Ana Sayfa Blog Sayfa 44

Oya Ağacı (Lagerstromia indica)

0
A pink crape myrtle bush blooming in a summer flower garden.
A pink crape myrtle bush blooming in a summer flower garden.

Oya Ağacı; Japonya ve Çin’e özgü, çalı formunda dalları bulunan ve Akdeniz ikliminde de oldukça iyi yetişebilen çiçekli bir tür. Boyu 6-7 metreye kadar çıkabilir, tohum ve çelikle üretilebilir. İngiltere’de özellikle yetiştirilen ve ödüller bile almış o ağaç türü; ülkemizde de özellikle iç anadolunun güney kesimleriyle, akdeniz kıyılarında sıklıkla hem bonsai hem de peyzaj çalışmalarında kullanılır.

Oya Ağacı Hakkında Kısa Bilgiler

  • Oya ağacının çalı görünümlü ilginç dalları, birçok kuşa ev sahipliği yapar.
  • Süs bitkisi olarak yetiştirilir; bonsai çalışmalarından otoyol kenarlarına, bahçelerden teraslara birçok yerde rastlayabilirsiniz.
  • Oya ağacının şifalı olduğuna inanılan yerler bulunur. Bunlardan biri de Çin’dir. Oya ağacının şifası nedeniyle kemik rahatsızlıklarına iyi geldiği düşünülür.
  • Donmaya karşı dayanıklı bir türdür. Tüm yıl güneş almayı severler, aşırı sıcaklarda gölgede yetiştirmeniz gerekir.
  • Toksik değildir. Hayvanların ve çocukların olduğu her yerde yetiştirilebilir.
  • İç mekanda yetişebilirler, ona sadece bol güneş alabileceği bir cam kenarı sunun.

Oya Ağacı Genel Bakış

  • Oya ağacı Lagerstroemia familyasına aittir. En çok yetiştirilen türleri Lagerstroemia Indica olarak bilinen yaygın türdür.
  • Yükseklikleri 2-8 metre, genişlikleri ise 2-6 metre olabilen çok yıllık çalı formunda ya da küçük ağaçlar olarak karşımıza çıkarlar.
  • Kalın gövdeli bu bitkilerin gövdeleri ortalama 2 mm gibi ince bir kabukla kaplı. Pürüzsüz bir gövdeye sahiptirler.
  • Temmuz-Eylül ayları arasında en gösterişli halleriyle çiçeklerini açarlar ve bazen salkımlar halinde çiçek yaparlar.
  • Çiçekleri çok farklı tonlarda olur. Genelde; pembe, leylak, mor ve beyaz tonları gözünüze çarpacaktır.
  • Tohumlarını bezelye büyüklüğüne geldiklerinde sonbahar gibi bırakırlar. Bu mevsimde topladığınız tohumları çimlendirmek oldukça kolaydır.

Oya Ağacı Yetiştirilmesi

Hangi ağaç türü olursa olsun, siz bitkiye istediği iklimi ve şartları sunarsanız kolayca yetişecektir. Gereksinimleri karşılanan her ağaç, sizi memnun edecek ve özenli bakımınıza karşılık verecektir. Oya ağacı gibi bir güzellik için harcayacağınız her dakika ise size müthiş bir tatmin olarak geri dönecektir.

Oya ağacı günün en az 7 saatini güneşi doğrudan alabilecekleri ortamları severler. Eğer terasınız varsa, günün en güzel saatlerinde oya ağacınızı mutlaka güneş banyosuna bırakmalısınız. Balkonda yetiştirecekseniz de güneş görebileceği bir kenarda durması onun için yeterli olacaktır. Oya ağacı yeteri kadar güneş ışığı alamadığı zamanlarda solgun çiçekler verebilir, eskisi kadar gür yapraklar oluşturmaz. Oya ağacının güneş alması kadar, maruz kaldığı sıcaklık da oldukça önemlidir. Aslında bir oya ağacı için ideal sıcaklık yaz kış 21-24 derece arasındadır. Yüksek sıcaklıklara maruz kalma durumlarında 45 dereceye kadar dayanabilirler, çok maruz kaldıklarında maalesef ağacınızı kaybedebilirsiniz. Gündüz sıcaklıklarının yüksek olduğu bölgelerde ağacınızı gölgeye kaçırabilirsiniz, kaçıramıyorsanız her akşam güzelce sulayarak soğumasını sağlayabilirsiniz.

3. Oya Ağacı Dikimi ve Toprak Özellikleri

Oya ağacı bonsai olarak değerlendirilse de değerlendirilmese de mutlaka drenajı yüksek, suyu tutmayan topraklarda yetiştirilir. Bonsai için ponza, perlit, akadama ve tor karışımı sizin için ideal olacaktır. Ben tor ve perlit karıştırarak da oya ağacı yetiştirdim, burada karar size kalmış. Önemli olan suyu tutmaması. Çünkü mantar enfeksiyonlarına ve kök çürümelerine oldukça yatkın bir türdür. Yıl boyunca gübre ihtiyacı duymayacak olsa da granül gübrelerden senede bir kere vermeniz yeterli olacaktır. Büyüme mevsimlerinde (bahar başı-yaz sonu) ekstra gübre vermeseniz de kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. Eğer gübre vereceğim diyorsanız da; bayar-yaz ayları boyunca yavaş salınımlı azot oranı yüksek gübreleri kullanmanızı öneririm.

2. Oya Ağacı Sulama Talimatları

Tüm ağaçlarda olduğu gibi oya ağaçlarına da en çok zarar veren şey; yanlış sulama yapmaktır. Bol su verdiğiniz her ağaç gibi oya ağaçları da zararlılara yakalanarak hayatını kaybeder. Yukarıda bahsettiğim yüksek geçirgenliğe sahip topraklarda, akşam güneş gittikten sonra hafif sulama yapmanız, ağacınız için yeterli olacaktır. Sıcak geçmeyen günün ardından fazla sulama yapmamak için mutlaka toprağın nemliliğini ölçmeniz gerekir. Bunu yapmak için parmağınızı birkaç santim toprağın içine sokun ve nemliyse sakın sulama yapmayın. Çünkü oya ağacı kök çürümesine ve kurumaya oldukça meyillidir. Kış aylarında oya ağacınızı toprağı kurumadan sulamayın. Yine sulama yapmadan önce toprağı kontrol ederseniz, bir sıkıntı yaşamadan ağacınızı yetiştirebilirsiniz.

