Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Karahindiba (Taraxacum Officinale)

0
Beautiful dandelion flower
Beautiful dandelion flower

Karahindiba (Taraxacum Officinale), papatyagiller (Asteraceae) familyasından yaygın bir bitki türü. Çiçekleri sarı, yaprakları yeşil olmasına rağmen bitkinin adına “karahindiba” denilmiştir.

Alem:Plantae
Bölüm:Kapalı Tohumlular
Sınıf:Magnoliopsida (İki Çenekliler)
Takım:Asterales
Aile:Asteraceae (Papatyagiller)
Alt Aile:Cichorioideae
Oymak:Cichorieae
Cins:Taraxacum
Çiçek Kömeç Görünümü
Çiçek Kömeç Görünümü
Karahindiba Tarlası
Karahindiba Tarlası

Difenbahya (Dieffenbachia) Bakım Rehberi

0
Natural green background with fresh leaves of dieffenbachia plant.
Natural green background with fresh leaves of dieffenbachia plant.
Alem:Plantae
Bölüm:Damarlı Bitkiler
Klad:Kapalı Tohumlular
Takım:Alismatales
Familya:Araceae

Birçok farklı türü olan difenbahya; oldukça çekici, tropikal ve ülkemizde yaygın olarak karşılaşabileceğiniz bitkilerden biridir. Türüne bağlı olarak kalın büyük yaprakları yeşil, sarı ve beyaz renklerinin karışımıdır.

Difenbahya Araceae ailesine mensuptur ve anavatanı Brezilyadır. Brezilya’nın gölgeli yerlerinde yetişen bu bitki oldukça kolay büyür ve birçok koşula adapte olabilir. Özel bir bakım istemeyen bu bitki özellikle yeni bitki yetiştirmeye başlayanlar için harika bir seçimdir.

Hakkında

Difenbahya 30 farklı türe sahiptir. Dieffenbachia Amoena ya da Tropic Snow adıyla bilinen türü oldukça yaygındır. Düşük ışık seviyelerini dahi tolere edebin bu bitkinin çiçekleri iç mekânlarda nadiren gelişirler. Bu bitkinin en önemli özelliklerinden biri oksijen üreterek, evinizdeki havayı arındırabilecek özelliklere sahip olmasıdır. Oldukça dayanıklı olan bu bitkinin büyümesi ve bakımı son derece kolaydır. Bu bitki için dikkat edilmesi gereken nokta ise oldukça zehirli olmasıdır. Evcil hayvanların ve çocukların bu bitkiden uzak tutulması gerekir. Yapraklarının yenmesi halinde ağızda ve dudaklarda tahriş, yanma, kusma ve aşırı salya gibi etkiler gösterebilir.

Difenbahya Bakımı

Difenbahya bitkisi doğal ortamında genel olarak tropik iklim kuşağındaki nemli koşullarda büyürler. Bu sebeple nemi ve parlak, dolaylı güneş ışığını çok severler. İç mekânlarda yetiştirildiklerinde özellikle kuş aylarında orta ve çok sayılabilecek gölgelik isterler. Bu bitkinin sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlamak için saksının sık sık çevrilmesi gerekir. Bu önlem bitkinizin bir tarafının gereğinden uzun ya da cılız yaprakları engeller.

Sıcaklık ve Işık

Difenbahya yetiştirmek için 18 ila 24 derece arasındaki sıcaklıklar idealdir. Her ne kadar sıcak ortamları sevseler de 30 derecenin üzerindeki ve 12 derecenin altında sıcaklıklarda yaşamları sürdüremezler. Soğuk hava akımına maruz kaldıklarında yapraklarını kaybederler.

Bu bitkiler doğrudan güneş almadığı takdirde dahi aydınlık bir ortam isterler. Koyu gölgeli alanlarda sağlıklı biçimde gelişemezler. Sabah ve akşam güneşini birkaç saat doğrudan almaları daha iyi gelişmelerine yardımcı olacaktır. Buna karşın özellikle yaz aylarında öğle güneşinden korumak gerekir. Kış aylarında ise daha yoğun biçimde güneş alabilecekleri bir konuma yerleştirebilirsiniz.

Gübreleme

Difenbahya bitkisinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini teşvik etmek için yılda en az birkaç kez gübrelemek gerekir. Genel amaçlı verilen gübreler difenbahya için yeterli olacaktır. Saksıda yetiştirdiğiniz bitki eğer tek gövdeyse ayda bir, daha fazla gövde varsa iki ila üç haftada bir kez gübre vermek yeterli olacaktır.

Bununla birlikte azot içeren bitkileri kesinlikle vermemeniz gerekir. Aynı zamanda gübrenin yalnızca büyüme mevsiminde verilmesi gerekir.

Toprak Seçimi

Difenbahya bitkileri içeriğinde bir miktar tu tutmakla birlikte drenajı iyi olan toprağı severler. Toprak seçimi bu bitki için oldukça önemlidir. Tuzlu topraklara hiçbir şekilde toleransı yoktur. Tuzlu toprakta, çok iyi bir gelişim sergilerken birden bire çürüme başlayabilir. Bu sebeple standart saksı toprağı olan torfa, iri taneli dere kumu ve perlit karıştırabilirsiniz. Bunun yanı sıra yüksek oranda turba içeren saksı toprağı da difenbahya için idealdir.

Yıkama

Difenbahya bitkilerinin yaprakları zaman içerisinde üzerinde toz biriktirme eğilimi taşırlar. Bu yaprakları, saplarını ve ana gövdesini ılık bir su ile temizleyebilirsiniz. Bunun yanı sıra yumuşak bir fırça ya da nemli bir bezle de yaprakları tamamen temizleyebilirsiniz.

Dieffenbachia yaprakları silinirken
Dieffenbachia yaprakları silinirken

Sulama

Difenbahya bitkilerinin doğru biçimde sulanması gelişmesi açısından önemli bir kriterdir. Bu bitkiler bol miktarda neme ihtiyaç duyarlar. Sulama yapmak için bitkinin toprağının büyük oranda kurumasını beklemelisiniz. Difenbahya nem seven bir bitkidir bu sebeple toprağın tamamen kurumasını beklemeyin. Hafif nem olduğunda bolca su verebilirsiniz. Ancak saksının drenaj delikleri olduğundan emin olmalısınız. Eğer saksıda fazladan suyu atacak bir delik yoksa kök çürümesi yaşanacaktır.

Bitkiye su verirken, saksının alt deliklerinden dışarıya atılacak kadar çok olmasına dikkat etmelisiniz. Bununla birlikte mümkünse drenajdan çıkan suyu bitkinin yeniden emmesine müsaade etmemelisiniz.

Kış aylarında eğer fazla serin bir ortamdaysa, suyu toprak tamamen kuruduğunda vermelisiniz. Yine sulamanın bolca su ile yapılması ve soğuk olmaması gerekir. Difenbahya bitkilerinde nemi artırmak için yapraklarına hafifçe su püskürtebilirsiniz. Bununla birlikte sulamanın gereğinden fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Difenbahya kök çürümesine karşı çok hassastır. Erken dökülen sarı yapraklar aşırı sulamanın belirtileri arasındadır.

Budama

Difenbahya bitkisi genel olarak budamaya ihtiyaç duymamaktadır. Buna karşın uygun şekilli ve boyutlu bir bitki için budama yapabilirsiniz. Bitkinin yüksekliği sizi rahatsız ediyorsa, sterilize ettiğiniz temiz ve keskin bir makasla yaprakların üst kısmını yatay olarak kesebilirsiniz. Budamanın ardından bitkinizi sulamayı unutmamalısınız. Eğer bitkinin daha taze görünmesini istiyorsanız, zarar gören ve sağlıksız yaprakları da budayabilirsiniz.

