşitleri tercih edebilir ve mahsulün yarısında çiçek açacak bir kamelya yatağı yaratabilirsiniz.

Kamelya Çiçeği Nerelerde ve Hangi İklimde Yetiştirilebilir?

Kamelya çiçeği bahçe, balkon, teras gibi açık bir ortamda veya geniş bir saksıda ev-ofis içinde de kolaylıkla yetiştirilebilir. Ülkemizin ılıman iklimli ancak sıcak olmayan bölgelerinde rahatlıkla bulunabilirler. Güney bölgesi haricinde hemen her bölgede yetiştirmek mümkündür. Ilıman iklimlerde açık ortamlarda yetişebilirken, soğuk iklimlerde saksıda yetiştirilip kışın içeri alınması gerekir.

Kamelya Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

Bir kamelya çiçeği bitkisinin kalın ve taze dallarından 10-15 cm uzunluğunda olan bir tane dalı koparılır. Ardından koparılan bu dalın gübreli, kireçsiz bir toprağa dikilmesi gerekir. Her gün düzenli biçimde bakımı yapıldığı takdirde gereksinimleri karşılandığında kamelyanın kolayca köklendiğini görebilirsiniz. Köklerini saldıktan sonra bulunduğu saksıdan sökülüp kendi yerine dikilir. Ancak kamelya çiçeğinin geç köklenme niteliğine sahip oldukları anımsanmalıdır. Kamelya çiçeği: bahçede toprakta, terasta veya balkonda bir kapta veya saksıda yetişebilen bir bitkidir. Kamelyalar yüksek sıcaklık ve don süreçleri arasında olan ekimden nisan ayına kadar ekilmesi tavsiye edilir. Kamelya bitkisi çiçek açmış olsa bile dikilme işlemi yapılabilir. Sevmediği ve yetişemediği tek yer kireçtaşı toprağıdır. Bu sebeple, ona funda toprağı veya saksı toprağı gibi düşük asitli ve humus bakımından zengin bir toprak sağladığınızda ve yarı gölgeli ila gölgeli bir yer seçtiğiniz de güzel bir biçimde gelişecektir. Çiçeklenme döneminde kamelyalar aralık ve mart dönemleri arasında kış süresince çiçek açar, fakat çoğu çeşidi soğuk mevsimin sonunda renklerini ortaya çıkarır. Bu sebeple kamelya çiçeği kış griliğine renk getirmek için uygun bir bitkidir.

Kamelya Çiçeğinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Kamelya bitkisi kışın çiçeklenme süreci yaşadığı için mayıs ayına kadar bitki sıcaklığı 4 ve 7 derece arasında olması gerekir. Kamelya çiçeğinin bulunduğu alanın ısısı +18 derece olmalıdır. Bitkinizi bahçede kullanacaksanız hafif gölge olan alan tercih etmeniz daha iyi olacaktır. Çünkü aşırı güneş ışığında yaprakları kötü etkilenir. Kamelya çiçeğinin yazın haftada en az 2 kere, kışın ise haftada 1 kere üstten olacak biçimde sulanması gerekir. Suyun toprağın tamamına düzgünce dökülmesi şarttır. Sulama yapılırken suyun ölçüsü her zaman aynı şekilde olmalıdır. Sulama akşam saatlerinde yapıldıysa sabah saksı altındaki tabakta biriken su muhakkak boşaltılmalıdır. Bu sayede bitkide kötü koku ve böceklerin olması önlenmiş olur. Kamelya çiçeğinin bakımı esnasında toprak kurudukça su verilmelidir. Kamelya çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kez olmak üzere nisan ayında yapılmalıdır. Toprak değiştirme sırasında saksıyı da değiştirmek istiyorsanız seçeceğiniz saksının bir numara büyük olanını tercih edebilirsiniz.

Kamelya Çiçeği İçin En Uygun Toprak Özellikleri Nelerdir?

Kamelya çiçeğinizin sağlıklı bir gelişim yaşaması için toprak seçimi büyük önem taşımaktadır. Kamelya çiçeği için süzek, nemli, hafif humuslu, iyi drenajlı, organik madde bakımından zengin, asitli topraklar uygun topraklardır. Bu bitki için toprağın pH değeri 5,5-6,5 arasında olması gerekir. Kamelya çiçeği için kireçli toprak uygun özelliklere sahip değildir. Kamelya çiçeği kireçli toprağa dikildiğinde yaprakları çok çabuk sararıp dökülebilir. Ayrıca canlılığını yitirir ve güzelliği git gide yok olur. Kamelya evde saksı içinde yetiştirilecekse en uygun toprak özellikleri bahçe toprağı, bir miktar kırmızı killi toprak, biraz kestane toprağı, saf torf, yanık çiftlik gübresi, ponza taşı ve perlit karışımı bir toprak tercih edilmelidir.

Kamelya Çiçeği Nasıl ve Ne Kadar Güneşlendirilmelidir?