1. Oya Ağacı Çoğaltma

Oya ağacı, hem tohumdan hem de çelikten oldukça kolay yetiştirilebilen bir türdür. Eğer bir oya ağacınız varsa ve bu ağacın çocuklarını başka bahçe ya da saksılarda görmek isterseniz, elinizi lütfen korkak alıştırmayın. Çünkü oya ağacı oldukça kolay köklenen çeliklere sahiptir. Oya ağacı türleri, büyüme dönemlerinde pürüzsüz çeliklerin alınmasını sorun etmez. Steril bir makasla genç çelikleri bulun ve kesin. Bu çelikler ortalama 13-14 santim kadar olmalıdır ve çelikten yetiştirme konusunda tecrübeliyseniz tam uç veren yerlerden kesmeniz gereken yeri göreceksiniz. Çelikten bitki yetiştirme konusunda yazıyı mutlaka tekrar okuyun.

Aldığınız çelikleri; turba yosunu, çam kabuğu, perlit ve torf karışımı toprakta saksılara alın ve köklenmeleri için dışarıda zaman verin. Yetişme döneminde aldığınız çelikleri fısfıs yardımıyla nemli tutarak, ekim sonuna kadar köklenmeleri için teşvik edebilirsiniz. Ardından köklenen çelikleri bahar başında kendi yerlerine ya da başka saksılara nakledebilirsiniz.

Çelikten Gül Yetiştirme Rehberi

0
White roses
White roses

Bahçenizde ya da saksınızda bulunan çok sevdiğiniz gülleri çoğaltmak ister misiniz? Ya da arkadaşınızın bahçesinde gördüğünüz bir gül sizi çok mu etkiledi? Size iyi bir haberim var. Gül dallarını kolayca çoğaltabilir, kendi gül fidanınızı oluşturabilirsiniz. Gülleri, tohumlardan veya çeliklerden çoğaltmak mümkündür. Tohumla bu işin çaresine bakmak zordur ve karmaşık bir süreç yönetimi gerektirir. Ayrıca bu süreç çok uzun süreceği gibi tohum sonucu elde ettiğiniz bitki, beklentilerinizi karşılamayabilir.

Genel olarak bakıldığında kesilen dallardan yani çelikten gül yetiştirmek daha kolaydır. Çünkü yumuşak yapılı gül çelikleri çok kolay büyür ve size istediğiniz fidanı verir. Bir gül çeliğini yetiştirebilmeniz için size gerekli olan her şeyi merak ediyorsanız, yazının devamını mutlaka okumalısınız. Sizin için ipuçları derledim.

Gül Çelikleri Ne Zaman Alınız?

İlkbahar ve yaz aylarında çeliklerinizi alabilirsiniz. Esnek, yumuşak dalları kesmek harika sonuçlar almanızı sağlayacaktır. Çelikleri alırken bol yapraklı ama çiçeksiz dalları seçmeye gayret gösterin. Gövdelerin kalem kalınlığında olmasına özen gösterin. Aslında gül çeliklerini bazen kış aylarında da alıyorum fakat ilkbahar ve yaz aylarında daha kolay olduğu için bu iki mevsimi uygun gördüm. Bu yazıda da buna yönelik ipuçları vereceğim.

Çelikten Gül Yetiştirmek İçin Gerekli Aletler ve Malzemeler

Çoğaltmak istediğiniz gülün türü ne olursa olsun, süreç aynı şekilde işleyecektir. Doğru aletlere ve malzemelere sahip olmak yaptığınız işin daha kolay tutmasına olanak sağlayacak ve işinizi kolaylaştıracaktır.

  • Bahçe Eldivenleri – Çoğu gül çeşidi dikenlere sahip olduğu için, işin başında mutlaka kaliteli bir bahçe eldivenine sahip olduğunuzdan emin olun.
  • Budayıcılar – Sapları keserken kesimin olabildiğince temiz olmasının çok faydası dokunur. Bu işlemi yaparken bitkinin çok az strese girebilmesi için mutlaka iyice bilenmiş kesiciler kullanmanız gerekir.
  • Kap – Birkaç parça dal keseceğiniz için mutlaka nemli kalmalarını sağlamak için içinde ılık su bulunan bir kap bulundurmanız gerekecek.
  • Köklendirme Hormonu – Zorunlu olmasa da köklendirme hormonu, aldığınız çeliklerin daha kolay köklenmesi için önemlidir. Çeliklerin kök verebilmeleri için kullanılan hormon tozları ya da solüsyonlar genç çeliklerin daha hızlı köklenmesini sağlar ve işini kolaylaşır. Köklendirme hormonunuz yoksa patates de kullanabilirsiniz. Bunu yapmak için genç çeliğinizi patatese saplamanız yeterli olacaktır. Böylece patates, çeliğinizi besleyecektir.
  • Saksı ya da Plastik Şişe – Kestiğiniz çelikleri tek tek ya da ikişerli gruplar halinde saksılara dikebilirsiniz. Saksınız yoksa, plastik şişeler de yardımcı olacaktır.
  • Toprak Karışımı – Çok iyi bir köklenme için, doğru karıştırılmış topraklara ihtiyacınız olacaktır. İyi bir köklenme için torf, perlit, lav taşı, gübre karışımı barındıran güzel bir toprak size yardımcı olacaktır.
  • Çubuk ya da Kurşun Kalem – Komik gelebilir ama kalem gibi bir çubuğa ihtiyacınız olacak. Böylece çelikleri yerleştirebilmek için delikler açabilirsiniz.
  • Plastik Poşet – Aldığınız çeliklere sera etkisi verebilmeniz gerekir. Plastik torbalar ile onları sararsanız daha iyi sıcaklık oluşur ve çelikleriniz daha hızlı gelişir.