Çoğaltılması

Difenbahyaları çoğaltmanın birkaç farklı yolu vardır. Çoğaltma işleminde dikkat etmeniz gereken uygulamalardan biri, dipten çok dallanan bitkilerin köklerini ayırmamaktadır. Bunun yerine çelik köklendirme çok daha doğru ve başarılı bir yöntemdir. Çelik yönteminde fazladan uzayan ana dalı ya da dipten çıkan sağlıklı ve güçlü bir dalı temiz, keskin bir bıçak yardımıyla kesin. Bu dalı uygun uzunlukta farklı parçalara bölün.

Parçaların yani çeliklerin yapraklarını kesmeniz gerekir. Yalnızca tepe kısmına gelen parçada iki yaprak bırakabilirsiniz. Bu çelikleri en fazla bir gün boyunca suda bekletmelisiniz. Bunun ardından çeliklerinizi küçük saksılara dikerek, sulayın. Bir süre boyunca toprağın nemi azalır azalır sulamaya devam edin. Bitki besini, vitamin ve benzeri hiçbir uygulama yapmamalısınız. Uygun bir ortamda yeni bitkiniz sekiz haftada köklenecektir.

Çoğaltma işlemini yalnızca ilkbahar aylarının başından yaz aylarının başına kadar yapmanız gerekir. Çeliklerin ılık rüzgârlara ihtiyacı vardır. Hızlı köklenme sağlamak için açık pencereden doğrudan hava akımı almaları gerekir. Bununla birlikte hava sıcaklığı 17 dereceden aşağıya inmemelidir.

Saksı Değişimi

Difenbahyanın boyutuna bağlı olarak büyüdüğü müddetçe saksının değiştirilmesi gerekir. Saksı değişiminde dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise bu işlemin büyüme mevsimi başlamadan hemen önce yapılmasıdır.

Saksı değişimi oldukça kolay bir işlemdir. Yapmanız gereken tek şey, bitkiyi nazikçe mevcut saksısından çıkarmak ve köklere yapışan toprağı temizlemektedir. Bu temizlik sırasında köklere zarar vermediğinize dikkat etmeniz gerekir. Bitkiyi daha büyük bir saksıya yerleştirerek, toprakla kapatıp düzenli uygulamalarınıza devam edebilirsiniz. Drenajı engellememek adına toprağı çok fazla ezmemelisiniz.

Zararlıları ve Hastalıkları

Difenbahya bitkisini zararlılardan korumak için yapraklarının düzenli olarak temizlenmesi gerekir. Bununla birlikte fazla sulama yapılan en yaygın hatadır. Bu hata yüzünden bitkinin köklerinin çürümesinin yanı sıra, hastalık ihtimali de güçlenir.

Örümcek akarları ve unlu bitler bu bitkinin başlıca zararlıları arasındadır. Yapraklarda çok ince örümcek ağı gibi belirtiler gördüğünüzde müdahale etmeniz gerekir. Yapraklar kısa süre içerisinde bozulmaya başlayacaktır. Eğer çok güçlü bir istila varsa bu yaprakları budayabilir, çözüm olmayacağını düşünüyorsanız ilaç kullanabilirsiniz.

Acem Borusu (Campsis Radicans)

0
Trumpet creeper in the sun.
Trumpet creeper in the sun.
Alem:Plantae
Klad:Damarlı Bitkiler
Klad:Angiospermae
Klad:İki Çenekliler
Klad:Asterids
Takım:Lamiales
Aile:Bignoniaceae
Cins:Campsis
Tür:Campsis Radicans
Bilimsel Sınıflandırma

Adını huni şeklindeki çiçeklerinden alan acem borusu, çok yıllık bir bitkidir. Çeşidine bağlı olarak turuncu, sarı ve kırmızı çiçeklere sahip olan bu bitkinin bakımı oldukça basittir. Botanikteki adı Campsis Radicans olan acem borusunun anavatanı ise Kuzey Amerika’nın büyük nehirlerinin yakınlarındaki bataklıklar ve alüvyon ormanlarıdır. 

Özellikleri

Acem borusu, hafifçe kıvrılan sürgünlerin yardımı sayesinde kendisini sabitleyen ve tırmanan bir bitkidir. Son derece hızlı biçimde büyüyen bu bitki sarmaşık benzeri yapışkan kökler oluşturur. Kendi ortamında 10 metreye kadar ulaşabilen bu bitki, iç mekânda bakımı yapıldığında ise en fazla 5 metreye kadar uzamaktadır. Yeşil yaprakları sonbahar ayında dökülmeden önce parlak sarı renge döner.

Temmuz ayından Eylül ayına kadar açan çiçekler genellikle 5 ila 7 santim uzunluğundadır ve zamanla trompet benzeri bir şekil alırlar. Sıra dışı çiçekleri ve güçlü renkleriyle egzotik bir görünüm sağlayan bu bitkinin ilk kez çiçek açması için ise dört ila beş yıl boyunca sabretmeniz gerekir.

Acemborusu Yaprağı
Acem Borusu Yaprakları

Bakımı

Acem borusu bitkisinin bakımı kolay olmakla birlikte bazı noktalara dikkat etmenizi gerektirir. Bu bitkinin toprağının nem oranı daima tutarlı olmalıdır. Bunun yanı sıra yeterli besin maddesi ve doğru bir budamaya da ihtiyacı vardır. Özellikle sıcak yaz günlerinde sulanmasının aksatılmaması gerekir. 

Yalnızca yeni sürgünlerden çiçek açtığı için kış sonu ilkbahar başında budama yapılması gerekir. Kış aylarında ise kök bölgesindeki toprağı malçlama yaparak korumak gerekir.

Toprak Seçimi

Acem borusu doğal ortamında orman kenarlarındaki bataklık toprakta yaşar. Bu sebeple bitkiniz için uygun nemli bir alt tabaka seçmek gerekir. Bu bitki kuraklığa karşı fazla dayanıklı değildir ancak nemli topraktan hoşlanır. Buna karşın toprağın kalıcı olarak ıslatılmaması gerekir. İhtiyacı olan besinleri karşılamak adına, zengin bir substrat seçmek avantajlı olacaktır. Toprağın pH değerine özel dikkat göstermenize gerek yoktur. 

Saksı seçimi yaparken, kabın altında yeterli derecede drenaj deliklerinin bulunduğundan emin olmalısınız. Bunun yanı sıra mümkün mertebe humuslu toprak seçebilirsiniz. Bu sayeside besinler ve suyun depolanabilmesi mümkün olacaktır. 

Bitki için toprak ayarlaması yaparken, 3 ölçü torf, 1 ölçü arazi toprağı ve 1 ölçü iri taneli dere kumu formülünü de kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra saksı içindeki toprağın fazla ısınmasına engel olmak için, toprağın üst yüzeyine ponza taşı döşeyebilirsiniz.

Dikim

Acem borusu bitkisi için toprağınızı doğru şekilde ayarladıktan sonra, ekim işlemini ilkbahar aylarında yapmayı unutmamalısınız. Dikim yapmadan önce bitkinin kök topunu iyice sulamanız faydalı olacaktır. Yeterli bir dikim çukuru açtıktan sonra, köklere zarar vermeden bitkiyi dikkatlice yerleştirmelisiniz. 

Bitkiyi yerleştirdikten sonra toprakla kökleri kapatarak bastırabilir ve iyice sulayabilirsiniz. Eğer bitkinizi bahçeye ekmeyi planlıyorsanız, aralarında üç metrelik bir dikim mesafesi bırakmanız gerekir. Bahçedeki bitkinizin boyu iki metreye ulaştığında bir çubuk yardımıyla destekleyebilirsiniz. Destek olmadığı takdirde sürgünler rüzgar tarafından parçalanmaya çok müsaittir.