Kamelya çiçeği az ışıklı alanlarda yeterince gelişemez. Bunun ardında kamelyanın çiçekleri solup kararabilir. Fazla gölgeli ortamlarda bitkinin çiçekleri solup dökülebilir. Direkt gün ışığının altına koymadığınız sürece gün ışığını severler. Ne direk güneşin altında ne de gölge de olmalıdır, aydınlık yerlerde hızlı gelişirler. Bu bitkinin yönü güneş ışığına doğru olmalıdır. Kamelya çiçeğinin gün ışığı görmeyen yeri varsa belirli aralıklarla yönü gün ışığına doğru çevrilmelidir. Kamelyaları fazla güneş görmeyen, hafif gölgeli ama aydınlık yerlere yetiştirmeniz gerekir. Aydınlık alanlarda geliştiği unutulmamalıdır. Ayrıca rüzgar alan yerlerden korunmalı, kış dönemlerinde bulunduğu alan 14-15 derecenin altına düşmemelidir. Rüzgar, çiçeği sarstığından dolayı bitkinin sapında oynamalara ve toprak köküne hava akımı girmesine sebep olur. Bu durum ise çiçeğin gelişimini engeller. Aynı anda çiçeğin yapraklarını sarartıp dökebilir. Kapı ağzı ve pencere ağzı gibi aşırı rüzgar alan ortamlara kesinlikle yerleştirilmemelidir. Kış döneminde donlardan etkilenen bu bitki sıcak ve rüzgarsız alanlarda gelişirler. Soğuğa karşı aşırı derecede dayanıklı olduğu söylenemez. Yazın fazla sıcak geçen ortamlarda da aşırı sıcaktan korunmalı, gölgeye yerleştirilmelidir.

Kamelya Çiçeği Nasıl Sulanmalıdır?

Yaz döneminde haftada 2 defa, kış döneminde ise haftada 1 defa üstten yağmurlama biçiminde sulanması tavsiye edilir. Kamelya çiçeğinin sulama rutini kesinlikle ihmal edilmemelidir. Sulama sabahın erken süreçlerinde veya akşam yapılmalıdır. Sulama işleminde su bütün toprağa yayılmalı ve kireçsiz olmalıdır. Dökülen su seviyesi her defasında aynı kalmalıdır. Kamelya çiçeğine dökülen sudan kaynaklı saksı dibinde biriken suyun aynı gün içinde boşaltılması gerekir. Bu sayede kötü koku ve haşere gibi problemler engellenir. Bitkinin toprağının kuruyup kurumadığını kontrol etmeli ve bu durumda su verilmelidir. Eğer toprak hala ıslaksa bitki verilen suyu henüz emememiş demektir ve bu tip durumlarda sulama günü ertelenir.

Kamelyalar çalı formları sayesinde çit amaçlı da kullanılır. Çitlerinize renk katar.
Kamelyalar çalı formları sayesinde çit amaçlı da kullanılır. Çitlerinize renk katar.

Kamelya Çiçeği Nasıl Gübrelenmelidir?

Kamelya çiçeğine düzenli biçimde gübre verilmesi tavsiye edilir. Tercih edilen toprak, bitki besinleriyle devamlı beslenmelidir. Aralık-haziran dönemlerinde iki haftada bir açelya gübresi kullanılabilir. Kamelya çiçeği için toprağın pH değerini artıran doğal gübreler ve şerbetler kullanılması tavsiye edilmez. Bu bitkilerin kullanımına uygun, potasyum-demir içeren sıvı gübreler veya suni gübrelerle gelişimine ve büyümesine yardımcı olunabilir.

Kamelya Çiçeği Nasıl Budanmalıdır?

Kamelya çiçeğinin bakımında yeni çiçek ve yaprakların oluşumunu sağlamak için budama işlemi oldukça önem taşımaktadır. Dallarının üstündeki çiçekler solup dökülmeye başladığında bitkinin yeniden çiçeklenmesi için solan ve sararan yapraklar kesilerek budanmalıdır. Kesilen yerlerin içine hava akımı girmesini engellemek amacıyla mum, soğuk silikon veya yakıcı olmayan yapıştırıcılarla üstünün kapatılmalısı gerekir.

Kamelya Çiçeği Ne Zaman Açar?

Kamelyaların çiçeklenme dönemleri türlerine göre farklılık gösterebilir. Kasımdan bahar dönemine kadar, kıştan bahara dönemine kadar veya kış sonundan bahar ortalarına kadar farklı dönemlerde çiçek açmaya başlayabilirler. Anavatanları ve doğal büyüme ortamlarında sonbahar ayları veya kışın ikinci yarısında çiçek açmaya başlarlar. Ancak özel olarak yetiştirilen türleri kesin olmamakla beraber kasım-mayıs arası dönemde çiçeklenebilir. Diğer dönemlerde çiçek açtıklarına pek fazla rastlanmaz.