Çelikten Gül Çoğaltmak İçin Basit Adımlar

  • İlk adım dalları kesmektir. Büyük gül ağacında, kalem kalınlığında dallar arayarak işe başlayabilirsiniz. Dolayısıyla gül ağacınızın ya da çalınızın dış kısmından aldığınız çelikler, daha iyi sonuçlar verecektir. Dış kısımda yer alan dallar hem genç hem de esnek olacağı için daha doğru adaylardır. Çelik uzunluğunun 30 santim kadar olması yeterli olacaktır. Kesimi yaparken yumruların hemen altından 45 derecelik bir açıyla darbe vurmaya gayret gösterin.
  • Kesimi yaptıktan sonra daldaki tüm çiçekleri ve yaprakları temizleyin. En altta kalan iki yaprak hariç tüm yaprakları temizlediğinize emin olun. Yeni bitkiniz fotosentez yapmaya devam etmeli, dolayısıyla bu iki yaprak bu göreve yardımcı olacaktır. Ancak bu iki yaprak dışındaki tüm yaprak ve çiçekler çeliğinizin enerjisinin boşa harcanmasına neden olur.
  • Bir değil de birden fazla kesim yapmak istiyorsanız, aldığınız çelikleri dikene kadar bekletmek üzere ılık suyunu içerisinde bekletin.
  • Kesimleri dikmeye karar verdiğinizde, tüm çelikleri düz bir zemine yerleştirin. Yerleştirdiğiniz çeliklerin saplarına dört tane yarık açın ve sapını dörde bölün. Bunu yapmanızdaki amaç, çeliğiniz kök çıkartmaya çalışırken onun çok uğraşmasını engellemek.
  • Çeliğinizi alın ve dip bölümünü köklendirme hormonuna batırın. Bu aşamada patates de kullanabileceğinizden yukarıda bahsetmiştim.
  • Orta boy saksınızın dörtte üçü kadarını doldurun. Yukarıda bahsettiğimiz kalem ya da çubukla biraz genişçe delikler açın. Köklendirme hormonunun silinmesine müsade etmeden nazikçe bu deliklerin içerisine çeliklerinizi yerleştirin.
  • Çeliği yerleştirdikten sonra yukarıda kalan kısımları desteklemek için etrafındaki toprağı hafifçe bastırabilirsiniz. Ardından can suyunu da verin.
  • Saksınızı örtmek için plastik poşet ile saksınızı ve bitkinizi sarabilirsiniz. Burada bağlama yapmamaya özen gösterin çünkü çeliğiniz de hava sirkülasyonuna ihtiyaç duyacaktır.
  • Çeliklerinizin topraklarını sürekli nemli tutmaya özen gösterin. Toprağın kurumasına izin vermeyin ve sık sık suladığınızdan emin olun. Yeni kökler almanız 3-7 hafta arasında bir süre alacaktır. Lütfen sabırlı olun. Yeni köklerin oluşup oluşmadığını anlayabilmek için çeliğinizi hafifçe yukarıya kaldırmayı deneyebilirsiniz. Bir dirençle karşılaşmanız, içeride bir köklenmenin olduğunu gösterir.

Gül Dalları Suda Nasıl Köklenir?

Yumuşak çelikler, suda kök vermeye meyillidir. Bu nedenle kestiğiniz çeliği direkt suda bekletmek de bir yöntemdir. Çeliklerin kök verme ihtimali düşük olsa da denemeye değer bir yöntemdir. Bu yöntemi anlatmaya gerek var mı bilmiyorum ama kısaca bahsetmek gerekir sanıyorum. Kestiğiniz dalları toplu ya da ayrı ayrı su dolu kapta bekletin. Güneş gören bir yerde sekiz hafta kadar bekleyerek köklenmelerini sağlayın. Su buharlaşırsa mutlaka ekleme yapmalısınız.

Gül Çeliklerinin Dış Mekanda Ekilmesi

Güllerinizin daha iyi yetişmesi için bahçenizin güneş gören, rüzgarlara karşı dayanıklı bölümlerini seçtiğinizden emin olun. Birden fazla çelik dikmek isterseniz, çeliklerin aralarında yeterli boşluk bıraktığınızdan emin olun. Böylece birbirleriyle çok savaşmadan yayılabilirler. Gül fidanlarınızı toprağa yerleştirirken en az otuz santim büyüklüğünde çukurlar açmanız gerekir. Bu çukurların içerisine gül fidanlarınızı yerleştirebilirsiniz. Saksıdan aldığınız çeliklerinizi saksı ile aynı büyüklükte bir toprak derinliğine dikmeniz gerekir. Gerekli dikme işlemini yaptıktan sonra üst kısımda kalan bölgeyi güzelce toprakla destekleyip, hafifçe bastırmanız fayda sağlayacaktır.

Sonuç

Gördüğünüz gibi çelikten gül yetiştirmek oldukça kolay bir işlemdir. Gerekli alet ve malzemeleri kullanarak, doğru adımları izleyerek bu işlemi yapmanız, iyi sonuçlar almanızı sağlayacaktır. İlk defa çelik alacaksanız bu işlemi ilkbahar ve yaz aylarında yaparak şansınızı yükseltebilirsiniz. Yukarıda ayrıntılı olarak anlatılan adımları izlerseniz, başarılı olma şansınız yüksek olacaktır.

Gül yetiştiriyor musunuz? Aşağıda yer alan yorum kısmından yetiştirdiğiniz gül hakkında bize bilgi verin.

Yazı Sponsoru

Kamkat (Citrus Japonica)

0
Ripe Kumquat fruit cluster
Ripe Kumquat fruit cluster

Bugün, iyi şansı simgeleyen son dönemlerin en popüler türlerinden birinin üzerinde duracağız. Kumkuat ağacı; Asya kıtasına özgü, enteresan bir tür. Kabuğu dahil yenilebilen, ekşi ve tatlı tonlarda tadı geçişler barındıran güzel bir meyvesi var. Türkiye’de kamkat, kamkuat, kumkuat, kumkat gibi çok farklı isimlerde anılsalar da bu işin doğrusu Kamkat’dır arkadaşlar. Saksıda ya da arka bahçenizde bir köşede kolayca yetiştirebileceğiniz kamkat ağacı ile alakalı bildiklerimi ve derlediklerimi bu yazıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kamkat ağaçlarının en güzel yanları, tek bir ağaçtan meyve alabilmenizdir. Kendi kendilerine tozlaşarak ürerler ve bu güzel meyveleri oluştururlar. Birçok ağaçta en az iki ağaç gerekiyor biliyorsunuz, kamkat ağaçlarında bu yok. Mis gibi tek başlarına meyvelerini veriyorlar. Bonsai olarak da kolayca yetiştirilebilen bu ağacın genel özelliklerine, nasıl nereden bulunacağına ve bakımı ile alakalı püf noktalara değinelim.

kumquat
Kumkuat Meyveleri

Kamkat Fidanı Nereden Bulunur?