Işık

Acem borusu çiçeğinin saksısını mümkün olduğunda güneşli, sıcak ve rüzgardan korunaklı bir yere konumlandırmanız gerekir. Hassas bir bitki olmasından kaynaklı olarak, saksının koyulduğu yer daima korunaklı bir alan olmalıdır. Güneye bakan bir pencere önü, onun için idealdir. Bahçeye yapılan ekimde ise güneye bakan bir duvar kenarı onun için iyi olacaktır. Bununla birlikte çok gölge alanlarda bitki çiçek açmayacaktır. Yaz aylarında bitkinin aşırı sıcağa maruz kalmamasına dikkat edilmesi gerekir.

Sulama

Acem borusu bitkisi, uzun süreli olarak kuraklığı tolere edememektedir. Bu sebeple düzenli olarak sulanması gerekir. Sulama yapılırken, toprağın tamamının homojen biçimde ıslandığından emin olmanız gerekir. Topraktaki nemi uzun süre boyunca koruyabilmek adına malç tabakasıyla kaplamanız da faydalı olacaktır. Kış aylarında daha seyrek periyotlarda olsa da bitkiyi sulamayı unutmamalısınız.

Gübre

Eğer besin açısından zengin bir alt tabaka ve toprak kullanıyorsanız, acem borusu çiçeği gübre ihtiyacı duymayacaktır. İlkbahar ayları geldiğinde kompost sağlamanız, gelişim açısından yeterli olacaktır. Toprak vitamin ve mineral açısından ne kadar zenginse, gübreleme ihtiyacı da o kadar az olacaktır.

Besin takviyesi yaparken dikkat etmeniz gereken noktalardan biri ise azotlu gübrenin kullanılmaması gerektiğidir. Bu gübreler yalnızca yaprak büyümesini desteklediği için bitkinin çiçek açmasını engelleyecektir.

Budama

Acem borusu bitkisinin çiçekleri her zaman yeni sürgünlerde çıkmaktadır. Bu sebeple, bitkinin büyüme dönemine girmeden önce budanması gerekir. Şubat sonlarında ve Mart ayının başları budama için ideal zamanlardır. Çiçeklenmeyi teşvik etmek istiyorsanız budamanın çok derin yapılması gerekir. Çok sayıda yeni sürgünün dolayısıyla yeni çiçeğin oluşması için önceki yılın tüm sürgünlerini kökten kesebilirsiniz. Ana sürgünden çıkan tüm yan sürgünleri 3, 4 göze kadar kökten kesmek yeterli olacaktır. Bunun yanı sıra kış aylarında zarar görmüş ve ölmüş sürgünleri de budamak gerekir.

Çoğaltılması

Acem borusu çiçeğini farklı yöntemlerle çoğaltmanız mümkündür. Bu bitkiyi tohumla, çelikle ve kök sürgünleriyle fidanlarına ayırarak çoğaltabilirsiniz.

Yaz boyunca yeni sürgünlerden açan çiçeklerdeki tohumları kullanarak, çoğaltma yapmanız mümkündür. Bu çiçeklerdeki tohumları bahçede güneş gören yerlere serpmeniz yeterli olacaktır. İlkbahar aylarında bu tohumlar çiçeklenmeye başlayacaktır. Tohumların çimlenmesi kış üşümesi yaşamalarıyla doğrudan bağlantılıdır. Eğer kış üşümesi yaşamamışlarsa tohumları nemli perlitle poşet içerisinde buzdolabına koyabilirsiniz. Bir aylık bekleme yeterli olacaktır.

Çelik yöntemiyle çoğaltma işlemini ise Mayıs ayının ortasından Ağustos ayının başına kadar yapabilirsiniz. 15 ila 20 santim uzunluğundaki sağlıklı dallardan aldığını çeliklerin alt yapraklarını temizlemelisiniz. Dalda yalnızca en üstteki yaprakların kalması yeterli olacaktır. Nemli toprağın içerisine 4, 5 santim alt kısmı toprağın içinde kalacak şekilde dikerek, yeni bitkilere kavuşabilirsiniz. Bu işlemin ardından yeni bitkisi sulamamanız gerekir. Dalı toprağa ektiğinizde, hafifçe bastırabilirsiniz. Yeni bitkinizi şeffaf bir poşete koymak da köklerin tutma şansını artıracaktır. Yeni bitkiyi doğrudan güneş almayan ancak aydınlık bir ortamda bekletmelisiniz. Nemli bir ortamda kalan yeni bitki, köklenmeye başlayacaktır. Bu yöntemde her gün poşeti açarak birkaç saat havalandırma yapmanız gerekir. Toprak kuruduysa hafif bir sulama da faydalı olacaktır. Köklenme işlemi birkaç ay sürebilir. Köklenme tamamlandığında bitkiyi poşetten çıkarabilirsiniz.

Son olarak acem borusu bitkinin çevresinde oluşan fidanları sonbaharın ortasında ya da kış aylarının sonunda sökerek farklı bir yere ekebilirsiniz.

Tradescantia Pallida (Mor Telgraf Çiçeği)

0
Closeup of purple Flower of Tradescantia pallida or Purple Heart Spiderwort plant , with rain drops
Closeup of purple Flower of Tradescantia pallida or Purple Heart Spiderwort plant , with rain drops
Alem:Plantae
Klad:Tracheophyta (Damarlı Bitkiler)
Klad:Angiosperms
Klad:Tek Çenekliler
Klad:Commelinoids
Familya:
Cins:Tradescantia

Botanik adı Tradescantia Pallida olan mor telgraf çiçeği; mor ve pembe renklerdeki çiçeklerinin yanı sıra herkesçe tanınan mor gövdesiyle bilinmektedir. Evinde bitki bakmayı sevenler tarafından yaygın olarak tercih edilen bu bitkinin hem gövdesi hem de yapraklarının üst yüzeyi koyu mor renge sahiptir. Bununla birlikte bazı türlerde turkuaz, gri ve açık mor renkler de görülebilir. Bu bitki yaz aylarında kümeler halinde üç taç yapraklı hoş çiçekler açar.

Yetiştirilmesi oldukça kolay olan mor telgraf çiçeği yapraklarını dökmeyen birçok yıllık bitkidir. Mor telgraf bitkisinin önemli özelliklerinden biri de agresif kök sistemidir. Bu bitki bahçeye ekilmesi halinde, kısa sürede her yeri sarabilir.

Mor Telgraf Çiçeği Bakımı

Çok yıllık sarmaşık olarak da adlandırılan bu çiçek, genellikle 20 ila 30 santim arasında uzunluğa ve 40 santim derinliğe sahip olabilir. Diğer salon bitkileriyle kıyaslandığı zaman bu çiçekler çok hızlı biçimde büyümektedir. Yaz aylarında açan çiçekleri, kış aylarında solarak dökülür.

Bakımı son derece kolay olan bu çiçek, bitki bakımına yeni başlayanlar için oldukça idealdir. Bununla birlikte yoğun bir yer örtüsü formunda olduğu için diğer bitkilerin yetişmesini engelleyebilmektedir. Bu sebeple bahçelerde çok tercih edilmeyen bir bitkidir.

Aşağıya doğru uzanan gövdeleri sebebiyle, yüksek yerlere asılan saksılarda muhteşem bir görünüm sergilerler.

Toprak Seçimi

Mor telgraf çiçeği; hafif, gözenekli ve nemli toprakları tercih eder. Bu konuda hazır satılan bir saksı karışımı ihtiyacınızı karşılayacaktır. Buna karşın turba yosunu, perlit ve kompost karışımı bir toprak daha ideal büyüme koşullarını yaratacaktır. 

Ekim yapmadan önce saksının drenaj delikleri olduğundan mutlaka emin olmalısınız. Eğer saksınızın drenaj delikleri yeterli değilse, bitkinin kökleri kısa sürede çürüyecek ve ölmesine neden olacaktır.