Kamelya Çiçeği Nasıl Çoğaltılır?

Kamelya çiçekleri dalında olgunlaşıp kuruduğunda hiç zaman kaybetmeden içindeki tohumların alınması gerekir. Noktalı bölümü alta gelecek biçimde toprağa dikilir. Fazla derine değil, yalnızca üst yüzeyleri çok az toprakla örtülü olacak biçimde olmalıdır. Çimlenme aşaması gerçekleşene kadar saksının üzerinin naylonla kapatılması gerekir. Bir diğer yöntem olan çelikle çoğaltım işlemi ise çok verimli bir yöntem değildir. Bu çoğaltma uygulamasında bitki köklerinden ayrılarak başka bir saksıya dikilir. Dikim sonrasında sulama ile diğer bakımları yapılır. Genç dallar genellikle ilkbahar-yaz dönemlerinde çelik şekline gelmeye başlar.

Kamelya Çiçeği Kış Döneminde Dayanıklı mıdır?

Kamelya çiçeklerinin kış süreci asıl çiçeklenme dönemi olduğundan dolayı mayıs ayına kadar bitki sıcaklığı 4-7 derece olan yerlerde bulundurulmalıdır. Bu dönemlerde dışarıda direkt güneş ışığı almayan, yarı gölgeli alanlarda bulunmalıdır. Çiçeklenme sürecinde neme gereksinim duyabilir. Kamelya çiçeklerinin -20 dereceye kadar soğuğa dayanabildiği bilinmektedir. Ancak bununla beraber nemin az olduğu, sert rüzgarlara maruz kalan yerlerde -12 dereceden daha düşük sıcaklıklar için solma riski bulunmaktadır.

Kamelya türündeki çalılar hem bonsai olarak hem de dekoratif amaçlı saksıda yetiştirilebilir
Kamelya türündeki çalılar hem bonsai olarak hem de dekoratif amaçlı saksıda yetiştirilebilir

Kamelya Çiçeği İçin Saksı Tercihi ve Değişimi Nasıl Yapılmalıdır?

Kamelya çiçeği dört adet tohumlanmaya kadar meyve verebildiğinden kolayca yayılabilir. Bu sebeple kamelya çiçeği için geniş bir saksı kullanılmalıdır. Toprak altında kalınca köklerin rahatlıkla geçebileceği özel liflerden yapılan saksılara ekilmesi tavsiye edilmektedir. Bu sayede köklenen fidanları koparmadan kendi saksılarına ekmeniz mümkün olabilir. Saksının toprak değişiminin yılda 1 defa nisan ayında yapılması yeterli olacaktır. Burada özen gösterilmesi gereken en önemli kısım, çiçeğin saksısının en fazla bir numara büyük tercih edilmesi gerektiğidir.

Kamelya Çiçeği İçin Vitamin Kullanımı Nasıl Olmalıdır?

Kamelya çiçeğinin gelişimi sağlıklı biçimde devam ediyorsa bu dönemde vitamin kullanmaya gerek yoktur. Çiçekler solmuş bir halde ve budaması yapılmış ise çiçeklerin tekrardan açması ve büyümesi için vitamin takviyesi alınabilir. Kamelya çiçeğiniz için uygun vitaminleri seralar ve mağazalarda bulmak mümkündür.

Kamelya Çiçeğini Olumsuz Etkileyen Faktörler Nelerdir?

Her bitkide olduğu gibi kamelyaları da etkileyen olumsuz faktörler ve bazı riskler vardır. Çiçeğin saksı deliklerinin kapalı olması, toprağın nem ve ıslaklık dengesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu durum çiçeğinizin köklerinin çürümesine sebep olabilir. Çiçeği gerektiğinden fazla sulamakta aynı şekilde çürüme problemine neden olur.  Bitkinin hasta bitkilere yakın mesafede konumlandırılması kamelya çiçeğinin de hastalık kapmasını sağlayabilir. Bitkinin kurumuş yaprak ve çiçeklerden arındırılmaması gelişmesini ve büyümesini olumsuz etkiler. Kamelya çiçeğinin toprağının uygun olmaması bitkinin düzgün şekilde gelişim gösterememesine neden olur. Ayrıca kireçli suyla sulanması da kamelya çiçeğini olumsuz biçimde etkilemektedir. Bitkinin yapraklarında oluşan mantar hastalıkları da yaprakları dökmektedir. Sinek, solucan gibi canlılar kamelya çiçeğinize zarar verebilir, bu durumda uygun ilaçlar satın almanız gerekir.

Kamelya Çiçeği Nerelerde Kullanılır?

İklimin müsait olduğu yerlerde bahçe, balkon, teras, park ve bahçelerde peyzaj amacıyla tercih edilmektedir. Oldukça ilgi çeken bu süs bitkisi genellikle hediye olarak da satın alınmaktadır.