Kamkat fidanı nereden bulunur sorusunun ilk cevabı, çiçekçiler. Oldukça popüler olan bu tür, kolayca çiçekçilerden temin edilebilir. Semt pazarlarına da uğrayan seyyar çiçekçilerden de satın alabilirsiniz. Yine aynı şekilde hemen hemen tüm pazaryeri sitelerinde kamkat fidanı bulmak mümkündür. İnternetten kolayca satın alabilirsiniz. Oldukça popüler bir narenciye türü olan kamkat, muhtemelen siz bu yazıyı okuduktan sonra hemen her yerde gözünüze çarpacaktır. Kamkat fidanı satın almadan önce fidanınızı gidip görmenizi öneririm. Bakımı kolay olan bir ağaç türü olsa da kamkat fidanınızın kök yapısının sağlam olduğundan emin olmanız gerekir. Kök yapısı sağlam bir kamkat fidanı, gübre ve toprak ile alakalı daha az sorun yaşamanızı sağlar. Bu nedenle kamkat fidanı satın almadan önce mutlaka ama mutlaka kök yapısını sorun, sağlam olduğundan emin olun.

Kumkuat Fidanı İçin Uygun Toprak ve Saksı Seçimi

Kamkat bonsai olarak yetiştirebileceğiniz bir tür. Tabii her zaman saksı ve toprak seçimine dikkat etmeniz gerekir. Limon çekirdeği yetiştirme yazımda bahsettiğim toprak seçimine ek olarak burada da özet geçmek istiyorum. Kamkat ağacı saksı ve toprakları için öncelikle bonsai toprağı konusunu iyi benimsemeniz gerekir. Kamkat satın aldığınızda mevcuttaki saksı ve toprağına, bahar aylarından önce dokunmanızı önermem. Hevesle aldığınız fidanınızı hemen daha güzel bir saksıya geçirmek istebilirsiniz bunu anlarım. Fakat bonsai saksı değişimi kuralları burada da geçerlidir. Saksı değişimini bahar aylarından önce yapmamanız gerekir. Kamkat toprağında şu oranları kullanabilirsiniz;

  • Mevcut ağacınızın muhtemelen kötü olan toprağından %10
  • Tarımsal perlit %30
  • Kaliteli torf %10
  • Akadama ya da volkanik kaya %50

Kamkat Fidanı Konumlandırma Önerileri

Her narenciye türünde olduğu gibi bu benzer türde de güneş ışığı çok önemli. Günde hangi sıcaklıkta olursa olsun 6-7 saat güneş ışığı görmesi çok önemlidir. Bu şekilde ağacınızın kök gelişimi üst seviyede olacaktır. Daha sağlıklı olacaktır. Kamkat fidanınızı ev içerisinde yetiştiriyorsanız, pencere kenarında konumlandırmanız gerekir. Güney cepheye bakan bir pencere varsa, o tarafta konumlandırmanız ağacınızın için çok büyük iyilik olacaktır. Soğuk kış günleri geride kaldıktan sonra sağlıklı ve tatlı meyveler alabilmek için balkona ya da terasa çıkartabilirsiniz. Tabii bu sıcakların 18 derece ve üstü olduğunu belirteyim. Kamkat fidanları 18 derecenin altını çok sevmezler. Sıcaklığı ve nemi çok severler. Ev içerisinde yetiştirecekseniz yanında bir tas su koyarsanız, o nem ağacınıza yetecektir.

Kamkat Ağacı Sulaması Nasıl Yapılır?

Bir ağaç yetiştirmenin en önemli noktası sulama periyotlarının düzgünlüğüdür. Kamkat ağacının toprağını her daim nemli tutmanız gerekiyor. Toprağı zaten kaliteli olacağını varsayıyorum ve kurudukça sulamanızı öneriyorum. İyi bir süzme yeteneği olan toprağınız kurudukça nemlendirin. Sırılsıklam olmasının önüne geçmek için kurudukça az az sulamayı adet edinin. Toprağın kuruluğunu kontrol edebilmek için parmağınızı toprağa 3-4 santim kadar girecek şeklinde bastırın ve dipte nem, rutubet olup olmadığına bakın.

Kamkat Ağacı İçin Gübre Önerisi

Kamkat ağaçlarının bakımının kolay olduğunu belirtmiştim. Bu ağacın bakımı için düzenli olarak gübreleme yapmanız gerekir. İlkbahar başında yavaş salınımlı narenciye için uygun gübrelerden verebilirsiniz. Bitkiniz büyüdükçe sıvı gübrelerle dengesini bulmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yazı Sponsoru

Salon Sarmaşığı (Epipremnum aureum)

0
Epipremnum aureum houseplant.
Epipremnum aureum houseplant.

Yeşil canlı yapraklarının üzerinde beyaz dalgalı kendine has işaretler bulunan bir türdür. İngilizce adı Pothos olan salon sarmaşığının anavatanı ise Mo’orea adasıdır. Oradan tüm dünyaya, Fransızlar tarafından dağıtılmış ve günümüze kadar bu dağıtım devam etti. Çok hızlı gelişim göstermeleriyle ünlü bu türün bakımı da özen istiyor. Öncelikle güçlü ışık istediğini belirtmekte fayda var. Özellikle güneye bakan bir yerde konumlandırırsanız, gelişimi daha hızlı olacaktır. Bitkinizi dışarıda konumlandırır ve güçlü ışık ile ödüllendirirseniz, bu bitkinin yaprakları devasa görüntü elde edersiniz. Eğer iç mekanda konumlandıracaksanız, yapraklarının büyüklüğü daha küçük olur.

Bakımı

Salon sarmaşığı, bakması kolay bir tür. Eğer iç mekanda yetiştirmek istiyorsanız salon sarmaşığınızı salonunuzun güneş alan bir yerine koyup bırakmanız bile yeterli olacaktır. Muhtemelen evinizin en az bakım isteyen bitkileri arasında yer alacaktır. Büyümeye ve boy vermeye başladığında salon sarmaşığınızın tutunması için iplerle bir yol çizmenizi öneririm. Eğer böyle yaparsanız yukarı yönlü büyümesi daha hızlı olacaktır ve ipler sayesinde daha kolay tutunacaktır.