Saksı Değişimi

Mor telgraf çiçeği için sık sık saksı değişime gerek yoktur. Bununla birlikte eğer bitkinizin kökleri saksının drenaj deliklerinden çıkmışsa, saksı değişimi vakti gelmiştir. Saksı değişimi işlemi genel olarak büyüme döneminde yani ilkbahar aylarında yapılır.

Su İhtiyacı

Mor telgraf bitkisi kuraklığa karşı oldukça yüksek toleransa sahiptir. Bu sebeple sıklıkla sulanmaya ihtiyaç duymamaktadır. Buna karşın bitkinini uzun süreler boyunca susuz bırakılmaması gerekir.

Sulama vaktinin gelip gelmediğini anlamak için en iyi yöntem, toprağın kuruluğunu test etmektedir. Parmağınızı toprağa birkaç santim batırdığınızda hala kuruysa, sulama vakti gelmiştir. Genç bitkilerin, yetişkin bitkilere oranla suya çok daha fazla ihtiyacı olacaktır.

Işık İhtiyacı

Mor telgraf çiçeğini tam güneş alan bir yere ekerseniz, gövdeleri çok daha sağlıklı, renkleri de parlak olacaktır. Kısmi gölge alan yerlerde de yetişmesine karşın, gelişmesi daha zayıf olacak ve gövdesi mor yerine yeşil renge dönecektir.

Aydınlık ortamları çok sevmesine karşın özellikle yaz aylarında öğle saatinde bitkiyi doğrudan güneş ışığının altına bırakmamak gerekir. Bu tip durumlarda yapraklar yanabilir. Yaz aylarında öğle saatleri güneşi filtreleyerek alması çok daha ideal olacaktır.

Sıcaklık ve Nem

Mor telgraf çiçeği bitkisi farklı sıcaklıklarda yaşamına devam edebilir ancak dona karşı son derece hassastır. Ev ortamında yüzde 40 ila 50 oranında nem olması bitki açısından ideal bir ortam sunacaktır. Eğer evinizdeki hava çok kuruysa nemlendirme cihazı kullanabilirsiniz. Bunun yanı sıra bitkiye zaman zaman su püskürtmek de nem oranını korumasına yardımcı olacaktır. 

Mor telgraf çiçeği 10-15 derece sıcaklıkta ideal olarak gelişecektir. 8 derenin altındaki sıcaklıklarda ise sorun yaşayabilirsiniz.

Gübreleme

Mor telgraf çiçeği genel olarak gübre ihtiyacı duymamaktadır. Buna karşın bitkinin daha iyi gelişmesini sağlayabilmek adına zaman zaman besin takviyesi yapabilirsiniz. Sıvı bitki gübresi, bu bitki için ideal seçeneklerden biridir. Bununla birlikte tavsiye edilen oranı yarı oranında seyreltmeniz gerekir.

Budama

Çok hızlı bir şekilde büyüyen bitkinin gövdesi özellikle ilkbahar ve yaz aylarında çok fazla uzamaktadır. Kısa bir süre içerisinde ince ve uzun bir şekle gelebilmektedir. Bu sebeple düzenli olarak budama yapmanız faydalı olacaktır. Budamayı dilediğiniz yerden yapabilirsiniz. Ancak budama çiçek açma dönemi tamamlandıktan sonra yapılmalıdır. 

Budama yapacağınız zaman keskin bir bıçak ya da makastan yardım alabilirsiniz. Bu bıçağın temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Aşırı büyüyen gövdeleri, üst yarısından kesebilirsiniz. Büyüme döneminde çok daha sağlıklı biçimde uzamaya devam edeceklerdir.

Çoğaltma

Mor telgraf çiçeğini çoğaltmanın en iyi yöntemi çelik almaktır. Bitkinin sağlıklı ve güçlü bir kısmından temiz ve keskin bir bıçak yardımıyla çelik alabilirsiniz. Aldığınız boğumu su içerisine koyarak, bir süre köklenmesini bekleyebilirsiniz. Köklendikten sonra çelikleri uygun toprak karışımı bulunan saksıya ekebilirsiniz.

Mor telgraf çiçeğini çoğaltmak için budama zamanını bekleyebilirsiniz. Ancak kış aylarında alınan çeliklerin toprağa tutunarak büyümesi daha fazla zaman alacaktır.

Zararlılar ve Hastalıklar

Bu bitki bahçede bakıldığı zaman tırtıl ve salyangoz gibi canlıları kendisine çeken sert bir yapıya sahiptir. Bu küçük yaratıkları bitkiden uzak tutmak hayli zordur. Ahşap talaşı ve benzeri bir yapı, salyangoz ve tırtılları uzak tutabilir.

Evde baktığınız bitkiye hastalık ve zararlı bulaşma ihtimali ise oldukça düşüktür. Buna karşın kurşuni küf ve yaprak bitlerini de dikkat etmelisiniz.

Saksıda Çilek Rehberi: Nasıl Yetiştirilir ve Bakımı Nasıl Yapılır?

0
strawberries
strawberries

Bu makale; çilek konusunda bir evde yetiştirme rehberidir.

Saksıda çilek yetiştirmek, birçok insan için harika bir fikirdir. Hem görsel açıdan muazzam bir seçenek olan çilek bitkisi hem de yiyebileceğiniz tatlı meyveler verecektir. Haziran çilekleri iki haftalık bir sürede, yazın henüz başlarında tek bir sefer mahsul verecektir. Nötr gün ve yediveren çileklerinin meyve verme mevsimi ise çok daha uzundur.

Nötr gün bitkileri genel olarak yaz boyunca düzensiz biçimde ancak sürekli olarak meyve verirler. Yediveren çilekler ise sezonda iki ya da üç kez meyve verecektir. Bununla birlikte yediveren çileklerinin diğerlerine oranla daha küçük olacağını ve daha az sayıda kök filizine sahip olacağını unutmamalısınız.

Hangi çilek çeşidini tercih ederseniz edin, doğru boyutlarda bir saksı ve iyi bir bakımla başarılı bir hasat elde edebilirsiniz. Bu rehber sayesinde evinizde son derece hoş görünüme sahip, tatlı çilekler yetiştirebilirsiniz.

Çilek Yetiştirmek İçin Nelere İhtiyacınız Var?

Çilek yetiştirmek için elinizde bulunmanız gereken malzemeler oldukça basittir. Bu malzemelerin birçoğu çiçek bakmayı seven insanların evlerinde bulunur. Bakım için gereken ana ekipmanlar sulama kabı ve el küreğidir. Bunlar olmasa da çilek bakımınızı gerçekleştirebilirsiniz. Ancak bu ekipmanlarla çok daha rahat biçimde bakım yapabilirsiniz.

Çilek yetiştirmek için gereken malzemeler ise; saksı, saksı toprağı karışımı, sıvı gübre, çilek taçları ya da filizleridir.

Saksıda Çilek Yetiştirme Adımları

Saksıda çilek yetiştirmek hayli kolaydır ancak mutlaka ilgi göstermeniz gerekir. Aşağıdaki adımları izleyerek, siz de evinizde, ofisinizde, balkonunuzda ya da bahçenizde harika çilekler yetiştirebilirsiniz.

1 – Bitkileri Hazırlayın

Çilekleri fideden ya da yalın kökten yetiştirebilirsiniz. Fidelerle yetiştirmek çok daha kolaydır. Fideler saksılarda ekildiği anda canlı ve güzel bir görünüm sergiler. Kök taçların topraktan çıkıp yaprak vermesi için ise sabretmeniz gerekir. Çilekleri ekerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; çok sık aralıkla dikmemenizdir. Çilekler çok fazla yan yana olmaktan hoşlanmazlar. Bu sebeple 30 x 30 santimlik bir alana ancak üç fide ekebilirsiniz. Kökleri çok sığ olduğu için saksının alanını ölçerek alanı hesaplayabilirsiniz.