Evinizin içerisinde özellikle kış aylarında cama yakın bir yerde konumlandırmanızı önermem. Onun yerine güneşi görebilen ve camdaki soğuktan uzak bir bölgeye çekerseniz, daha iyi boy verecek, büyüyecektir. Toprak seçimine gelince, ben salon sarmaşığı türünde direkt humuslu toprak kullanıyorum. Zengin ve kaliteli bir torf kullanabilirsiniz ama yine de saksının dibine lav taşlarından bir filtre oluşturmanızı öneririm. Böylece köklerdeki su miktarı azalacak, çürüme ihtimali de düşecektir. Sulama konusunda da dikkatli olmanızda fayda var. Nemli bir ortamda toprak kurudukça sulama yapmak doğru olacaktır. Toprağının çok ıslak olmasından hiç hoşlanmaz.

Gübreleme

Salon sarmaşıklarında, yeşil yapraklı bitkiler için sıvı gübre kullanabilirsiniz. Dikkat etmeniz en önemli noktadan bahsetmek istiyorum gübreleme ile alakalı. Epipremnum aureum takviyesi işlemini, saksı değişiminden en az 3-4 ay sonra yapmanızı öneririm. Bırakın mekanını sevsin, zaten dayanıklı bu tür gübreyi beklesin. Zamanı geldiğinde uygun ölçülerde gübreyi verebilirsiniz.

Yazı Sponsoru

5 En Güzel Çiçek Açan Göz Alıcı Sukulent Türü

0
Backgrounds / selective focus on succulent flower bloom
Backgrounds / selective focus on succulent flower bloom

Yaşam alanlarınızı daha fazla sukulent ile renklendirmeye ne dersiniz? Çoğu kişi, sukulentlerin yeri ve zamanı geldiğinde yani doğru koşullarda çiçek açtıklarını bilmez. Bu yazımda yakından takip ettiğim çiçek açan sukulent türlerine değinmek istedim. Bu çöl bitkilerinin doğru koşulda ne kadar güzel çiçeklerle evinizi ya da bahçenizi şenlendirebileceğini göstermek benim için heyecan verici. Sukulent türleri genel olarak az bakım gerektiren ve yetiştirmesi kolay bitkiler arasında yer alır. İyi yetişebilmeleri için güzel drene edilmiş bir toprağa, bol güneşe ihtiyaç duyarlar hepsi bu. Fakat çiçeklerini izlemek, açmalarıyla evinizi renklendirmek istiyorsanız uymanız gereken kurallar bulunur. Şimdi bu çiçekli sukulent türlerine yakından bakalım.

Eçeverya

Anavatanı Güney Amerika olan bu sukulent türü, en popüler etli bitkiler arasında yer alır. Çiçek açan sukulentler arasında da tabii göz alıcı renkleriyle ayrı bir yeri bulunur. Türüne göre değişse de yaprakları muhteşem renk geçişlerine sahiptir. Bilinen eçeverya türleri yüzün üzerindedir.

Güneş ışığını çok seven eçeverya türü sukulentler, direkt güneş ışığına maruz kaldıklarında çiçek açmaya başlar. Güneşi gören bitkiniz, pembemsi bir gövdede küçük çiçeklerin yer aldığı boyunlar vermeye başlayacaktır.

Conophytum Calculus

Türkçe ismini bilmediğim için bilimsel adını yazdım. Bu sukulent benim favori çiçek açan sukulentim. Güney Afrika’ya özgü bu tür, haliyle güneşsiz yapamaz. Yeşil yaprakları bir yandan solabilirken diğer yandan daha güçlü küçük yapraklar sizi karşılar.

Hemen hemen tüm sukulent türleri gibi güneşi çok seven bu tür; yarı gölge alanlarda da harika çiçekler açabilir. Geçirgen toprakları seven Conophytum Calculus sukulentler günde dört saat kadar güneş alırsa, çok güzel sonuçlar ortaya çıkacaktır. Sulama konusunda ise dikkatli olmalısınız. Kök çürümesine çok yatkın olan bu türü çok nadir sulamaya özen gösterin ve toprağının mutlaka geçirgen olmasına dikkat edin.

Tacitus Bellus (Graptopetalum Bellum)

Kuzey Meksika’da yetişen bu tür, çok güzel taç yapraklara sahiptir. Yaprakları üçgen şeklinde olur ve renk geçişleri kahverengi gibi olur. Güneş ışığına çok fazla ihtiyaç duymayan sukulent türleri arasında yer alır. Bu yüzden yarı gölge alanlarda yetiştirilmeye müsaittir.

Tacitus Bellus, yıl boyunca suya ihtiyaç duymaz. Sulamadan önce toprağın tamamen kurumasına dikkat etmeniz gerekir. Kış boyunca sulamanıza gerek olmaz çünkü nemli hava dolayısıyla toprak yeterince nem çekmiş olur. Çiçeklerinin açması için doğru zaman mayıs ve temmuz ayları arasındadır. Yeterince güneş görürse ve yerini severse çiçekleriyle sizi karşılayacaktır. Çiçekleri genelde kırmızıdan pembeye doğru renk geçişine sahiptir.

Oscularia Deltoides

Pembe buz çiçeği olarak da bilinen Oscularia Deltoides Güney Afrika’ya özgü bir türdür. Türkiye’de de sıkça satılan bu sukulent, kaya bahçeleriniz için harika bir eleman olacaktır. Bahçenize ya da saksınıza çok güzel renkler katacak renkli çiçekler açabilir.

Bu türü hem içeride hem de dışarıda kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. İçeride bakmak isterseniz güneye bakan bir pencereden ışık almasını sağlayabilirsiniz. Düşük sıcaklıkları sevmediği ve yıpranmasına sebep olabileceği için mutlaka sıcaklığı iyi ayarlamanız gerekir. Her sukulentte olduğu gibi bu türü de toprağı kurumadan sulamamanızı öneririm. Genel sukulent bakımı yazımda birkaç ayrıntı bulabilirsiniz.

Sedum Rubrotinctum

Sedum Rubrotinctum en çok rastlanan etli bitkiler arasında yer alır. Yaprakları jelly bean adı verilen yumuşak şekerlemeye benzer. Bu yüzden bazı kaynaklarda Jelly Bean Plant olarak rastlamak da mümkündür. Genellikle yeşil olan yaprakları, yaz aylarında güneşi depolamasıyla birlikte kırmızıya çalan bir renk alabilir. Birçok iklimde yetişmesi mümkündür ama donlara karşı aşırı dayanıksızdır.

Çoğu etli bitki gibi Sedum Rubrotinctum da çok fazla bakıma ihtiyaç duymaz. Donlara karşı korumanız, toprağı kurumadan su vermemeniz, güneşe ulaşmasını sağlamanız yeterli olacaktır. Ayrıca bu türün kedi ve köpekler için toksik olduğunu da belirteyim. Eğer evinizde kedi ya da köpek varsa, bu bitkiye ulaşmalarını engellemeniz gerekir.

Yazı Sponsoru

Avokado Çekirdeği Çimlendirme Rehberi

0
Pieces of avocado and avocado on a dressing.
Pieces of avocado and avocado on a dressing.

Özellikle amatör meyve yetiştiricileri, evde kendi tohumlarını çimlendirmeyi çok sever. Benim de favorilerimden biri olan avokado çekirdeği çimlendirme işlemini size kısaca anlatmaya çalışacak, kendi deneyimlerimi bu yazıda paylaşacağım. Günümüzün en popüler meyveleri arasında yer alan avokado; doğru şekilde yaklaşıldığında çok kolay çimlenen bir çekirdeğe sahip. Gelin adım adım avokado çekirdeği çimlendirme işlemine bakalım;

Avokado çekirdeği kolay çimlenir ve dayanıklıdır.

Avokado satın aldıysanız ve salatınızda ya da sosunuzda kullandıysanız, sakın çekirdeğini atmayın. Çünkü bu yazıda size evde avokado ağacı yetiştirebilmeniz için gerekli adımları sıralayacağım.

#1 Çekirdeği Ayırın

Kullandığınız avokadonun çekirdeğini atmayın ve bu çekirdeği güzelce yıkayın. Dilerseniz bu şekilde öncelikle nemli bir kağıt havluya sarabilirsiniz ve üç dört gün bekletebilirsiniz. Fakat yıkadıktan sonra dilerseniz direkt ikinci adıma geçebilirsiniz.

#2 Çekirdeğin İki Kenarından Kürdan Sokun

Bu aşamada, suyun içerisine bırakacağımız avokado çekirdeğinin tamamen suya batmasını önlemek amaçlı kürdanları iki taraftan çekirdeğimize batıracağız. Buradaki amaç çürümeyi önlemek ve köklendirme sırasında suya doğru çekirdeği yönlendirmek.

#3 Bardağa Su Doldurun

Bu aşamada çekirdeği kürdanlar yardımıyla yukarıda tutarak su bardağına yerleştireceğiz. İçme suyu kullanmanızı öneriyorum. Avokadonuzu bu şekilde koyduktan sonra düşmeyeceğinden de emin olmanız gerekiyor. Ayrıca köklenme sürecinde su azalırsa ekleme yapmayı da ihmal etmeyin. Taze su iyidir.

#4 Köklenen Çekirdeği Toprağa Alın

Suya bıraktığınız çekirdekleriniz, eğer şanslıysanız 15-25 gün içerisinde köklenmiş olacaktır. Bu sürede aynı zamanda ağacınızın üst kısmı da gün yüzüne çıkmış, harika bir görünüm elde etmiş olacaksınız. Bu köklenmeyi bu şekilde biraz daha sürdürmek istiyorsanız bu şekilde büyümeye bırakabilirsiniz. Fakat ağacınızı saksıya almak istiyorsanız kolayca kürdanları söküp toprağa nakledebilirsiniz.

Avokado Ağacı Toprağı Nasıl Olmalıdır?

Avokado çekirdeğiniz köklenmede başarılı olduysa ve gövdesi ortaya çıktıysa, artık uygun bir saksıya yerleştirme vakti gelmiştir. Avokado ağacı toprağı aslında bonsai toprağı olarak sürekli tarif ettiğim toprakla aynı olmalıdır. Avokado bonsai olarak yetiştirilebileceğinden, ben bonsai toprağı önerimi yinelemiş olayım. Yani geçirgenliği yüksek, su tutmayan ve mümkün olduğunca inorganik toprak karışımı kullanmanız, avokadonuzun daha sağlıklı olmasına olanak tanıyacaktır. Saksınızın altının tahliye deliklerine sahip olduğundan ve gübrenizin ağacınıza uygun olduğundan da emin olun. Granül uzun salınımlı gübreler kullanabilir, dilerseniz yeşil yapraklı bitkiler için gübre satın alarak ürün üzerindeki talimatlara göre avokado fidanı gübreleme işleminizi yapabilirsiniz.

Yazı Sponsoru

Euphorbia Milii (Dikenler Tacı)

0
close up on euphorbia milii des moul beautiful pink color
close up on euphorbia milii des moul beautiful pink color

Madagaskar bölgesine ait, süs bitkisi olarak çok fazla yetiştirilen sukulent formunda bir türdür. Sütleğen familyasına aittir. Bitki olarak ilk tanımlayan kişi Baron Millus olduğu için, adı da Milli olmuştur. Etli, parlak ve yeşil yapraklara sahip olan bu tür; kalın dikenleri, kırmızı çiçekleri ile harika bir görüntüye sahiptir. Doğal ortamlarında 12-15 santim gibi çalı formunda büyüyen Dikenler Tacı bitkisi genellikle yayılma eğilimindedir. Bu tür, oldukça enteresan bir geçmişe sahiptir. Hemen hemen her yörede farklı isimlerle adlandırılır ve dünyanın hemen hemen her noktasına dağılmıştır. Mesela bazı bölgelerde Mesih Dikeni olarak da adlandırılır. Yine adlarından birkaçını saymak gerekirse; Japon Gülü, Yılbaşı Dikeni isimlerini de unutmamak gerekir. Geçmişi ile alakalı en ilginç bulduğum şey, Mesih Dikeni, İsa Dikeni olarak adlandırılması sanırım. Bunun bu şekilde adlandırılmasının sebebi ise İsa Peygamberin çarmıha gerilmek için götürüldüğü zaman kullanılan dikenlerin, sütleğen dikenleri olmasıymış.