2 – Toprak Ekleyin

Saksıyı nem seviyesini koruyacak ancak fazladan suyu hızlı şekilde boşaltabilecek özelliklere sahip gevşek ve tınlı saksı toprağı karışımıyla doldurmalısınız. Saksı seçiminde dikkat etmeniz gereken noktalardan biri de, altında mutlaka drenaj delikleri bulunmasıdır. Drenaj delikleri bulunmayan ya da yeterli olmayan saksılarda bitki yetiştirmek neredeyse mümkün değildir.

3 – Çilekleri Ekin

Sapın köklerle birleştiği yer olan taçlar, toprak yüzeyinin üzerinde kalacak şekilde ekin. Toprakla küçük bir tümsek yaparak kökleri bu tümseğe yayın. Daha sonra bikinin köklerini taca kadar toprakla kapatın. Bu işlemin ardından bitkiyi mümkünse dinlendirilmiş suyla güzelce sulayın. Sulamanın ardından toprakta oturma olursa ihtiyaca bağlı olarak biraz daha toprak ilave edebilirsiniz. Bu noktada tacı toprakla örtmemeye dikkat etmelisiniz.

4 – Saksının Konumunu Belirleyin

Eğer bitkiden bolca çiçek ve meyve almak istiyorsanız, saksıyı doğru konuma yerleştirmeniz gerekir. Bitkinin günde en az 8 ila 12 saat güneş görmesi idealdir. Eğer güneş tek bir yönden geliyorsa, saksıyı üç, dört gün aralığında çevirerek bitkinin her tarafının eşit şekilde güneş almasını sağlamalısınız. Çilek için güneye bakan bir balkon ya da pencere önü ideal noktadır.

Bunun yanı sıra bitkinin korunduğundan da emin olmanız gerekir. Çileklerinizi yemeye talip olan birçok kuş, kemirgen ve böcek olduğunu unutmamalısınız. Bu nedenle mümkünse ağ ya da çit gibi koruma önlemleri alabilirsiniz.

5 – Düzenli Olarak Sulayın

Çilek bitkinizin meyve vermesini istiyorsanız sulama düzeninize dikkat etmelisiniz. Bu noktada toprağın kuruluğunu kontrol ederek sulama yapmalısınız. Toprağa üstten parmağınızı iki, üç santim kadar batırın. Eğer toprak tamamen kuruysa suluma yapmalısınız. İklime bağlı olarak değişmekle birlikte yaz aylarında haftada iki kez sulama yapmak yeterli olacaktır. Sulama yaparken bitkiyi su içinde yüzdürmemeye dikkat edin. Toprak asla vıcık vıcık olacak kadar sulanmamalıdır. Hafif nemli bir toprak meyvelerin oluşması için en iyi ortamı sağlayacaktır. 

Saksıdaki toprak genel olarak bahçedeki topraktan daha hızlı kurur. Bu sebeple sıcak ve kuru havalarda günde iki kez sulamak dahi gerekebilir.

6 – Bitkinizi Gübreleyin

Saksıda yetişen bitkilere ilave besin vermek çoğu zaman faydalıdır. Çileklerinize de üç, dört haftada bir kez dengeli bir sıvı gübreyle besin takviyesi yapabilirsiniz. Sonbahar ayında da gübrelemeye devam etmelisiniz. Çünkü bu bitkiler taç içinden çok yıllık tomurcuk oluşturur. Tomurcuklar, bitkinin sonraki yıllarda size çiçek ve meyve vermesi açısından önemlidir.

7 – Kış İçin Koruma

Bitkinizin maksimum düzeyde üretkenliğe sahip olması için, kış aylarında uyku haline geçmelerine izin vermek gerekir. Buna karşın soğuk iklimlerde kökler donabilir. Bitkinizi kış aylarında soğuklardan korumak için ısıtılmayan kapalı bir ortama alabilirsiniz. Bu mevsimde toprak aşırı derece kuruduğunda sulamak yapmak gerekir. Bunun yanı sıra saksının etrafına malç yapmak da faydalı olacaktır.

8 – Saksı Değişimi

Çok iyi bir bakım yapsanız dahi, çilekler kısa ömürlü bitkilerdir. Aldığınız verim düşmeye başladığında ve bitki ölmeye başladığında saksıların değiştirilmesi gerekir. Genellikle üç yılda bir bu saksı değişiminin yapılması gerekir. Bununla birlikte kök filizlerini kesip yeni saksılara ekerek, bitkinizi çoğaltabilir ve daha çileğe sahip olabilirsiniz.

Çilek Bitkisinin Yetiştiği Saksı Türleri

İyi bir drenaj deliğine sahip olduğu sürece özel bir çilek saksısı satın almanıza gerek yoktur. Saksının dibinde birkaç yeterli drenaj deliği ya da saksı boyunca birden fazla delik olması, çilek için yeterli olacaktır.

Çileklerin kök yumruları diğer bitkilere oranla nispeten daha küçüktür. Bu sebeple 25-30 santim çapında ve 20 santim derinliğe sahip bir saksı yeterli olacaktır. Ancak saksı ne kadar küçük olursa, sulamayı da o kadar sık yapmanız gerekir. Eğer haziran çileği yetiştirecekseniz, saksı yerine ahşap çerçeveli yükseltilmiş bir yatak daha ideal olacaktır.

Sentetik ve açık renkli saksılar; koyu renkli, kil ve metal gibi ısıyı ileten doğal materyallerden yapılanlara kıyasla kökleri daha serin tutarlar. Çilekler ekstrem derecede sıcak havaları sevmezler. Bu sebeple eğer çok sıcak bir iklimde yaşıyorsanız açık renkli saksı tercih etmeniz daha iyi olacaktır.

Saksıda Çilek Yetiştirmek İçin Bahaneler

Çilekler güzel son derece güzel yeşil yaprakları ve kırmızı meyveleri olan, renk olarak son derece uyumlu, lezzet olarak da oldukça keyifli meyveler verirler. Evinizde, balkonunuzda, ofisinizde çilek yetiştirmek için birçok farklı sebep bulabilirsiniz.

Bu sebeplerin başında muhtemelen güzellik gelecektir. Kimi çilek türleri, minyatür yaban güllerine benzerliğiyle dikkat çeker. Bu bitkiler yarattıkları renk kontrastıyla son derece estetik, meyveleriyle ise lezzetli bir görünüm sergilerdir. Bunun yanı sıra alan açısından da çilek bitkileri oldukça avantajlıdır. Az yer kaplayan bu bitkiler, sınırlı bir alanda rahatlıkla yetişebilir.

Çilek yetiştirmek için bir diğer bahaneniz ise kolaylık olabilir. Çilek bakımı yukarıda da anlattığımız gibi oldukça kolaydır. Yeni başlayan için dahi bu ideal bir bitki olacaktır. Bunun yanı sıra çilekleri yerden uzakta, yukarıda bir yerde yetiştirmek böceklerden korunmak için faydalı olacaktır.

Pampas Otu Rehberi: Bakımı Nasıl Yapılır? Nasıl Yetiştirilir?

0
pampas grass against blue sky, minimal trendy art nature poster
pampas grass against blue sky, minimal trendy art nature poster
Alem:Plantae
Klad:Tracheophytes
Klad:Angiosperms
Klad:Tek Çenekliler
Klad:Commelinids
Takım:Poales
Aile:Poaceae – Buğdaygiller
Cins:Cortaderia

Bahçelere ekilen ve dekoratif çiçekleriyle göz alıcı bir görünüm sunan pampas otu, narin bir süs bitkisidir. Anavatanı Güney Amerika ve Yeni Zelanda’nın ılıman bölgeleri olan bu otun 14 farklı çeşidi bulunur. Botanik adı Cortaderia Selloana olan pampas otu, buğdaygiller (Poaceae) familyasına aittir. 

Pampas otu görünümüyle birçok evde süs bitkisi olarak kullanılmaktadır. Kuru pampas otları, vazolar içerisinde dekoratif bir görünüm oluşturmak için kullanılır. 

Özellikleri

Pampas otunun yüksekliği ortalama olarak 80 santimdir. Bununla birlikte Ağustos ayında çıkan çiçeklim salıklarla 250 santim yüksekliğe kadar ulaşabilir. Yaprakları keskin kenarlı olan pampas otunun rengi gri ve yeşil renktedir. Pampas otu, ağustos ayıyla birlikte tüy tozlarını andıran çiçek salkımları çıkarır. Bu salkımlar kış boyunca bitki üzerinde kalabilir. Bu salkımlar kesilip kurutularak uzun vazolarda süs bitkisi olarak kullanırlar. Bunu yapmak için en iyi zaman ise tomurcuklar açmadan hemen öncesidir. Vazo yerleştirilmeden önce, çiçeklerin sapları en az iki gün boyunca gölge bir alanda kurutulmalıdır. Pampas otları, bir metreden fazla alana yayılabilmektedir.

Çeşitleri

Bu bitkinin yaprak renkleri, çeşide göre farklılık gösterir. Pampas otunun birçok farklı çeşidini vardır. En bilinenlerinden Citaro, Pumila, Ecita, Pink Feather ve Senior çeşitlerinin yaprakları yeşildir. Sunningdale Silver çeşidinin yaprakları ise daha grimsidir. Bunun yanı sıra Splendid Star çeşidinde yapraklar sarı renklere sahiptir.

Bakımı

Pampas otunun bakımı, birkaç hatadan kaçındığınız müddetçe hayli kolaydır. Bu bitkiler büyümek için sıcak bir ortama ihtiyaç duyarlar. Özellikle kış aylarında yaşanan soğuğa karşı son derece hassastır. Bu sebeple pampas otlarını daima sıcak bir ortamda tutmanız gerekir.

Pampas otunu dikmen için en iyi dönem ilkbahar aylarının sonudur. Mayıs ayının ortasından itibaren, dikim için en uygun zamandır.

Toprak Seçimi ve Ekim

Pampas otları, güneşi seven bitkilerdir. Ayrıca bu bitkiler için rüzgârdan korunan bir yer sağlamak gerekir. Toprak derin, humuslu ve besin açısından zengin olmalıdır. Ekim yapılan yerin yaz aylarında kuraklığa meyilli olmaması gerekir. Çok nemli bir tabakada, bu bitki çürümeye meyillidir. Bu sebeple hiçbir koşulda toprak çok nemli olmamalıdır. Geçirgen bir toprağa ekim yapılması buna karşı alınabilecek en iyi önlemdir.

Eğer ekim yaptığınız toprak geçirgenliğe uygun değilse, kum ve çakıl gibi malzemelerde toprağın düzeltilmesi gerekir. Bahçelerin yokuş bölümlerinde toprak nemi toplama eğilimindedir. Bu sebeple pampas otları bu bölgelere ekilmemelidir.

Sulama

Pampas otunun sulanması konusunda bilinmesi ve dikkat edilmesi gereken ilk kural, nemli toprağı sevmemesidir. Nemli toprakta kaldığında bitkinin kökleri çürüme eğilimi taşır. Bununla birlikte toprağın çok kuru da olmaması gerekir. Toprak kurumaya başladığında, bitkinin düzenli olarak sulanması gerekir. Eğer bitkiyi ektiğiniz toprak yeterince geçirgense, pampas otu verimli ve iyi bir şekilde gelişecektir. 

Pampas otunu bir saksıda yetiştirmeyi düşünüyorsanız, yaz aylarında düzenli sulama yapmayı ihmal etmemelisiniz. Bununla birlikte saksıda mutlaka drenaj delikleri bulunmalıdır. Çok sıcak iklimlerde ve günlerde bitkiyi gün aşırı sulamak gerekir.

Gübreleme

Eğer bitkinizde iyi bir çiçek gelişimi istiyorsanız, besin açısından zengin bir alt tabakaya sahip olduğundan emin olmalısınız. Dikim yaparken toprağa kompost eklemek, zengin bir karışım açısından destekleyici olacaktır. Eğer bahçeye ekim yapacaksanız ve besin açısından zayıf bir toprağa sahipse, düzenli gübreleme tavsiye edilir. Gübreleme konusunda organik besin kaynakları idealdir. İlkbahar aylarında organik gübreler toprağa ekilebilir.

Budama

Pampas otunun budaması yalnızca ilkbahar aylarının başında yapılmalıdır. Bu aşama bitkinin yeni büyüme evresine girmeden hemen öncesinde gerçekleştirilmelidir. Eski ve kuru saplar, yere yakın bölgelerden salkımlar halinde kesilmelidir. Bitki kış koruması için eski yapraklarına ihtiyaç duyar. Sonbaharda yapacağınız bir budama, bitkinin çiçek salkımlarının dekoratif etkisini kaybetmesine neden olduğu gibi, zarar görmesini dahi sağlayabilir.

Kış Mevsiminde Bakım

Bu bitki soğuğa hiçbir şekilde dayanıklı değildir. Bu sebeple kış aylarında korumaya ihtiyacı vardır. Doğal olarak And Dağları’nda büyüdüğü için, soğuktan çok ılık rüzgarlara alışıktır. Eksi derecedeki soğukluklar bitkiye ciddi zararlar verebilir.

Güçlü ot yığını kışın açık kalırsa, bitkinin kalbine doğru çok fazla kış nemi girecektir. Bu sebeple Kasım ayının sonlarında bir Hindistan cevizi ipi ile çimleri birbirine bağlayarak, etrafına yaprak yığını yapabilirsiniz. Yaprakların uçup gitmesini engellemek adına da üzerine ladin ya da köknar dalları yerleştirilebilir.

Çoğaltma

Pampas otları ticari olarak temin edilebilir. Bu otlar genellikle vejetatif yani çelik yöntemiyle çoğaltılır. Bitkiyi çoğaltmanın en kolay yolu ise kökleri bölmektir. Kökleri bölerek birçok pampas otu elde edebilirsiniz.

Tohumdan da ekim mümkünse de, bu yöntemin başarı oranı oldukça düşüktür. Bölerek çoğaltmanın en büyük avantajı, yeni bitkilerin büyük olasılıkla dişi olması bu sebeple daha güzel çiçek açmasıdır. Tohumlu ekimde bitkinin cinsiyeti belli değildir.

Yavru pampas otlarının büyümesi için sıcaklığa ihtiyacı vardır. Bu sebeple ilkbaharın son dönemi, çoğaltma işlemi için en uygun zamandır. Ana bitkiden herhangi boyutta bir bölüm keserek, saksıya ekebilirsiniz. Eğer bir seraya sahipseniz, bitkiyi sonbaharda da çoğaltarak, kışı serada geçirmesini sağlayabilirsiniz.

Nolina (Fil Ayağı) Rehberi: Nasıl Yetiştirilir ve Bakımı Nasıl Yapılır?

0
Beaucarnea recurvata plant against light blue background
Beaucarnea recurvata plant against light blue background
    Alem:Plantea
    Klad:Tracheophytes
    Klad:Angiosperms – Kapalı Tohumlular
    Klad:Tek Çenekliler
    Takım:Kuşkonmazgiller
    Alt Aile:
    Bilimsel Adı:Beaucarnea Recurvata

    Nolina ya da bilinen diğer adıyla fil ayağı bitkisi, kapalı mekânlarda yetiştirilmeye son derece elverişli olmasının yanı sıra şahane bir görünüme sahiptir. Botanik adı Beaucarnea Recurvata olan bu bitki, bahçede yetiştirildiği zaman devasa boyutlara ulaşabilir. Yapraklarının görünümü nedeniyle birçok yerde palmiye ağacı olarak anılsa da aslında yani kuşkonmazgiller familyasının bir üyesidir.