Euphorbia milii yakından görünüm
Euphorbia milii yakından görünüm

Tropikal bitki türlerinden olan Euphorbia Milli sıcak koşullarda büyür ve kuraklığı sever. Dolayısıyla bu tür donlara karşı oldukça hassastır, dayanıksızdır. Bu nedenle donlara karşı korunması amacıyla saksılarda yetiştirilir, böylece kış aylarında iç mekânda korunabilir. İç mekanlarda 5-6 santime kadar büyüyebilir, dış mekanlarda bu 7-12 santime çıkabilir. Mükemmel koşullarda, her şey yolunda gittiğinde bu tür yıl boyunca yeşil yapraklarıyla kalacaktır ve yaprak dökmeyecektir.

Euphorbia Milii Bakımı

Gövdesi dikenli ve bol yapraklı olan bu tür, dikenleriyle suyu tutmayı amaçlar. Genellikle çalı formunda kalan bu türün gövdesi çok gelişmez, daha çok yaprak ve çiçekleri göze çarpar. Bonsai olarak da değerlendirilen bu tür, bakımı kolay bitki türleri arasında yer alır. Şimdi bakımı ile alakalı genel geçer bilgilere bir bakalım yetiştirmek ne kadar mantıklı karar vermeye çalışalım.

Sulama

Her sukulent türünde olduğu gibi bu bitki de kuraklığı sever. Toprağının kuru olmasını sevdiği için sulama konusunda cimri davranmanız gerekir. Yaprakları ve gövdesindeki dikenler oldukça fazla su tutma özelliğine sahip olduğundan, sulama yaparken toprak dibinden yapmaya özen göstermelisiniz. Özellikle kış aylarında toprağının nemli kalmaması gerekir. Bu durum bitki için ölümcül olabilir. Dolayısıyla kış boyunca hiç sulamamak ya da çok az sulamak bitki için yeterli olacaktır. Unutmayın, bitkiler genellikle az sulanmaktan değil, çok sulanmaktan ölürler. Dolayısıyla özellikle bu bitki özelinde düşünecek olursak çok nadir sulamaya alışmak için harika bir tür demek doğru olacaktır.

Konumlandırma

Dikenler Tacı bitkisi, çoğu sukulent gibi soğuklara ve donlara dayanamaz. Bu nedenle yaz aylarında balkon ya da teraslarda çok rahat konumlandırabilir, kış aylarında ise özellikle don olaylarına karşı iç mekânda bakmaya devam edebilirsiniz. Sıcaklıklar 1 derecenin altına düştüğünde bu bitkiyi korumak oldukça zordur.

Euphorbia milii dikenlerine yakından bakış
Euphorbia milii dikenlerine yakından bakış

Saksı ve Toprak

1-3 yaş arasındaki dikenler tacı bitkilerinde senede bir kere bahar aylarında saksı değişimi öneririm. Bunun dışında kalan yaşlı ağaçlarda iki senede bir kere saksı değişimi, daha doğru olacaktır. Saksı değişimi sırasında toprak karışımı oluştururken bitkinin doğal ortamını hayal etmeye gayret gösterin. Toprak karışımında mutlaka kumlu, kayalık toprak oluşturmaya çalışın. Saksının da iyi drenaj kapasitesine sahip olması çok önemlidir. Altında delik olan saksılar tercih etmelisiniz.

Budama ve Şekillendirme

Bu türü şekillendirmenin en kolay yolu, budama yöntemiyle manipüle etmektir. Bitkinin almasını istediğiniz şekle, yönelmesini istediğiniz yöne göre budamanızı yaparsanız eğer şekil vermek sizin için çok kolay olacaktır. Yine budama işlemlerinde mutlaka eldiven kullanmanız gerekir. Budama anında çıkacak olan özüt, size zarar verebilir.

Zararları ve Toksik Etkisi

Yukarıda bahsettiğim gibi, bu bitkinin özütü zehirlidir. Hem size hem de evcil hayvanlarınıza zarar verebilir. Özellikle yaprakları yutulduğunda mide bulantısı, baş dönmesi ve kusma yapabilir. Bu nedenle dikkatli olmanızda fayda var. Bunun dışında, bikinin kendisi çok zehirli olduğu için genellikle böcek ve diğer zararlılar bitkinin gövdesine zarar vermez. Kedi ya da köpek sahibiyseniz, bu durumlara dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer kedinizin ya da köpeğinizin bu bitkinin yapraklarını yuttuğunu düşünüyorsanız, veteriner hekime başvurmanız gerekebilir.

Yazı Sponsoru

Limon Çekirdeği Çimlendirme

0

Bonsai sanatına başlayacak olan kişilerin, hangi yöntemlerle bonsai sahibi olabileceğine dair birçok yol yazmıştım. Bu yollardan bir tanesi de çekirdekten bonsai yetiştirmek konusu. Çok sabır isteyen ama sonucunda harika işler çıkabilecek bu yöntem, biraz da şans işi. Tohumdan bonsai yetiştirmek aslında seneler alabilecek bir iş olsa da çok zevkli bir süreç. Ben evde limon çekirdeği çimlendirmek ile başlayarak bu sürece giriştim. Şimdi bu yazıda limon çekirdeği çimlendirirken dikkat edilmesi gereken noktalara değinmek istiyorum.

[toc]

Çimlendirdiğim Limonun fide hali.

Yukarıdaki görsel, çekirdekten yetiştirdiğim limon ağacımın dört ayda geldiği noktayı gösteriyor. Siz de uyguladığım yöntemleri kullanarak çekirdekten limon ağacı yetiştirebilirsiniz. Şimdi sırayla bu aşamaları kendimce anlatayım.

Limon Çekirdeği Çimlendirme Aşamaları

  • Kaliteli bir limon satın almakla işe başlayın
  • Limonu ortadan ikiye bölün ve çekirdeklerini ayıklayın
  • Ayıkladığınız çekirdekleri ılık suya bırakın bu süreçte
  • Çekirdeklerin baş kısımlarını tırnağınızla hafifçe soyun
  • Çekirdeklerin tümünü kağıt havluya koyup, spreyle ıslatın
  • Ardından ağzı kapalı bir şekilde 7-10 gün arasında saklayın
  • Ev tipi sera kullanıyorsanız, yukarıdaki aşamayı seranızda yapabilirsiniz.