    Sığ saksılarda yetiştirilen bu bitkinin, soğanlı gövdesinden fışkırırcasına çıkan çizgili yeşil yaprakları vardır. Bu bitki uzun yıllar boyunca yaşayabilir ve ortama harika bir renk katabilir. Doğru bakım yapıldığında boyları 2 metreye kadar uzayabilir. Anavatanı Orta Amerika’nın kurak bölgeleri olan fil ayağı, evde bakımı kolay bitkiler arasındadır.

    Eğer bu bitkiyi bahçenize ekmeyi düşünüyorsanız en uygun zaman genel olarak ilkbahar aylarıdır. Bunun yanı sıra Nolina bitkisi oldukça yavaş biçimde büyür. 30 santimetre boyundaki bir bitkinin boyunu ikiye katlaması beş yılı bulabilir.

    Bakımı

    Nolina bitkisinin bakımı son derece kolaydır. Bu sebeple özellikle ofisinizde ya da evinizde kolay kolay ölmeyecek ve fazla ilgi beklemeyen hoş bir bitkiye yer varsa nolina tam size göre olabilir. Tam güneş alan bir konumda kumlu bir toprak seçimi, fil ayağı için idealdir. Eğer bahçeye ekmeyi düşünüyorsanız, dikim sırasında kaktüs toprağı karışımı tercih ederek, bahçenin en çok güneş alan bölgesine dikebilirsiniz. İyi bir lokasyonda makul miktarda sulandığı sürece nolina sorunsuzca gelişmeye devam edecektir.

    Eğer bir saksıya ekmeyi düşünüyorsanız, yeterince ışık aldığından ve özellikle büyüme döneminde düzenli olarak sulandığından emin olmanız gerekir. Bunun haricinde özel bir bakım uygulamanız gerek yoktur. Ancak bu bitkinin çok yavaş bir şekilde büyüdüğünü unutmamalısınız.

    Toprak Seçimi

    Fil ayağı bitkisinin anavatanı Orta Amerika’nın yarı çöl olan bölgeleridir. Açık havada ekim yapılacaksa, bitkinin nispeten kumlu ve organik bakımdan zengin bir toprağa ekilmesi gerekir. Eğer evinizde bir saksıya dikim yapacaksanız, verimin artması adına turba ile zenginleştirdiğiniz kaktüs karışımına ekebilirsiniz. Bu karışım fil ayağı için ideal ortamı yaratacaktır.

    Sulama

    Fil ayağı bitkisine evinizde bakıyorsanız, büyüme dönemi boyunca 7 ila 14 günde bir kez sulama yapmanız gerekir. Bununla birlikte sulama sıklığı iklime göre değişkenlik gösterebilir. Bu bitkinin soğanlı gövdesi suyu tutmaktadır. Bu sebeple fazla sulama yapmamaya özen göstermeniz gerekir. Kış aylarında sulamayı ayda bir kez yapmak dahi yeterli olacaktır.

    Bahçeye dikilen bir fil ayağı bitkisi ise düzenli olarak yağış alıyorsa, ekstra sulamaya ihtiyaç duymayacaktır. Kurak iklimlerde ise iki haftada bir kez az miktarda su vermek, bu bitki için yeterlidir.

    Işık

    Fil ayağı bitkileri tam güneş ve parlak ışığı severler. Eğer kapalı mekânda bu bitkiyi yetiştirmeyi düşünüyorsanız, direkt olarak güneş ışığı alan bir yere yerleştirebilirsiniz. Güneye bakan bir pencere önü bu bitki için ideal olabilir. Konum seçerken, evin en aydınlık yerini tercih etmeyi unutmamalısınız.

    Isı ve Nem

    Fil ayağı bitkisi, 15 derecenin üzerindeki ılıman ve kurak havaları sever. Buna karşın uzun süreli olmadığı sürece 10 dereceye kadar düşen sıcaklıklarda da hayatta kalacaktır. 10 derecenin altındaki havalar bitkiye ciddi zararlar verecektir. Fil ayağı bitkisinin bu tip soğuk ortamlarda bırakılmaması gerekir.

    Gübreleme

    Nolina bitkisine büyüme mevsimi boyunca haftada bir kez sıvı gübre vermeniz ideal olacaktır. Bunun yanı sıra ilkbahar aylarında yavaş salınımlı toprak gübresi de kullanılabilir. Kış aylarında ise besleme sıklığı azaltılmalıdır.

    Budama

    Nolina bitkisini düzenli olarak budamak gerekir. Hasar gören yaprakların budanması, bitkinin daha sağlıklı gelişmesini sağlar. Bununla birlikte yeni sürgünler ikince kez tomurcuk üretiyorsa, bitkinin merkezi bir gövdeye sahip olması için bu tomurcuklar da budanabilir. Nolina bitkisinde çok gövdeli bir biçim genellikle daha cazip bulunmaktadır. Bu sebeple birçok kişi, ikinci tomurcukları budamak yerine, daha özenli bir bakıma yönelmektedir.

    Saksı Değişimi

    Kapalı mekânda bir nolina bakmak istiyorsanız, onu bir miktar turba ile harmanlanmış kaktüs karışımına ekebilirsiniz. Gerektiği takdirde bu saksıyı ilkbahar aylarında değiştirebilirsiniz. Eğer büyük bir nolina bitkisine sahip olmak istiyorsanız, saksısını her yıl değiştirmeniz gerekir. Eğer bitkinin boyunu görece olarak küçük tutmayı hedefliyorsanız, iki ya da üç yılda bir yapacağınız saksı değişimi yeterli olacaktır. Nolina bitkileri, köklerini sınırlayan ve boyutlarına kıyasla nispeten küçük sayılacak saksılarda daha rahat gelişirler.

    Çoğaltılması

    Nolina bitkilerinin kimi zaman tabanlarından, ayrı bir yere alabileceğiniz ve bağımsız olarak saksıya ekebileceğiniz sürgünler verirler. Bunun yanı sıra bu işlemin gerçekleştirilmesi, sürgünlerin üzerinde kök olmaması nedeniyle oldukça zordur. Yine de nolina bitkinizi çoğaltmak istiyorsanız sürgünü, yeni bir kök büyütmek için teşvik etmek adına köklendirme hormonu kullanılabilir. 

    Bu bitki ev ortamında filizlenebilir tohum üretmek adına nadir zamanlarda çiçeklenebilir. Birçok zaman ise hiç çiçeklenmemektedir.

    Zararlılar ve Hastalıklar

    Nolina bitkisinde yaygın olarak örümcek akarları, kabuklu bitler ve pamuklu bitler görülür. Bahçe bakımı amacıyla üretilmiş olan sabunların ya da yağların kullanımı haşereleri kontrol altına almanın en iyi yoludur.

    Bu bitkide yaprak lekesi ve gövde çürüklüğü gibi hastalıklar ise nadir olarak görülür. Mantar problemleri ve gövde çürüklüğünün en yaygın sebebi aşırı sulamadır. Bu tip durumlarda sulama düzenini seyreltmeniz sorunu genellikle çözecektir.

    Gelin Teli Çiçeği (Saxifraga Stolonifera) Rehberi: Nasıl Yetiştirilir ve Bakımı Nasıl Yapılır?

    0
    Alem:Plantae
    Klad:Tracheophytes
    Klad:Angiosperms – Kapalı Tohumlular
    Klad:Eudicots – İki Çenekliler
    Aile:Saxifragaceae
    Cins:Saxifraga
    Eş Anlamlılar:Gelin Çiçeği, Taşkıran

    Anavatanı Çin ve Japonya olan gelin teli çiçeği, olgunlaştıkça yuvarlak yaprak kümelerinde sonlanan uzun, ince kök filizleri çıkarır. Botanik adı Saxifraga Stolonifera olan bu bitki taşkıran çiçeği olarak da bilinir.

    Gelin teli çiçeği, bahçıvanlar tarafından sık sık zemin örtüsü olarak kullanılır. Yaprak filizlerinin yere saçılması sonucunda birçok yeni bitki çıkacaktır. Zaman geçtikçe bu filizler çoğalarak, kalabalık ve güzel bir görüntü sağlarlar. Böylesi durumlarda çelikler alarak yeni bitkiler de elde edebilirsiniz.

    Gelin teli çiçeğini yılın istediğiniz zamanında saksıya ekerek, evde bakabilirsiniz. Oldukça hızlı büyüyen bu bitki, doğru şartlar sağlanırsa ilkbaharda dahi çiçek açabilmektedir. Bununla birlikte bu bitkinin çiçekleri genellikle önemsenmez.

    Bakımı

    Gelin teli çiçeğinin bakımı son derece kolaydır. Dolayısıyla amatör ve yeni başlayan için son derece ideal bir bitkidir. Çok fazla nem ve sıcağı sevmeyen bu bitkinin özellikle fazla sulanmamasına dikkat edilmesi gerekir. Toprağı gereğinden fazla ve sürekli olarak nemli kaldığında köklerde çürüme sorunlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır.

    Bu bitki soğuk havalara fazlasıyla toleranslıdır. Yedi derecenin altındaki soğuklarda yaşamını devam ettirebilir. Bununla birlikte bakımda dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta saksı değişimidir. Her ilkbahar ayında bitkiyi yeni bir saksıya almak gerekir. Bunun temel sebebi köklerinin birbirine dolaşmasını sevmemesi ve bu gibi durumlarda iyi bir şekilde gelişmemesidir. Kış aylarında büyümesi hayli yavaşlayacaktır.

    Toprak Seçimi

    Bu bitki, hafif ve drenajı hızlı olan saksı toprağını tercih eder. Aşırı seçici olmayan bu bitkinin toprağı nemli ancak suya doygun kalmamalıdır. Nötr ve alkalinli toprak seven gelin teli çiçeği bitkisinin toprağına ponza taşı ve dere kumu karıştırarak daha fazla hava almasını ve suyu daha iyi süzmesini sağlayabilirsiniz.

    Sulama

    Taşkıran çiçeği hızlı biçimde büyürler. Bu büyüme mevsimlerinde özellikle bol su isterler. Tüylü yaprak bitkilerinde yaygın olarak ortaya çıkan mantar hastalığı riskini azaltmak için, yapraklara su değdirmemeye dikkat etmelisiniz. Bitkinizin toprağı tamamen kuruduğu zamanlarda su verebilirsiniz. Bunu anlamak için toprağa parmağınızı 3-4 santim girecek şekilde batırmanız yeterli olacaktır. Eğer toprak tamamen kuru ise sulama zamanı gelmiştir. Su saksının alt kısmında yer alan drenaj deliklerinden çıkana kadar bolca su dökmelisiniz. Kış aylarında ise sulama sıklığını azaltmak gerekir. Bununla birlikte bitkiyi tamamen kuru bırakmamalısınız.

    Işık

    Taşkıran çiçeği genel olarak aydınlık yerleri sever. Buna karşın güneşi doğrudan almaması gerekir. Genel olarak doğu veya batıya bakan bir pencere önü, bu bitki için en iyi konumdur. Bitkinizi özellikle yaz aylarında doğrudan güneş altına bırakmak yaprakların yanmasına ve yapraklarda delikler oluşmasına neden olabilir.

    Sıcaklık ve Nem

    Gelin teli çiçeği sıcaktan çok serin ortamları tercih eder. Bununla birlikte bu bitkinin ideal olarak gelişmesi için 10 ila 24 derece arasında sıcaklıklara ihtiyaç vardır. Bunun üzerindeki sıcaklıklarda bitkiniz sağlıklı bir şekilde gelişmeyecektir. Nem konusunda ise orta ve yüksek düzeyde nem seviyesi olması gerekir. Buna karşın evin ortalama nem düzeyini artırmanıza gerek yoktur.

    Gübre

    Büyüme dönemi geldiği zaman haftada bir kez sıvı gübre verilmesi, gelin teli bitkisi için yeterli olacaktır. Bununla birlikte sıvı gübrenin ya zayıf olması ya da suyla seyreltilmesi gerekir. Kontrollü salınımlı gübre peletler, bu bitki için idealdir.

    Çoğaltma

    Taşkıran çiçeğini sürgünlerinden çoğaltmak oldukça kolay ve yüksek başarı sağlayan bir uygulamadır. Çoğaltmak için genç sürgünleri toprağa hafifçe itmeniz yeterli olacaktır. Birkaç hafta içerisinde bitkiniz toprağa tutunarak büyümeye başlayacaktır. Yeni bitkiyi ana bitkinin bulunduğu saksıya ya da farklı bir saksıya dikebilirsiniz. Farklı bitkiye ekmeniz durumunda da yeni sürgünün ana bitkiye bağlı olması başarı şansınızı çok daha artıracaktır.

    Bu bitkiler hızlı bir şekilde köklenmesiyle bilinirler. Eğer ana bitkiye bağlı ise kendi kökleri çıkan genç bitkinin kök filizlerini kesebilirsiniz.

    Saksı Değişimi

    Bu bitkiler çok hızlı büyüdükleri için kendi saksıları kısa sürede kaplayacaktır. Gelin teli çiçeğinin hızlı büyümesine devam etmesini istiyorsanız her ilkbahar döneminde saksı değiştirmeniz gerekir. Bununla birlikte zaman içinde ana bitkinizin ortası çıplak görünmeye ve oduncu saplar çıkarmaya başlayabilir. Böylesi bir durumla karşılaşırsanız ana bitkiyi atarak, genç bitkileri büyütmeye devam etmelisiniz.

    Kış Mevsiminde Bakım

    Gelin teli çiçeği Ekim ayından Şubat ayına kadar uyku dönemi geçirir. Bu sürede bitkinin dinlenmesine izin vermek gerekir. Sulama işlemi azaltılmalı ve gübreleme işlemi durdurulmalıdır. Sürekli nemli toprak soğuk havayla birleştiğinde kök çürümelerine yol açabilir. Uyku döneminde 8 ila 13 derecelik bir sıcaklık aralığı yeterli olacaktır. 

    Zararlıları ve Hastalıkları

    Gelin teli çiçeği açısından en yaygın görülen zararlılar yaprak bitleri ve pamuklu bitlerdir. Bu bitler bitkinizi kısa sürede istila edebilirler. Eğer istila belirtisine rastlarsınız ilk almanız gereken önlem, zararlıları gördüğünüz yaprakları koparmak olmalıdır. Eğer istilanın boyutu ciddiyse kısa sürede böcek ilacı uygulamanız gerecektir.

    Kaktüsgiller

    0
    Alem:Plantae
    Bölüm:Tracheophyta
    Sınıf:Magnoliopsida (İki Çenekliler)
    Takım:Caryophyllales

    Kaktüsgiller; 1750 tür ve 126 cinsle temsil edilen, Cactaceae adı verilen bitki familyasının bir üyesidir. Kaktüsgiller Caryophyllales adı verilen, çiçekli bitkilere ait bir bitki takımına aittir. Çoğu kaktüs çok kuraklık görmüş olsa bile habitatta ayakta durabilir ve genellikle bu özellikleriyle bilinirler. Birçoğu dünyanın en kurak noktalarından birisi olan Atacama Çölü’nde yaşarlar ve bu ortama gayet iyi ayak uydurabilirler. Bilinen kaktüslerin çoğu sukulent olarak da geçer. Çünkü kaktüsler gövdelerinin etli kısımlarında suyu depolarlar ve bu şekilde hayatta kalırlar.