Yukarıda saydığım adımları doğrudan uygularsanız, ayıkladığınız çekirdeklerin bir kısmı çimlenecektir. Çimlenmeyi gözlediğinizde bu çekirdekleri dikkatlice yüksek nem özelliği olan topraklara aktarmanız gerekecek. Bunu yaparken çimlenen kısım yukarı bakacak şekilde yerleştirmeniz önemlidir.

Çekirdekten Limon Ağacı Yetiştirme

Aslında limon çekirdeği çimlendirmek oldukça basit bir işlem. Limon çekirdeğinizi çimlendirdikten sonra toprağa aldığınızda bakımını yaparken çok su içerisinde bırakmamaya dikkat etmelisiniz. Ayrıca güneşi ve esintisi bol balkonlarda sıcak iklimlerde oldukça hızlı büyüme gözlemleyebilirsiniz. Limon çekirdeği çimlendirme aşamalarını uyguladınız ve artık bir fide elde etmeye başladınız diyelim; bu noktada da dikkat etmeniz gerekenler olacak. Öncelikle fidenizin mutlaka güneş gördüğünden emin olun. Gece soğuklarına dayanamayabilir, bu yüzden sıcak yaz mevsimlerinin başında bu işleme başlayıp, yaz sonuna doğru fidenizin gelişimini tamamlamaya başlamasının ardından kapalı ortama transfer edebilirsiniz.

Çekirdekten Limon Bonsai

Çimlendirme ve yetiştirme aşamalarını başarıyla tamamladığınızda, elinizde bir narenciye fidanı olacak. Bence bu fidanla yolunuza devam edip, bonsai olarak yetiştirmeyi düşünebilirsiniz. Fakat illa ki limon ağacı bonsai yapmak istiyorum derseniz, ağacınızı bir limondan aşılamanız gerekecek. Bu haliyle elinizde sadece narenciye fidanı kalır, bu da limonun yabani kuzenidir. Aslında narenciye olarak belirtilen tüm meyveler (limon, greyfurt, portakal, mandalina vb.) bu ağaçtan evrilerek şekil bulmuş, insanlar tarafından yabanilikten çıkartılmıştır. Ben limon çekirdeğinden yetiştirdiğim ağacımı aşılamadan yoluma devam edeceğim, böylece elimde bir narenciye bonsai olacak. Bu süreç sanırım yaklaşık beş senemi alacak ama işin en zevkli tarafı çekirdekten yetiştirdiğim bonsai için şekillendirme aşamalarında alabildiğince özgür hissedeceğim.

Yazı Sponsoru

Zelkova Bakımı

0
Zelkova Serrata, bonsai örneği
Zelkova Serrata, bonsai tree, isolated on white

Bir süredir düzenli olarak yazı paylaşamadım. Kendimi müsait hissettiğim ilk anlardan bir tanesinde yani şimdi Zelkova bakımı hakkında bilgileri aktarmaya çalışacağım. Zelkova; Güney Avrupa’dan Doğu Asya’ya kadar uzanan bir coğrafyaya yayılan yaprak döken bir ağaç türüdür. 35 metreye kadar boyu uzayabilen bu ağaç türünün kabuğu pürüzsüzdür ve çoğunlukla ulmus parvifolia ile karıştırılır. Şimdi artık klasikleşmiş bonsai notları formatında bu ağacın ana özellikleri üzerinde duralım. Ben öğrendikçe siz de öğrenin.

[toc]

Zelkovalar, karaağaç familyasına aittir.

Bonsai olarak eğitilen zelkova türü ağaçlar, oldukça popülerdir. Son dönemde endüstriyelleşen bonsai piyasasında marketlerden fidanlıklara, internet sitelerinden özel koleksiyonlara kadar her yerde görmek mümkündür. Hem kolay yetiştirilebilmesi hem de dayanıklı olması zelkova bonsai bakımı işlemini popüler hale getirmiştir.

Zelkova Bonsai Bakımı

Yukarıda da bahsettiğim gibi bonsai olarak zelkova bakımı oldukça kolaydır. Dışarıda iklim şartlarını hissedebilecek şekilde yetiştirilmesi durumunda, balkonunuzda zelkova yetiştirmek hiç de zor olmayacaktır. Biraz ilgi ve bilgiyle mutlaka siz de zelkova bakımının üstesinden gelebilirsiniz.

Konumlandırma

Zelkova bildiğiniz gibi Japon Karaağaç ailesinden bir tür. Tipik karaağaçlarda olduğu gibi zelkova da büyüme mevsimi boyunca güneş almayı, çok sever. Ben terasımda genelde yarı gölgede konumlandırmayı tercih ediyorum. Siz de öyle yapabilirsiniz. Kış aylarında da dondan korumanız yeterli olacaktır.

Sulama

Zelkova bonsai bakımında tüm bonsailerde olduğu gibi sulama en önemli nokta. Zelkova sularken kök topunun tam olarak kurumamasına dikkat etmeniz gerekir. Hiçbir zaman fazla sulamamanız çok önemlidir. Böylelikle köklerin çürümesinin önüne geçebilirsiniz.

Gübreleme

Eğer zelkova bonsai hediye olarak size geldiyse ya da bir şekilde kendiniz sahiplendiyseniz, dört haftada bir kere gübreleme yapmanız gerekecektir. Ayrıca her büyüme mevsiminde her hafta sıvı bonsai gübresi ile destekleyebilirsiniz. Zelkova için en uygun gübreler dengeli N-P-K oranına sahip gübrelerdir.

Zelkova Bonsai Şekillendirme

Zelkova şekillendirmesi sırasında, dalların 4-6 yaprağa kadar sürgün vermesini beklemenizde fayda var. Ardından 2 yaprak kalacak şekilde düzenli olarak kesebilirsiniz. Yaprakların düşmesinin ardından kalın dalları budamanız, aşırı uzun sürgünleri de dikkatlice kesmeniz gerekir. Eğer zelkovanız gençse, dallanmayı artırmak için Haziran ayında yapraksızlaştırabilirsiniz.

Saksı Değişimi

Zelkova bonsai yetiştiriyorsanız eğer, her 2-3 senede bir kere saksı değişimi yapmanız gerekir. Saksı değişimi sırasında kökleri dikkatlice budayabilirsiniz. Bonsai saksısı seçimi ile akalı yazımı da mutlaka okuyun.

Yazı Sponsoru

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker

Refresh Page